(1632 S. K. m. 42, 66, 130) (765 S. K. m. 50, 52, 59) (647 S. K. m. 4) (353 S. K. m. 228, 234) (5237 S. K. m. 5) (5252 S. K. Geç. m. 1)
Mükerrer izin tecavüzü ve askeri eşyayı kasten tahrip suçlarından hükümlü terhisli Topçu Er Sedat ÜSTÜNKAYA hakkında Kara Kuvvetleri Komutanlığı Askeri Mahkemesince verilen 19.04.2006 tarihli ve 2006/293-285 Esas ve Karar sayılı mahkumiyetlere ilişkin hükümlerle ilgili olarak hükümlü tarafından yargılamanın yenilenmesi isteminde bulunulması üzerine, dava dosyası Askeri Yargıtay Başsavcılığının 08.05.2009 tarihli ve 2009/4155 sayılı tebliğnamesi ekinde istemin reddi gerektiği görüşü ile Dairemize gönderilmiş olmakla dosya incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Askeri Mahkemece, hükümlünün 11.10.2004-16.02.2006 tarihleri arasında mükerrer izin tecavüzü suçunu işlediği kabul edilerek ASCK'nın 66/2-c, TCK'nın 59/2, maddeleri uygulanmak suretiyle 1 yıl 8 ay hapis cezası, askeri eşyayı kasten tahrip suçunu işlediği kabul edilerek, ASCK'nın 130/1, TCK'nm 59/2, 50, 52, 647 sayılı Kanunun 4/1'inci maddeleri uygulanmak suretiyle 825 YTL adli para cezası ile mahkumiyetine karar verildiği, hükümlerin, taraflarca temyiz edilmemesi nedeniyle kesinleştirildiği anlaşılmıştır.
Hükümlünün, 28.03.2009 ve 06.04.2009 tarihli dilekçelerine eklediği GATA Eğitim Hastanesinin 16.02.2009 tarihini taşıyan askerliğe elverişsizlik raporunu dayanak yaparak, yargılamanın yenilenmesi isteminde bulunduğu görülmüştür.
Bilindiği üzere; 353 sayılı Kanunun 234'üncü maddesi yargılamanın yenilenmesi istemi, bu istemin kanuni sebepleri ile sübut delillerini kapsar hükmünü içermekte olup, maddede bu istemin neleri kapsayacağı belirtilmiştir. Yine aynı kanunun 228'nci maddesinde yargılamanın yenilenmesini gerektiren sebepler gösterilmiş, maddenin (E) bendinde de yeni vakalar veya yeni deliller ileri sürülüp de bunlar yalnız başına veya daha önce irad edilen delillerle birlikte göz önünde tutuldukları takdirde hükümlünün beraatını veya daha hafif cezayı gerektiren kanun hükmünün uygulanması ile hükümlülüğü gerektirebilecek nitelikte olursa yargılamanın yenilenmesi isteminde bulunulabileceği hükmü getirilmiştir.
Yeni olay ve yeni delilin yargılamanın yenilenmesini icap ettirecek nitelik ve yargılama sırasında mahkemece bilinmeyen yahut evvelce verilmiş olan hükmü sarsacak ve mahkemeyi o kararın doğruluğunda tereddüde düşürecek mahiyette olması gerektiğinde şüphe yoktur.
Anılan maddede sözü edilen yeni delil veya vakıa sadece hükümlü için yeni delil değil, hüküm kuran mahkeme için yeni delil veya vakıa olmalı, mahkeme dava dosyasında bulunmayan o delili görmediği veya yeni vakıa ile ilgili bilgi ve belgeler dosyaya intikal etmemiş olması nedeniyle yeni delil veya vakıadan haberdar olmadığı için değerlendirmeye alamamış ve o şekilde karar vermiş olmalıdır.
Bu yasal tanım ve açıklamalar ışığında, hükümlünün dilekçesinde belirttiği hususlar ve ekinde sunduğu GATA Eğitim Hastanesinin 16.02.2009 tarihli ve 614 sayılı sağlık kurulu raporu incelendiğinde; hükümlü hakkında, ileri derecede antisosyal kişilik bozukluğu teşhisi ile, Sağlık Muayene Yönergesinin 17/D-F-l maddesi uyarınca askerliğe elverişli değildir kararının verildiği görülmüştür.
Sağlık kurulu raporunda belirtilen rahatsızlık yönünden, hükümlünün rapor tarihi olan 16.02.2009 tarihi itibariyle askerliğe elverişli olmadığının, ancak suç tarihleri itibariyle askerliğe elverişli olduğunun belirtildiği görülmüş, bu haliyle, hükümlü tarafından sunulan söz konusu raporun, yargılamanın yenilenmesini icap ettirecek nitelik ve yargılama sırasın-mahkemece bilinmeyen yahut evvelce verilmiş olan hükmü sarsacak ve mahkemeyi o kararın doğruluğunda tereddüde düşürecek mahiyette sübut delili niteliğinde olmadığı sonucuna varılmakla, hükümlünün yargılamanın yenilenmesi isteminin kabule değer olmaması noktasından reddine karar vermek gerekmiştir.
Öte yandan, 5237 sayılı TCK'nın 5'inci maddesinde ve 5252 sayılı Kanunun 5349 sayılı Kanun ile değişik Geçici 1'inci maddesinde yer alan düzenlemelere nazaran, 31.12.2008 tarihinden itibaren ASCK'nın 42'nci maddesinde yer alan tekerrür hükümlerinin uygulanma imkanının kalmadığı, dolayısıyla hükümlünün eyleminin mükerrer izin tecavüzü suçunu değil, izin tecavüzü suçunu oluşturduğu, bu nedenle lehe kanun kapsamında durumu yeniden değerlendirilmesi gerektiği görülmekte ise de; bu hususun mevcut yargılamanın yenilenmesi talebi ile bir ilgisinin bulunmadığı, kaldı ki, Askeri Mahkemenin 08.04.2009 tarihli ve 2009/1038 (K)-172 (Müt) sayılı duruşmasız işlere dair kararından bu hususa ilişkin bir uyarlama davasının daha sonra yapılacağı anlaşıldığından, bu hususa değinilmekle yetinilmiştir.
Sonuç Ve Karar: Açıklanan nedenlerle; hükümlünün, kabule değer olmayan yargılamanın yenilenmesi isteminin, 353 sayılı Kanunun 228 ve 236/1 'inci maddeleri uyarınca REDDİNE;
20.05.2009 tarihinde, tebliğnameye uygun olarak, oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy