(1632 S. K. m. 87) (5237 S. K. m. 62)
Emre itaatsizlikte ısrar suçundan sanık Ter. Mu. Er İlhami ŞANAL hakkında 12nci Mekanize Piyade Tugay Komutanlığı Askeri Mahkemesince verilen 20.09.2005 gün ve 2005/1039-540 esas ve karar sayılı mahkumiyete ilişkin hükmün, sanık tarafından yasal süresi içinde sebep gösterilerek temyiz edilmesi üzerine dava dosyası Askeri Yargıtay Başsavcılığının 22.12.2005 gün ve 2005/5544 sayılı tebliğnamesi ekinde hükmün usul ve noksan soruşturma sebebi ile bozulması gerektiği görüşü ile Dairemize gönderilmiş olmakla dosya incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Askeri Mahkemece sanığın 01.05.2005 tarihinde emre itaatsizlikte ısrar suçunu işlediği kabul edilerek eylemine uyan ASCKnun 87/1. (1. cümlesi), 5237 sayılı TCKnun 62/1. maddeleri gereğince neticeten 25 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiş,
Bu hüküm sanık tarafından, cep telefonunu komutanlarının bilgisi dahilinde bulundurduğu, psikolojik yönden rahatsız olduğu için müsnet suçu işlediği ileri sürülerek temyiz edilmiştir.
Tebliğnamede hükmün iddianameden farklı bir eyleme göre kurulmuş olmasının usulü eksiklik, sanığın psikiyatrik yönden araştırılmamış olmasının da eksik soruşturma teşkil ettiği ileri sürülerek hükmün bozulması yönünden görüş bildirilmiştir.
Yapılan incelemede;
Her ne kadar sanık hakkında, kendisine usulüne uygun olarak tebliğ olunan cep telefonu bulundurmanın yasak olduğuna ilişkin emre rağmen 01.05.2005 tarihinde koğuşlar bölgesinde cep telefonu ile görüşme yaparken yakalanmak suretiyle emre itaatsizlikte ısrar suçunu işlediği kabul edilerek yukarıda açıklandığı şekilde mahkumiyet hükmü tesis olunmuş ise de;
Sanığın aşamalardaki beyanlarında (D/1,26) psikolojik yönden rahatsız olduğunu, Ağrı Asker Hastahanesinde depresif uyum bozukluğu teşhisi ile 20 gün istirahat raporu aldığını, temyiz dilekçesinde de bunlara ilaveten rahatsızlığı nedeniyle komutanları tarafından cep telefonu kullanmasına izin verildiğini ileri sürdüğünden sanığın iddiaları araştırılmadan ve şahsi dosyasındaki sağlık işlemlerine ilişkin belgeler, kıta anket formu getirilip bir psikiyatri uzmanına muayene ettirilmek suretiyle müşahedesine gerek olup olmadığı, cezai ehliyetinin ve askerliğe elverişli olup olmadığı hususları açıklığa kavuşturulmadan, sanığın ailesi ile görüşüp psikolojik olarak rahatsızlığı için cep telefonu bulundurduğu şeklindeki savunmasının suç saikine ilişkin olup suç kastını etkilemediği kabul edilerek mahkumiyet hükmü tesis olunması yasaya aykırı bulunduğundan, hükmün gerek bu yönden gerekse de her ne kadar sanık tarafından, istinabe yoluyla tespit olunan ifadesinde cep telefonu kullanmasının yasaklandığı açıkça ifade edilmekte ise de (D/26), sanığa 21.05.2004 tarihinde tebliğ olunan (D/13) Mu.Bl.K.lığı kışla içi/dışı uyulması gereken hususlar devamlı talimatının 1-9ncu maddelerini içeren başlık bölümünün (1.sayfanın) dosyada bulunmaması nedeniyle aralarında cep telefonu bulundurmayacağı hususunun yer aldığı (D/4) sayfanın sanığa tebliğ olunan söz konusu talimatın bir parçası olup olmadığı anlaşılamadığından bu yönden noksan soruşturma nedeniyle bozulması gerektiğine karar verilmiştir.
Sanık hakkında tanzim olunan suç vaka kanaat raporunun suç, suçun işlendiği tarih bölümlerinde (D/2), telefonu ele geçirme tutanağında (D/5), sanığın birliğinde alınan ifadelerinde (D/1) suç tarihinin açıkça 01.05.2005 olarak yer alması, suçun işlendiği yer olarak gerek bu belgelerde gerekse de iddianamede (D/10) koğuşlar bölgesi olarak belirtilmesi karşısında, iddianame ve esas hakkındaki mütalaasında askeri savcının suç tarihini suç vaka kanaat raporunun olayın çıkışı ve açıklanması bölümüne sehven hatalı olarak yazılmış olan 01.03.2005 tarihini esas almış olması maddi bir hata olarak görülmüş, askeri mahkeme kararında belirlenen suç tarihinin doğru ve dosyaya uygun olması, iddia konusu eylem ile hükme konu olan eylemin aynı olmaları, sanığın eylem ve doğru suç tarihi konusunda bilgi sahibi olması nedeniyle Başsavcılığın sanığın mahkum edildiği eylem ile iddianamede suç teşkil eden eylem olarak gösterilen eylemlerin farklı olduğu şeklindeki görüşüne iştirak edilmeyerek bu husus bozma sebebi yapılmamıştır.
SONUÇ VE KARAR: Yukarıda açıklanan sebeplerle;
Askeri mahkemece tesis olunan mahkumiyet hükmünün sanığın temyizine atfen ve resen 353 sayılı Kanunun 221/1nci maddesi gereğince noksan soruşturma yönünden BOZULMASINA,
18.01.2006 tarihinde, tebliğnameye sonuçta aynı sebepte kısmen uygun olarak, OYBİRLİĞİYLE karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy