(477 S. K. m. 50) (1632 S. K. m. 68) (765 S. K. m. 59) (353 S. K. m. 160, 208, 251)
Askerî mahkemece; sanığın 19.11.2004-22.11.2004 tarihleri arasında yakalanmakla son bulan mehil içi izin tecavüzü suçunu işlediği sabit görülerek, ASCK'nın 68 ve TCK'nın 59/2'nci maddeleri gereğince 1 ay 20 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, yolda-nezarette geçen sürelerin 353 sayılı Kanunun 251/1'inci maddesi gereğince mahkûmiyet süresinden mahsubuna karar verilmiş, bu hüküm sanık tarafından duruşma istemli olarak sebep gösterilmeksizin temyiz edilmiştir.
353 sayılı Kanunun 208'inci maddesine göre, sadece ağır cezalı işlere ilişkin hükümlerin temyiz incelemesinin Askerî Yargıtayda duruşmalı olarak yapılabilmesi mümkün olduğundan, sanık hakkındaki hükmün ağır cezalık olmaması nedeniyle temyiz talebinin dosya üzerinden yapılmasına karar verilmiştir.
Askerî Yargıtay Başsavcılığının tebliğnamesinde; hükmün verildiği ve sanığın bulunmadığı duruşmada, esas hakkındaki mütalaadan sonra, sanığın savunması ve son sözü yerine geçmek üzere dosyadaki ifadelerinin okunmamış olmasının, 353 sayılı Kanunun 160'ncı maddesine aykırılık ve savunma hakkını kısıtlayıcı mahiyette olduğu ileri sürülerek, hükmün usule aykırılık nedeniyle bozulması gerektiği yönünde görüş bildirilmiştir.
Acemi birliğinden eğitimini müteakip 8.11.2004 tarihinde 10 gün süreli dağıtım iznine gönderilen sanığın, 19.11.2004 tarihine kadar yeni görev yeri olan 1'inci Mekanize Piyade Tugay Komutanlığına katılması gerekirken katılmadığı ve 22.11.2004 tarihinde yakalandığı, böylece 19.11.2004-22.11.2004 tarihleri arasında temadi eden, yakalanmakla sona eren mehil içi izin tecavüzü suçunu işlediği kabul edilerek, askerî mahkemece yazılı olduğu şekilde mahkûmiyetine karar verilmiş ise de;
20.11.2004 tarihinde rahatsızlığı nedeniyle GATA Acil Servise giden ve çeşitli tahliller yaptıran sanığın, sevk alarak gelmesinin ikaz edilmesi üzerine, 22.11.2004 tarihinde GATA'ya gitmek için kendiliğinden Ankara Merkez Komutanlığına müracaat ettiği tutanaklar ve tüm dosya kapsamından anlaşıldığı halde, olayın oluş biçimine aykırı bir şekilde sanığın eyleminin kendiliğinden gelmek yerine, yakalanmakla son bulan mehil içi izin tecavüzü olarak kabul edilmesinin yasaya uygun olmadığı, sanığın eyleminin 477 sayılı Kanunun 50/B maddesinde yazılı "izin süresini geçirme" suçunu oluşturabileceği cihetle, görevsizlik kararı verilmesi yerine, yakalanmakla son bulan mehil içi izin tecavüzü suçundan mahkûmiyetine karar verilmesinin kanuna aykırı olduğu anlaşılmakla, hükmün suç vasfına bağlı görev yönünden bozulmasına karar verilmiştir. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy