(1632 S. K. m. 66, 73) (765 S. K. m. 59) (5237 S. K. m. 62) (7201 S. K. m. 21) (Tebligat Tüzüğü m. 28, 30, 31) (5328 S. K. Geç. m. 1)
İzin tecavüzü suçundan hükümlü Terhisli J. Er Abdulhalim ÇELİK hakkında 2nci Hava Kuvveti Komutanlığı Askeri Mahkemesince verilen 19.08.2005 gün ve 2004/316 kayıt, 2005/571 Müt. karar nolu müteferrik karara, hükümlü tarafından 28.10.2005 tarihinde itiraz edilmesi üzerine, dava dosyası Askeri Yargıtay Başsavcılığının 27.12.2005 gün ve 2005/5679 sayılı tebliğnamesi ekinde yasal süresinde yapılmayan itirazın reddi görüşü ile Dairemize gönderilmiş olmakla dosya incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Hükümlü J. Er Abdulhalim ÇELİK hakkında; 2 nci Hava Kuvveti Komutanlığı Askeri Mahkemesinin 27.02.2004 gün ve 2004/271-50 sayılı hükmü ile; hükümlünün 10.09.2002-17.10.2002 tarihleri arasında izin tecavüzü suçunu işlediği sabit görülerek, ASCKnın 66/1-b, 73 ve TCKnın 59/2 nci maddeleri uyarınca beş ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiş (Dz:80-84), bu hükmün temyiz edilmesi neticesi incelemeyi yapan Askeri Yargıtay 2 nci Dairesinin 09.02.2005 gün ve 2005/191-184 sayılı ilamı ile onanarak kesinleşmiştir. (Dz:104).
2 nci Hava Kuvveti Komutanlığı Askeri Savcılığının 01.08.2005 gün ve AS.SAV.: 2005/87 İlm. sayılı istemi üzerine, 2 nci Hava Kuvveti Komutanlığı Askeri Mahkemesinin 19.08.2005 gün ve 2004/316 Kayıt 2005/571 Müt.Ka. sayılı kararı ile; 5349 ve 5237 sayılı Kanunlardaki hükümlü lehine düzenlemeler nedeniyle yeniden hüküm tesis edilerek, hükümlünün 66/1-b, ASCKnın 73 ve 5237 sayılı TCKnın 62/1 nci maddeleri uyarınca beş ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir. (Dz:108).
Söz konusu duruşmasız işlere ait kararın Tebligat Kanunu'nun 21 nci maddesi uyarınca 15.10.2005 tarihinde tebliğ edildiği (Dz:114), hükümlünün 28.10.2005 tarihini taşıyan ve aynı gün kayda alınan dilekçesi ile karara itiraz ettiği anlaşılmaktadır. (Dz:117).
Yokluğunda verilen müteferrik karar, Askeri Mahkemece mahkumiyete ilişkin hükmün kardeşi Abdullah ÇELİKin imzasına tebliğ edilen adrese gönderilen (Dz:100), bu kez belirtilen adreste kardeşi oturduğu belirtilmemekle birlikte, tevzi saatlerinde muhatap sanığın işe gittiği için adreste olmadığı komşusu Menife ÇELİKin beyanıyla saptanan hükümlü hakkında; adreste bulunamama nedenini saptayan tebliğ memuru tarafından (2) nolu formülün (fişin) kapıya yapıştırılması, komşusu Menife ÇELİKe imzadan kaçınmasına rağmen haber vermesi ve tebliğ evrakını Ç.çeşme mahalle muhtarına bırakması (Dz:114) şeklinde yapılan tebliğin yasaya uygun olduğunun ileri sürülmesi isabetsiz olacaktır.
Çünkü; hükümlü hakkında Tebligat Kanunu'nun 21 ve Tebligat Tüzüğünün 28, 30 ve 31 nci maddeleri uyarınca, Muhatap ve onun yerine tebligat yapılacak kimseler, o adreste bulundukları halde tebligatın yapıldığı sırada orada mevcut değillerse, tebligat memuru tebliğ olunacak evrakı, o yerin muhtar veya ihtiyar heyeti veya meclisi arasından birine yahut zabıta amir veya memuruna imza mukabilinde teslim edeceği, Tüzüğe ekli (2) numaralı örneğe uygun olarak düzenlenen ihbarnameyi, gösterilen adresteki kapıya yapıştıracağı, durumu muhataba duyurması mümkünse en yakın komşularından birine, varsa yönetici veya kapıcıya da bildireceği, ihbarnamenin kapıya yapıştırıldığı tarihin, tebliğ tarihi sayılacağı, ihbarnamenin kapıya yapışmış olarak (10) gün kalacağı anlaşılmaktadır.
Mevcut olayda, tebliğ memuru, sanığın belirtilen adreste oturduğunun belirlenmesine, tevzi saatinde işte olduğu için adreste olmadığı imzadan imtina eden komşusu Menife ÇELİKin beyanı ile saptanmasına, (2) nolu haber kağıdını kapıya yapıştırmasına, tebliğ evrakını muhtara bırakmasına rağmen, tebliğ mazbatasından (Dz: 114) sanığın nasıl bir işte (günlük iş, mevsimlik iş ya da süresi belli olmayan bir iş olup olmadığı hakkında) olduğunun, Tebligat Kanunu'nun 21 ve Tebligat Tüzüğü'nün 28 ve 30 ncu maddeleri uyarınca, Tebligat adresinde bulunan gayrimenkulün yönetici veya kapıcısının bulunup bulunmadığının, durumun yönetici veya kapıcıya amir hüküm uyarınca bildirilip bildirilmediğinin , ihbarnamenin Tebligat Tüzüğü'nün 31 nci maddesi uyarınca kapıya yapışmış olarak (10) gün kalıp kalmadığının anlaşılamaması karşısında, sanığa Tebligat Kanunu'nun 21 ve Tebligat Tüzüğü'nün 28, 30 ve 31 nci maddelerine uygun bir tebligattan söz edilemeyecektir.
İhbarnamenin kapıda kaç gün kaldığı, varsa yönetici ve kapıcıya durumun bildirilip bildirilmediği, tebliğ mazbatasından nasıl bir işte olduğu (günlük, mevsimlik, süresi belirli veya belirsiz) ve kaç gün sonra ikametine döneceği anlaşılamayan sanığa usulüne uygun bir tebligat bulunmadığı, en azından kuşkulu kaldığı anlaşılmakta, kuşkulu durumun sanığın lehine yorumlanması gerektiğinden sanık tarafından yapılan itirazın süresinde olduğu kabul edilmiş ve tebliğnamedeki görüşe iştirak edilmeyerek itiraz konusunun incelenmesine geçilmiştir.
31.03.2005 gün ve 25772 sayılı Resmi Gazete'de (Mükerrer) yayımlanarak yürürlüğe giren 31.03.2005 gün ve 5328 sayılı Çeşitli Kanunlarda Değişiklik Yapılması Hakkındaki Kanun'un geçici 1/c maddesi gereğince; 01.06.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 sayılı TCKnın 62 nci maddesinin birinci fıkrasının ikinci cümlesinde geçen beşte ibaresinin altıda olarak değiştirilmiş olması, 06.04.2005 gün ve 25778 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 31.03.2005 gün ve 5329 sayılı Yasa ile sırf askeri suçlar yönünden kısa süreli hapis cezasına seçenek yaptırımlar ile ön ödeme hükümlerinin uygulanmayacağının kabulü karşısında gerek uygulanan kanun maddesi ve gerekse infaz rejimi bakımından hükümlü lehine bir düzenleme getirilmediğinden, Askeri Mahkemece tesis edilen Duruşmasız İşlere Ait kararda bir isabetsizlik görülmeyerek, hükümlünün itirazının reddine karar verilmiştir.
5252 sayılı Yasanın 9 ncu maddesi uyarınca; takdire ihtiyaç göstermeyen kararın duruşma yapılmaksızın tesis edilmiş olması da yasaya uygun bulunmaktadır.
SONUÇ VE KARAR: Açıklanan nedenlerle;
Hükümlünün kabule değer bulunmayan 2nci Hv. K. Komutanlığı Askeri Mahkemesinin 19.08.2005 gün ve 2004/316 Kayıt- 2005/571 Müteferrik Kararına karşı yaptığı itirazının 353 Sayılı Kanunun 204/son ve 254/son maddeleri gereğince REDDİNE;
18.01.2006 tarihinde tebliğnameye içerikte farklı sonuçta uygun olarak OYBİRLİĞİYLE karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy