(1632 S. K. m. 115, 144) (765 S. K. m. 59, 80, 240) (647 S. K. m. 4, 6) (353 S. K. m. 217) (5237 S. K. m. 45, 52) (5252 S. K. m. 5) (5083 S. K. m. 2)
Memuriyet nüfuzunu sair suretle suiistimal etmek ve müteselsilen memuriyet görevini kötüye kullanmak suçlarından sanık J.Yzb.Semih EROL hakkında Jandarma Asayiş Kolordu Komutanlığı Askeri Mahkemesince verilen 04.11.2004 gün ve 2004/216-905 Esas ve Karar sayılı mahkumiyet hükümleri memuriyet nüfuzunu sair suretle kötüye kullanmak suçu yönünden Askeri Savcı, müteselsilen memuriyet görevini kötüye kullanmak suçu ile ilgili olarak da sanık müdafii tarafından yasal süreleri içerisinde temyiz edildiğinden, dava dosyası Askeri Yargıtay Başsavcılığının 26.12.2005 gün ve 2005/5555 sayılı bozma istemlerini içeren tebliğnamesine bağlı olarak Dairemize gönderilen dava dosya incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Askeri Mahkemece; sanığın
1- Kasım 2001 tarihinde memuriyet nüfuzunu sair suretle suiistimal suçunu işlediği kabul edilerek, eylemine uyan ASCK'nın 115/1, TCK'nın 59/2 ile 647 S.K.nun 4ncü maddeleri uyarınca 118.625.000 TL. ağır para cezası ile cezalandırılmasına ve 647 S.K.nun 6ncı maddesi uyarınca cezasının ertelenmesine,
2- Ağustos 2001-Kasım 2001 tarihleri arasında müteselsilen memuriyet görevini kötüye kullanmak suçunu işlediği kabul edilerek, eylemine uyan ASCK'nın 144ncü maddesi delaleti ile TCK'nın 240/2, 80, 59/2, 647 S.K. nun 4 ve TCK'nın 72nci maddesi uyarınca 968.785.000 TL. ağır para cezası ve 87 gün memuriyetten yoksun kılınma cezası ile cezalandırılmasına, 647 S.K. nun 6ncı maddesi uyarınca asli ve fer'i cezanın ertelenmesine, karar verilmiştir.
1) 1) Memuriyet Nüfuzunu Sair Suretle Suiistimal Etmek Suçu Yönünden Yapılan İnceleme;
Olay tarihlerinde Özalp İlçe J.K.nı olarak görev yapan sanığın Kasım 2001 ayı başlarında Astsb. Mehmet EYHANa birliğin borçlarının ödenmesi amacıyla askerlerin maaşlarından kişi başına 3.050.000 TL. kesinti yapılması yönünde emir verdiği, astsubayın bu konuda yazılı emir verilmesini istemesi üzerine bu defa Çvş. Onur TURAN ve Er Sinan DOĞANı yanına çağıran sanığın adı geçen askerler vasıtasıyla erlerden 3.050.000şer TL. toplattırdığı, bu durumdan rahatsız olan Astsb. Mehmet EYHANın erlerden toplanan paralarla ilgili olarak bir tutanak tanzim ettiği ve altını Sinan ve Onur ile birlikte imzaladığı, tutanağın sanığa imzalatılmak istendiğinde sanığın imzadan imtina ettiği sabit olup, bu hususta herhangi bir tereddüt bulunmamaktadır.
Üst olmanın kendisine sağladığı nüfuz ve otoriteyi suiistimal ederek, karakolun borçlarının ödenmesi amacıyla da olsa her türlü ihtiyacı devlet tarafından karşılanan askerlerin maaşlarından kesinti yapılmasını sağlayan sanığın ASCKnın 115/1nci maddesinde yazılı suçu işlediği sonucuna varan Askeri Mahkemenin konuyla ilgili kabul ve değerlendirmesinde herhangi bir isabetsizlik görülmemiş ve aksi doğrultudaki temyiz gerekçeleri kabule değer bulunmamıştır.
Ancak, 1.1.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5083 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Devletinin Para Birimi Hakkında Kanun ile, para birimi Yeni Türk Lirası (YTL.) olarak belirlenmiş ve Türk Lirası değerler Yeni Türk Lirasına dönüştürülürken bir milyon Türk Lirası eşittir bir Yeni Türk Lirası değişim oranının esas alınacağı öngörülmüştür. Diğer taraftan, 1.6.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 sayılı TCKnın 45 ve 52nci maddeleri ile 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 5inci maddesi gereğince ağır para cezaları adli para cezası na dönüştürülmüştür.
1.5.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5335 sayılı Kanunun 22nci maddesiyle 5083 sayılı Kanunun 2nci maddesine eklenen 3üncü fıkrada ise, ilgili Kanunlar gereğince uygulanacak adli ve idari para cezalarının hesaplanmasında ve ödenmesinde bir Yeni Türk Lirasının (1.-YTL) altında kalan tutarlar dikkate alınmaz hükmüne yer verilmiştir.
Suç tarihinde yürürlükte bulunan TCKnın 30/2nci maddesinde yer alan, para cezalarında bin liranın küsuru hesaba katılmaz şeklindeki hükmün uygulanma olanağı kalmaması karşısında, 647 sayılı Kanunun 4 ve 5inci maddelerinde belirtilen miktarların, TCKnın Ek 2 ve Ek 6ncı maddeleri gereğince yeniden değerleme oranları dikkate alınarak belirlenmesi sırasında gerek hesaplama sonucu bulunan, gerek üzerinde hesaplama yapılacak her miktar ve aşamada bir Yeni Türk Lirasının altında kalan tutarlar dikkate alınmadan belirlenmesi gerekmektedir.
Bu itibarla; sanığın hükmolunan yirmibeş günlük hapis cezasının günlüğü 4.-YTL. üzerinden adli para cezasına çevrilmek suretiyle mahkumiyet hükmünün 100.-YTL. adli para cezası şeklinde düzeltilerek onanmasına karar verilmiştir.
2) Müteselsilen Memuriyet Görevini Suiistimal Etmek Suçu Yönünden Yapılan İncelemede;
Her ne kadar sanığın birliğinde görevli askerlerden J.Çvş.Gökçe KEYAyı 13.08.2001 tarihinde bir ay, J.Er Soner ÇELİKi ise 2001 yılı Kasım ayı içerisinde 10 veya 15 gün izne gönderdiği hâlde izin belgelerini düzenlememek, izin bildirim çizelgelerini Askerlik Şubelerine bildirmemek, künye kayıt ve kazan defterlerine ilgili kayıtları yazdırmamak suretiyle müteselsilen memuriyet görevini kötüye kullanmak suçunu işlediği kabul edilerek, yukarıda yazılı olduğu şekilde mahkumiyetine karar verilmiş ise de;
Dosya kapsamı ile sanık tarafından adı geçen erlere verilen izinlerin yasal izin hakları içinde kalıp kalmadığı belirsizdir. Zira Dz.90-108 arasında yer alan çizelgelere göre 1980 tertipli erlerin bir çoğu 50-60 gün civarında izin kullandıklarından, Soner ÇELİKin kullandığı toplam 66 gün izin (Dz.107) ile Gökçe KEYAnın kullandığı toplam 66 gün (Dz.1235) iznin yasal sınırlar içinde olup olmadığı anlaşılamamaktadır. Dolayısıyla verilen izinlerin yasal izin hakkı sınırları içinde kalıp kalmadığı tereddütsüz bir biçimde ortaya konulmalı, bu kapsamda suç tarihinde Van ilinin OHAL kapsamında olup olmadığı, OHAL kapsamında ise erlerin kaç gün izin hakkı bulunduğu araştırılarak, adı geçen erlere fazladan izin verilip verilmediği hususunun şüpheye mahal bırakmayacak bir şekilde ortaya konulması gerekmektedir.
Konuya bu açıdan bakıldığında,sanık tarafından kullandırılan izinlerin şubeye bildirilmemesi ya da künye defterine işlenmemesi (Dz.206-388de yer alan künye defteri fotokopilerinden 1980 tertipli erlerin hemen hemen tamamına verilen izinlerin işlenmediği görülüyor) tek başına iznin yasal sınırlar dışında verildiğinin delili niteliğinde değildir. Kaldı ki söz konusu izinler terhis belgelerinde (Dz.831,1235) gösterildiği gibi Gökçe KEYA kendisine yapılan tebligat (Dz.557) doğrultusunda izin dönüşü KTMK. lığına katılmış ve üç gün burada kalmıştır (Dz.866-891). Elinde izin belgesi bulunmayan bir askerin KTMK. lığında kalması mümkün görülmediğinden, izin belgesi düzenlenmediğine dair kabulde de isabet bulunmamaktadır. Bu itibarla, isnad konusu eylemler hakkında verilen mahkumiyet hükmünün noksan soruşturma sebebiyle bozulmasına karar verilmiştir.
SONUÇ VE KARAR: Yukarıda açıklandığı üzere;
1) Askeri Savcı ve sanık müdafiinin sanığın eyleminin suç teşkil etmediği yönündeki temyiz sebeplerinin 353 sayılı Kanunun 217/2nci maddesi gereğince REDDİNE,
Memuriyet nüfuzunu sair suretle suiistimal etmek suçundan dolayı verilen mahkumiyet hükmünün Vaki temyizlere atfen ve resen 353 Sayılı Kanunun 221/2nci maddesi gereğince UYGULAMA yönünden BOZULMASINA, bozma nedeninin yeniden yargılama yapılmasını gerektirmemesinden ötürü, mahkumiyet hükmünün, 353 sayılı Kanunun 220/2-J maddesi gereğince, ...25 günlük hapis cezasının suç tarihinde yürürlükte bulunan 647 sayılı Kanunun 4 ve 5237 sayılı YTCKnın 50 ve 52nci, 5252 sayılı Kanunun 5 ve 9uncu maddeleri gereğince günlüğü 4.-YTL. üzerinden adli para cezasına çevrilerek sanığın neticeten 100.-YTL. adli para cezasıyla cezalandırılmasına... şeklinde değiştirilmek suretiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
2) Müteselsilen memuriyet görevini suiistimal etmek suçundan dolayı tesis edilen mahkumiyet hükmünün sanık müdafiinin temyizine atfen ve resen 353 sayılı Kanunun 221/1nci maddesi gereğince NOKSAN SORUŞTURMA sebebiyle BOZULMASINA,
25.01.2006 tarihinde her iki suç yönünden de tebliğnameye uygun olarak OYBİRLİĞİYLE karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy