(1632 S. K. m. 47, 66, 68, Ek m. 8) (5237 S. K. m. 62)
Yakalanmakla son bulan mehil içi izin tecavüzü ve müteaddit (üç kez) firar suçlarından sanık İs. Er Ekrem AKKUŞ hakkında 15nci P. Tümen Komutanlığı Askeri Mahkemesince verilen 07.06.2005 gün ve 2005/283-272 esas ve karar sayılı mahkumiyete ilişkin hükümlerin, sanık tarafından yasal süresi içinde temyiz edilmesi üzerine, dava dosyası Askeri Yargıtay Başsavcılığının 27.12.2005 gün ve 2005/5688 sayılı tebliğnamesi ekinde; hükümlerin onanması, gerektiği görüşü ile Dairemize gönderilmiş olmakla dosya incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Askeri Mahkemece sanığın;
1) 21.11.2001-23.11.2001 tarihleri arasında temadi eden yakalanmakla son bulan mehil içi izin tecavüzü suçunu işlediği kabul edilerek, ASCKnın 68/1, YTCKnın 62/1nci maddeleri uygulanmak suretiyle sonuç olarak bir ay yirmi gün hapis cezası ile mahkumiyetine,
2) 29.04.2003-29.06.2003 tarihleri arasında temadi eden firar suçunu işlediği kabul edilerek, ASCKnın 66/1-a, YTCKnın 62/1nci maddeleri uygulanmak suretiyle sonuç olarak on ay hapis cezası ile mahkumiyetine,
3) 02.07.2003-08.05.2004 tarihleri arasında temadi eden firar suçunu işlediği kabul edilerek, ASCKnın 66/1-a, YTCKnın 62/1nci maddeleri uygulanmak suretiyle sonuç olarak on ay hapis cezası ile mahkumiyetine,
4) 25.06.2004-12.07.2004 tarihleri arasında temadi eden firar suçunu işlediği kabul edilerek, ASCKnın 66/1-a, YTCKnın 62/1nci maddeleri uygulanmak suretiyle sonuç olarak On ay hapis cezası ile mahkumiyetine,
Dair verilen kararlar, sanık tarafından, verilen cezaların fazla olduğu, lehe kanunlar yönünden bir kez daha inceleme yapılmasının gerektiği ileri sürülerek temyiz edilmiştir.
Yapılan incelemede;
a) 21.11.2001-23.11.2001 tarihleri arasında temadi eden Yakalanmakla Son Bulan Mehil İçi İzin Tecavüzü ile ilgili olarak:
Sanığın, 10.11.2001 tarihinde, acemi eğitimini tamamlamasını müteakip, (10) gün dağıtım izne gönderildiği, izin süresi sonunda, 20.11.2001 tarihinde yeni dağıtım olduğu birliğine katılması gereken sanığın, bir müddet izin tecavüzünde bulunduktan sonra, 23.11.2001 tarihinde İstanbul/Güngören Merkez Polis Karakolu görevlerince yakalanarak teslim edildiği İstanbul İl J.K.lığınca, adamlı olarak birliğine sevk edildiği, böylece sanığın 21.11.2001-23.11.2001 tarihleri arasında temadi eden mehil içi izin tecavüzü suçunu işlediği dosya kapsamında anlaşılmıştır.
Sanığın ailevi ve maddi sorunları nedeniyle izin tecavüzünde bulunduğuna ilişkin mazeretinin askerliğe tercih edilebilir mahiyette bulunmadığı anlaşıldığından, bu hususun mahkemece yasal mazeret olarak kabul ve takdir edilmemesinde ve cezai ehliyetinin ve askerliğe elverişli olduğunun yasaya ve usule uygun olarak tespit edilmesi ile yazılı olduğu şekilde mahkumiyetine hükmedilmesinde, 01.06.2005 tarihinde yürürlüğe giren yeni Türk Ceza Kanununda hükümlü lehine bir düzenleme mevcut olmadığı gibi, 5329 sayılı Kanun ile Askeri Ceza Kanununa eklenen Ek madde 8in 2nci fıkrasına göre, sırf askeri suçların tedbire çevrilmesi de mümkün olmadığından hapis cezasının para cezasına çevrilmemesinde ve ASCKnın 47/a maddesi hükmü gereğince tecil edilmemesinde, usul, sübut, vasıf, takdir ve uygulama yönlerinden herhangi bir isabetsizlik bulunmadığından, sanığın kabule değer nitelikte görülmeyen bu suça yönelik temyiz itirazlarının reddi ile, mahkûmiyet hükmünün onanması cihetine gidilmiştir.
b) 29.04.2003-29.06.2003 tarihleri arasında temadi eden firar suçu ile ilgili olarak:
Sanığın 01.12.2001 tarihinde gönderildiği çarşı izninden dönmeyerek firar ettiği, bir müddet firarda kaldıktan sonra, 02.12.2001 tarihinde, hırsızlık suçundan hakkında daha önceden verilip kesinleşen mahkumiyet hükmünün infazı için polis tarafından yakalanarak, 03.12.2001 tarihinde, Metris H Tipi Kapalı Cezaevine kapatıldığı, bilahare Şabanözü kapalı cezaevine nakledilen sanığın, 27.04.2003 tarihinde şartla tahliye edildiği ve asker olduğu anlaşıldığından, aynı gün Şabanözü Askerlik Şubesine teslim edildiği (dz.69/1,69/3), askerlik şubesince serbest olarak birliğine sevk edilen sanığın (dz.74/1) bir günlük yol süresi sonunda, 28.04.2003 tarihinde birliğine katılması gerekirken katılmayarak firar ettiği, 29.06.2003 tarihinde kendiliğinden birliğine katıldığı, böylece sanığın, 29.04.2003-29.06.2003 tarihleri arasında firar suçunu işlediği kabul edilerek yukarda belirtilen mahkumiyet hükmünün tesis olunduğu anlaşılmıştır.
Askeri Mahkemece, ayrıca sanığın ailevi sorunları nedeniyle firar ettiğine ilişkin iddialarına ve savunmalarına itibar edilmeksizin, cezai ehliyetinin ve askerliğe elverişli olduğunun yasaya ve usule uygun olarak tespit edilmesi ile yazılı olduğu şekilde mahkumiyetine hükmedilmesinde, 01.06.2005 tarihinde yürürlüğe giren yeni Türk Ceza Kanununda hükümlü lehine bir düzenleme mevcut olmadığı gibi, 5329 sayılı Kanun ile Askeri Ceza Kanununa eklenen Ek madde 8in 2nci fıkrasına göre, sırf askeri suçların tedbire çevrilmesi de mümkün olmadığından hapis cezasının para cezasına çevrilmemesinde ve ASCKnın 47/a maddesi hükmü gereğince tecil edilmemesinde, usul, sübut, vasıf, takdir ve uygulama yönlerinden herhangi bir isabetsizlik bulunmadığından, sanığın kabule değer nitelikte görülmeyen bu suça yönelik temyiz itirazlarının reddi ile, mahkûmiyet hükmünün onanması cihetine gidilmiştir.
c) 02.07.2003-08.05.2004 tarihleri arasında temadi eden firar suçu ile ilgili olarak:
Sanığın 02.07.2003 tarihinde gönderildiği çarşı izninden dönmeyerek firar ettiği, bir müddet firarda kaldıktan sonra, 13.07.2003 tarihinde, hırsızlık suçundan Bağcılar Sulh ceza mahkemesince çıkarılan tutuklama müzekkeresi nedeniyle cezaevine kapatıldığı, 29.12.2003 tarihinde tahliye edildiği, asker kişi olduğunun bilinmemesi nedeniyle tahliyesinde serbest bırakıldığı ve sanığın firar eylemini sürdürdüğü, 08.05.2004 tarihinde, Emniyet görevlilerince yakalanıp, Bağcılar Sulh ceza mahkemesince hakkında çıkarılan gıyabi tutuklama müzekkeresi vicahiye çevrilerek (asker olduğu anlaşıldığından), 3ncü Kolordu Askeri Cezaevine kapatıldığı, 10.06.2004 tarihinde tahliye edildiğinde serbest bırakılmayıp, 24.06.2004 tarihinde mevcutlu olarak birliğine teslim edildiği, böylece sanığın, 02.07.2003-08.05.2004 tarihleri arasında firar suçunu işlediği kabul edilerek yukarda belirtilen mahkumiyet hükmünün tesis olunduğu anlaşılmıştır.
Askeri Mahkemece, ayrıca sanığın ailevi sorunları nedeniyle firar ettiğine ilişkin iddialarına ve savunmalarına itibar edilmeksizin, cezai ehliyetinin ve askerliğe elverişli olduğunun yasaya ve usule uygun olarak tespit edilmesi ile yazılı olduğu şekilde mahkumiyetine hükmedilmesinde, 01.06.2005 tarihinde yürürlüğe giren yeni Türk Ceza Kanununda hükümlü lehine bir düzenleme mevcut olmadığı gibi, 5329 sayılı Kanun ile Askeri Ceza Kanununa eklenen Ek madde 8in 2nci fıkrasına göre, sırf askeri suçların tedbire çevrilmesi de mümkün olmadığından hapis cezasının para cezasına çevrilmemesinde ve ASCKnın 47/a maddesi hükmü gereğince tecil edilmemesinde, usul, sübut, vasıf, takdir ve uygulama yönlerinden herhangi bir isabetsizlik bulunmadığından, sanığın kabule değer nitelikte görülmeyen bu suça yönelik temyiz itirazlarının reddi ile, mahkûmiyet hükmünün onanması cihetine gidilmiştir.
d) 25.06.2004-12.07.2004 tarihleri arasında temadi eden firar suçu ile ilgili olarak:
24 Haziran 2004 tarihinde saat 22.00 sıralarında birliğine teslim edilen sanığın, nezarete alındığı, ertesi gün yani 25 Haziran 2004 tarihinde saat 07.30 sıralarında başındaki nöbetçileri; banyoya gidiyorum diye atlatarak birliğinden tekrar firar ettiği, 12.07.2004 tarihinde, Bakırköy Asliye Ceza Mahkemesince çıkarılan tutuklama müzekkeresi nedeniyle Emniyet görevlilerince yakalanarak Metris H Tipi Kapalı Cezaevine kapatıldığı, 08.12.2004 tarihinde tahliye edildiğinde (asker olduğu anlaşıldığından) serbest bırakılmayıp, mevcutlu olarak birliğine teslim edildiği, böylece sanığın, 25.06.2004-12.07.2004 tarihleri arasında firar suçunu işlediği kabul edilerek, yukarda belirtilen mahkumiyet hükmünün tesis olunduğu anlaşılmıştır.
Askeri Mahkemece, ayrıca sanığın ailevi sorunları nedeniyle firar ettiğine ilişkin iddialarına ve savunmalarına itibar edilmeksizin, cezai ehliyetinin ve askerliğe elverişli olduğunun yasaya ve usule uygun olarak tespit edilmesi ile yazılı olduğu şekilde mahkumiyetine hükmedilmesinde, 01.06.2005 tarihinde yürürlüğe giren yeni Türk Ceza Kanununda hükümlü lehine bir düzenleme mevcut olmadığı gibi, 5329 sayılı Kanun ile Askeri Ceza Kanununa eklenen Ek madde 8in 2nci fıkrasına göre, sırf askeri suçların tedbire çevrilmesi de mümkün olmadığından hapis cezasının para cezasına çevrilmemesinde ve ASCKnın 47/a maddesi hükmü gereğince tecil edilmemesinde, usul, sübut, vasıf, takdir ve uygulama yönlerinden herhangi bir isabetsizlik bulunmadığından, sanığın kabule değer nitelikte görülmeyen bu suça yönelik temyiz itirazlarının reddi ile, mahkûmiyet hükmünün onanması cihetine gidilmiştir.
SONUÇ VE KARAR: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1) Sanığın yerinde görülmeyen temyiz itirazının 353 sayılı Kanunun 217/2nci maddesi uyarınca REDDİNE,
Usul ve esas yönlerinden yasaya uygun olan yakalanmakla son bulan mehil içi izin tecavüzü ve müteaddit (üç kez) firar suçlarından verilen mahkûmiyet hükümlerinin ayrı ayrı ONANMALARINA,
18.01.2006 günü tebliğnameye uygun olarak OYBİRLİĞİYLE karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy