(1632 S. K. m. 82, 88) (765 S. K. m. 59, 71)
Toplu Asker Karşısında ve Silahlı iken Emre İtaatsizlikte Israr ve Toplu Asker Karşısında ve Silahlı iken Hizmette ve Hizmete ilişkin Hallerde Amire Saygısızlık suçlarından sanık Ter.J.Atğm. Mehmet ARLI hakkında 2nci Ordu Komutanlığı Askeri Mahkemesince verilen 17.05.2005 gün ve 2005/50-240 esas ve karar sayılı mahkumiyete ilişkin hükümlerin sanık tarafından yasal süresi içinde sebep gösterilerek temyiz edilmesi üzerine dava dosyası Askeri Yargıtay Başsavcılığının 22.12.2005 gün ve 2005/5519 sayılı tebliğnamesi ekinde hükümlerin onanması gerektiği görüşü ile Dairemize gönderilmiş olmakla dosya incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Askeri mahkemece sanığın toplu asker karşısında ve silahlı iken emre itaatsizlikte ısrar suçu nedeniyle eylemine uyan ASCKnın 88, TCKnın 59/2nci maddeleri gereğince 5 ay, toplu asker karşısında ve silahlı iken hizmette veya hizmete ilişkin hallerde amire saygısızlık suçu nedeniyle de eylemine uyan ASCKnın 82/1 ve TCKnın 59/2nci maddeleri gereğince 2 ay 15 gün hapis cezaları ile cezalandırılmasına, cezalarının TCKnın 71nci maddesi gereğince içtima ettirilerek neticeten 7 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, adli müşahede de geçirdiği sürelerin mahkumiyetinden mahsubuna, yasal engel nedeniyle cezaların paraya çevrilmesine ve ertelenmesine yer olmadığına karar verilmiş,
Bu hüküm sanık tarafından süresi içinde, amire saygısızlık suçunun zaten emre itaatsizlikte ısrar suçunun içinde bulunması nedeniyle ayrı ceza verilmesinin uygun olmadığı, kendisinin Bl.Komutanı tarafından rencide edilmesinin göz önüne alınmadığı, emirlerin bir kısmını yerine getirdiğini, hangilerini yerine getirmediği için cezalandırıldığının hükümden anlaşılamadığı ileri sürülerek temyiz edilmiştir.
Tebliğnamede hükmün onanması gerektiği yönünden görüş bildirilmiştir.
Yapılan incelemede;
Malatya İl Jandarma Komutanlığı Jandarma Komando Bölük Komutanlığı emrinde 5.Tim Komutanı olarak görev yapmakta iken 18-24 Kasım 2002 tarihleri arasında Kayseri J.Bölge Komutanının yapacağı denetlemeler için Bölük Komutanı J.Ütğm. Osman SAYGILI tarafından emrindeki teskereci askerlerle birlikte bölüğün çevre tanzimi, boya işleri ve ağaç dikme işlerini yerine getirmesi istenen sanığın 16 kasım 2002 tarihinde sabah içtimasında tüm bölüğün cephe düzeninde bulunduğu bir sırada tekmil alındıktan sonra diğer rütbelilerle birlikte Bl.Komutanının karşısına çağrıldığı, Bl.Komutanının içtima alanına gelirken boya işi ile ilgili emir verdiği tim dışından askerlerin çalıştığını görmesi ve yoklama kağıdından da bu durumu teyit etmesi üzerine sanığa hitaben: neden 1nci tim askerleri boya yapıyor terhise gidecek askerler yapmıyor, koordinasyon sağlayıp bir işi başaramadınız Mehmet Asteğmenim diye sorduğu, sanığın yüksek sesle; ben 1nci time emir vermedim, zaten bu kadar yeri benim timim boyamıştır, sadece boyanmayan yer olarak potalar kalmıştı, onuda 1nci tim askerleri boyuyorlar, yeter artık bir insanın üzerine bu kadar gelinmez ki dedikten sonra eliyle göstermek suretiyle görmüş olduğunuz pentatlon sahası, duvarlar ve tüm kamuflaj boyalarını benim timim boyadı şeklinde sözlerini sürdürdüğü, bu şekilde hizmet nedeniyle toplandığı konusunda herhangi bir şüphe bulunmayan toplu asker karşısında görevi gereği taşıdığı silahı üzerinde bulunduğu bir sırada amirine göstermek zorunda olduğu saygıyı göstermeyerek onu astlarının yanında rencide etmek, ikaza rağmen bu davranışını sürdürmek suretiyle toplu asker karşısında ve silahlı iken hizmette ve hizmete ilişkin hallerde amire saygısızlık
Bu davranışlar üzerine Bl.Komutanının yüksek sesle konuşma Asteğmenim, kolunu indir ve esas duruşa geç şeklinde emir vermesine ve bu emrini tekrar etmesine rağmen esas duruşa geçmeyip yüksek sesle anlatmaya devam ettiği, emrinin yerine getirilmemesi üzerine bu kez Bölük Komutanının sanığa davranışının toplu asker karşısında suç teşkil ettiğini hatırlatarak odasına gidip beklemesini, gitmeyeceğini söylemesi üzerine de silahını vermesini istediği, ancak sanığın vermiyorum diyerek bu emri de yerine getirmediği, devamında Bl.Komutanının sanığı oradan uzaklaştırılması için emri verdiği 3 askere de tamam gelmeyin, ben içeri giderim diyerek onları yanına yaklaştırmadığı, daha sonra Bl.Komutanının J.Atğm.Fuat ÇAMa emir vermesi üzerine bu Atğmnin sanığın koluna girerek oradan uzaklaştırırken silahını da teslim aldığı, sanığın bu şekilde yetkili amir tarafından verilmiş, konusu suç teşkil etmeyen, disiplin temini amacına yönelik olması nedeniyle hizmete ilişkin olduğunda kuşku bulunmayan emirlerin yerine getirilmesini söz ve fiili ile açıkça reddederek yerine getirmemek, bu fiilini belinde hizmet gereği taşıdığı silahı bulunduğu sırada ve sabah içtiması için hizmet nedeniyle toplanmış bölük askerinin önünde gerçekleştirmek suretiyle toplu asker karşısında ve silahlı iken emre itaatsizlikte ısrar, suçlarını işlediği,
Sanığın olay anında kendisinde olmadığı, psikiyatrik yönden sıkıntıları bulunduğu şeklindeki savunmaları nedeniyle gerek görülen adli müşahedesi sonucu suç tarihlerinde ve halen askerliğe elverişli olduğu ve TCKnın 46 ve 47nci maddelerinden faydalanamayacağına ilişkin sağlık kurulu raporu (D/138) ve adli rapor (D/135-136) tanzim olunduğu, dosya içerisindeki belgelerden ve olayın görgü tanıklarının birbirleri ile örtüşen ifadelerinden hiçbir şüpheye yer vermeyecek şekilde ortaya çıkmıştır.
Sanık ile aralarında geçen konuşmalar sırasında Bl.Komutanının göreve ilişkin uyarılarında sanığa verilen görevi başaramadığını söylemesi ikaz hudutları içinde olup muhatabını rencide edecek ve haksız tahrik ölçülerinde olmamaları, dosyaya yansıyan sanığın olay öncesi yaşadığı ve etkisi altında kalmasını gerektiren herhangi bir haksız davranışında söz konusu olmaması, sanığa verilen hizmete ilişkin emirlerin her birinin yerine getirilmemesi yada getirilmeyeceğinin açıkça sanık tarafından ifade edilmesi üzerine birbirini takip eder şekilde verilmeleri, dolayısı ile sanığın, emirlerin peşpeşe verilmesi nedeniyle yerine getirmeye yetişememesinin söz konusu olmaması, sanığın suç kastının ve eylemlerinin farklı farklı sonuçlara yönelik olmaları nedeniyle iki ayrı suç nedeniyle cezalandırılmış olmasında herhangi bir isabetsizlik bulunmaması karşısında sanığın temyiz sebeplerinin reddi ile usul, sübut, vasıf, uygulama ve takdir yönlerinden yasaya uygun bulunan mahkumiyet hükümlerinin onanmalarına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ VE KARAR: Yukarıda açıklanan nedenlerle,
Sanığın kabule değer görülmeyen temyiz sebeplerinin 353 sayılı Kanunun 217/2nci maddesi gereğince REDDİNE,
Usul ve esas yönlerinden kanuna uygun bulunan mahkumiyet hükümlerinin ayrı ayrı ONANMALARINA,
18.01.2006 tarihinde tebliğnameye uygun olarak OYBİRLİĞİYLE karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy