(1632 S. K. m. 146) (765 S. K. m. 59, 72, 455) (647 S. K. m. 4, 6) (353 S. K. m. 218, 221)
Tedbirsizlik dikkatsizlik sonucu ölüme sebebiyet vermek suçundan sanık Öğr.Bnb. Erkan ÖNAL hakkında Kara Kuvveleri Komutanlığı Askeri Mahkemesince verilen 25.12.2007 tarihli ve 2007/177-1050 Esas ve Karar mahkumiyet hükmü, sanık müdafii ve katılan vekili tarafından süresinde temyiz edildiğinden, Askeri Yargıtay Başsavcılığının bozma istemini içeren, 20.11.2008 tarihli ve 2008/11185 sayılı tebliğnamesine bağlı olarak Dairemize gönderilen dava dosyası incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Askeri Mahkemece; sanığın, 09.07.2007 tarihinde tedbirsizlik ve dikkatsizlik sonucu ölüme sebebiyet vermek suçunu işlediği kabul edilerek, ASCK'nın 146'ncı maddesi delaletiyle 765 sayılı TCK'nın 455/1, 455/3, 59/2, 72, 647 sayılı Kanunun 4 ve 6'ncı maddeleri gereğince 870 YTL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve cezasının ertelenmesine karar verilmiştir. Hüküm; sanık müdafii ve katılan vekili tarafından nedenleri gösterilerek duruşma istemli olarak temyiz edilmiştir.
Yasal koşulları oluşmadığından temyiz incelemesinin duruşmalı yapılması istemleri 353 sayılı Kanunun 218/1'inci maddesi gereğince kabule değer görülmemiş; inceleme dosya üzerinden yapılmıştır.
Yapılan incelemede; Kara Harp Okulu BES (Beden Eğitimi ve Spor) Grup Başkanlığı emrinde görevli olup, Kara Harp Okulu öğrencileri ile birlikte eğitim amacı ile İzmir/Menteş Kara Harp Okulu Atat Bölge Birlik Komutanlığı'nda bulunan BES Grup Başkanı Öğ.Bnb. Erkan ÖNAL başkanlığında Öğ.Bnb. Ahmet BOZDEMİR, Öğ.Yzb. Bülent ÇENDİK, Öğ.Tğm. Çağlar IRAK ve Öğ.Tğm. Ali ÖZTÜRK'ün 09.07.2004 tarihinde saat 19.00 sıralarında zemin etüdü ve yer tespiti amacıyla dalış yapmak için kayıkhanede hazırlanan biri hizmet, diğeri emniyet botu olmak üzere iki bot ile Menteş Tepesi burnunun doğusundaki dalış mahalline intikal ettikleri, dalış ekibinde ayrıca gözetlemeci ve bot operatörü olarak İs.Er Kazım POLAT, İs.Er Murat ÇAPKIN ve P.Er Barbaros KİBAR'ın bulunduğu, dalış mahalline gelinmesini müteakip dalış komutanı Bnb. Erkan ÖNAL tarafından dalış sırasında yapılması zorunlu olan eşleştirme işleminin, Yzb.Bülent ÇENDIK'in Tğm. Çağlar IRAK ile Bnb. Ahmet BOZDEMİR'in ise Tğm. Ali ÖZTÜRK eşleştirilmesi şeklinde gerçekleştirildiği, dalış ekibinin balık adam elbiselerini, aletlerini ve tüplerini kuşandıkları ve birbirlerini kontrol ettikleri, dalış lideri Bnb. Erkan ÖNALın bütün dalıcıların takımlarını tek tek kontrol ettikten sonra suya atlama talimatı ile suya atladıkları, su içerisinde birer takla atıp su yüzüne çıktıkları, başparmak ile işaret parmağını yuvarlak şekilde birleştirerek iyi olduklarına dair işaret vermelerinden sonra BC'nin (denge yeleği) havasını bir miktar boşaltarak, havasını Menteş Tepesi Burnu doğusunda Hekim Adasına doğru 18 metre derinlikte hedeflenen bölgeye dalışa geçtikleri, hedeflenen bölgeye ulaşmalarını müteakip tekrar işaretleştikleri, tekrar başlangıçtaki su yüzeyine doğru dönüşe geçtikleri, botun yaklaşık 15 metre yakınına geldiklerinde Bnb. Erkan ÖNAL'ın su yüzüne çıkabileceklerine dair işaret verdiği ve ilk olarak kendisinin su yüzüne çıktığı, bu sırada botta bekleyen Er Barbaros KİBAR'ın sağ elini başına götürerek Bnb.Erkan ÖNAL'a iyi misin işaretini yaptığı, Bnb. Erkan ÖNAL'ın bu işarete iyiyim işaretini yaparak karşılık verdiği müteakiben Tğm.Ali ÖZTÜRK'ün su yüzüne çıktığı, Er Barbaros KİBAR'ın bu kez aynı işareti Tğm. Ali ÖZTÜRK'e yaptığı, Tğm. Ali ÖZTÜRK'ün de iyiyim işareti yaparak karşılık verdiği, sırtüstü dönerek bota doğru yüzmeye başladığı, ancak, bu andan sonra anlaşılamayan bir nedenle Tğm. Ali ÖZTÜRK'ün yüzüstü dönüp regülatörü elinde olduğu halde iki kez imdat diye bağırdığı, dik duruma gelip denge yeleğinin havasını boşalttığı, suya batmaya başladığı, Er Kazım POLAT ve Er Barbaros KİBAR'ın botu çözerek Tğm. Ali ÖZTÜRK'ün battığı yere doğru ilerledikleri, Barbaros KİBAR'ın suya atlayarak Tğm. Ali ÖZTÜRK'ü aramaya başladığı, bu sırada Tğm. Çağlar IRAK'ın bota geldiği ve durumu öğrenmesini müteakip suya atladığı, arama faaliyetlerine katıldığı, bir süre sonra dalış lideri sanık ile diğer dalgıçların da bota geldikleri, durumu öğrenmelerini müteakip daireler çizerek su yüzünden ve dibinden Tğm. Ali ÖZTÜRK'ü aramaya başladıkları, bir süre sonra sanık Bnb. Erkan ÖNAL'ın yaklaşık 3,5 metre derinlikte Tğm. Ali ÖZTÜRK'ü bulduğu, hızla su yüzüne çıkarttığı, suni teneffüs yaptırdığı, hep birlikte bota çıkartarak kayıkhaneye hareket ettikleri, kayıkhanede hazır edilen ambulansa nakledildiği, görevli tabipler tarafından suni solunum ve kalp masajı yapıldığı, ambulansla ilk olarak Urla Devlet Hastanesine, oradan da helikopter ile Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesine sevk edildiği, ancak yapılan tüm müdahalelere rağmen vefat ettiği maddi vakıa olarak sabittir.
Adli Tıp Kurumu İzmir Grup Başkanlığı Morg İhtisas Dairesi tarafından düzenlenen otopsi raporunda, kanında alkol ve aranan uyutucu-uyuşturucu maddelerden hiçbiri saptanamayan, iç organ örnekleri üzerinde yapılan sistematik toksikolojik analizde aranan maddelerden hiçbiri bulunamayan Tğm. Ali ÖZTÜRK'ün suda boğulmaya bağlı asfiksi sonucu öldüğü, aynı kurum tarafından düzenlenen ek rapor ile otopsi raporunda ölüm sebebi olarak belirtilen suda boğulmaya bağlı asfiksi dışında başka bir ölüm sebebi saptanmadığı tespit edilmiştir.
Müteveffa Tğm. Ali ÖZTÜRK'ün dalışta kullandığı balık adam elbisesi, dalış aletleri ve tüpte teknik arıza bulunup bulunmadığı hususunda bilirkişi olarak dinlenilen Em.Öğr.Alb.Ercüment ERKUT ve Sualtı Kurs Direktörü Bilgi AZRAK'ın yeminli mütalaaları ile olayın dalışta kullanılan herhangi bir aletin arızası veya bir sorunundan kaynaklanmadığı belirlenmiştir.
Kovuşturma aşamasında 3 Yıldız Eğitmen Dalıcı ve Türkiye Su Sporları Federasyonu Başkan Yardımcısı Osman Sami UZUNMAN, 2 Yıldız Eğitmen Dalıcı ve Türkiye Su Sporları Federasyonu Teknik Kurul Üyesi Mehmet AVADAN ve 2 Yıldız Eğitmen Dalıcı Olcayto ERTUĞRUL'dan müteşekkil bilirkişi heyeti tarafından Aletli Dalış Yönetmeliği hükümleri esas alınarak hazırlanan bilirkişi raporuna göre, dava konusu yapılan olayda sanık eğitmene izafe edilecek kusur bulunmadığı kanaatine varıldığı yönünde görüş bildirilmiş, Askeri Mahkemece bu rapora itibar edilmemiştir.
Yargılama aşamasında dinlenilen ve beyanları hükme esas alınan bilirkişi Dz.Yzb. Oğuz SARI mütalaasında, Kara Harp Okulu Komutanlığı BES Grup Başkanlığının Türkiye Sualtı Sporları, Cankurtarma, Su Kayağı ve Paletli Yüzme Federasyonu tarafından yetkilendirilmiş bir federe spor kulübü olduğu, bu kulübün dalış faaliyetlerine ilişkin olarak eğitim, emniyet, malzeme bakım tutumu ve diğer idari konularda tabi olacağı kuralların 02.07.2003 tarihli ve 25156 sayılı Resmi Gazetede yayınlanmış olan Aletli Dalış Yönetmeliğinde belirtildiği, ancak kurumun askeri kimliğinden hareketle, özellikle dalış emniyeti ile ilgili olarak yapılacak değerlendirmelerde, halen yürürlükte olan TSK Dalgıçlık Yönetmeliği ile Deniz Kuvvetleri Komutanlığı Sualtı Dalış Kurtarma ve Özel Görevler Emniyet Talimnamesi DKT 156-3 (A)'da belirtilen hususların da dikkate alınması gerektiği belirtilmiştir.
Aynı raporun devamında; oluşturulan dalış ekibinde Bülent ÇENDİK'in Çağlar IRAK ile, Ahmet BOZDEMİR'in ise müteveffa Ali ÖZTÜRK ile eşleştirildiği, sanık Bnb. Erkan ÖNAL'ın da askeri literatürde bulunmayan ancak Aletli Dalış Yönetmeliğinde geçen rehber dalgıç görevini üstlendiği, askeri kurallar gereğince dalışı satıhtan idare etmesi gereken dalış amiri ve acil bir durumda sudaki dalgıçlara yardımcı olacak stand-by dalgıç görevlerine ise herhangi bir personel tefriki yapılmadığının belirtildiği görülmektedir.
Bilirkişi raporunda; olay özetlendikten sonra Dalgıç Kurs Komutanlığı görevi nedeniyle göz önünde bulundurulacak temel kıstasların, Deniz Kuvvetleri Komutanlığınca dalış ile ilgili olarak yürütülen faaliyetlerde uygulanan eğitim ve dalış emniyetine ilişkin kural ve teamüller olacağı, eğitim ve dalış emniyetine ilişkin olarak uygulanan kural ve teamüllerin birinci amacının personel emniyetini en üst seviyede tutarak verilen görevleri icra etmek olduğu, bu kural ve teamüllerin uzun yılların verdiği bilgi ve tecrübeler sonucu ortaya çıktığı, bu dalışın bir eğitim dalışı olmayıp, keşif dalışı niteliğinde bir dalış olduğu değerlendirilmektedir.
Bilirkişi raporunda; dalış alanlarının tespitine yönelik olarak icrası planlı olan bu dalışta dalış ekibinin seçimi konusunda hatalı davranıldığı, dalış emniyetine ilişkin olarak alınan tedbirlerin önceki bilirkişi raporunda da belirtildiği şekilde Aletli Dalış Yönetmeliğinde belirtilen standartları karşıladığı değerlendirilmekle birlikte konuya askeri kural ve teamüller açısından bakıldığında; dalışta, amirlik görevini yürütebilecek gerekli niteliklere sahip bir Dalış Amirinin bulunmadığı, acil durumlarda sudaki dalgıçlara müdahale ve yardım amacıyla kullanılacak bir stand-by dalgıcın bulunmadığı, bu dalışın bir eğitim dalışı olduğu kabul edilirse, dalgıçların body line kullanmadığı, çıkış esnasında dalgıçların birbirlerinden ayrıldığı, olası bir dalış hastalığına en seri şekilde müdahale etmek maksadıyla bir tahliye planının oluşturulmadığı, kullanıma hazır bir basınç odası için gerekli koordinenin kurulmadığı tespit edilmiş, Bnb. Erkan ÖNAL'ın dalışın nevine bağlı olarak dalıcı personel seçimini uygun yapmadığı ve derinlik dip zamanı kombinasyonunu emniyetli seviyede tutmuş olmasına rağmen, dalışla ilgi diğer emniyet kurallarını bilmediği için göz ardı ettiği belirtilmektedir.
Bilirkişi raporunda üç yıldız dalgıç brövesi sahibi ve Kara Harp Okulu'nda görev yapan sanık tarafından bu kuralları neden bilinmediğine ilişkin açıklamalara yer verilmediği gibi bilirkişinin duruşmadaki beyanlarında, çelişkili olarak olayda yüzeye çıkan dalgıçların bota emniyetli denebilecek mesafeden çıktığı değerlendirilmesi yapılarak askeri kural ve teamüllere göre sanığın 1/8 oranında kusurlu olduğunun belirtildiği görülmektedir.
Dalışın askeri bir görev nedeniyle gerçekleştirildiği, bu konuda askeri mevzuatın tayin ettiği kural ve koşulların geçerli olduğuna ilişkin hükme esas alınan bilirkişi raporundaki kabul ve değerlendirmelere katılınmakla birlikte, bilirkişi raporunda soyut olarak askeri teamül şeklinde tanımlanan dalış disiplini ve güvenliği ile ilgili TSK yönerge ve Genelkurmay Başkanlığı emirlerinin dosyaya dahil edilip, sanığın askeri bir dalış görevinde hangi kurallara tabi olduğu, bu dalışın başlangıcının ve sona ermesinin ne zaman ve ne şekilde olacağı, dalış emniyet tedbirlerinin nelerden ibaret olduğu, dalışların TSK mevzuatına göre keşif dalışı veya eğitim dalışı gibi ayırımlar içerip içermediği, bu konuda yayımlanmış, yönerge ve emirlerin nelerden ibaret olduğu, meydana gelen olayın her aşamasındaki hal ve hareketlerin bu yönerge veya emirlerin hangi noktalarına aykırı olduğu, sanığın Kara Harp Okulu'nda dalış eğitmeni olması nedeniyle TSK içinde ne gibi kurslara tertip edildiği, Deniz Kuvvetleri Komutanlığı bünyesinde kurslara katılıp katılmadığı konuları hiçbir şüpheye yer vermeyecek şekilde araştırılmalıdır.
Olayla ilgili bilirkişi heyeti oluşturulurken sanığın TSK bünyesinde konu ile ilgili olarak katıldığı ya da katılması gereken kurslarda uzmanlaşmış bir personelin de heyete dahil edilerek, bu kurslarda verilen ders, yaptırılan uygulama ve eğitimler ile olayın meydana geldiği dalış esnasında prensipler, teknikler, uygulanacak emniyet tedbirleri, dikkat edilecek hususlar vb. konularda herhangi bir fark olup olmadığı, varsa bu farkların neler olduğu, sanığın söz konusu dalışta ne gibi hatalar yaptığı, olayda kusuru bulunup bulunmadığı, kusuru varsa kusur oranının bu irdelemeler sonucu tespit edilmesi gerekmektedir.
Bu itibarla; açıklanan etkenler de göz önüne alınarak olayla ilgili olarak yeniden bilirkişi incelemesi yaptırılarak, yukarıda belirtilen araştırmaların tamamlanmasını müteakip, atılı suçun unsurları itibariyle sanığın ihmal ve sorumluluklarının takdir ve değerlendirilmesi suretiyle hükme varılması gerektiğinden, mahkumiyet hükmünün noksan soruşturma yönünden bozulmasına karar verilmiştir.
Tebliğnamede; sanığa atılı suçun oluşmaması nedeniyle hükmün sübut yönünden bozulması gerektiğine ilişkin görüş bildirmiş ise de; olayın askeri hizmetten doğan askeri bir görev sırasında cereyan etmesi nedeniyle, askeri hizmet ve göreve ilişkin emniyet kural ve teamülleri dikkate alınmadan genel nitelikteki Aletli Dalış Yönetmeliği esas alınarak değerlendirme yapılan ve hükme esas alınmayan bilirkişi heyetince düzenlenen rapora dayanılarak, olayda sanığın kusursuz olduğunun kabulüne ilişkin düşünceye iştirak edilmemiştir.
Sonuç ve Karar: Açıklanan nedenlerle;
1) Yasal koşulları oluşmadığından sanık müdafii ve katılan vekilinin temyiz incelemesinin duruşmalı yapılması istemlerinin 353 sayılı Kanunun 218/1'inci madde gereğince REDDİNE;
2) Sanık hakkındaki mahkumiyet hükmünün sanık müdafii ile katılan vekilinin temyizine atfen ve resen, 353 sayılı Kanunun 221/1'inci maddesi gereğince noksan soruşturma yönünden BOZULMASINA;
30.12.2008 tarihinde, tebliğnameye uygun olarak, oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy