(2709 S. K. m. 141) (1632 S. K. m. 66) (5271 S. K. m. 231) (5237 S. K. m. 62)
Askeri Mahkemenin 31.12.2012 tarih ve 2012/414-494 E.K. sayılı hükmü ile; sanığın, 12.11.2011-03.01.2012 tarihleri arasında izin (hava değişimi) tecavüzü suçunu işlediği sabit görülerek, ASCKnın 66/1-b ve TCKnın 62nci maddeleri uyarınca on ay hapis cezasıyla cezalandırılmasına, CMK/nın 231'inci maddesi uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmiş, bu karar taraflarca itiraz edilmeksizin 27.03.2013 tarihinde kesinleşmiş;
Hükümlünün, denetim süresi içerisinde kasıtlı suç işlediğinin ve bu hükmün kesinleştiğinin tespit edilmesi üzerine, yeniden duruşma açılarak yapılan yargılama sonunda, Askeri Mahkemenin temyize konu 16.11.2015 tarih ve 2015/403-354 E.K. sayılı hükmü ile; açıklanması geri bırakılan hükmün açıklanmasına, sanığın, 12.11.2011-03.01.2012 tarihleri arasında izin (hava değişimi) tecavüzü suçunu işlediği sabit görülerek, ASCKnın 66/1-b, TCKnın 62/1inci maddeleri uyarınca on ay hapis cezasıyla cezalandırılmasına;
Karar verilmiştir.
Hüküm; sanık tarafından, esasa yönelik nedenler ileri sürülerek temyiz edilmiştir.
Tebliğnamede; hükmün, noksan soruşturma nedeniyle bozulması gerektiği yönünde görüş bildirilmiştir.
Bu aşamada inceleme yapılıp yapılmaması yönünden yapılan değerlendirmede:
Öncelikle, Üye
tarafından, dosyanın temyiz incelemesinin Anayasa değişikliğine ilişkin yapılacak halk oylamasından sonra yapılması, bu nedenle, ara kararla görüşmenin ertelenmesi görüşü ileri sürülmüş ise de;
11.02.2017 tarihli ve 29976 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak halk oylaması sonucu yürürlüğe girecek olan 6771 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasasında Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 17'nci maddesiyle Anayasamıza eklenen geçici 21/E maddesine göre, Kanun'un yürürlüğe girdiği tarih itibariyle Askeri Yargıtay, Askeri Yüksek İdare Mahkemesi ve askeri mahkemelerin kaldırılması kabul etmiştir.
Aynı Kanun'un 18/c maddesi uyarınca yapılacak halk oylaması sonucunda da, Kanun değişikliğinin halk tarafından uygun görülmesi halinde, anayasa değişikliği öngören bu kanun hükümleri yürürlüğe girecek, bunun sonucunda da askeri yargının görevi sonlandırılacaktır.
Bu aşamada, Anayasal olarak askeri yargı organlarının görevinin halen devam ettiği, Anayasamızın 141/3'üncü maddesi dikkate alındığında davaların mümkün olan süratle sonuçlandırılmasının yargı organlarının görevleri arasında bulunduğu, incelemenin ertelenmesi için de hukuki bir yasal dayanağın bulunmadığı gözetildiğinde, gündemde yer alan dava dosyasıyla ilgili olarak temyiz incelemesinin yapılmasına karar verilmiştir.
Üye
; Dosyanın temyiz incelemesinin Anayasa değişikliğine ilişkin yapılacak halk oylamasından sonra yapılmasının uygun olacağı görüşüyle çoğunluğun inceleme kararına katılmamıştır.
Yapılan incelemede;
Sanığın, 12.10.2011 tarihinde
Askeri Tıp Akademisi Komutanlığından bir ay hava değişimi raporu aldığı, rapor bitiminde bir günlük yol süresi tanındığında 12.11.2011 tarihinde Birliğine katılış yapması gerekirken yapmadığı, 03.01.2012 tarihinde emniyet kuvvetleri tarafından yakalandığı, böylece 12.11.2011-03.01.2012 tarihleri arasında izin (hava değişimi) tecavüzü suçunu işlediği kabul edilerek mahkûmiyetine karar verilmiş ise de;
Sırf askeri suç olan atılı suçun sanık tarafından işlenebilmesi için, sanığın suç tarihlerinde askerliğe elverişli olup olmadığına ilişkin kuşkunun giderilmesi gerekmektedir.
Sanığın sorgu ve savunmalarında uyuşturucu madde bağımlısı olduğunu belirttiği (Dz.65 ve 108); Birlik Komutanlığı tarafından düzenlenmiş olan "erbaş ve er kıta anket formunda" uyuşturucu madde bağımlısı olduğunun belirtildiği (Dz.163); Askerlik hizmetini yaptığı dönemde "uyuşturucu madde bulundurmak ve kullanmak" suçundan dolayı hakkında soruşturma yapıldığı ve adli yargının görevli olduğu gerekçesiyle iki ayrı görevsizlik kararı verildiği (Dz.155 ve 157), görülmektedir.
Söz konusu deliller ve sanığın uyuşturucu madde kullandığına yönelik beyanı, suç tarihlerinde ve halen cezai ehliyeti ile askerliğe elverişli olup olmadığı hususunda tereddüt yarattığından; öncelikle sanığın madde kötüye kullanımıyla ilgili olarak muayene ve tedavi görüp görmediğinin araştırılması, daha sonra sanığın askerliğe elverişlilik hali ve ceza ehliyetinin tespitine yönelik olarak, psikiyatri uzmanı bir bilirkişiye muayene ettirilmesi, bilirkişinin gerek görmesi halinde de tam teşekküllü bir Askeri Hastanede adli gözlem altına aldırılması gerekli görüldüğünden, mahkumiyet hükmünün noksan soruşturma yönünden bozulmasına karar verilmiştir. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy