(353 S. K. m. 209)
Emre itaatsizlikte ısrar suçundan sanık J. Er Soner YILDIZ hakkında Güney Deniz Saha Komutanlığı Askeri Mahkemesince verilen 24.05.2005 gün ve 2005/675-184 esas ve karar sayılı beraate ilişkin hükmün Adli Müşavir tarafından sebep gösterilerek temyiz edilmesi üzerine dava dosyası Askeri Yargıtay Başsavcılığının 24.11.2005 gün ve 2005/4973 sayılı tebliğnamesi ekinde hükmün noksan soruşturma sebebi ile bozulması gerektiği görüşü ile Dairemize gönderilmiş, konuya ilişkin olarak 18.01.2006 tarihinde yapılan görüşmede eksik hususların yerine getirilmesi için dosyanın ara karar ile Başsavcılığa iadesine karar verilmesi üzerine eksiklikler giderildikten sonra 08.03.2006 tarihinde 2005/5997 sayılı evrak ekinde dairemize yeniden gönderilmekle dosya incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Askeri mahkemece sanığın üzerine atılı emre itaatsizlikte ısrar suçunun manevi unsur yönünde oluşmadığı kabul edilerek beraat kararı verilmiştir.
Bu hüküm Adli Müşavir tarafından yeterince araştırma yapılmadan, hatalı gerekçelerle beraat kararı verildiği ileri sürülerek temyiz edilmiştir.
Tebliğnamede hükmün noksan soruşturma nedeniyle bozulması gerektiği yönünde görüş bildirilmiştir.
Yapılan incelemede;
Askeri mahkemece tesis olunan beraat hükmüne ilişkin gerekçeli kararın 11.07.2005 tarihinde Güney Deniz Saha Komutanlığına gönderildiği (D/31), Komutanlık Adli Müşavirinin 14.07.2005 tarihli yazısı ile dosyanın incelenmek üzere istendiğine ilişkin yazısı (D/32) üzerine Askeri mahkemenin dava dosyasını 19.07.2005 tarihinde Komutanlığa gönderdiği (D/33), Adli Müşavirlik memurlarınca yazıldığı sanılan 25.07.2005 tarihli bilgi notunda (D/34) dava dosyasının 20.07.2005 tarihinde Adil Müşavirlikçe teslim alındığı ve 25.07.2005 tarihinde incelenmek üzere Adli Müşavire arz olunduğu, hususlarının yer aldıkları, Adli müşavirinde aynı belge üzerinde belirtilen tarihte dosyayı teslim aldığını beyan ve imza ettiği (D/34), Adli Müşavirin tarihsiz temyiz dilekçesinin (D/35), 29 temmuz 2005 tarihli Üst yazı ile (D/36) Askeri Mahkeme Kıdemli Hakimliğine gönderildiği söz konusu belgelerin incelenmesinden anlaşılmaktadır.
353 sayılı Kanunun 209/2inci maddesine göre nezdinde askeri mahkeme kurulan komutan veya askeri kurum amiri için temyiz süresi hükmün gerekçesiyle birlikte tebliği tarihinden başlayarak bir haftadır. Ancak tatbikat, istirahat vs. gibi gecikmeyi haklı kılacak yasal bir mazerete dayanmaksızın Adli Müşavirin öncelikle yerine getirmesi gereken, komutanlıkça istenen hukuki görüşleri sözlü yada yazılı olarak bildirmek ve Komutanlığın karşılaştığı hukuki meselelere çözüm üretmek faaliyetlerinin izin verdiği en kısa süre olan 25.07.2005 tarihinde evrakın kendisine çıkartılabildiği şeklinde bir gerekçenin hukuken kabule değer bir mazeret olarak kabulü mümkün değildir. Kaldı ki, kararların taraflara tebliği ile amaçlanan, kanun yollarına başvurma hakkı olanların verilen karardan haberdar edilmeleri olup, Adli Müşavirin de imzaladığı 14.07.2005 tarihli yazı nedeniyle en geç bu tarihte, sanık hakkında beraat kararı verildiğinden haberinin olduğunu kabulde zorunluluk bulunmaktadır. Söz konusu yazıda kararın temyiz edileceğine ilişkin herhangi bir ibarenin de bulunmaması nedeniyle bunun temyiz için süre tutum yazısı olarak kabulü de mümkün olmadığından, 353 sayılı Kanunun 209ncu Maddesinde belirtilen bir haftalık temyiz süresinin Adli Müşavir yönünden 21.07.2005 tarihinde sona erdiği anlaşılmakla, Adli Müşavirin yasal süre dışında yapmış olduğu temyiz isteminin, 353 sayılı Kanunun 217/1nci Maddesi gereğince REDDİNE karar vermek gerekmiştir.
22.03.2006 tarihinde OYBİRLİĞİYLE karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy