(5271 S. K. m. 217, 231) (1632 S. K. m. 47, 132, Ek m. 8, 10) (5237 S. K. m. 50, 52, 62) (ANY. MAH. 17.01.2013 T. 2012/80 E. 2013/16 K.)
Askeri Mahkemece, 13.09.2011 tarihli ve 2011/561-408 E.K. sayılı hükümle, hükümlünün, 05.04.2011 tarihinde mağdur J.Er E.A.’ın MP-4 cihazını almak suretiyle arkadaşının eşyasını çalmak suçunu işlediği kabul olunarak, eylemine uyan ASCK'nın 132, TCK'nın 62, 50/1 ve 52/2’nci maddeleri gereğince üç bin TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, TCK’nın 52/4’üncü maddesi gereğince adli para cezasının iki yıl içerisinde üçer aylık sekiz eşit taksitte sanıktan tahsiline, taksitlerden birinin süresinde ödenmemesi halinde geri kalan miktarın tamamının tahsiline ve ödenmeyen adli para cezasının hapse çevrilmesine, karar verilmiştir.
Taraflarca temyiz edilmeyen bu hüküm, 07.01.2012 tarihinde kesinleşmiştir.
Anayasa Mahkemesinin 17.01.2013 tarihli ve 2012/80 E. ve 2013/16 K. sayılı kararıyla, ASCK’nın 47’nci maddesinin birinci fıkrasının 4551 sayılı Kanun’un 12’inci maddesiyle değiştirilen (A) bendinin birinci ve ikinci cümlelerinin, 5329 sayılı Kanun’un 1’inci maddesiyle ASCK’na eklenen Ek 8’inci maddesinin ikinci fıkrasında yer alan “…kısa süreli hapis cezasına seçenek yaptırımlar ile ...” ibaresinin, 5329 sayılı Kanun’un 1’inci maddesiyle ASCK’na eklenen Ek 10’uncu maddesinin ikinci fıkrasının, Anayasa’ya aykırı olduğuna ve iptaline karar verilmiştir.
Söz konusu kararın yürürlüğe girmesi nedeniyle, ASCK’nın 132 maddesinde düzenlenen arkadaşının eşyasını çalmak suçundan tayin olunan iki yıl ve daha az hapis cezalarının, yasal şartların oluşması hâlinde, TCK’nın 51’inci maddesi gereğince ertelenmesi, CMK’nın 231’inci maddesi gereğince hükmün açıklanmasının geri bırakılması, ayrıca bir yıldan kısa süreli olarak tayin olunan hapis cezalarının TCK’nın 50’inci maddesi gereğince adli para cezasına veya maddede yazılı diğer seçenek yaptırımlardan birine çevrilebilmesi mümkün hâle gelmiştir.
Bu nedenle, Askeri Mahkemece, 22.01.2013 tarihli ve 2011/561 E., 2013/69 K. sayılı duruşmasız işlere dair kararla, hükümlü hakkında, arkadaşının eşyasını çalmak suçundan verilen ve kesinleşen mahkûmiyet hükmünün infazının durdurulmasına, karar verilmiştir.
Askeri Mahkemece, 01.10.2013 tarihli ve 2013/817-567 E.K. sayılı kararla, hükümlünün, 05.04.2011 tarihinde mağdur J.Er E.A.’ın MP-4 çalar cihazını çalmak suretiyle arkadaşının eşyasını çalmak suçunu işlediği kabul olunarak, eylemine uyan ASCK'nın 132 ve TCK'nın 62’nci maddeleri gereğince beş ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, CMK'nın 231'inci maddesi gereğince hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına, karar verilmiştir.
Taraflarca süresi içinde itiraz edilmeyen bu karar, 30.10.2013 tarihinde kesinleşmiştir.
Hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının kesinleşme tarihi olan 30.10.2013 tarihinden sonra, hükümlünün, denetim süresi içerisinde, 10.03.2015 tarihinde işlemiş olduğu uyuşturucu veya uyarıcı madde ticareti yapma veya sağlama suçu nedeniyle …Ceza Mahkemesinin 20.05.2015 tarihli ve 2015/115 E., 2015/198 K. sayılı hükmüyle cezalandırılmasına karar verilmiş, bu hüküm 10.06.2016 tarihinde kesinleşmiş, bu hükme ilişkin gerekçeli karar ile Yargıtay 10’uncu Ceza Dairesinin 10.03.2016 tarihli ve 2015/4618 E., 2015/723 K. sayılı düzelterek onama kararı, e-imzalı olarak Askeri Mahkemeye gönderilmiştir.
Bunun üzerine, Askeri Mahkemece 16.08.2016 tarihli ve 2016/371-633 E.K. sayılı hükümle, 01.10.2013 tarihli ve 2013/817-567 E.K. sayılı açıklanması geri bırakılan hükmün açıklanarak, hükümlünün, 05.04.2011 tarihinde mağdur J.Er E.A.’ın MP-4 çalar cihazını çalmak suretiyle arkadaşının eşyasını çalmak suçunu işlediği kabul olunarak, eylemine uyan ASCK'nın 132 ve TCK'nın 62’nci maddeleri gereğince beş ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, karar verilmiştir.
Bu hüküm, hükümlü tarafından, cezanın fazla olduğu ileri sürülerek temyiz edilmiştir.
Tebliğnamede, açıklanması geri bırakılan hükmün, açıklanması suretiyle verilen mahkûmiyet hükmünün onanması görüşü bildirilmiştir.
Yapılan incelemede;
Askeri Mahkemece, hükümlünün, denetim süresi içerisinde kasıtlı suç işlemesi ve bu suçundan mahkûm olması, bu hükmün de kesinleşmesi nedeniyle, hakkında daha önce verilen ve açıklanması geri bırakılan 01.10.2013 tarihli ve 2013/817-567 E.K. mahkûmiyet hükmünün açıklanmasına karar verilmiş ise de;
Hükümlünün, denetim süresi içerisinde, 10.03.2015 tarihinde işlemiş olduğu uyuşturucu veya uyarıcı madde ticareti yapma veya sağlama suçu nedeniyle cezalandırıldığı … Ceza Mahkemesinin 20.05.2015 tarihli ve 2015/115 E., 2015/198 K. sayılı hükmüne ilişkin gerekçeli kararın ve bu hükmün düzeltilerek onanmasına dair Yargıtay 10’uncu Ceza Dairesinin 10.03.2016 tarihli ve 2015/4618 E., 2015/723 K. sayılı ilamının ve bunların gönderilmesine üst yazının, sadece e-imzalı olduğu görülmektedir (Dz.161-167, 178-184).
Keza, bu suça ilişkin sabıka kaydı da, dosyada bulunan adli sicil kayıtlarında yer almamaktadır (Dz.37-125).
Bu durumda, hükmün açıklanmasına konu edilen ve adli sicil kaydında da gözükmeyen, görevli memurca, “Güvenli elektronik imzalı aslı ile aynıdır.” şerhi düşülmeden, keza mühür ve imza ile onaylanmadan gönderilen … Ceza Mahkemesinin 20.05.2015 tarihli ve 2015/115 E., 2015/198 K. sayılı hükmüne ilişkin gerekçeli kararına ve bu hükmün düzeltilerek onanmasına dair Yargıtay 10’uncu Ceza Dairesinin 10.03.2016 tarihli ve 2015/4618 E., 2015/723 K. sayılı ilamına dayanılarak hükme gidilmesi hukuka aykırı olduğundan, hükümlünün temyizine atfen ve resen, açıklanması geri bırakılan hükmün açıklanması suretiyle verilen mahkûmiyet hükmünün noksan soruşturma yönünden bozulmasına karar verilmiştir.
Bu aşamada;
Açıklanması geri bırakılan hükmün, açıklanması suretiyle de verilse, hükümlü hakkında daha önce kesinleşen mahkûmiyet hükmündeki netice cezanın üç bin TL adli para cezası olduğuna ilişkin kazanılmış hakkı gözetilerek, hükümde, infazı gereken cezanın üç bin TL adli para cezası olduğuna karar verilmemesinin hatalı olduğuna işaret olunmuştur (Dairemizin 29.06.2016 tarihli ve 2016/323-485 E.K., 02.07.2014 tarihli ve 2014/629-635 E.K., Askeri Yargıtay 3'üncü Dairesinin 30.12.2013 tarihli ve 2013/1327-1402 E.K sayılı ilamları da aynı doğrultudadır). (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy