(1632 S. K. m. 130)
Sanık J. Kd. Üçvş. M.Ç.' nin, J. Komd. Er Eğt. A. K.lığında görevli iken, atandığı; J.Bölge K.lığına katılmak üzere 16.7.2001 tarihinde evini taşıdığı sırada 112 15 22 seri No.lu 7.65 mm çapındaki Astra marka zati tabancasını kaybettiği olayda- askeri eşyayı makbul bir sebep olmaksızın kaybetmek suçundan ASCK' nın 130'uncu maddesine göre cezalandırılması iddiasıyla dava açılmış, yerel mahkemece, zati tabancanın askeri eşya niteliğinde olmadığı; suçun unsurları yönünden oluşmadığı gerekçesiyle sanığın beraatına karar verilmiştir.
Komutan, 1468 sayılı Türk Silâhlı Kuvvetlerinde Astsubay Naspedilenlere Giyecek ve Teçhizat verilmesi Hakkında Kanun gereğince teçhizat olarak sanığa verilen silâhın, aynı yasanın Ek-1 'inci maddesindeki; kendilerine bu şekilde tabanca verilen astsubayların TSK' dan ilişikleri kesilmedikçe tabanca ve mermilerini her ne suretle olursa olsun başkalarına veremeyecekleri veya devredemeyecekleri hükmüne göre sanığın, astsubay statüsünü muhafaza etmek şartıyla teslim aldığı dava konusu tabancanın, birlik demirbaşına kayıtlı askeri eşya anlamına geldiğini belirterek, bu konudaki As.Yrg.2'nci D.nin 19.1.2000 gün ve 2000/21-19, 4'üncü D.nin 31.5.2000 gün ve 2000/354-386 sayılı kararlarını karşılaştırıp yargı kararlarında görüş birliği olmadığını açıklayıp eklediği YCGK' nın 7.5.2002 gün ve 4/116-245 sayılı kararının 1468 sayılı Yasa gereğince verilen zati demirbaş silâhları kapsamadığı görüşüyle sanık hakkındaki beraet kararını aleyhe temyiz etmiştir.
Tebliğnamede onama istenmiştir.
Başka göreve atanması nedeniyle 5.7.2001 tarihinde Yenifoça' daki evinden taşınırken saat 16.30 sularında özel aracında muhafaza ettiği 112 15 22 seri No.lu Astra marka zati tabancasını kaybettiğini fark edip tüm aramalara rağmen bulamadığını beyanla sanık J.Astsb.Üçvş.M.Ç.'nin J.Komd.Er Eğt.A.K.lığına başvurduğu maddi bir olgudur.
16.11.1998 tarihli "Zati Tabanca Tahsis Çizelgesiyle" sanığa verilen dava konusu 112 15 22 seri No.lu 7.65 mm çaplı Astra marka tabancanın, birlik demirbaş zimmetinde kaydının bulunmadığı; J.Gn.K.lığı envanterinde kayıtlı olduğu bildirilmiştir.
1468 sayılı Yasayla astsubaylara verilen tabancanın niteliği, müsadere konusuyla ilgili olarak; As.Yrg.2'nci D.nin 19.1.2000 gün ve 2000/21-19 sayılı kararında; "Subaylara 10.7.1944 gün ve 4608 sayılı yasayla teçhizat verilmesine ilişkin yasaya 7.12.1962 gün ve 128 sayılı yasayla getirilen ekle teçhizat olarak şahsi tabanca verilmesi kabul edilmişken, 1468 sayılı yasayla da astsubaylara bu hak verilerek askerlik hizmetinin gereği olarak hizmet içinde ve dışında yakın koruma silâhı olarak kullanılması sağlanmış ve (6136 sayılı Yasanın 7/4-A ve yasayla ilgili yönetmeliğin 11' inci maddesindeki istisnalar dışında) emekli subay ve astsubayların bu tabancaları taşıma hakları hükme bağlanmıştır... 1468 sayılı yasayla tabancanın ücretsiz, istihkak ve şahsi tabanca olarak verildiği, mülkiyetinin verilen kişiye ait olduğu, sadece görev süresince başkasına verilemeyeceği, veriliş amacı gözetildiğinde (yakın koruma ve silâh kullanma yetkisi içinde kullanma) devredilmemesinin de doğal olduğu, bu hususun mülkiyet hakkını sadece belli süreyle sınırladığı, bu silâha sahip asker kışının askerlikten ayrıldığında teslim şartına bağlı olarak devir sözleşmesi yapabileceği, böylece üzerinde tasarruf yetkisinin bulunduğu, tabanca üzerinde Devlet mülkiyetinin devam ettiğine ilişkin ilgili yasada bir düzenleme olmayıp, sadece görev süresince elden çıkmasını önlemenin, ait olma konusunu etkilemediği, bu açıklamaya göre de; diğer koşullarının oluşması hâlinde tebliğnamedeki görüşe karşın, tabancanın zoralımına karar verilebileceği sonucuna varıldığı" şeklinde açıklanmış, aynı konudaki 5.6.2003 gün ve 2003/58-57 sayılı Askeri Yargıtay Daireler Kurulu kararıyla da tedbirsizlik ve dikkatsizlik sonucu ölüme neden olmak suçundan sanık astsubayın olay sırasındaki silahının, zati (şahsi) tabanca olması nedeniyle kendisine iadesi gerekliği kabul edilmiştir.
Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 7.5.2002 gün ve 4/116-245 sayılı kararıyla da daha önce Emniyet Teşkilatının kuvvesinde kayıtlı Devlet malı sayılan "zati demirbaş tabancaların" buna ilişkin yönetmeliğin değişikliğinden sonra Devlet malı sayılmalarına son verildiği, ancak görevde kullanma koşullarının korunduğu düşüncesinden hareketle saldırgan sarhoşluk suçundan sanık polis memurunun olayda kullandığı zati demirbaş tabancanın zoralımına karar verilmesi isabetli görülmüştür.
Adli ve Askeri Yargının açıklanan birbiriyle uyumlu kararlarına göre Zati silâhla işlenen taksirli suçlarda tabancanın sanığa iadesine; kasti suçlarda ise müsaderesine karar verilmesi, bunun, bizatihi Devlete ait olmadığını göstermektedir.
Kaldı ki, somut olayda askeri eşyayı özürsüz kaybetmek suçundan söz edilebilmesi için dava konusu zati tabancanın "askeri eşya" olduğunun kesin bir biçimde ortaya konulması gerektiği de açıktır; birlik demirbaşına kayıtlı olmayan, sanık astsubayın askeri hizmet ve mahal dışında da taşıyabildiği zati tabancasını askeri eşya sayılması hâlinde, birlik dışında, görevli olmaksızın her ne suretle olursa olsun taşıdığında, askeri eşyayı özel menfaati için kullanmak suçunu işlediği sonucuna ulaşılır ki, bu da silâhın veriliş amacına uygun olmaz.
Belirtilen nedenlerle sanığın kaybettiği zati tabancanın askeri eşya niteliğinde bulunmaması karşısında anılan suç, yasal unsurları bakımından oluşmadığından komutanın temyiz nedenlerinin reddiyle usul ve esas bakımından yasaya uygun beraat hükmünün onanması gerekmiştir. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy