(5271 S. K. m. 52, 59, 212, 215) (1632 S. K. m. 91) (765 S. K. m. 51, 59) (353 S. K. m. 61, 159) (1412 S. K. m. 54, 62, 246) (AYDK 10.12.1998 T. 1998/178 E. 1998/167 K.)
Askerî mahkemece, sanığın 30.10.2001 tarihinde "üste fiilen taarruz" suçunu işlediği kabul edilerek, eylemine uyan ASCK'nın 91/1 (az vahim hâl), TCK'nın 5l/son, 59/2'nci maddeleri gereğince neticeten 1 ay 20 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiş,
Bu karar sanık tarafından, yeterli araştırma yapılmadan ve lehe kanun uygulanmasına gidilmeden cezalandırıldığı gerekçesi ile süresi içinde temyiz edilmiştir.
Tebliğnamede, olaya ilişkin tanık beyanlarının tespiti sırasında, istinabe mahkemesinde usul kurallarına uyulmamış olması nedeniyle, hükmün bozulması gerektiği yönünde görüş bildirilmiştir.
Her ne kadar, askerî mahkemece olay günü yemekhanede görevli olan sanığın, kendisinden yemek talep eden ve kalmadığını öğrenince küfür eden mağdur J.Çvş. A.A.'ya ağır tahrik altında vurmak suretiyle, "üste fiilen taarruz" suçunu işlediği kabul edilerek, yukarıda açıklandığı şekilde cezalandırılmasına karar verilmiş ise de;
Askerî Yargıtay Daireler Kurulunun 10.2.1998/178-167 Esas ve Karar sayılı ilâmına da uygun olarak;
Tanıklar A.D. ve M.K.'nın, Safranbolu Askerî Ceza Mahkemesinde tespit olunan talimat ifadelerinin, yine aynı mahkemede farklı bir günde dinlenen tanıklar M.K. ve M.Y. "nin talimat ifadelerinin aynı anda duruşma salonunda bulundukları sırada alınmış olmaları, gerek ifadelerin tespit olunduğu tarihte yürürlükte bulunan 353 sayılı Kanunun 61 ve CMUK'un 54'ncü maddelerine, gerekse de halen yürürlükte bulunan CMK'nın 52/1 'nci maddelerine konu olan "tanıkların ayrı, ayrı ve sonraki tanıklar yanında tanıklar yanında bulunmaksızın dinlemeleri gerektiği" kuralına aykırı bulunması,
Yine tanıklar, M.K. ve M.Y.'nin birlikte alman talimat ifadelerinde, ayrıca "daha önceki ifadelerinin okunmasını talep edip, okunduktan sonra aynısını tekrar ettiklerini" beyan etmeleri ile yetinilmesi, konuya ilişkin 353 sayılı Kanunun 61 'inci maddesi aracılığı ile CMUK 62 (CMK 59) ve CMUK 246 (CMK 212)'nci maddelerinde yer alan, maddi gerçeğin ortaya çıkartılabilmesi için, öncelikle tanığın herhangi bir tesir altında kalmadan olaya ilişkin görgü ve bilgisini elde etmeye, hatırlayamadığı bölümleri hatırlamasına yardımcı olmaya yönelik düzenlemelere ayrılık teşkil etmesi,
Sanık ve tanıkların, aynı istinabe mahkemesince aynı olaya ilişkin beyanlarının farklı günlerde alınmış olması, 353 sayılı Kanunun 159'uncu maddesinde belirtilen, "sanığın tanıkların dinlenmelerinden sonra bunlara karşı diyeceğinin bulunup bulunmadığının sorulması gerektiği" kuralına aykırılık teşkil etmesi karşısında, sanık hakkında tesis olunan mahkûmiyet hükmünün usule aykırılıklar nedeniyle bozulmasına karar vermek gerekmiştir. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy