(353 S. K. m. 9) (6831 S. K. m. 108) (765 S. K. m. 59, 72) (647 S. K. m. 4)
Sanık hakkında "kaçak orman emvalini bulundurmak" suçunu işlediğinin kabulü ile 6831 sayılı Kanunun 108/1, TCK'nın 59/2, 647 sayılı Kanunun 4, TCK'nın 72 nci maddelerine göre 257.803.416.-TL. (İki yüz elli yedi milyon sekiz yüz üç bin dört yüz on altı lira) ağır para cezası ile mahkûmiyetine, bu cezanın 647 sayılı Kanunun 6 ncı maddesi gereğince ertelenmesine, müdahil idare kendini vekil ile temsil ettirdiğinden suça konu emvallerin tomruk tazminat gideri ve sanayi odunu tazminat gideri toplam değeri üzerinden hüküm tarihi itibariyle 1.566.337.-TL. (Bir milyon beş yüz altmış altı bin üç yüz otuz yedi lira) nispi vekâlet ücreti ile 250.000.000.-TL. (İki yüz elli milyon lira) maktu vekâlet ücretinin sanık T.A. (temyize gelmemiştir.) ve B.K.'den müştereken ve müteselsilen tahsili ile müdahil idareye verilmesine karar verilmiş, sanık "söz konusu fiille ilgili herhangi bir kastının ya da kusurunun bulunmadığını, kendisine verilen emir doğrultusunda hareket eden bir asker olduğunu, beraat kararı verilmesi gerektiğini" ileri sürerek hükmü temyiz etmiş, tebliğnamede "sanığın, Orman Kanunu hükümlerine aykırı olarak ekle edildiğini bilmediği emval üzerinde, atılı suçu unsurları yönünden işlemesinin mümkün olmadığı, beraat kararı verilmesi gerektiği, mahkûmiyeti cihetine gidilmesinin sübut yönünden yasaya aykırı olduğu" görüşü ileri sürülerek bozma istenmiş, bozmanın 353 sayılı Kanunun 226 nci maddesi gereğince temyize gelmeyen diğer sanık Top. Yzb. T.A'ya sirayetine de karar verilmesi görüşü eklenmiştir.
Yapılan incelemede;
Dairemizce öncelikle dava konusu ve incelemeye konu olay "görev yönünden incelenmiş, bu inceleme sonucunda;
Askeri Yargının, asker kişiler yönünden görev alanı Anayasanın 145/1 ve 353 sayılı Kanunun 9 uncu maddeleri ile çizilmiştir. Genel görevi belirleyen 353 sayılı Kanunun 9 uncu maddesine göre askeri mahkemeler kanunlarda aksi yazılı olmadıkça, asker kişilerin;
a) Askeri olan suçlarına,
b) Bunların (asker kişilerin) diğer asker kişiler aleyhine işledikleri suçlara,
c) Askeri mahallerde işledikleri suçlara,
d) Askerlik hizmet ve görevleri ile ilgili olarak işledikleri suçlara bakmakla görevlidirler.
Askeri suç ise öğretide ve uygulamada;
a) Unsurları ve cezalarının tamamı Askeri Ceza Kanununda yazılı olan, bir diğer ifadeyle,
Askeri Ceza Kanunu dışında hiçbir ceza yasası ile cezalandırılmayan suçlar,
b) Unsurları kısmen Askeri Ceza Kanununda, kısmen diğer ceza kanunlarında gösterilen suçlar,
c) Türk Ceza Kanununa atıf suretiyle, askeri suça dönüştürülen suçlar, olmak üzere üç grupta mütalâa edilmektedir.
353 sayılı Yasanın 17 nci maddesinde "Askeri mahkemelerde yargılanmayı gerektiren ilginin kesilmesi, daha önce işlenen suçlara ait davalara bu mahkemelerinin bakma görevini değiştirmez. Ancak suçun, askeri bir suç olmaması, askeri bir suça bağlı bulunmaması hâlinde askeri mahkemenin görevi sona erer" denilmektedir.
Bu durumda; sanığın Top. Astsb.Kd.Üçvş. rütbesinde "asker kişi" olması, kaçak orman emvalinin askeri mahal olan General Orbay Kışlasının marangozhane ve garajın yanında bulunan hizmet birliğine ait, sanığın sorumluluğunda bulunan depoda ele geçirildiğinin belirlenmesi, 353 sayılı Kanunun 9 uncu maddesindeki asker kişilerin askeri mahallerde işledikleri suçlarda askeri mahkemelerin görevli olduğuna ilişkin hüküm ve sanığın askeri mahkemede yargılanmasını gerektiren ilginin kesilmemiş olması (asker kişi sıfatının devam ediyor olması) karşısında sanığın müsnet eylemi ile ilgili davada askeri mahkemenin görevli olduğu sonucuna ulaşılmıştır. (As. Yrg.Drl.Krl.nun 2.10.1964 tarih ve 1064/58-88; 3 üncü Dairenin 16.3.1965 tarih ve 1965/231-219; 12.1.1971 tarih ve 1971/6-9 sayılı kararları).
Sanığın Sarıkamış General Orbay Kışlası Hizmet Birlik Komutanı olarak görevli olduğu, görevi gereği kışla içinde bulunan marangozhanenin ve garajın yanında bulunan hizmet birliğine ait depoların sorumlusu olduğu. 5.5.2000 tarihinde General Orbay Kışlası dışında üretim yapan Orman Muhafaza memuru tanık O.N.K.'nin kaçak kesim olduğunu ve kışla içinde bulunan marangozhaneden askerlerin kalas çıkardıklarını ve birlik içindeki bir depoya sakladıklarını görmesi üzerine durumu Çamyazı Orman Bölge Şefi tanık S.K.'ye haber verdiği, durumun 9 uncu Tümen Komutanlığına bildirilmesi sonrasında, Merkez Komutanı Top. Bnb. B.U. ile birlikte suç yeri olan 57 nci Komd.Tb.K.lığına gelindiği, ancak 57 nci Komd.Tb.Müf.Komutanı olan ve hakkındaki hükmü temyiz etmeyen diğer sanık Top.Yzb. T.A.'nın orman muhafaza memurlarının kışlaya geleceklerini haber alması üzerine öğle içtiması sırasında Hizmet Birlik Komutanı olan sanık Top. Üçvş.B.K ya marangozhanede bulunan tomrukları biçtirerek depoya saklatmasını emrettiği, sanık astsubayın da bu tomrukları marangozhanede biçtirdikten sonra depoya kaldırttığı, (bir) saat kadar sonra kışlaya gelen Merkez Komutanı Bnb. B.U., Orman Bölge Şefi S.K. ve orman muhafaza memurlarının doğruca kalasların saklandığı deponun önüne geldikleri ve sanıktan deponun kapısını açmasını istedikleri, sanığın ısrarla depo anahtarının OHAL bölgesinde olduğunu beyan ettiği, bunun üzerine depo kilidinin Merkez Komutanının emri üzerine kırıldığı ve içeri girildiği, depoda (8) adet kalas, (5) adet sanayi odunu bulunduğunun tespit edildiği, bu hususla ilgili suç tutanağı düzenlenerek el konduğu, mahkemece tayin edilen bilirkişi tarafından kışla deposunda bulunan kaçak emval üzerinde ve 57 nci Komd.Tb.K.lığının kuzeybatısında ve güney kısmında mevcut orman arazisinde yapılan teknik incelemelerde depoda bulunan kalasların bu bölgede kaçak kesim olarak işaretlenen (30) nolu dip kütük ile (1) nolu dip kütükten kesilmiş olduğunun tespit edildiği, ancak bu kesimin kimin tarafından yapıldığının tespit edilemediği, tespit edilen (13) adet emvalin tamamen kaçak emval olduğu, bu emvalin (5) adedi "sanayi odunu", (8) adedinin ise "kalas" vasfında olduğu, tomruğun tazminat giderinin 154.176.000.-TL. (Yüz elli dört milyon yüz yetmiş altı bin lira), sanayi odunun tazminat giderinin ise 2.457.750.-TL. (İki milyon dört yüz elli yedi bin yedi yüz elli lira), ağaçlandırma giderinin ise 2.365.308.-TL. (İki milyon üç yüz altmış beş bin üç yüz sekiz lira) olduğunun belirtildiği, sanığın tevil yollu ikrarları ile dosyadaki sözlü ve yazılı tüm delillerden tereddütsüz bir biçimde anlaşılmaktadır.
Sanığın, oluş şekli yukarıda açıklanan ve sübuta eren bu eylemi ile kaçak orman emvalini birliğe ait marangozhanede biçtirip sorumluluğundaki depoya sakladığı, bu eylemin yasal unsurları 6831 sayılı Orman Kanunun 108/1 inci maddesinde yazılı "kaçak orman emvalini bulundurmak" suçunu oluşturduğu hususunda suç dosyasında mevcut sözlü ve yazılı tüm delilleri karar yerinde irdeleyip değerlendiren mahkemenin sanığa müsnet eylemin sübutuna ve sübuta eren eylemin "kaçak orman emvalini bulundurmak" suçunu teşkil ettiğine ilişkin kabulünde, sabit gördüğü suça uygun olarak asgari hadden hürriyeti bağlayıcı ceza tayin ve tespitinde, bu cezanın para cezasına çevrilmesinde ve ertelenmesinde usul ve esas itibariyle yasaya aykırı bir cihet ve isabetsizlik bulunmamaktadır.
Tebliğnamede her ne kadar "sanığın üzerine atılı suçun unsurları yönünden oluşmadığı, beraat kararı verilmesi gerektiği, mahkûmiyet hükmünün sübut yönünden yasaya aykırı olduğu" ileri sürülmekte ise de; dosyadaki mevcut delillerden, olayın tutanakla tespitinden önce sanık astsubayın marangozhanede tomrukları biçtirerek depoya saklatması, marangozhanedeki hızarın bıçağı altında elle yapılan muayenede "yaş talaş" tespit edilmesi, suç tutanağı ile kaçak orman emvalini birliğe ait hızarda sanığın emri ile biçip kereste haline getirdiğini beyan eden tanık terhisli Er O.G.'nin yeminli beyanları karşısında mahkemece sanık hakkında "kaçak orman emvali bulundurmak" suçundan hüküm kurulurken yeterli, yasal ve isabetli gerekçe gösterilerek hükme varıldığından sanığın eyleminin sübuta ermediğine ve suç kastı ve kusurunun bulunmadığına ilişkin ve diğer temyiz sebepleri yerinde görülmemiştir. Bu nedenlerle tebliğnamedeki mahkûmiyet hükmünün sübut yönünden bozulmasına, sübuta ilişkin bu bozmanın temyize gelmeyen diğer sanık Top.Yzb.T.A ya da sübut yönünden sirayet ettirilmesine ilişkin görüşe katılmak mümkün olamamıştır.
Ancak;
Mahal Mahkemece "kaçak orman emvalini bulundurmak" suçundan 6831 sayılı Kanunun 108/1 ve TCK'nın 59/2 nci maddeleri uyarınca hükmedilen "Yirmi beş gün hapis ve 181.753.416.-TL (Yüz seksen bir milyon yedi yüz elli üç bin dört yüz on altı lira) ağır para cezasının 1.8.1999 tarihinde yürürlüğe giren 4421 sayılı "Türk Ceza Kanunu ile Cezaların İnfazı Hakkında Kanunda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanunla" değişik 19 ve 24 üncü maddeleri dikkate alınmak suretiyle hükümlü hakkında suç tarihi itibariyle (Mahkemece para cezası tayin edilirken sanık aleyhine olarak hüküm tarihi göz önüne alındığı anlaşılmaktadır.) 76.050.000.-TL. ( Yetmiş altı milyon elli bin lira) ağır para cezasına hükmedilmesi gerekirken madde metnine göre tayini gereken para cezasının sanık aleyhine sonuç doğuracak şekilde bu miktarın üzerinde ve 2002 yılı dikkate alınarak 181.753.416.-TL. (Yüz seksen bir milyon yedi yüz elli üç bin dört yüz on altı lira) ağır para cezası olarak hükmedilmesi kanuna aykırılık oluşturduğundan; isabetsiz görülmüş, hükmün açıklanan bu nedenle ve uygulamadan bozulması gerekmiştir.
Hüküm, sanık hakkında madde metnine göre tayini gereken para cezasının tayinindeki isabetsizlikten ve kanuna aykırılıktan dolayı sanık Top. Kd. Üçvş. B.K. lehine bozulduğundan, bu bozmanın (madde metnine göre sanık aleyhine olacak şekilde fazla para cezasına hükmedilmesi hususu yönünden) 353 sayılı Kanunun 226 ncı maddesi gereğince hakkındaki hükümle ilgili olarak temyiz isteminde bulunmayan diğer sanık Top.Yzb. T.A.'ya da sirayet ettirilmesine karar verilmiştir. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy