(353 S. K. m. 209)
Sanığın;
a) "Emre itaatsizlikte ısrar" suçunu işlediğinin kabulü ile ASCK'nın 87/1(1'inci cümle), TCK'nın 80 ve 59/2'nci maddeleri uyarınca yirmi dokuz gün hapis cezası,
b) "Askeri eşyayı kasten tahrip etmek" suçunu işlediğinin kabulü ile ASCK'nın 130/1, TCK'nın 59/2 ve 647 sayılı kanunun 4'üncü maddesi uyarınca, 545.175.000 TL (Beş yüz kırk beş milyon yüz yetmiş beş bin lira) ağır para cezası,
ile mahkûmiyetine ilişkin hükümleri 17.9.2004 tarihinde sanık, "... usul ve yasaya aykırı kararın bozulmasına karar verilmesini istediğini...." ileri sürerek temyiz etmiş, tebliğnamede, "... bir haftalık temyiz süresi 18.8.2004 Çarşamba günü sona ermesine rağmen, temyiz dilekçesini bir haftalık süreyi geçirdikten sonra, 17.9.2004 tarihinde verdiği ve temyiz isteminin süresinde olmadığı anlaşılmakla, temyiz isteminin süre yönünden reddine karar verilmesi ..." isteminde bulunulmuştur.
Kanun yolu, başvurulacak merciler ve temyiz süresini de içeren hükmün, sanığın yokluğunda verilmesi nedeni ile tebliği edilmesi için, askeri mahkemece sanığın sivil adresine tebligat çıkarılmış, 11.8.2004 tarihinde usulüne uygun olarak, bizzat sanığa aynı konumda iki ayrı tebligatla karar tebliğ edilmiştir. Bu duruma göre; sanığın hükümleri temyiz etme süresi 353 sayılı Kanunun 209'uncu maddesi uyarınca 18.8.2004 günü mesai bitiminde sona erdiğinden ve askeri mahkemece 8.9.2004 tarihinde sanığa tebliğ için tekrar çıkarılan, tebliğ mazbatalı zarfın, 15.9.2004 tarihinde tebliğ edilmiş olması da sanığa temyiz hakkı kazandırmayacağından, 17.9.2004 tarihinde yapılan temyiz isteminin 353 sayılı Kanunun 209/1inci maddesinde belirtilen süre dışında yapıldığından, temyiz isteminin süre yönünden reddi gerekmiştir.
(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy