(1632 S. K. m. 63)
Askeri mahkemece sanığın;
a) 28.5.2003 - 13.5.2004 tarihleri arasında temadi eden yoklama kaçağı suçunu işlediği kabul edilerek ASCK'nın 63/1-A, (3 aydan sonra yakalananlar cümlesi), TCK'nın 59/2'nci maddeleri uygulanmak suretiyle sonuç olarak beş ay ağır hapis cezası ile mahkûmiyetine,
b) 15.5.2004 - 18.5.2004 tarihleri arasında temadi eden geç iltihak suretiyle bakaya suçunu işlediği kabul edilerek, ASCK'nın 63/1-B, TCK'nın 59/2, 647 sayılı Kanunun 4'üncü maddeleri ve 5083, 5335 sayılı Kanunlar uygulanmak suretiyle sonuç olarak 227.00 YTL ağır para cezası ile mahkûmiyetine dair verilen hükümler, sanık tarafından, sebepleri gösterilerek temyiz edilmiştir.
Yapılan incelemede;
a) Yoklama kaçağı suçu yönünden:
1983 doğumlu olun sanık adına, kayıtlı bulunduğu askerlik şubesince çıkarılan son yoklama çağrı pusulasının, 19.8.2002 tarihinde kendisine tebliğ edildiği ve sanığın 19.9.2002 tarihinde yapılacak son yoklamada hazır bulunmasının istendiği, sanığın bu çağrıya icabet etmeyip, emsallerinin 21-27.5.2003 tarihleri arasındaki sevkinden sonra, 13.5.2004 tarihinde Çekerek İlçe Emniyet Müdürlüğüne bağlı görevlilerce yakalanarak teslim edildiği Çekerek Askerlik Şubesince son yoklamasının yaptırıldığı ve aynı gün, 1 gün yol hakkı tanınarak eğitim birliğine sevk olunduğu, en geç 15.5.2004 tarihinde birliğine katılması gereken sanığın katılmayıp, bir müddet yoldan savuştuktan sonra, 18.5.2004 tarihinde eğitim birliğine katıldığı, böylece sanığın, 28.5.2003 -13.5.2004 tarihleri arasında temadi eden yoklama kaçağı ve 15.5.2004 -18.5.2004 tarihleri arasında temadi eden kıt'asına varmadan yoldan savuşmak suçlarını işlediği kabul edilerek askerî mahkemece yukarıda belirtilen mahkûmiyet hükümlerinin verildiği anlaşılmıştır.
Sanığın sorgu ve savunmalarında; 9.5.2004 tarihinde, Adana Askerlik Şubesine başvurduğunu, görevli bir bayan memurun, kendisine, 21.5.2004 tarihinde şubeye gelmesini söylemesi üzerine, bekleyip bu tarihte şubeye başvuracakken yakalandığını beyan ettiği görülmüş, askerî mahkemece sanığın bu iddialarının araştırılması cihetine gidilerek, bu cümleden olmak üzere, askerlik şubesine bir müzekkere ile sanığın anılan tarihte şubeye başvurup vurmadığı sorulmuş, şubece verilen cevabî yazıda askerlik şubesinde 12 bayan memurun mevcut olduğu, sanığın hangi memur ile görüşme yaptığının tespit edilemediği, ayrıca hemen sevke tâbi olan sanığa bu şekilde bilgi verilmesinin tereddütlü bir konu olduğunun bildirildiği görülmüştür.
Yerel mahkemece, sanığın savunmalarında ileri sürdüğü somut ve müşahhas iddialarının araştırılmasında, salt bir müzekkere cevabı ile yetinilerek, sanığın bu iddiaların doğru olmadığına ilişkin takdir ve kabulü ile, sanık hakkında mezkûr suçtan tesis edilen mahkûmiyet kararında isabet görülmemiştir.
Askerlik şubesinde görevli tüm bayan memurların tanık sıfatıyla ifadelerinin tespiti cihetine gidilerek, sanık ile muhatap olup olmadıklarının araştırılması, sanıktan, 9.5.2004 tarihinde, askerlik şubesinde görüşme yaptığı memurun kimliği hakkında gerekil bilginin teminini müteakip, söz konusu tanıkların, bu bilgiler çerçevesinde ifadelerine başvurulması ve bu suretle sanığın iddialarının ve savunmalarının gerçeği yansıtıp yansıtmadığının açıklığa kavuşturulması gerekirken, yukarıda belirtilen hususlar araştırılmadan ve bu noksanlıklar tamamlanmadan verilen mahkûmiyet kararının yasaya aykırı bulunduğu sonucuna varılmakla, hükmün noksan soruşturma nedeni ile bozulması cihetine gidilmiştir.
Hükmün noksan soruşturma nedeni ile bozulması Cihetine gidildiğinden, uygulamaya ilişkin, tebliğname de belirtilen ve 5252 sayılı " Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şeklî Hakkında Kanunun 6 ve 9'uncu maddesinin 2 ve 3'üncü fıkralarında düzenlenen lehe olan hükümlerin uygulanmasına imkân sağlanmasına ilişkin değerlendirme yapılması yönünden bozulmasının gerekliğine ilişkin görüş ve isteme işaret olunmakla yetinilmiştir.
b) Geç İltihak suretiyle bakaya suçu yönünden:
Dosya kapsamı ile sübuta eren mezkûr suçtan, sanık hakkında ASCK'nın 63/1 -B maddesi gereğince hüküm kurulurken, evvel emirde bu hükme esas alınan aynı maddenin 1/A bendi uyarınca yoklama kaçağı suçundan mahkûmiyet hükmü tesisi gerekeceğinden, yukarıda işaret olunduğu üzere sanık hakkında bu suçtan verilen mahkûmiyet kararının bozulması cihetine gidildiğinden, bu suçtan verilen mahkûmiyet kararının da bozulması gerekli görülmüştür.
(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy