(1632 S. K. m. 63) (765 S. K. m. 59) (647 S. K. m. 4) (353 S. K. m. 207) (AYDK 15.11.2001 T. 2001/103 E. 2001/103 K.) (AYDK 01.07.2004 T. 2004/121 E. 2004/108 K.) (AYDK 17.03.2005 T. 2005/30 E. 2005/28 K.) (AYDK 20.10.2005 T. 2005/72 E. 2005/81 K.)
Yoklama kaçağı suçundan sanık Ter.P.Er Mustafa ADAK hakkında 12nci Mekanize Piyade Tugay Komutanlığı Askeri Mahkemesi'nce verilen 02.12.2004 gün ve 2004/1107- 664 esas ve karar sayılı mahkumiyet hükmü, sanık tarafından yasal süresi içerisinde sebep gösterilerek temyiz edildiğinden, Askeri Yargıtay Başsavcılığının 27.12.2005 gün ve 2005/5567 sayılı bozma istemini içeren tebliğnamesine bağlı olarak Dairemize gönderilen dava dosyası incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Askeri Mahkemece; sanık Ter.P.Er Mustafa ADAKın 28.05.2003-04.09.2003 tarihleri arasında yoklama kaçağı suçunu işlediği kabul edilerek, ASCKnın 63/1-A maddesinin 3 aydan sonra gelenler cümlesi, 765 sayılı TCKnın 59/2 ve 647 sayılı Kanunun 4ncü maddeleri uyarınca neticeten 1.155.700.000 TL. ağır para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
Hüküm; sanık tarafından, eksik incelemeyle hükme varıldığı ve cezanın ertelenmesinin kanuna aykırı düştüğü ileri sürülerek temyiz edilmiştir.
Yapılan İncelemede:
16.09.2002 tarihinde son yoklamasını yaptırmak üzere Askerlik Şubesine müracaat etmesi gerektiğine ilişkin son yoklama çağrı pusulasının 15.08.2002 tarihinde babasına tebliğine rağmen, sanık Mustafa ADAKın; emsallerinin son sevk tarihi olan 27.05.2003 gününe kadar sevkini sağlatmayarak 28.05.2003-04.09.2003 tarihleri arasında mazeretsiz olarak kendiliğinden dönmekle son bulan yoklama kaçağı suçunu işlediğinden bahisle mahkumiyet kararı verildiği görülmektedir.
Sanık Mustafa ADAKın sorgu ve savunmasının tespiti için istinabe olunan Iğdır Asliye Ceza Mahkemesinin 14.10.2004 tarihinde huzura gelen sanığın kimliğini tespit etmesinin ardından, talimat ekindeki iddianameyi okuyarak sanığın sorgu ve savunmasını tespit ettiği, bu şekilde ikmal edilen istinabe duruşma tutanağının kendisine ulaşmasını takiben Askeri Mahkemenin 14.10.2004 tarihli duruşmada sanığı duruşmalardan vareste tuttuğu ve iddianameyi okunmaksızın devam ettiği yargılama faaliyeti sonunda mahkumiyet kararı verdiği görülmektedir.
Askeri Yargıtayın yerleşik kararlarında kabul edildiği üzere, iddianamenin duruşmada okunması aleniyet ilkesinin bir gereğidir. Aleniyet ilkesi, kamunun ve tarafların her türlü yargılama faaliyetinden haberdar olmasını veya haberdar olma imkanına sahip olmalarını öngörür. 353 Sayılı Kanun, duruşmada, sorguya ait tutanağın, sübut sebepleri olarak kullanılabilecek belgelerin, tanık ve bilirkişi beyanlarının okunmasını emretmek suretiyle, aleniyet ilkesinin gereklerini bir başka yönüyle de yerine getirmeye çalışmıştır. Ceza yargılamasını başlatan esaslı bir belge veya karar olması sebebiyle, iddianamenin duruşmada okunmasının aleniyet ilkesi yönünden önemi aşikardır. İstinabe mahkemesinde, sadece sanığa isnat edilen eylem ve suçun bildirilmesi bakımından iddianamenin okunması ile, asıl yargılamanın yapılacağı mahkemede, (hüküm mahkemesi) duruşma merasimini başlatacak nitelikte iddianamenin okunması arasında büyük fark bulunduğu gibi, duruşmada delil ikame edip görüş ve iddia bildirerek savunma yapacak taraflar ile, duruşmada yaşanan tüm hadiselere göre vicdani kanaatini oluşturup hüküm verecek olan yargılama makamı açısından da iddianamenin okunması büyük önem ve anlam taşımaktadır.
Doğrudan kamu düzenini ilgilendiren bu kuralın ihlalinin, ASMKYUKnın 207/3-F maddesi gereğince mutlak bozma nedeni teşkil ettiği Askeri Yargıtay Daireler Kurulunun benzer incelemeler sonunda verdiği 15.11.2001 gün ve 2001/103-103; 6.5.2004 gün ve 2004/81-74 ve 1.7.2004 gün ve 2004/121-108 E.K. 17.03.2005 gün ve 2005/30-28 ve 20.10.2005 gün ve 2005/72-81 E.K. sayılı kararlarında da açık bir biçimde kabul ve ifade edilmiştir.
Bu itibarla; Askeri Mahkemenin duruşmalarda iddianameyi okumaksızın hükme varması kanuna aykırı görüldüğünden,hükmün usul yönünden bozulmasına karar verilmiş, bozmanın niteliği karşısında temyiz dilekçesinde ve tebliğnamede belirtilen hususlar hakkında inceleme yapılmamıştır.
SONUÇ VE KARAR: Yukarıda açıklandığı üzere;
Askeri Mahkemece tesis olunan mahkumiyet hükmünün sanığın temyizine atfen ve resen 353 sayılı Kanunun 221nci maddesi gereğince USULE AYKIRILIK sebebiyle BOZULMASINA,
18.01.2006 tarihinde tebliğnameye uygun olarak OYBİRLİĞİYLE karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy