(1632 S. K. m. 131)
Sanık Mly.Ütğm.M.Ç.'nin 48 inci İç Güvenlik Tugay Komutanlığı enirinde Maliye ve Bütçe Şube Müdürü olarak görevli olduğu, 1999 yılında 3 üncü Ordu Komutanlığınca 48 inci İç Güvenlik Tugay Komutanlığına 4 adet baraka tertibi yapıldığı ve söz konusu barakaların kurulma işlemlerinin 1999 yılı sonuna kadar tamamlanmasının öngörüldüğü, barakalar için gerekli olan malzemelerin alımı, imalâtı ve montajı maksadıyla 1999 yılı içerisinde ödenek tahsis edildiği ve ödeme emri verildiği, barakaların kurulma işlerinin ihale ile Sivil müteahhit ve şirketlere verildiği, ancak 1999 yılı sonuna kadar barakaların imalât ve montaj işleri müteahhitler tarafından bitirilemediğinden ve teslim edilemediğinden; bu maksatla tahsis edilmiş olan ödeneğin, esasen işlerin bitiminde 1999 yılı içerisinde harcanması ve ödenmesi gerektiği hâlde tenkis olmaması ve geri gitmemesi için Tugay Komutanının emriyle sanki işler müteahhitler tarafından bitirilip teslim edilmiş gibi hakikate ve usule aykırı olarak Aralık-1999 ayı sonunda tahakkuk müzekkereleri ve verilen emirleri düzenlenip müteahhitlere hak ediş ve kuruşlu belgeler aracılığıyla Trabzon Defterdarlığınca ödendiği, hemen bu ödemelerin akabinde müteahhitlerin henüz işleri teslim etmeden tahsis edilen ödeneği almış olmaları nedeniyle önceden ödenmiş olan bu paraların sonradan işlerin teslimi hâlinde gerçek hak ediş olarak tekrar müteahhitlere ödenmesini ve bu paraların bu süre zarfında garanti altına alınmasını teminen yine Tugay Komutanının emri ile 30.12.1999 tarihinde kendilerine önceden usule aykırı olarak ödeme yapılmış olan sivil müteahhit ve şirket yetkililerinden Türkmen Mühendislik Şirketi adına M.T., müteahhit F.Y., Bimak İnşaat Mühendislik ve Ticaret Limitet Şirketi adına İ.Y., Kab İnşaat Kolektif Şirketi adına Z.A.ile 48 inci İç Güvenlik Tugay Komutanlığı arasında 48 inci İç Güvenlik Tugay Komutanlığını temsilen B.K., B.Ç., R.Y, ve sanığın da imzaları bulunacak şekilde ayrı ayrı protokol düzenlendiği ve imzalandığı.yapılan protokollerde ön ödeme/peşin ödeme dışındaki meblağların ödemesinin Tugay Komutanı onayı ile teslimatın bitimini müteakip yapılacağının ve protokolde belirtilen tutarların toplamının Tugay Komutanlığı adına sanığın ve B.K.'nin imzası ile çekilmek üzere bankada hesap açtırılmak suretiyle emanete alınacağının karşılıklı olarak anlaşmaya varılarak düzenlendiği, bu maksatla müteahhitlere usule aykırı olarak ödenmiş olan ödenek paralarından M.T.'den 4.000.000.000-TL. F.Y.'den 9.500.000.000-TL. İ.Y.'den 49.600.538.800 TL. ve Z.A.'dan 43.226.768.871-TL. olmak üzere toplam 102.327.307.671-TL.tutarındaki paranın Tugay Komutanlığınca geri alınarak Trabzon Akbank ve Pamukbank şubelerinde Tugay Komutanlığı adına açılan hesaplara yatırıldığı, söz konusu banka hesapları ile ilgili tüm bankacılık işlemlerini yapmak üzere Tugay Komutanlığınca 3.01.2000 tarihinde sanığın ve tanık B.K.'nin görevlendirildiği ve yetkilendirildiği, Tugay Komutanının söz konusu banka hesaplarındaki paraların müteahhitlere ödeninceye kadar Tugay Komutanlığına gelir sağlamak maksadıyla bankalarda vadeli mevduat olarak değerlendirilmesi hususunda emir ve talimat verdiği, sanığın olay tarihinde Tugay Kurmay Başkanı olan tanık R.Y.'ye söz konusu banka hesaplarındaki paraların borsada değerlendirilmesi yönünde teklifte bulunduğu, ancak tanık R.Y.nin sanığın bu yöndeki teklifini kabul etmediği, sanığın bu suretle mali konulardaki bilgi ve tecrübesine istinaden müteahhitlerden geri alınarak Tugay Komutanlığı adına Trabzon Akbank ve Pamukbank şubelerinde açılmış olan hesaplara yatırılan iddia konusu paralarla ilgili olarak her türlü bankacılık işlemini yapmak, iddia konusu paraları Tugay Komutanlığına gelir getirecek şekilde vadeli mevduat olarak değerlendirmek ve barakalar ile ilgili işlerin tesliminde müteahhitlere tekrar geri ödemek üzere tanık B.K. ile birlikte görevlendirildiği, ancak Tugay Komutanlığınca sanıkla birlikle tanık B.K.'nin söz konusu banka hesaplarında müştereken işlem yapabilmeleri öngörülmesine rağmen, yetki belgelerinde sehven müştereken ibaresi yazılmadığından sanığın ve tanık B.K.'nin söz konusu banka hesaplarında ayrı ayrı tüm bankacılık işlemlerini yapabilecek durumda kaldıkları, müteahhitlerden geri alınan söz konusu paraların 39.255.077.000-TL.sının Tugay Komutanlığı adına Trabzon Akbank şubesinde açılan hesaba, 60.451.396.000-TL.lık kısmının ise Tugay Komutanlığı adına Trabzon Pamukbank şubesinde açılan hesaba yatırıldığı, sanığın söz konusu banka hesaplarındaki paraları kısa bir süre "repo" ve "yatırım fonu" olarak değerlendirdiği, ancak 5.1.2000 tarihinde yetkili ve görevli hiçbir amirine bilgi vermeksizin ve izin almaksızın söz konusu bankalarda Tugay Komutanlığı adına açılmış olan hesaplarda bulunan paraların bir kısmı ile borsada hisse senedi alıp satarak gelir elde etmek amacıyla aynı bankalarda kendi adına ayrı ayrı hesaplar açtırdığı, müteakiben Trabzon Pamukbank şubesinde Tugay Komutanlığı adına açılmış olan hesaptan 12.1.2000 tarihinde kendi hesabına 2.940.000.000-TL., yine Trabzon Akbank şubesinde Tugay Komutanlığı adına açılmış olan hesaptan 11.1.2000 tarihinde 5.500.000.000-TL., 12.1.2001 tarihinde 733.000.000-TL., 17.1.2000 tarihinde 500.000.000-TL. ve 12.1.2000 tarihinde 4.450.000.000-TL. olmak üzere toplam 11.183.000.000-TL. parayı kendi hesabına aktardığı, sanığın Tugay Komutanlığı adına açılmış olan hesaplardan kendi hesaplarına aktarmış olduğu iddia konusu paraları bankalar aracılığıyla borsada hisse senedi alım satımı yaparak gelir elde etmek maksadıyla değerlendirmeye başladığı ve bu sırada müteahhitlere iş tesliminde ödenmesi gereken bir kısım parayı ödediği, ancak iddia konusu paralarla borsada kendisi adına satın aldığı hisse senetlerinin değer kaybetmesi ve borsa hisse senetlerinde zarara uğrayarak iddia konusu paraların bir kısmını kaybetmesi nedeniyle müteahhitler İ.Y., Z.A. ve F.Y.'ye ödenmesi gereken paralardan bir miktarını ödeyemediği, bunun üzerine durumun Tugay Kurmay Başkanı tanık R.Y.ye intikal ettirildiği, tanık R.Y.'nin sanığa iddia konusu paraları tamamlayarak müteahhitlere ödemesi için süre verdiği, sanığın geçen süre zarfında söz konusu paraların 10.066.165.286-TL.lık kısmını müteahhitlere ödeyememesi üzerine durumun Tugay Komutanına iletildiği ve sanık hakkında iddia konusu eylemine ilişkin olarak yasal işlem başlatılarak mahkeme dosyası düzenlendiği, sanığın eylemi neticesinde Tugay Komutanlığı adına ilgili banka şubelerinde açılan hesaplara yatırılmış olup da barakalar ile ilgili işlerin bitirilmesini müteakip ilgili müteahhitlere ödenmesi gereken iddia konusu paraların 10.066.165.286-TL.lık kısmının ödenemediği, barakalar ile ilgili işlerin karşılığı olan ve sanığın eylemi neticesinde müteahhitlere geri ödenemeyen 10.066.165.286-TL.lık iddia konusu paranın sonradan Tugay Komutanlığınca başka ödeneklerden ödendiği maddi vakıa olarak sabittir.
ASCK'nın 131 inci ve TCK'nın 202 nci maddesinde: "Kendisine tevdi olunan veya vazife dolayısıyla muhafaza, murakabe veya mesuliyeti altında bulunan para veya para hükmündeki evrak ve senetleri ve sair malları zimmetine geçiren veya mal edinen" memurun tecziye edileceği hükme bağlanmış ve bu suçun unsurları gösterilmiştir.
Bu unsurlar:
1- Failin memur olması,
2- Zimmet konusunun para, para hükmündeki kağıtlar, senetler veya mallar olması,
3- Zimmete geçirilen şeylerin; memurun vazifesi dolayısıyla verilmiş olması veya vazifesi dolayısıyla memurun murakabe ve muhafaza veya sorumluluğu altında bulunması,
4- Bu şeylerin memur tarafından aşırılması veya mal edinilmesi,
5- Suç konusu şeyin faydalanmak kastıyla aşırılmasıdır.
Sanığa teslim edilen paranın Devlete ait olduğu hususunda tereddüt bulunmamakla birlikte aksi düşünülse dahi, Yargıtay Ceza Genel Kutulunun 24.12.1984 gün ve 1984/5-156 E. 464 K. sayılı kararında da belirtildiği üzere,
TCK'nin 202 nci maddesine göre suçun oluşması için zimmete geçirilen para ve şeylerin Devlete veya özel kişilere ait olmasının suçun oluşması bakımından önemi yoktur. Zimmete geçirilen şeyler ister Devlete, isterse kişilere ait olsun 202 nci maddede yazılı suç oluşur. Bu suçta önemli olan para veya şeylerin memurun eli altında bulunması ve teslim edilen şeyin görevi gereği teslim edilmiş olmasıdır. Bu suçta korunan, mülkiyet değil kamu hizmeti ve görevidir.
Tugay Komutanının beyanına göre, sanığa söz konusu Tugay Komutanlığı adına açılmış bankalardaki hesaplarda bulunan paraların vadeli mevduat olarak değerlendirilmesi yönünde emir verdiği, sanığın da bu emre istinaden başlangıçta söz konusu paraları kısa bir süreyle bankalarda repo ve fon olarak değerlendirdiği, ayrıca sanığın Tugay Kurmay Başkanı tanık R.Y.ye söz konusu paraların borsada değerlendirilmesi hususunda teklifte bulunduğu, ancak sanığın bu teklifinin tanık R.Y. tarafından kabul edilmediği hâlde sanığın yetkili ve görevli sıralı amirlerinden izin almaksızın ve amirlerine önceden veya sonradan herhangi bir bilgi vermeksizin Tugay Komutanlığı adına açılmış olan bankalardaki hesaplarda bulunan iddia konusu paraların bir kısmını kendi adına aynı bankalarda açtırmış olduğu şahsi hesaplarına aktararak bu paraları borsada hisse alım satımında kullanmış olması ve daha sonra bu paraları ve bu paralarla satın almış olduğu borsa hisse senetlerini kendi şahsi parası ve şahsi parasıyla almış olduğu şahsi borsa hisse senetleriyle birleştirmiş olması, yine sanığın iddia konusu paralarla satın almış olduğu borsa hisse senetlerinde zarar etmesini müteakip durumu kendiliğinden herhangi bir amirine veya başka şahsa bildirmemiş olması, ayrıca Trabzon Akbank şubesinin dosyadaki cevabi yazısına göre Akbank'ta Tugay Komutanlığı adına açılmış olan hesap üzerinden mevzuata ilişkin belgelerin düzenlenip İMKB Takasbank'a gönderilmesi suretiyle İMKBde borsa hisse senedi alım-satım işlemlerinin yapılabilmesinin mümkün olmasına rağmen sanığın mevzuata ilişkin belgeleri düzenlemeyip söz konusu borsa hisse senedi alım satım işlemlerini Tugay Komutanlığı adına açılmış hesap üzerinden yapmayarak kendi adına hesap açtırmış ve iddia konusu paraları kendi banka hesabına aktararak kendi banka hesabı üzerinden borsa hisse senedi alım satım işlemlerini yapmış olması göz önüne alındığında, memur olan sanığa söz konusu paranın vazifesi dolayısı ile verildiği ve kendi adına hesap açtırması nedeniyle sanığın mal edinme kastıyla hareket ettiğinde kuşku bulunmamaktadır.
Bu suretle sanığın sübuta eren eyleminin tüm unsurları itibarıyla zimmet suçuna vücut verdiği anlaşıldığından sanık ve savunucusunun bu yöndeki temyiz nedenlerinin reddi gerekmiş ve aynı nedenlerle sanığın eyleminin zimmet olarak nitelendirilemeyeceğine ilişkin tebliğnamedeki görüşe de itibar edilmemiştir.
Gerekçeli hükümde de isabetli olarak belirtildiği gibi, iddia konusu paraların Tugay Komutanlığına baraka yapımı için tahsis edilmiş olan aynı ödeneğe ilişkin olduğu, paraların Tugay Komutanlığı adına Trabzon Akbank ve Pamukbank şubelerinde aynı tarihlerde açılan hesaplara yatırılmış bulunduğu, sanığın daha sonra aynı banka şubelerinde ve ayni tarihlerde olacak şekilde kendi adına ayrı ayrı hesaplar açtırıp iddia konusu paraların bir kısmını değişik tarihlerde olmakla birlikte kısa bir zaman fasılası içerisinde kendi şahsi hesaplarına aktarmış olduğu ve şahsi menfaatine olacak şekilde borsada hisse senedi alım satımında kullanmış olduğu dikkate alındığında paraların tamamının bir günde ve aynı anda değil de değişik tarihlerde olmak üzere ancak kısa bir zaman fasılası içerisinde sanık tarafından kendi şahsi hesaplarına aktarılarak değişik tarihlerde; bu paralar ile borsada hisse senedi alım satımı yapılmış olmasının müsnet zimmet suçunun müteselsilen işlendiğinin kabulünü gerektirmediği, zira sanığın iddia konusu eylemlerini tek bir kasıt altında ve aynı paraya ve bu paranın tamamına ilişkin olarak ika etmiş olduğu, dolayısıyla sanığın eylemlerinin müteselsilen zimmet suçuna değil de sadece "zimmet" suçuna vücut verdiği sonucuna varılmıştır.
(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy