(5237 S. K. m. 257) (Türk Silahlı Kuvvetleri, Milli İstihbarat Teşkilatı Ve Emniyet Genel Müdürlüğü Taşınır Mal Yönetmeliği m. 5, 7, 31)
Yapılan incelemede:
Askeri Mahkemece; sanığın, 16’ncı Mknz.P.Tug.Kh. ve Kh.Bl. Komutanı olarak görev yaptığı, aynı bölükte Emniyet ve Muhafız Takım Komutanı olan P.Tğm. F.E.’in 07.02.2011-01.07.2011 tarihleri arasında Isparta/Eğirdir’de komando ihtisas kursuna katıldığı, ancak zimmetindeki taşınır malların devir teslim işlemlerini gerçekleştirmeden Birliğinden ayrıldığı, sanık tarafından Tnk.Kd.Çvş. O.D.’in Takım Komutanlığına vekaleten görevlendirildiği, ancak bu görevlendimede takım zimmetini devir teslimine yönelik herhangi bir hususa yer verilmediği, P.Tğm. F.E.’in kursta bulunduğu dönemde takım zimmetindeki malzemenin başıboş kaldığı ve denetiminin sağlanamadığı, kurs dönüşünde …K.lığı görevine atanan P.Tğm.F.E.’in Birlikten ayrılmasından sonra oluşturulan üç kişilik kurul tarafından 02.10.2011 tarihinde yapılan sayımda toplam 85 kalem malzemeyi teslim edemediğinin tespit edildiği, MSY 59-2 TSK Taşınır Mal Yönergesine göre, kendisine taşınır mal devredilen sorumlu kimsenin taşınır mal devir işlemlerini gerçekleştirmeden üç aydan fazla bir süreliğine izin, istirahat vb. nedenlerle görevinden uzak kalması halinde devir teslim işlemlerinin Birlik/Kurum Amirince yapılması gerektiği, sanığın, devir kurulu oluşturarak devir işlemlerini gerçekleştirmesi gerekirken görevinin gereklerini yapmada ihmal göstererek kurs nedeniyle yaklaşık beş ay gibi bir süre Birliğinden ayrı kalacak olan P.Tğm. F.E.’in zimmetindeki taşınır malzemenin devrini temin edecek herhangi bir işlem tesis etmediği, devir kurulu oluşturmadığı ve ordu malının kaybına sebebiyet verdiği, böylece atılı suçu işlediği kabul edilerek mahkûmiyetine karar verildiği anlaşılmaktadır.
İhmal suretiyle görevi kötüye kullanmak suçu, TCK’nın 257’nci maddesinin ikinci fıkrasında; “Kanunda ayrıca suç olarak tanımlanan hâller dışında, görevinin gereklerini yapmakta ihmal veya gecikme göstererek, kişilerin mağduriyetine veya kamunun zararına neden olan ya da kişilere haksız bir menfaat sağlayan kamu görevlisi, ... cezalandırılır.” şeklinde düzenlenmiştir.
TCK’nın 257/2’nci maddesindeki suçun oluşabilmesi için, bir memurun, görevinin gereklerini yapmakta ihmal veya gecikme göstererek, “kişilerin mağduriyetine” veya “kamunun zararına” neden olması ya da “kişilere haksız bir menfaat sağlanması” gerekmektedir.
Bu hükümler kapsamında bu suçun oluşması için;
1) Kanunda ayrıca suç olarak tanımlanan hâller dışında bir eylem olmalı,
2) Görev gereklerinin yapılmasında ihmal veya gecikme gösterilmeli,
3) Bu eylem, kişilerin mağduriyetine veya kamunun zararına neden olmalı veya kişilere haksız bir menfaat sağlamalı,
4) Failin, eylemini kasıtlı olarak, yani suçun bu unsurlarını bilerek ve isteyerek gerçekleştirmesi, gerekmektedir.
Kasıtlı olmayan eylemlerin bu suçu oluşturması mümkün bulunmamaktadır.
Öte yandan, 25.07.2010 tarihli ResmiGazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Türk Silahlı Kuvvetleri, Milli İstihbarat Teşkilatı ve Emniyet Genel Müdürlüğü Taşınır Mal Yönetmeliği’nin 5’inci maddesine göre; taşınır malların etkili, ekonomik, verimli ve hukuka uygun olarak edinilmesi, kullanımı ve mevzuata uygun olarak kayıtlarının tutulmasının sağlanması harcama yetkililerinin veya birlik komutanlarının sorumluluğundadır. Harcama yetkilileri veya birlik komutanları, taşınır malların kullanımının sağlanması ve kayıtların mevzuata uygun olarak tutulması sorumluluğunun gereğini, taşınır mal yönetim yetkilileri, taşınır mal sorumluları ve taşınır mal kayıt sorumluları aracılığı ile yerine getirir. Bu görevlerden;
1) Taşınır malların yönetimi, taşınır mal yönetim yetkilileri,
2) Taşınır malların teslim alınması, muhafazası ve ilgililere teslim edilmesi, taşınır mal sorumluları,
3) Taşınır malların kayıtlarının mevzuata uygun olarak tutulması, taşınır mal kayıt sorumluları,
tarafından yerine getirilir.
Yönetmeliğin 7’inci maddesine göre; taşınır mal sorumlusu, bu Yönetmelik ve ilgili mevzuatı gereğince yapacağı işlemler ve düzenleyeceği belgelerden dolayı bağlı olduğu taşınır mal yönetim yetkilisine karşı sorumludur. Ancak, sorumluluğu altındaki depolarda kasıt, ihmal veya tedbirsizliği nedeni ile meydana gelen kayıp ve noksanlıklardan doğrudan sorumludur. Taşınır mal sorumluları, sorumluluklarında bulunan depoları devir ve teslim etmeden görevlerinden ayrılamazlar;
Yönetmeliğin 31’inci maddesine göre de; taşınır mal yönetim yetkilisi ile taşınır mal sorumluları ve taşınır mal kayıt sorumluları, sorumlulukları altındaki depolarda bulunan taşınır malları ve bunlara ilişkin kayıt ve belgeleri yerlerine görevlendirilenlere devretmeden görevlerinden ayrılamazlar.
Bu açıklamalardan sonra somut olaya dönüldüğünde; P.Tğm. F.E.’in, kursa gitmek için Birliğinden ayrılırken üzerine zimmetli olan ordu malını devretmesi gerekirken devretmediği gibi, bu konuda sanığa müracaat ederek herhangi bir talepte de bulunmadığı, sanığın, P.Tğm. F.E.’in yerine vekaleten Tnk.Kd.Çvş. O.D.’i görevlendirdiği (Dz.85), P.Tğm. F.E.’in, kursta iken …K.lığı emrine atandığı, ancak henüz bu göreve katılmadan 24.06.2011 tarihli görevlendirme yazısı ile … K.lığınavekalet etmekle görevlendirilmesi nedeniyle kurs dönüşü aynı kışla içerisinde görev yapmaya devam ettiği, bu süre içerisinde de zimmetindeki malzemeyi devretmek için veya devirle ilgili sorun yaşadığından bahisle sanığa herhangi bir müracaatta bulunmadığı, öte yandan, söz konusu malzemelerin P.Tğm. F.E.’in kursta olduğu 07.02.2011-01.07.2011 tarihleri arasında kaybolduğuna ilişkin bir tespitte bulunulmadığı, dolayısıyla sanığın eylemi ile malzemelerin kaybolması arasında illiyet bağı bulunduğunun kabul edilemeyeceği, sanığın atamasının yapılması nedeniyle 14.07.2011 tarihinde mevcut görevinden ayrılması dikkate alındığında, 14.07.2011-20.10.2011 tarihleri arasında meydana gelen malzeme kaybından da sorumlu tutulmasının mümkün olmadığı, ayrıca suç işleme kastıyla hareket ettiğine ilişkin herhangi bir delil de bulunmadığı, bu nedenlerle hakkında beraat kararı verilmesi gerekirken mahkûmiyet kararı verilmesinin hukuka aykırı olduğu sonucuna varıldığından, mahkûmiyet hükmünün esas (sübut) yönünden bozulmasına karar verilmiştir. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy