(1632 S. K. m. 66, 73, 87, 131) (647 S. K. m. 4) (765 S. K. m. 2, 59, 71, Ek m. 6) (363 S. K. m. 251) (5083 S. K. m. 1, 2, 3)
Emre itaatsizlikte ısrar, Askeri eşyayı çalmak, Emre itaatsizlikte ısrar ve firar suçlarından sanık Top. Er Kemal Kürşat TÜTÜNCÜ hakkında 3ncü Ordu Komutanlığı Askeri Mahkemesince verilen 13.04.2005 gün ve 2005/119-22 esas ve karar sayılı mahkumiyete ilişkin hükümlerin, sanık tarafından yasal süresi içinde sebep gösterilmeksizin temyiz edilmesi üzerine, dava dosyası Askeri Yargıtay Başsavcılığının 27.12.2005 gün ve 2005/5649 sayılı tebliğnamesi ekinde firar suçuna ilişkin hükmün onanması, diğerlerinin suç tarihlerinin yanlış belirlenmesi ve uygulama hatası sebebi ile bozulması gerektiği görüşü ile Dairemize gönderilmiş olmakla dosya incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Askeri Mahkemece sanığın;
1) 04.08.2004 tarihinde Emre itaatsizlikte ısrar suçunu işlediği kabul edilerek, eylemine uyan ASCKnın 87/1 Hizmete ilişkin emri hiç yapmayanlar TCKnın 59/2 maddeleri gereğince 25 gün,
2) 05.08.2004 tarihinde Askeri eşyayı çalmak suçunu işlediği kabul edilerek, eylemine uyan ASCKnın 131/1 (1. nolu fıkra 2nci paragraf) az vahim hal TCKnın 59/2, 647 Sayılı Kanunun 4. maddeleri gereğince 2.227.500.000-TL. ağır para,
3) 05.08.2004 tarihinde Emre itaatsizlikte ısrar suçunu işlediği kabul edilerek, eylemine uyan ASCKnın 87/1 Hizmete ilişkin emri hiç yapmayanlar TCKnın 59/2 maddeleri gereğince 25 gün hapis,
4) 03.09.2004-20.09.2004 tarihleri arasında firar suçunu işlediği kabul edilerek, eylemine uyan ASCKnın 66/1-a, 73, TCKnın 59/2nci maddeleri gereğince 5 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hükmolunan cezaların TCKnın 71/1nci maddesi gereğince içtima ettirilerek neticeten 6 ay 20 gün hapis ve 2.227.500.000-TL. ağır para cezası ile cezalandırılmasına, tutuklukta geçirdiği sürelerin 353 sayılı Kanunun 251/1nci maddesi gereğince mahkumiyetinden mahsubuna karar verilmiş,
Bu hüküm süresi içinde sebep gösterilmeksizin sanık tarafından temyiz edilmiştir.
Tebliğnamede firar suçundan dolayı tesis olunan mahkumiyet hükmünün onanması, Askeri eşyayı çalmak suçundan dolayı tesis olunan mahkumiyet hükmünün suç tarihinin yanlış tespiti, emre itaatsizlikte ısrar suçlarının da tek bir emre itaatsizlikte ısrar suçunu oluşturmaları nedeniyle uygulama yönünden bozulmaları gerektiği şeklinde görüş bildirilmiştir.
Yapılan İncelemede;
Erzincan 59.Top.Eğt.Tug.Çvş.Eğt.Tb.1.Bt.K.lığı emrinde askerlik görevini yaptığı dönemde sanığa 20.07.2004 tarihinde cep telefonu kullanılmayacağına dair emrinde içerisinde yer aldığı Emniyet Kaza Önleme Özel Talimatının tebliğ olunduğu (D.100), 04.08.2004 tarihinde yapılan aramada birlik içerisinde üzerinde cep telefonu yakalandığı (D.102), ertesi gece 05.08.2004 günü saat 23.00 sıralarında Topçu Onb. Muharrem TORUNun cebinden gizlice aldığı batarya komutanının odasının anahtarı ile kapıyı açıp, içeriden hem üzerinde yakalanması nedeniyle birgün önce el konulan cep telefonunu ve er maaşlarının 100 Milyon lirasını gizlice aldığı (D.91) ve anahtarları fark ettirmeden Muharrem TORUNun cebine geri bıraktığı, odadan aldığı telefon ve para ile birlikte daha önceden sivil eşya deposunda bulduğunu söylediği cep telefonu ile birlikte hepsini eğitim alanında bir topun avadanlık gözüne gizlediği, burada obüslerin temizliğini yapan Topçu Er Gökhan ÖZKAN tarafından 06.08.2004 günü bulunduğu ve sanığın sivil eşya deposunda bulduğunu söylediği telefonun sahibi olan Topçu Er Mehmet AYGÜNe teslim edildiği (D.85), sanığın da bu askeri bularak parayı ve kendisine ait olan cep telefonunu geri aldığı, aynı akşam er maaşlarının dağıtımı sırasında paranın eksikliğinin fark edilmesi üzerine yapılan aramada 100 Milyon TL.nın sanıkta yakalandığı (D.90), bu olaylardan bir müddet sonra 03.09.2004 günü, hakkında Disiplin Mahkemesince verilmiş bir oda hapsi cezasının infazı öncesi Birol KAŞIK isimli askerin nezaretinde yemek sonrası batarya komutanının yanına götürülürken kaçarak birliği terk ettiği (D.4-7), 20.09.2004 günü saat 15.00 sıralarında kendiliğinden geri dönüp birliğine katıldığı (D.9), suçlara konu maddi olayların bu şekilde meydana geldiği konusu herhangi bir tereddüte yer yer vermeyecek şekilde ortaya çıkmıştır.
1) Emre İtaatsizlikte Israr suçları ile ilgili yapılan incelemede;
Sanığın kendisine usulüne uygun olarak tebliğ edilmiş, konusu suç teşkil etmeyen ve yetkili amir tarafından verilmiş, cep telefonu bulundurmayacağına ilişkin, birliğin istihbarat ve sabotoja karşı koyma güvenliği ile ilgili olması nedeniyle hizmete ilişkin olduğunda herhangi bir kuşku bulunmayan emrin gereğini hiç yerine getirmeyerek üzerinde cep telefonu yakalatmak suretiyle Emre itaatsizlikte ısrar suçunu işlediği konusunda bir tereddüt bulunmadığından askeri mahkemenin de bu tespite uygun kabulünde herhangi bir isabetsizlik görülmemiştir. Ancak söz konusu cep telefonunun sanığın üzerinde ele geçirildikten sonra batarya komutanı tarafından odasında muhafaza altına alınmasını müteakiben hemen ertesi günü sanık tarafından gizlice odaya girerek alınması eyleminde aradan geçen sürenin kısalığı, sanığın cep telefonu kullanmak şeklindeki aynı kastını sürdürmesini ve bu şekilde telefon kullanmanın yasak olduğuna ilişkin aynı emre aykırı davranmış olması hususları göz önüne alınarak müsnet suçu müteselsilen işlediği şeklinde kabulü gerektirmesine rağmen, Batarya Komutanının odasından aldığı aynı cep telefonunu bulundurmayı sürdürmesini ayrı bir Emre itaatsizlikte ısrar suçu olarak kabul edilerek ayrı bir mahkumiyet hükmü tesis edilmiş olması yasaya aykırı görüldüğünden Emre itaatsizlikte ısrar suçundan tesis olunan mahkumiyet hükümlerinin uygulama hatası yönünden bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
2) Askeri Eşyayı Çalmak suçu ile ilgili yapılan incelemede;
Sanığın 05.08.2004 gecesi saat 23.00 sıralarında Topçu Onb.Muharrem TORUNun cebinden gizlice aldığı anahtarlarla açtığı Batarya Komutanının odasındaki kilitli dolabın içindeki er maaşlarının 100 milyon lirasını aldığı, bilahare bu paranın ertesi günü 06.08.2004 tarihinde üzerinde ele geçtiği, bu şekilde askeri eşyayı çalmak suçunu işlediği tutanak (D.91), yakalama tutanağı (D.90), tanıklar Muharrem TORUN (D.81, 109, 201), Gökhan ÖZKAN (D.87, 168), Mehmet AYGÜN (D.85, 195) ve sanığın ifadeleriyle (D.89, 152) herhangi bir şüpheye yer vermeyecek şekilde anlaşıldığından sanığın kabule değer bulunmayan temyizinin reddi ile Askeri Mahkeme mahkumiyet hükmünün usul, sübut, vasıf, yönlerinden yasaya uygun bulunduğu sonucuna varılmış;
Ancak 01.01.2005tarihinde yürürlüğe giren 5083 sayılı Türkiye cumhuriyeti Devletinin Para Birimi Hakkında Kanunun 1, 2 ve 3, 01.05.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5335 sayılı Kanunu 22, 4421 sayılı Kanun ile değişik 647 sayılı kanunun 4/1, 765 sayılı Türk Ceza Kanununun 2/2, ek 2, ek, 6 ve 01.06.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve uygulama şekli hakkında Kanunun 5349 sayılı Kanun ile değişik 5/1nci maddeleri birlikte değerlendirildiğinde ve sanık lehine hareket edilerek; para cezalarında bir Yeni Türk Lirasının (1.YTL.) altında kalan tutarların nazara alınmayacağına ilişkin kuralın 647 sayılı Kanunun 4/1 maddesinde bir gün hürriyeti bağlayıcı cezaya karşılık tutulan para cezası miktarının her takvim yılı bakımından 765 sayılı Türk Ceza Kanununa 4421 sayılı Kanun ile eklenen ek 6ncı maddesi uyarınca yeniden belirlenmesi sırasında da dikkate alınması gerektiği;
Kısa süreli hürriyeti bağlayıcı cezaların para cezasına dönüştürülmesinde, beher gün karşılığının 1999 yılı için (2 ila 3.-YTL.) 2003 yılı için (9 ila 14.-YTL.), 2004 yılı için (11 ila 17.-YTL.)ve 2005 yılı için (12 ila 18.-YTL.) adli para cezası olacağı; somut olaya bakıldığında sanık hakkında hükmolunan 5 ay hapis cezasının suç tarihi itibarı ile beher gün karşılığı 11.-YTL. hesabıyla para cezasına çevrilerek neticeten 1.650.-YTL. adli para cezasına hükmolunması gerekirken 2.227.500.00.-YTL. ağır para cezası ile cezalandırılması yasaya aykırı olduğundan, hükmün bu yönden bozulmasına, ancak bozma nedeni yeniden yargılamayı gerektirmemesi nedeniyle Düzelterek ONANMASINA karar vermek gerekmiş,
Her ne kadar Askeri Mahkemenin gerekçeli hükmünün başlık bölümünde ayrı ayrı belirtilmeyerek her 4 suç için suç tarihi 04.08.2004-06.08.2004 tarihleri arası olarak gösterilmiş ise de, gerek Askeri eşyayı çalmak suçuna ilişkin değerlendirme bölümünde gerekse de kısa kararın bu suçla ilgili kısmında suç tarihinin açıkça 05.08.2004 olarak belirtilmesi ve bu tespitin askeri savcının iddia ve esas hakkındaki mütalaası ile dosya içeriğine uygun bulunması karşısında Yargıtay Başsavcılığının bu suça ilişkin suç tarihinin 05.08.2004 yerine hatalı olarak 06.08.2004 olarak kabul edilmesi nedeniyle hükmün bu yönden bozulması gerektiği şeklindeki görüşüne iştirak edilmemiştir.
3) Kendiliğinden Dönmekle Sona Eren Firar suçu ile ilgili yapılan incelemede;
Sanığın 03.09.2004 tarihinde kimseden izin almaksızın terk ettiği (D.4, 7) birliğini 20.09.2004 günü saat 15.00 sıralarında geri dönmek suretiyle (D.3) anılan tarihler arasında firar suçunu işlediği dosya içindeki delillerden açıkça anlaşıldığından sanığın kabule değer görülmeyen temyizinin reddi ile usul, sübut, vasıf, uygulama ve taktir yönlerinden yasaya uygun bulunan mahkumiyet hükmünün onanmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ VE KARAR: 1) Sanığın kabule değer görülmeyen temyizinin 353 sayılı Kanunun 217/2nci maddesi gereğince REDDİNE, Usul ve yasaya uygun bulunan firar suçuna ait mahkumiyet hükmünün ONANMASINA,
2) Emre itaatsizlikte ısrar suçlarına ilişkin hükümlerin sanığın temyizine atfen ve resen 353 sayılı Kanunun 221/1nci maddesi gereğince BOZULMALARINA,
3) Askeri eşyayı çalmak suçu nedeniyle tesis olunan mahkumiyet hükmünün sanığın temyizine atfen ve resen 353 sayılı Kanunun 221/1nci maddesi gereğince uygulama hatası nedeniyle BOZULMASINA,
Bozma sebebi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden hükmün para cezasına ilişkin bölümünün 353 sayılı Kanunun 220/2-J maddesi gereğince, suç tarihi itibariyle beher günü karşılığı 11.-YTL. hesabıyla 1.650.-YTL. adli para cezası ile cezalandırılmasına şeklinde DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
18.01.2006 tarihinde tebliğnameye kısmen aykırı olarak OYBİRLİĞİYLE karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy