(353 S. K. m. 9, 17, 19, 176, 217) (765 S. K. m. 179, 456) (5237 S. K. m. 86, 87, 88, 89, 109, 110)
Kişiyi hürriyetinden mahrum bırakmak (2 kez), müessir fiilde bulunmak (2 kez) suçlarından sanık (Ter.) P.Bçvş.Selim BACIOĞLU hakkında Kara Kuvvetleri Komutanlığı Askeri Mahkemesince verilen 31.10.2006 gün ve 2006/1019-1151 esas ve karar sayılı görevsizliğe ilişkin kararların sanık müdafii tarafından yasal süresi içinde temyiz edilmesi üzerine, dava dosyası Askeri Yargıtay Başsavcılığının 13.12.2007 gün ve 2008/180 sayılı tebliğnamesi ekinde görevsizlik kararlarının onanmaları gerektiği görüşü ile Dairemize gönderilmiş olmakla dosya incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Askeri Mahkemece; sanıklardan Salih ÖZTÜRK hakkında konut dokunulmazlığını bozmak, cebir kullanmak suretiyle ırza geçmek (6 Kez), müessir fiilde bulunmak ve geceleyin konut dokunulmazlığını bozmak suçlarından (5 Kez), sanık Selim BACIOĞLU hakkında ise kişi hürriyetinden mahrum bırakmak (2 kez) ve müessir fiilde bulunmak (2 kez) suçlarından yapılan yargılama sonucunda sanıkların halen sivil şahıs olmaları, sanıklara isnat edilen suçların TCK. nun da düzenlenmiş olması, müsnet suçların Askeri bir suç olmadığı ve askeri bir suça da bağlı bulunmadığı, sanıkların asker kişi sıfatını taşımadıkları, bu nedenlerle sanıklar hakkında yargılama yapma görevinin Askeri Mahkemelere değil, Adli Mahkemelere ait olduğu belirtilerek müsnet suçlardan dolayı 353 S.K.nun 9, 17, 19 ve 176'ncı maddeleri gereğince görevsizlik kararı verildiği, bu kararlardan sanık Selim BACIOĞLU'na ait olanların anılan sanığın müdafii tarafından özetle müvekkiline isnat edilen eylemlerin ağır tahrik altında işlenmiş tek bir müessir fiil (765 sayılı TCK. madde 456/4) suçunu oluşturacağı yönünde bir karar verilmesi gerekirken, eylemlerin hatalı vasıflandırmayla; kişi hürriyetinden yoksun bırakmak (765 sayılı Kanun 179/1) ve müessir fiilde bulunmak (765 sayılı Kanun 456/1) olarak vasıflandırılmasının ve bu suçlardan dolayı görevsizlik kararları verilmesinin hukuka aykırı olduğu belirtilerek temyiz edilmiştir.
Diğer sanık hakkındaki görevsizlik kararları temyiz edilmediğinden inceleme dışı tutulmuştur.
Yapılan İncelemede;
Sanığın eşi Yasemin'le birlikte aynı rütbede bulunan diğer sanık Salih ÖZTÜRK'ün evine KASIM 2004 tarihinde öğlen vakti gittiği, evde Salih'in eşi Eda'nın bulunduğu, Eda ve Yasemin'in Eda'nın kızını alt komşuya bıraktıkları, Selim, Yasemin ve Eda'nın Salih'in Yasemin'e tecavüz ettiği iddia edilen suçlarına ait konuyla ilgili olarak 15.30'a kadar konuştukları, 15.30 sıralarında Selim'in Eda'yı ellerinden ve ayaklarından bağlayarak salondaki koltuğa oturttuğu, akşama doğruda ağzını bantladığı, bir müddet sonra Salih'in o gün spor testi olması nedeniyle üzerinde eşofman ile mesaiden eve geldiği, kapıyı Yasemin'in açtığı, kapı arkasına saklanan Selim'in de Salih'i etkisiz hale getirerek ellerini arkasından bağladığı, Selim'in Salih'i tartaklayarak yatak odasına götürdüğü, yatak odasında yere yatırarak darp ettiği, Salih'in dudağını patlatmak ve dişini kırmak suretiyle Salih'e karşı müessir fiilde bulunduğu, akabinde Salih'i yüz üstü yatırdığı, eşofmanını ve külotunu indirerek önceden hazırladığı yağlanmış yeşil soda şişesini Salih'in makatına soktuğu, Salih bu vaziyette yatıyor iken onun fotoğrafını çektiği, daha sonra Salih'i yatak odasında öylece bırakarak Yasemin ile beraber salona gelerek Eda'yı çözdüğü ve Yasemin'le beraber evden ayrıldıkları belirtilerek, sanık Selim BACIOĞLU hakkında bu şekilde oluşan eylemleriyle kişi hürriyetinden mahrum bırakmak (2 kez) ve müessir fiilde bulunmak (2 kez) suçlarından hakkında kamu davası açıldığı, yargılama esnasında Selim BACIOĞLU'nun 20.07.2006 tarihi itibariyle Türk Silahlı Kuvvetlerinden ilişiği kesilerek asker kişiliğine son verildiği (Sanık Salih'in de aynı dönemde TSK. ile ilişiğinin kesildiği), tüm dosya kapsamından anlaşılmaktadır.
353 sayılı Kanunun 9'uncu maddesinde, askeri mahkemeler kanunlarda aksi yazılı olmadıkça, asker kişilerin askeri olan suçları ile bunların asker kişiler aleyhine veya askeri mahallerde yahut askerlik hizmet ve görevleri ile ilgili olarak işledikleri suçlara ait davalara bakmakla görevli oldukları; 17'nci maddesinde de, askeri mahkemelerde yargılanmayı gerektiren ilginin kesilmesi, daha önce işlenen suçlara ait davalara bu mahkemelerin bakma görevini değiştirmeyeceği, ancak suçun; askeri bir suç olmaması, askeri bir suça bağlı bulunmaması halinde askeri mahkemenin görevinin sona ereceği belirtilmiştir.
Askeri suçlar;
1. Unsurları ve cezalarının tamamı Askeri Ceza Kanununda yazılı olan, yani Askeri Ceza Kanunu dışında hiçbir ceza kanunu ile cezalandırılmayan suçlar,
2. Unsurları kısmen Askeri Ceza Kanununda kısmen diğer ceza kanunlarında gösterilen suçlar,
3. TCK'nuna atıf suretiyle askeri suç haline dönüştürülen suçlar olmak üzere üç grupta toplanmaktadır.
Sanığa yüklenen suçların unsurları ve cezaları tamamıyla Türk Ceza Kanununda düzenlenmiş olup, ASCK'nun da sözü geçen suçla ilgili bir atıf maddesi de yoktur. Dolayısıyla yüklenen suçlar, askeri suçlar niteliğinde değildir. Ayrıca, askeri suçlara da bağlı değildir. Sanıkların TSKdan ilişiği kesilmek suretiyle terhis edilmekle askeri yargı ile ilgileri kesildiğinden askeri mahkemenin yargılama görevi de sona ermiştir. Bu itibarla, yüklenen suçlarla ilgili yargılama görevi adliye mahkemelerine ait olduğundan, sanık müdafiinin temyizi yerinde görülmemiş, usul ve yasaya uygun görevsizlik kararlarının onanmalarına karar verilmiştir.
Sonuç Ve Karar: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
Sanık müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz nedenlerinin 353 sayılı Kanunun 217/2'nci maddesi uyarınca REDDİNE,
Usul ve esas yönünden kanuna uygun olan görevsizlik kararlarının ONANMALARINA, 23.01.2008 tarihinde tebliğnameye uygun olarak OYBİRLİĞİ İLE karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy