(1632 S. K. m. 24, 82, 87) (5237 S. K. m. 62) (5271 S. K. m. 237, 238)
Askeri mahkemece; sanığın 19.6.2005 tarihinde:
1) Emre itaatsizlik ısrar suçunu işlediği kabul edilerek, ASCK'nın 87/1'inci maddesinin ikinci cümlesi ile 5237 sayılı TCK'nın 62/1 'inci maddesi gereğince neticeten 2 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına,
2) Üstü tehdit suçunu işlediği sabit görülerek de, ASCK'nın 82/2 ve 5237 sayılı TCK'nın 62/1'inci maddeleri gereğince neticeten 5 ay hapis cezası ile mahkûmiyetine, karar verilmiştir.
Hükümler; sanık tarafından, evvelce içtima ve yoklama alınmaması sebebiyle içtimaya çıkmadığı, mağdurun kendisine hakaret etmesi nedeniyle sen konuşma, seninle sonra görüşeceğiz şeklinde tepki gösterdiği belirtilerek temyiz edilmiştir.
1) Emre itaatsizlikte ısrar suçu yönünden yapılan incelemede:
Sanık Uzm. J.I.Kad. Çvş. H.A.S.'nin; Çanakkale Boğaz Komutanlığı Disiplin Ceza ve Tutuk Evinde bulunduğu 19.6.2005 tarihinde, nöbetçi astsubaylar sırasında yapılacak devir-teslim sebebiyle diğer mahkûmlarla birlikte yoklamaya çağrıldığı, tüm mahkûmların bu çağrıya icabet etmesine karşın sanığın yoklamaya gelmediği ve kendisini yeniden içtimaya çağıran nöbetçi astsubaylara iletilmek üzere gelsin koğuşta alsın içtimayı şeklinde sözler sarf ettiği, böylelikle de sanığın hizmete ilişkin bir emrin gereğini müteaddit defa ve sözlü olarak reddettiği kabul edilerek, ASCK'nın 87/T inci maddesinin ikinci cümlesi uyarınca mahkûmiyet kararı verilmiştir.
ASCK'nın 87/1'inci maddesinde düzenlenen emre itaatsizlikte ısrar suçunun objektif unsuru, askeri hizmete ilişkin bir emrin asker kişi tarafından yerine getirilmemişidir.
Yargılama konusu eylemde bu koşulların gerçekleşip gerçekleşmediğinin belirlenebilmesi için öncelikli olarak sanığın olay anındaki konum ve statüsünün irdelenmesi gerekmektedir.
Çanakkale İl Jandarma Komutanlığı emrinde görev yapan sanık Uzm. J.I.Kad. Çvş. H.A.S.; emre itaatsizlik suçundan dolayı disiplin amirince 14 gün oda hapsi cezası ile cezalandırılmış, 8.6.2005 tarihinde Çanakkale Disiplin Ceza ve Tutuk Evi Müdürlüğüne kapatılan sanık, cezasının infazını müteakiben 22.6.2005 tarihinde tahliye edilmiştir.
Yargılama konusu emre itaatsizlikte ısrar eylemi ise infazın devam ettiği 19.6.2005 tarihinde meydana gelmiştir.
ASCK'nın 24/B maddesinin 3'üncü bendi; oda hapsi cezalarının infazı sırasında aralarında uzman jandarmalarında bulunduğu mahkûmların emir veremeyeceklerini ve en önemlisi genel hizmet yapamayacaklarını düzenlemiştir.
Disiplin cezasının infazının devam ettiği süre boyunca askeri hizmete ilişkin mükellefiyetleri askıya alınan sanığa, ancak infaz işlemlerinin öngördüğü usul ve esaslar dâhili emir ve talimat verebileceği, bunlara riayet edilmemesinin yaptırımının ise yine infaz mevzuatı çerçevesinde belirleneceği gözden uzak tutulmamalıdır.
Genelkurmay Başkanlığınca yayınlanan Disiplin Ceza ve Tutuk Evleri Yönergesinin 51'inci maddesi, yönergede aksine hüküm bulunmayan hâllerde Askeri Ceza ve Tutuk Evlerinin Yönetimine ve Cezaların İnfazına Dair Yönetmelik hükümlerinin kıyasen uygulanacağını öngörmüştür.
Disiplin Ceza ve Tutuk Evleri Yönergesinde; ceza evinin iç işleyişine ve disiplinin sağlanmasına yönelik kural ve talimatlara aykırı hareketlerin hangi müeyyideleri gerektirdiği belirtilmemiş, yapılan genel atıf sonucu bu hareketlerin yönetmelik hükümleri çerçevesinde cezalandırılması hedeflenmiştir.
Belirtilen yönetmeliğin Disiplin Cezaları başlığını taşıyan 88'inci maddesi, emirlerin uyulmasını zorunlu kıldığı hususlara aykırı davranışta bulunan veya yapılması istenilen işlemleri yapmayan hükümlü veya tutuklulara, eylemin niteliği ve ağırlığına göre, kınama, ziyaretçi kabulünden mahrumiyet, mektup yazmak ve almaktan mahrumiyet, hücre hapsi veya katıksız hapis cezalarından bir tanesinin verilebileceğini düzenlemiştir.
Hükümlü ve tutukluların sayısının kontrol edilmesi amacıyla yoklama alınmasının ceza evinin disiplin ve iç işleyişe yönelik bir tedbir olduğu dikkate alındığında; bu doğrultudaki emir ve talimatlara riayet edilmemesinin Askeri Ceza ve Tutuk Evlerinin Yönetimine ve Cezaların İnfaza Dair Yönetmeliğin 88-104'üncü maddelerinin belirlediği usul ve esaslar dâhilinde müeyyidelendirilmesi gerektiği sonucuna varılmış ve emre itaatsizlikte ısrar suçundan dolayı tesis edilen mahkûmiyet hükmünün esastan bozulmasına karar verilmiştir.
2) Üstü tehdit suçu yönünden yapılan incelemede;
Sanık Uzm. J.I.Kad. Çvş. H.A.S.'nin; yukarıda açıklanan eyleminin ardından yanına gittiği Bnd. Astsb. Üçvş. Ş.G.'ye sen konuşma, sen benim kim olduğumu göreceksin, bize hep ters davranıyorsun, seninle görüşeceğim... dışarıda kendine dikkat et şeklinde sözler sarf etmek suretiyle hakkında üstü tehdit suçundan dolayı mahkûmiyet kararı verilmiştir.
Bnd. Astsb. Kd. Üçvş. Ş.G.; olayın hemen ardından tutanak tutmuş ve hadisenin üzerinden 5 gün geçtikten sonra Disiplin Ceza ve Tutuk Evi müdürüne mağdur sıfatıyla ifade vermiştir.
İddia konusu tehdit eyleminin zarar gören kişisi durumundaki Astsb. Ş.G.; istinabe suretiyle tespit edilen 12.9.2005 tarihli yeminsiz beyanında, sanıktan şikâyetçi olduğunu ifade etmiştir. Askeri mahkeme 21.6.2006 tarihli oturumda yeminli olarak dinlediği mağdura şikâyetçi olduğu kişiyle ilgili kamu davasına müdahil sıfatıyla katılıp katılmayacağını sormamış ve 5271 sayılı CMK'nın 237 ile 238'inci maddelerine aykırı biçimde sürdürdüğü yargılama faaliyeti sonucunda sanığın mahkûmiyetine karar vermiştir.
Askeri mahkemenin bu doğrultudaki uygulamasının silâhların eşitliği ve buna bağlı olarak da adil yargılanma hakkının ihlâline sebebiyet verdiği sonucuna varılmış ve üstü tehdit suçundan dolayı tesis edilen mahkûmiyet hükmünün usule aykırılık sebebiyle bozulmasına karar verilmiştir. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy