(1632 S. K. m. 87)
Askeri mahkemece, sanığın müteselsilen emre itaatsizlikte ısrar suçunu işlediği kabul edilerek; ASCK'nın 87/1 (2'nci cümlesi )TCK'nın 80 ve 59/2'nci maddeleri uygulanmak suretiyle, sonuç olarak iki ay yirmi yedi gün hapis cezası ile mahkûmiyetine dair verilen karar, sanık tarafından sebepleri gösterilerek temyiz edilmiştir.
Yapılan incelemede;
Sanığın, 9.2.2002 tarihinde 13.50-15.30 saatleri arasında "1 no.lu depo" nöbetinin bulunması nedeniyle, devriye çavuşu Top. Çvş. E.Ç, tarafından çağrılmasına rağmen nöbetine gitmediği gibi, durumdan haberdar edilen Ölç.Bl. Tk. Komutanı Top. Ütğm. A.A.'nın sanığı yanına çağırtıp, nöbete gitmek istememesinin nedenini sorduğunda, sanığın nöbete gitmek istemediğini' ve bundan sonraki hiçbir nöbetini de tutmayacağını söylediği, bu olayın akabinde sanığın, yine kendisine tebliğ edilen 9.2.2002 tarihindeki 19.30-21.30 saatleri arasındaki "1 no.lu depo" nöbetini ve 10.2.2002 tarihinde 07.30-09.30 ile 23.30-01.30 saatleri arasındaki "1 no.lu depo" nöbetlerini de tutmadığı, bu hususta kendisini ikaz eden amirlerine nöbetlerini tutmayacağını açıkça ifade ettiği, olayların intikal ettirildiği birlik komutanlığınca sanık hakkında hazırlanan suç dosyasının gönderildiği, askeri savcılıkça, sanık hakkında müsnet suçlardan iddianame düzenlenerek kamu davasının açıldığı, askeri mahkemece yapılan yargılama sonunda, sanığın müteaddit (Dört Kez) emre itaatsizlikte ısrar suçunu işlediği kabul edilerek ASCK'nın 87/1 (2'nci cümlesi) (4 kez). TCK'nın 59/2 (4 kez), 71'inci maddeleri uygulanmak suretiyle sonuç olarak, on ay hapis cezası ile mahkûmiyetine karar verildiği, hükümlerin sanık tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairemizce yapılan inceleme sonunda, 15.10.2003 tarih ve 2003/1019-1008 sayılı karar ile hükümlerin uygulamada hata nedeniyle bozulması cihetine gidildiği, askeri mahkemece bozma kararına uyularak yeniden yapılan yargılama sonunda, sanığın müteselsilen emre itaatsizlikte ısrar suçunu işlediği kabul edilerek, yukarıda belirtilen mahkûmiyet hükmünün tesis edildiği anlaşılmıştır.
Sanık tarafından verilen temyiz dilekçesinde; "Verilen hükmün usul ve yasaya aykırı olduğu, savunmalarının dikkate alınmadığı, dosya kapsamına göre, üzerine atılı suçun oluşmadığı" ileri sürülmüş, ayrıca tüm aşamalardaki sorgu ve savunmalarında; "Ailevi sorunları nedeniyle psikolojik rahatsızlığı olduğunu, nöbetine giderse kendisine zarar verebileceğini düşündüğü için nöbetlerini tutmadığını" beyan ettiği anlaşılmış ise de; gerek temyiz dilekçesinde, gerekse sorgu ve savunmalarında ileri sürdüğü iddialar kabule değer nitelikte görülmemiştir.
Zira sanığın gerçekleştirdiği kabul olunan eylemlerine ilişkin yakın görgü ve bilgisi olan birlik personelinin kamu tanığı sıfatıyla dinlendikleri görülmüş ve dinlenilen tanıkların birbirini destekleyen ve doğrulayan ifadelerinden ve dosyada mevcut belgelerden, sanığın tüm eylemlerinin sabit olduğu sonucuna varılmıştır.
Ayrıca, sanığın tabip bilirkişi marifetiyle psikiyatrik incelemesinin yaptırılmak suretiyle, adli gözlem altına alınmasını gerektirecek psikiyatrik rahatsızlığının bulunmadığının, cezai ehliyetinin tam olduğunun tespit edildiği anlaşılmıştır. Bu nedenlerle, sanığın yerinde görülmeyen bu husustaki tüm temyiz sebeplerinin reddi cihetine gidilmiştir.
Hukuka uygun olarak düzenlenmiş ve yetkili amir tarafından verilen ve ayrıca sanığa tebliğ edilmek suretiyle somut hâle getirilmiş, olan askeri hizmete ilişkin mezkûr nöbet emirlerinin, sanık tarafından bilinçli ve aynı zaman bütünlüğü içerisinde, aynı emrin (nöbet emri) birer parçası olarak (Bölük komutanının irade ve otoritesine karşı), tek bir kasıt altında, bir suç işleme kararının icrası cümlesinden olarak gerçekleştirdiği tüm dosya münderecatından anlaşıldığından, sanığın söz konusu eylemlerini, yasanın aynı hükmünü birçok kez ihlâl etme hususunda genel bir kasıt altında gerçekleştirdiğinin kabulü ile, teselsül hükümlerinin (TCK'nın 80'inci maddesi) uygulanması suretiyle, sanık hakkında müteselsilen emre itaatsizlikte ısrar suçundan mahkûmiyet kararı verilmesinde herhangi bir isabetsizlik bulunmadığı gibi, emre itaatsizlikte ısrar suçunun sırf askeri suçlardan olması nedeniyle, bu suçlardan dolayı verilen hapis cezalarının para cezasına çevrilmesi ve tecili, 647 sayılı Kanunun 4/Son ve ASCK'nın 47/A maddeleri uyarınca yasal olarak mümkün olmadığından, sanığın kabule değer nitelikte görülmeyen tüm temyiz sebeplerinin reddi ile mahkûmiyet hükmünün onanması cihetine gidilmiştir.
(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy