(765 S. K. m. 59, 72, 80, 102, 104, 240) (1632 S. K. m. 34, 115, 144) (647 S. K. m. 4, 6) (5237 S. K. m. 63, 257) (353 S. K. m. 220, 221) (5271 S. K. m. 231)
Müteselsilen memuriyet görevini kötüye kullanmak suçundan sanık P.Astsb.Üçvş. Sinan BAL ve memuriyet görevini kötüye kullanmak suçuna iştirak suçundan sanık Ter.P. Komd.Er Ramazan GEDİK hakkında Kara Kuvvetleri Komutanlığı Askeri Mahkemesince verilen 18.07.2007 gün ve 2007/197-573 esas ve karar sayılı; sanıkların mahkumiyetlerine ilişkin hükümlerin, sanık Ter.Komd.Er Ramazan GEDİK ve sanık P.Astsb.Üçvş. Sinan BAL müdafii tarafından yasal süresi içinde temyiz edilmesi üzerine, dava dosyası Askeri Yargıtay Başsavcılığının 09.01.2008 gün ve 2008/1040 sayılı Tebliğnamesi ekinde sanıklar hakkındaki mahkumiyet hükümlerinin onanması gerektiği görüşüyle Dairemize gönderilmiş olmakla dosya incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Askeri Mahkemece;
1) Sanık P.Astsb.Üçvş. Sinan BAL'ın, müteselsilen memuriyet görevini kötüye kullanmak suçunu işlediği kabul edilerek, As.C.K. 144 üncü maddesi delaletiyle 765 sayılı Türk Ceza Kanununun 240, 80, 59/2 ve 647 S.K.nun 4/1 nci ile TCK'nın 72 nci maddeleri uygulanmak suretiyle neticeten ve içtimaen 874-YTL. adli para cezası ile cezalandırılmasına, ayrıca dört ay on gün süre ile memuriyetten yoksun kılınma cezası ile cezalandırılmasına, sanık hakkında hükmedilen memuriyetten yoksun kılınma cezası nedeniyle bu cezasının As.C.K.nun 4551 S.K. ile değişik 34/1 nci maddesi gereğince dört ay on gün süre ile açığa çıkarılma şeklinde infazına, cezalarının 647 S.K.nun 6 nci maddesi gereğince ertelenmesine, tutuklulukta geçen sürelerin 5237 sayılı TCK.nun 63 ncü maddesi gereğince mahkumiyetinden mahsubuna,
2) Sanık P.Komd.Er Ramazan GEDİK'in, memuriyet görevini kötüye kullanmak suçuna iştirak ettiği kabul edilerek, As.C.K. 144 üncü maddesi delaletiyle 765 sayılı Türk Ceza Kanunun 240, 59/2 ile 647 S.K.nun 4/1, TCK'nın 72 nci maddeleri uygulanmak suretiyle neticeten ve içtimaen 525-YTL. adli para cezası ile cezalandırılmasına, ayrıca iki ay on beş gün süre ile memuriyetten yoksun kılınma cezası ile cezalandırılmasına, 647 S.K.nun 6 nci maddesi gereğince cezanın ertelenmesine, dair verilen kararlar;
Sanık P.Astsb.Sinan BAL müdafii tarafından; Eylemlerin sübuta ermediği; müvekkilinin kimseyi usulsüz izne göndermediği, esasen, buna yetki ve sorumluluğu bulunmadığı, bu nedenle eylemlerin sübutu halinde bile ASCK'nın 115. maddesinin uygulanabileceği ileri sürülerek,
Sanık Ter.Komd. Er Ramazan GEDİK tarafından; memuriyet görevini kötüye kullanmak suçuna iştirak kastı bulunmadığı, daha önce ceza almakla birlikte alışılagelmiş uygulama gereği birliğe 25.000.000.-TL. yardımda bulunduğu, cezasının affedildiği düşüncesiyle terhise gönderildiğini düşündüğü, atılı suçu işlediği konusunda her türlü kuşkudan uzak delil bulunmadığı ileri sürülerek temyiz edilmiştir.
Askeri Yargıtay Başsavcılığınca düzenlenen Tebliğnamenin sanık müdafiine 21.01.2008 tarihinde tebliğ edildiği, sanığın, 28.01.2008 tarihinde verdiği bir dilekçe ile; müdafiini azlettiğini, savunmasını kendisinin yapacağını bildirdiği görülmekle birlikte, sanığın, müdafiini azlettiği 28.01.2008 tarihine kadar, dava dosyası ile ilgili olarak müdafii tarafından yapılan tüm hukuki işlemler geçerliliğini muhafaza etmesi, bu cümleden olarak, bu tarihten önce, müdafiinin temyiz dilekçesini hazırlayarak sunmuş olması, tebliğnamenin sanığın müdafiine tebliğini müteakip, müdafiinin tebliğnameye karşı diyeceklerini 24.01.2008 tarihli bir dilekçe ile bildirmiş olması karşısında, bu aşamada, müdafii vasıtasıyla tebliğnameden haberdar olan sanığa, tebliğnamenin tekrar tebliğine gerek olmadığı ve durumun da sanığın savunma hakkının kısıtlanması niteliğinde bulunmadığı sonucuna varıldığından, dosyanın incelenmesine geçilmiştir.
1) Sanık P.Astsb.Üçvş. Sinan BAL'ın, Müteselsilen Memuriyet Görevini Kötüye Kullanmak suçu ile ilgili olarak yapılan incelemede;
Sanık P.Astsb.Üçvş.Sinan BAL'ın, 2000 yılı bahar-yaz direktifi kapsamında iç güvenlik harekatı nedeniyle Yüksekova ve Güzelkonak'ta üs bölgesi oluşturan l.Komd.Tug.K'lığı ve bağlı birliklerinden Kayseri'de kalan birlik ve ünitelerle ilgi emir kapsamında Tğm.Ömer KOYU'nun ayrılmasından sonra, 17.07.2000 tarihinden itibaren, 1.Komd.Tug.2.Komd.Tb. Kışla Komutanlığı görevini yürüttüğü sırada, Temmuz-Eylül 2000 tarihleri arasında; bir kısım askeri usulsüz izne göndermek, yine sanığın, bu tarihler arasında OHAL bölgesinde görevli olup terhislerine yakın 2'nci Komd.Tb.Kışla Komutanlığına katılan bir kısım er ve erbaştan, kışlaya yardım adı altında bir miktar para alarak terhis olmaları gereken tarihten önce kışladan ayrılmalarını sağlayarak eksik askerlik hizmeti yapmalarına neden olmak suretiyle müteselsilen memuriyet görevini kötüye kullanmak suçunu işlediği kabul edilerek yukarıda belirtilen mahkumiyet hükmünün tesis edildiği anlaşılmıştır.
Dava dosyasındaki delillere göre; 1 nci Komd.Tug.K.lığı birliklerinin 2000 yılı Bahar-Yaz direktifi kapsamında iç güvenlik harekatı ile ilgili olarak Kayseri garnizonundan intikal nedeniyle Kayseri General Vecihi Akın kışlasında kalan personel işlemleri ve birlik binalarının bakım faaliyeti kapsamında her taburda en rütbeli personelin tabur kışla komutanı, komando taburları içinde bir tek komando taburlar kışla komutanı görevlendirilmesi yapıldığı, bu görevlendirme kapsamında er ve erbaşların izin kağıtlarının taburda bulunan en kıdemli rütbeli personel tarafından tanzim edilip izin kağıdı bu personel tarafından paraf edilerek görevlendirilmiş bölük ve kışla komutanı imzası ile izne gönderileceğinin düzenlendiği, taburda görevli er ve erbaşların izinlerinin planlanması, takip ve kontrolünün taburda görevli en rütbeli personel tarafından yapılıp izin belgesi tanzim edilerek bu personel tarafından imzalanıp komando taburları kışla komutanına onaylatılarak izne gönderilmesi gerektiği,
Teğmen Ömer KOYU'nun, 17.07.2000 tarihinde 2 nci Komd.Tb.Kışla komutanlığından ayrılması ile, sanık Sinan BAL'ın 2 nci Komd.Tb.Kışla komutanı olarak fiilen görevi yürütmeye başladığı, bu görevi sırasında sanık Cemal YİĞİT'i 60 YTL karşılığı 04 veya 05 Ağustos 2000 tarihinden itibaren kanuni izni haricinde 10 gün izne gönderdiği, Cemal YİGİT'in bu izinden dönmesini müteakip P.Er Abdullah ŞENTÜRK ve Cemal YİĞİT'i 90 YTL karşılığı 18.08.2000 tarihinden itibaren on gün süre ile izne gönderdiği, P.Çvş.Salim ÇATIKKAŞ'ı 26 Temmuz 2000 tarihinden itibaren 16 gün kanuni izne gönderdiği, izin dönüşünde Salim ÇATIKKAŞ'ın getirdiği kol saati ve sigarayı hediye olarak kabul ettiği, P.Çvş.Murat YILMAZ'ı 26 veya 27 Ağustos 2000 tarihinden itibaren 06.09.2000 tarihine kadar izne gönderip yoklama defterine bu izni 01 Eylül 2000-06 Eylül 2000 olarak işleyip, izin belgesinde beş günlük olarak düzenlendiği, yine sanık Ramazan GEDİK'i, 13.08.2000 tarihinde terhis mahiyetinde izne gitmesi gerekirken, 25 YTL alarak 01 Ağustos 2000 tarihinden itibaren terhis mahiyetinde izne gönderip yoklamalarda mevcut görünmesini sağladığı, bunun yanı sıra, OHAL bölgesinde görevli olup terhislerine yakın 2 nci Komd.Tb.Kışla komutanlığına katılan Özgür ATEŞ'ten 10 YTL, İsmail Evren GASER'den 3 YTL, Oktay YALÇIN'dan 10 YTL, Hakan AYDOĞDU, Serkan İMAL, Sebahattin SARAÇ ve Özgür İNCİ'den ayrı ayrı 20'şer YTL, Murat YİSİN, Sadi YARAR, Ali KAYABAŞI'dan ayrı ayrı 5'er YTL, Lokman BAŞER ve Hakkı PELTEK'ten 10'ar YTL, Eşref ERMAN'dan, 15 YTL.yi kışlaya yardım adı altında alarak, terhis olmaları gereken tarihten önce kışladan ayrılmalarını sağlayarak eksik askerlik hizmeti yapmalarına neden olduğu anlaşılmaktadır.
Askeri Mahkemece P.Astsb.Üçvş.Sinan BAL'ın tüm eylemlerinin müteselsilen memuriyet görevini kötüye kullanmak suçunu oluşturduğuna ilişkin takdir ve kabulünde herhangi bir isabetsizlik görülmediğinden, sanık müdafiinin bu husustaki temyiz sebepleri yerinde bulunmamıştır.
Şöyle ki; Sanık Sinan BAL'ın, Teğmen Ömer KOYU'nun 17.07.2000 tarihinde 2 nci Komd.Tb.Kışla Komutanlığından ayrılması ile 2 nci Komd.Tb.Kışla komutanı olarak fiilen görevi yürütmeye başladığı, bu görevi kapsamında; kışlada kalan er ve erbaşların izin tarihlerinin planlanmasını, takibini, kontrolünü, OHAL bölgesinde görev yapmakta iken terhis tarihleri yaklaşan, zamanında terhis olmaları için Kayseri'ye gönderilen er ve erbaşların terhis tarihlerine kadar kışlada askerlik hizmetlerine devam etmelerini, terhis tarihlerinde kışladan ayrılış işlemlerini yapmakla görevli olduğu dosya kapsamından anlaşılmaktadır.
765 sayılı TCK'nın 240 ile 5237 sayılı TCK'nın 257/1'inci maddelerinde tarif olunan memuriyet görevini kötüye kullanmak suçunun maddi unsuru açıkça tanımlanmamış, yasada yazılı hallerden başka hangi nedenle olursa olsun görevini kötüye kullanma şeklinde soyut bir anlatım tercih olunmuştur. Gerek kanun metni ve gerekse yerleşik uygulamaya nazaran, yasada açıkça maddi unsurları belirtilen suçları oluşturmayan, ancak memurun görevinin hududunu aşmak, yasa ve nizamın gösterdiği usul dışına çıkmak, takdir yetkisini görevin gayesine aykırı şekilde kullanmak biçiminde tezahür eden eylemlerinin memuriyet görevini kötüye kullanmak suçunun maddi unsurunu teşkil edebileceği ortadadır.
Makam ve memuriyet nüfuzunu suiistimal suretiyle işlenen suçlar ise; ASCK'nın Birinci Kısım, Üçüncü Bab, Altıncı Faslında düzenlenmiş olup, bunlardan bazıları sayılmak suretiyle gösterilmiştir. 115'inci maddesi ile, altıncı fasılda yer alan diğer maddelerde yazılanlardan başka surette memuriyet nüfuzunu kötüye kullanma halleri hükme bağlanmıştır.
Mezkur maddede belirtilen suçun oluşumu için; emir verme yetkisinin veya memuriyet nüfuzunun, kötüye kullanılması suretiyle, mevzuatın tayin ettiği hallerin dışına çıkılarak, herhangi bir kişi ya da kuruluş yahut ast'ı hakkında, keyfi bir işlemin yapılması veyahut yapılmasının amir veya üst tarafından emredilmesi gerekmektedir.
Madde metninden de anlaşılacağı üzere; söz konusu suça konu edilen eylem; makam ve memuriyet nüfuzunun kullanılması suretiyle, mevzuatın dışına çıkılarak, keyfi bir işlem yapılmasının emredilmesi veya keyfi işlem yapılmasıdır.
Somut olayımızda; Sanık Sinan BAL'ın, 2 nci Komd.Tb.Kışla Komutanı olarak OHAL Bölgesinden Kayseri'ye gönderilen ve terhislerine kadar kışlada kalması gereken er ve erbaşları takip ve kontrolle, birlik kayıtlarına alıp terhislerine kadar askerlik hizmetlerini bilfiil yerine getirtmekle görevli ve yükümlü olduğu, dolayısıyla adı geçen erlerin terhise hak kazandıkları tarihe kadar kışlada kalmalarını, askeri hizmetlerini tam olarak yerine getirmelerini sağlamakla görevli iken, görev yaptığı kısa süre içerisinde kışlada görev yapan er ve erbaşlardan Salim ÇATIKKAŞ, Murat YILMAZ, Cemal YİĞİT, Abdullah ŞENTÜRK ve Ramazan GEDİK'İ kanuni izinleri haricinde izne göndermek, OHAL Bölgesinden dönen Özgür ATEŞ, İsmail Evren GASER, Oktay YALÇIN, Hakan AYDOĞDU, Serkan İMAL, Sebahattin SARAÇ ve Özgür İNCİ, Murat YİSİN, Sadi YARAR, Ali KAYABAŞI, Lokman BAŞER ve Hakkı PELTEK, Eşref ERMAN'ı erken terhise göndermek suretiyle, kendisine tevdi edilen Kışla Komutanı Vekili görevini kötüye kullandığı, bu haliyle, tüm bu eylemlerinin memuriyet görevini kötüye kullanmak suçunu oluşturduğu, sanığın söz konusu eylemleri arasında sübjektif bir bağın mevcut olduğu, eylemlerinin temelinde genel bir kararın, plan ve niyetin yer aldığı, bunun yanı sıra, tüm suçların birbirine yakın zaman dilimi içerisinde adeta zincir halkaları gibi birbirinin içine geçecek şekilde işlendiği, bu itibarla sanığın işlediği sabit olan ve her biri müstakilen görevini kötüye kullanmak suçuna vücut veren söz konusu eylemlerinin, müteselsilen görevini kötüye kullanmak suçunu oluşturduğu sonucuna varılmıştır.
Bu itibarla, müsnet suçun maddi ve manevi unsurları yönünden oluştuğu dosya münderecatı ile sübuta erdiğinden, sanık hakkında tesis olunan mahkumiyet hükmünde usul, sübut, vasıf, takdir ve uygulama yönlerinden herhangi bir isabetsizliğin bulunmadığı anlaşıldığından, sanık müdafiinin tüm temyiz nedenleri kabule değer bulunmamakla birlikte;
08 ŞUBAT 2008 tarih ve 26781 Sayılı Resmi Gazetede yayımlanan 23.1.2008 tarih ve 5728 Sayılı Yasanın 562 nci maddesi ile değişik, 5271 Sayılı Ceza Muhakemesi Kanunun 06.12.2006 tarih ve 5560 Sayılı Kanun ile eklenen 231 maddesinin 5 inci fıkrası ile; Sanığa yüklenen suçtan dolayı yapılan yargılama sonunda hükmolunan ceza, iki yıl veya daha az süreli hapis veya adli para cezası ise; Mahkemece, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilebilir....Hükmün açıklanmasının geri bırakılması, kurulan hükmün sanık hakkında bir hukuki sonuç doğurmamasını ifade eder. şeklinde bir düzenleme getirilmiş bulunmakla, CMK.nın 231 inci maddesine eklenen bir kısım fıkra ile ihdas edilen Hükmün açıklanmasının geri bırakılması şeklindeki bir tanımlama ile Ceza Hukuku sistemine dahil edilen bu yeni kuruma, ceza usul yasasında, yargılama usulüne ilişkin hükümler arasında yer verilmekle birlikte, bu kurumun düzenlenme amacının, kurulan mahkumiyet hükmünün, belli bir süre ve şartlara bağlı olarak, sanık hakkında bir hukuki sonuç doğurmamasını sağlamaya yönelik olduğundan, ayrıca, hükmolunan ceza süresi ile ilgili olarak Bir Yıl ibaresinin İki Yıl olarak değiştirilmesi suretiyle maddi hukuka yönelik bir düzenlemeyi de kapsadığından ve bu düzenlemelerin, doğrudan sanık veya hükümlü hakkında kurulan mahkumiyet hükmüne (sanık/hükümlü lehine) etkisi olduğundan, 5237 Sayılı T.C.K.nun 7 nci maddesinde belirtilen; Suçun işlendiği zaman yürürlükte bulunan kanun ile sonradan yürürlüğe giren kanunların hükümleri farklı ise, failin lehine olan kanun uygulanır ve infaz olunur. amir hükmü çerçevesinde; sanığın daha lehine olduğu anlaşılan 23.1.2008 tarih ve 5728 Sayılı Yasanın 562 nci maddesi ile değişik 5271 Sayılı Kanunun 06.12.2006 tarih ve 5560 Sayılı kanun ile eklenen 231 maddesinin 5-14 üncü fıkralarında belirtilen esaslar çerçevesinde, sanığın bu Kanunla düzenlenen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kurumundan istifade edip etmeyeceğinin belirlenmesi ve bu cümleden olarak, söz konusu maddenin 5-14 üncü fıkralarında öngörülen koşullar çerçevesinde yeniden değerlendirme yapılmasına imkan sağlanmasının gerektiği sonucuna varılmakla,Yerel Mahkemece, sanık hakkında, Müteselsilen Memuriyet Görevini Kötüye Kullanmak suçundan tesis edilen mahkumiyet hükmünün, yukarıda açıklanan nedenlerle bozulması cihetine gidilmiştir.
2) Sanık Ter.Komd.Er Ramazan GEDİK'in, Memuriyet Görevini Kötüye Kullanmak suçuna iştirak suçu ile ilgili olarak yapılan incelemede;
Sanık Ramazan GEDİK'in, hizmet süresine göre 13.08.2000 tarihinde terhis mahiyetinde izine gönderilmesinin gerektiği, ancak sanık P.Astsb.Üçvş. Sinan BAL'ın, sanık Ramazan GEDİK'ten 25 YTL para alarak, bu sanığı 01.08.2000 tarihinden itibaren terhis mahiyetinde izine gönderdiği, yoklamalarda 13.08.2000 tarihine kadar birliğinde mevcut görünmesini sağladığı, buna istinaden şube bildiriminin 13.08.2000 tarihinde terhis mahiyetinde izine gönderildiği şekilde yapıldığı, bu suretle, sanık Er Ramazan GEDİK'in, usulsüz olduğunu bildiği halde, sanık Sinan BAL'a 25 YTL vererek erken terhisini sağlattığı, böylece sanık Sinan BAL'ın eylemine iştirak ettiğinin dosya kapsamı ile sabit olduğuna ilişkin Askeri Mahkemenin kabul ve takdirinde herhangi bir isabetsizlik görülmemekle birlikte;
Sanığın işlediği sabit görülen suçun tarihinin 01.08.2000 olması karsısında, temyiz incelemesi öncelikle dava zaman aşımı süresi yönünden yapıldığında;
Suç tarihi olan 01.08.2000 itibarıyla yürürlükte bulunan mülga 765 sayılı TCK'nın 102/4'ncü maddesinde, beş seneden ziyade olmamak üzere hapis cezalarını müstelzim cürümlerde zamanaşımının beş sene olacağı, 104/2'nci maddesinde de zamanaşımını kesen bir sebep bulunması halinde sürenin yarı oranında artırılacağı belirtilmiş olup, sanığa isnat edilen ve TCK'nın 240 ıncı maddesinde düzenlenen suçta ceza süresi itibarıyla dava zamanaşımı süresinin beş sene olmasına karşın, 01.06.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 sayılı TCK'nın 66'ncı maddesinde atılı suç için dava zamanaşımı süresinin sekiz yıl olduğunun ve 67'nci maddesinde de zamanaşımını kesen bir sebep bulunması halinde sürenin yarı oranında artırılacağının kabul edildiği, bu duruma göre suç tarihinde yürürlükte bulunan mülga 765 sayılı TCK'daki düzenlemenin sanıklar lehine olduğu anlaşılmaktadır.
Dava zamanaşımını kesen sebeplerin mülga 765 sayılı TCK'nın 104/1 'inci maddesinde; mahkumiyet hükmü, yakalama, tevkif, celp veya izhar müzekkereleri, adli makamlar huzurunda maznunun sorguya çekilmesi, maznun hakkında son tahkikatın açılmasına dair olan karar ve Cumhuriyet Savcısı tarafından mahkemeye yazılan iddianame olarak sayıldığı ve aynı maddenin 2'nci fıkrasında ise, zamanaşımını kesen sebeplerin mevcudiyeti halinde zamanaşımı süresinin, kesilme tarihinden itibaren yeniden işlemeye başlayacağının, ancak bu sürenin 102'nci maddede belirtilen süreye yarısının ilavesi ile elde edilecek süreden fazla olmayacağının belirtilmesi karşısında, atılı suçun zamanaşımının mülga 765 sayılı TCK'nın 102/4'ncü maddesi gereğince beş sene olduğu, 01.08.2000 tarihinde işlenen bu suç nedeniyle, üç yıla kadar hapis cezasını öngören TCK.nın 240 ıncı maddesi kapsamında bulunan suçlara ilişkin zamanaşımının; 03.04.2001 tarihli iddianame, ve bunu takip eden muhtelif tarihlerdeki sanığın sorgu ve savunmalarının tespiti ve mahkumiyet hükümleri ile kesildiğinin görüldüğü, bu durumda, sanık lehine olan mülga 765 sayılı TCK'nın 102/4 ve 104'ncü maddeleri uyarınca, yedi yıl altı aylık zamanaşımına tabi bulunan sanığa atılı suçun, 01.02.2008 tarihinde zamanaşımına uğradığı gözetilerek hükmün bozulmasına ve 353 sayılı Kanunun 220/2-C maddesi uyarınca sanık hakkındaki kamu
Sonuç ve Karar: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1) Sanık P.Astsb.Üçvş. Sinan BAL müdafiinin, temyizine atfen ve resen, sanık hakkındaki mahkumiyet hükmünün, 353 Sayılı Kanunun 221'inci maddesi uyarınca, 5271 Sayılı Ceza Muhakemesi Kanunun, 06.12.2006 tarih ve 5560 Sayılı kanun ile eklenen ve 5728 Sayılı Kanunun 562 nci maddesi ile değişik 231 maddesinin 5-14 üncü fıkralarında düzenlenen Hükmün açıklanmasının geri bırakılması hükümlerinin uygulanıp uygulanmamasına ilişkin değerlendirme yapılması yönünden BOZULMASINA,
2) Sanık Ter.Komd.Er Ramazan GEDİK'in temyizine atfen ve resen, hakkında, 01.08.2000 tarihinde Memuriyet Görevini Kötüye Kullanmak suçuna iştirak suçunu işlediği kabul edilerek verilen mahkumiyet hükmünün, dava zamanaşımı süresinin dolmuş olması nedeniyle, 353 sayılı Kanunun 221/1'nci maddesi uyarınca BOZULMASINA;
Hükme konu olan Memuriyet Görevini Kötüye Kullanmak suçuna iştirak suçu ile ilgili olarak dava zaman aşımı süresinin dolması nedeniyle 353 Sayılı Kanunun 220/C, 765 sayılı T.C.K.nun 102/4 ve 104 ncü maddeleri uyarınca sanık hakkındaki KAMU DAVASININ DÜŞMESİNE,
20.02.2008 tarihinde tebliğnameye aykırı olarak OYBİRLİĞİ ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy