(765 S. K. m. 72, 76, 238, 240) (1632 S. K. m. 34) (353 S. K. m. 204, 253) (647 S. K. m. 4)
Memuriyet görevini suiistimal ve müteselsilen memuriyet nüfuzunu suiistimal, suçlarından hükümlü P. Yb. Abdullah ÖZEN vekillerinin 06.07.1993 tarihli dilekçeleri ile müvekkillerinin hakkındaki hükümde açıklanması gereken (Tavzihi gereken) husus olduğu, müvekkilleri hakkında açığa alınmak sureti ile infazına karar verilen muvakkaten memuriyetten mahrumiyet cezasının hürriyeti bağlayıcı cezanın para cezasına çevrilmiş olması nedeni ile infazının gerekmediği belirtilerek bu hususun açıklanması ve bu maksatla da infazın geri bırakılmasını talep etmeleri üzerine 33ncü Mknz. P. Tug. K.lıgı Askeri Mahkemesinin 06.09.1993 gün ve 1992/1031 evrak, 1993/167 karar sayılı duruşmasız işlere ait kararı ile mahkumiyet hükmünün açık olup açıklanmasını (Tavzihini) ve infazın geri bırakılmasını gerektirirdir halinde bulunmaması nedeni ile hükümlü vekillerinin talebinin reddine karar verildiği, kararın hükümlü vekillerine 21.09.1993 tarihinde tebliğ olunduğu ve hükümlü vekillerinin 24.09.1993 tarihinde kayda geçen dilekçeleri ile karara süresinde itiraz ettikleri, Askeri Yargıtay Başsavcılığının 24.12.1993 gün ve 1993/3051 sayılı tebliğnamesi ile de hükümlü vekillerinin itirazının reddine karar verilmesi gerektiği yolunda görüş bildirmiş olduğu anlaşılmakla dosya incelendi;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Hükümlü P. Yb. Abdullah ÖZEN'in 33ncü Mknz. P. Tug. K.lığı Askeri Mahkemesinin 09.12.1992 gün ve 1992/1031-703 esas ve karar sayılı kararı ile memuriyet görevini suiistimal (T.C.K. 240) ve iki ayrı müteselsilen sair hallerde memuriyet nüfuzunu suiistimal suçundan (As.C.K. 115) hapis cezası ve fer'ileri ile mahkumiyetine karar verildiği, hakkında tayin olunan hürriyeti bağlayıcı cezanın para cezasına çevrildiği, madde metnine göre tayin edilen para cezası ile hürriyeti bağlayıcı cezadan para cezasına çevrilen para cezalarının T.C.K.nun 72nci maddesi gereğince toplandığı (içtima ettirildiği) sonuç olarak (1.805.133) TL.si ağır para cezası ile mahkumiyetine ve (iki ay yirmiyedi gün memuriyetten yoksun bırakılmasına, bu fer'i cezanın T.C.K.nun 76 ve As.C.K.nun 34ncü maddesi gereğince açığa alınmak sureti ile infazına) karar verildiği, bu hüküm süresinde taraflarca temyiz edilmediğinden 10.05.1993 tarihinde kesinleşip infazına işaret olduğu anlaşılmaktadır.
Hükümlü vekilleri, müvekkilleri hakkında tayin olunan hürriyeti bağlayıcı cezanın para cezasına çevrildiğini, buna göre tayin olunan asıl cezanın para cezası olduğunu, ortada infazı gereken hürriyeti bağlayıcı ceza olmadığına göre buna bağlı olarak (T.C.K. 240ncı maddesine göre) tayin olunan fer'i cezanın (Memuriyetten mahrumiyet fer'i cezası) infaz imkanı kalmadığını, bu hususta infaz tereddüdü bulunduğunu belirterek 353 sayılı Kanunun 253üncü maddesi gereğince bu hususta karar verilmesini ve aynı maddenin 3ncü fıkrasına göre de infazın geri bırakılmasını talep etmişler mahkemece talep red edilmiş, hükümlü vekilleri de süresinde itiraz etmişlerdir.
Yapılan incelemede;
353 Sayılı Kanunun 253ncü maddesine göre, hükümlü vekilleri, müvekkilleri hükümlü vekilleri, müvekkilleri hükümlü hakkında tayin edilen açığa çıkarılmak sureti ile infazı gereken memuriyetten mahrumiyet şeklindeki fer'i cezanın infaz edilmemesi gerektiğini ileri sürdüklerine göre hükümlü vekilleri yönünden ortada bir tereddüt var demektedir. Buna göre bu konu hakkında mahkemece karar verilmek gerekir. Nitekim mahkemede hükümlü vekillerinin talebini esastan incelemiş ve kesinleşmiş hükümde tereddütlü, hükmün özünün açıklanmasını ve cezanın geri bırakılmasını gerektiren bir durum, olmadığı sonucuna vararak talebi red etmiştir. Mahkemenin bu kabulü ve kararı isabetlidir. Hükümlü vekilleri her ne kadar taleplerine 647 Sayılı Kanunun 4ncü maddesini ve bu maddeyi değiştiren 3508 Sayılı Kanunu (kanun numarasının 3506 olması gerekir iken sehven dilekçeye 3508 olarak yazıldığı anlaşılmaktadır.) dayanak yapmış iseler de 14 Aralık 1988 gün ve (20019) sayılı Resmi Gazete de yayımlanan ve 647 Sayılı Kanunun bazı maddelerinde değişiklik yapan (3506) sayılı kanun ile ne T.C.K.nun 240 ve nede memuriyetten mahrumiyet feri cezası ile mahkumiyetine karar verilen asker kişilerin bu fer'i cezalarının ne şekilde infaz edileceğini gösteren As.C.K.nun 34ncü maddesinde herhangi bir değişiklik yapılmamıştır. 3506 Sayılı Kanunun 647 sayılı kanunun 4üncü maddesinde yapılan değişiklikle ilgili gerekçesinde aynen (...yapılan yeni düzenleme hürriyeti bağlayıcı cezanın para cezasına çevrilmesi halinde kanun yollarına başvurulurken çevrilen cezanın değil, hürriyeti bağlayıcı cezanın esas alınması ilkesini taşımaktadır
) demek sureti ile temyiz edilemeyen (kesin olan) Kararlar yönünden sanıklara bu kararları temyiz edebilme imkanı tanımış olmaktadır. Bu sadece sanıklara temyiz hakkı tanımak bakımından yapılmış bir değişikliktir.
Ayrıca memuriyetten mahrumiyet fer'i cezasının sadece hürriyeti bağlayıcı ceza ile birlikte tayin edilip uygulanabileceği de söylenemez. Zira T.C.K.nun 238nci maddesinde asıl ceza olarak (ağır para cezası) verileceği öngörüldüğü halde para cezasına mahkumiyet halinde memuriyetten müebbeden mahrumiyet cezası da verileceği belirtilmiştir. Nitekim Askeri Yargıtay Daireler Kurulunun 23.06.1988 gün ve 1988/56-76 sayılı kararı da bu görüşü doğrulamaktadır. Dolayısı ile 3506 Sayılı Kanunla değişik 647 Sayılı Kanunun 4üncü maddesinde yapılan değişikliğinde olaya uygunluk arz etmediği anlaşılmaktadır.
Hükümlü vekillerinin dilekçeleri ekinde ibraz ettikleri Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 27.11.1992 gün ve 62/300 sayılı kararının da inceleme konusu talep ve karar ile ilgisi bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Bütün bu nedenlerle hükümlü vekillerinin taleplerinin reddine ilişkin karara vaki itirazlarının tebliğnamedeki görüşe de uygun olarak reddine karar verilmiştir.
SONUÇ ve KARAR: Yukarıda açıklandığı üzere;
Hükümlü P. Yb. Abdullah ÖZEN vekillerinin 33ncü Mknz. P. Tug. K.lıgı Askeri Mahkemesinin 06.09.1993 gün ve 1992/1031 esas ve 1993/167 karar sayılı kararına süresinde vaki itirazlarının tebliğnamedeki görüşe de uygun olarak 353 Sayılı Kanunun 204ncü maddesi gereğince REDDİNE,
12.01.1994 tarihinde OYBİRLİĞİ ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy