(5237 S. K. m. 45) (647 S. K. m. 4)
Askeri mahkemece; sanığın 12.12.2002-4.5.2004 tarihleri arasında yoklama kaçağı suçunu işlediği sabit görülerek, ASCK' nın 63/1-A (üç aydan sonra yakalananlar cümlesi) ve TCK' nın 59/2'nci maddeleri uyarınca beş ay ağır hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
Yapılan İncelemede;
Adına son yoklama çağrı pusulası çıkarılmayan sanığın, 13.2.2002 tarihinde İstanbul Kartal İlçe Jandarma Komutanlığı tarafından yakalanarak, Kartal Askerlik Şubesi Başkanlığına mevcuden gönderildiği, sanığın yakalandığı 13.2.2002 tarihinin son yoklamasını yaptırması için tebligat tarihi olarak kabul edilmesinin gerektiği, sanığın son yoklama işlemlerini tamamlamadan buradan ayrıldığı, emsallerinin ilk kafilesinin 9-12.12.2002 tarihleri arasında askere sevk edildikleri, böylece sanığın 13.12.2002 tarihinden itibaren yoklama kaçağı suçunu işlemeye başladığı, yoklama kaçağı olarak aranırken 27.6.2003 tarihinde yakalandığı, 30.6.2003 tarihinde askerlik şubesine mevcuden gönderildiği sağlık ocağına sevk edildiği, sanığın yine son yoklama muayenesini yaptırmadan buradan ayrılarak, yoklama kaçağı kalma iradesini devam ettirdiği, 4.5.2004 tarihinde Kartal İlçe Jandarma Komutanlığı tarafından tekrar yakalandığı, böylece sanığın 13.12.2002-4.5.2004 tarihleri arasında yakalanmakla son bulan yoklama kaçağı suçunu işlediği dosyadaki delillerle sabit olduğundan, askeri mahkemece tesis edilen mahkumiyet hükmünde bir isabetsizlik bulunmamakta ise de;
1.6.2005 tarihinde yürürlüğe giren "5232 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlülük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun" 5349 sayılı Kanunla değişik 6'ncı maddesine göre kanunlarda öngörülen 'ağır hapis' cezaları, 'hapis' cezasına dönüştürülmüş ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanununda ağır hapis cezasına yer verilmeyip suç karşılığında uygulanan yaptırımlar olarak hapis ve adli para cezası öngörülmüştür.
Bu duruma göre, sanığın 13.12.2002-4.5.2004 tarihleri arasındaki üç aydan sonra yakalanmakla son eren bakaya eyleminin unsur ve cezasının gösterildiği ASCK' nın 3970 sayılı Kanunla değişik 63/1-A maddesinde eylem için öngörülen "altı aydan üç yıla kadar ağır hapis" cezası, "altı aydan üç yıla kadar hapis" cezası hâline dönüştürülmüştür.
Suç ve hüküm tarihinde yürürlükte olan 647 sayılı Cezaların İnfazı Hakkındaki Kanunun 4'üncü maddesine göre "ağır hapis hariç, kısa süreli hürriyeti bağlayıcı cezalar" paraya ya da diğer tedbirlerden birine çevrilebilmektedir. Oysa somut olayda, sanık hakkında hüküm tarihinde yürürlükte olan kanun hükümlerine uygun olarak, 5 ay ağır hapis cezası tayin edilmiş ise de; açıklanan nedenlerle, sanık hakkında tayin olunan ağır hapis cezasının yasal dayanağı kalmadığı için hapis cezasına dönüşmesi nedeniyle kısa süreli hürriyeti bağlayıcı cezaların para cezasına çevrilebilmesi olanağı doğduğundan, bakaya suçuna ilişkin mahkûmiyet hükmünün yasal değişiklikler doğrultusunda yeniden değerlendirilme yapılmak üzere uygulama yönünden bozulmasına karar verilmiştir.
(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy