(1632 S. K. m. 138) (5271 S. K. m. 332)
Askeri Mahkemede görülen dava dosyasında, firar suçundan yargılanan Hv. P. Er O.E.'nin yargılanması esnasında (a) 15.11.2006 tarihinde GATA Haydarpaşa Eğitim Hastanesi'ne sevk edildiğine ilişkin belgenin, 15.11.2006 tarihli birlik yoklamasının veya jurnalinin ve sanığın firar ettiğine ilişkin tutanak ile ayrıca (b) sanık hakkında düzenlenmiş olan sağlık ve ceza kararlarına ilişkin belge onaylı suretlerinin duruşmanın bırakıldığı 08.05.2007 tarihinden önce mahkemeye gönderilmesi yönünde alınan ara kararın 18.04.2007 tarihli müzekkeresiyle ilgili Bölük Komutanlığı'na gönderildiği, müzekkere gönderildikten sonra yapılan 08.05.2007 ve 05.06.2007 tarihli duruşmalarda yazılan bu müzekkere cevabının beklenmesi yönünde ara kararlar alındığı, birliğince sanığın firarda olduğunun 19.11.2007 tarihli duruşmadan önce bir müzekkere ile bildirilmesi üzerine, 19.11.2007 ve 11.02.2008 tarihlerinde yapılan duruşmalarda Yozgat Emniyet Müdürlüğü'ne yazılan müzekkerenin gerekli bilgiler ikmal edilerek tekrarı ve Yozgat Emniyet Müdürlüğü'ne yazılan müzekkerenin Saraykent İlçe Emniyet Müdürlüğü'ne tekrarlanması yönünde alınan ara kararları dışında, diğer hususların bilahare değerlendirilmesine karar verildiği, 25.08.2008 tarihli duruşmada; evvelce yazılan 18.04.2007 tarihli müzekkerenin (a) maddesinin, müzekkere yanıtının çok ivedi şekilde yerine getirilmesi gerektiği notu düşülerek tekrarına ve duruşmanın 10.11.2008 tarihine bırakılmasına karar verildiği, bu ara kararın 26.08.2008 tarihli müzekkere ile Hizmet Bölük Komutanlığı'na gönderildiği, 26.08.2008 tarihli ve SAYI:2008/241 M.Y sayılı bu müzekkerenin 19.09.2008 tarihinde ... Harp Okulu Komutanlığına ulaştığı ve Komutanlıkça kullanılan doküman yönetim sistemine girdiği, müzekkerenin aynı gün elektronik ortamda önce Destek Grup Komutanlığı'na, oradan da Hizmet Bölük Komutanlığı'na gönderildiği, ancak yazılan müzekkereye cevap verilmediği, 10.11.2008 tarihinde yapılan duruşmada bu müzekkerenin CMK.'nın 332'nci maddesi uyarınca şerh düşülmek suretiyle tekidine ve sanığın duruşmada hazır edilmesinin istenmesine karar verildiği, bu ara kararın müzekkere ile Hizmet Bölük Komutanlığı'na gönderildiği, 14.11.2008 tarihli ve SAYL2008/241 M.Y sayılı bu müzekkerenin 01.12.2008 tarihinde... Harp Okulu Komutanlığına ulaştığı ve Komutanlıkça kullanılan doküman yönetim sistemine girdiği, müzekkerenin aynı gün elektronik ortamda önce Destek Grup Komutanlığına, oradan da 02.12.2008 tarihinde Hizmet Bölük Komutanlığına gönderildiği, söz konusu müzekkerelerin sanık Hv. P. Kd. Çvş. A.G. tarafından 08.01.2009 tarihinde fark edildiği, ancak gerekleri yapılmayan bu müzekkerelere 10.01.2009 tarihinde işlemleri yapıldığına ilişkin kayıt düşüldüğü, bu müzekkerelere cevap verilmemesi üzerine; Askeri Mahkeme Hakimi As. Hak. Ütğm. M.Y.'nin 27.01.2009 tarihinde bölük astsubayı olarak görev yapan sanık Hv. P. Kd. Çvş. A.G. ile müzekkerelerin gereklerinin neden yapılmadığı hususunda telefon görüşmesi yaptığı ve buna ilişkin tutanak tuttuğu, sanıkların 28.01.2009 tarihinde müzekkerelerin gereklerini yerine getirerek, cevabi yazıyı aynı gün Askeri Mahkemeye ulaştırdıkları, 02.02.2009 tarihinde yapılan duruşmada sanık Hv. P. Er O.E. hakkında mahkumiyet hükmü tesis edilerek, sanıklar hakkında suç duyurusunda bulunulduğu, müzekkere gereklerinin yapılması hususunda Hizmet bölük Astsubayı olan sanık Hv.P.Kd.Çvş.A.G.'nin sorumlu olduğu, Bölük komutanı sanık Hv.P.Ütğm.H.T.S.'nin de birinci sicil amiri olarak, bu sanığın işlerini denetleme görevi bulunduğu, sanık Hv.P.Kd.Çvş.A.G.'nin 08.09.2008-26.09.2008 tarihleri arasında yurt içi bir kursta bulunduğu, Komutanlıkta evrak akışının 2007 tarihinden itibaren elektronik sistem üzerinden yapıldığı; bu sistemde gelen dış yazışma evraklarının önce merkez kısma geldiği, evrakların tarayıcıdan geçirilerek, Destek Grubun ortak havuzu olan elektronik ortama atıldığı, ilgili birim astsubaylarının da bu yazıları inceleyerek yazışmayı kendi havuzlarına aktardıkları, bu şekilde alınıp, gereği yapılan evrakın çıktısının alındığı ve imzaya yetkili kişinin imzalaması sağlandıktan sonra gönderen makama iletilmek üzere postaya verildiği, sanık Hv.P.Kd.Çvş. A.G.'nin 26.09.2008 tarihinde kurstan döndükten sonra, 19.09.2008 tarihinde Destek Grup havuzuna alınan 26.08.2008 tarihli müzekkereyi görmediğinden, Hizmet bölük havuzuna almadığı, bu nedenle evrakın işlemsiz bırakıldığı, 14.11.2008 tarihli evrakın da Destek Grup havuzuna 02.12.2008 tarihinde aktarıldığı, sistem tarafından işlem görmeyen diğer müzekkere ile aynı bölüme bırakıldığı, her iki müzekkerenin sanık Hv. P. Kd. Çvş. A.G. tarafından 08.01.2009 tarihinde fark edilerek, Hizmet bölük havuzuna aktarıldığı, ancak eski tarihli olmalarından dolayı gereklerinin daha önce yapıldığı düşüncesi ile gereklerinin yapılmamasına karşın; 10.01.2009 tarihinde işlem gördüklerine dair kayıt düşüldüğü, Askeri Mahkeme hakimi ile yapılan görüşme neticesinde durumun anlaşılarak, işlemlerin tamamlandığı, sanık Hv. P. Kd. Çvş. A.G.'nin işlerine yardımcı olması amacıyla yanında iki yazıcı asker çalıştığı, dosya kapsamındaki kanıtlardan anlaşılmaktadır.
Askeri Mahkemece; sanıkların hukuk düzeni tarafından kendilerine yüklenen görevleri ihlal ettikleri, yani haksız bir biçimde hareket ettiklerinin bilincinde olmadıkları, mahkeme işlerini savsama kastı ile hareket etmedikleri, Askeri Mahkeme Hakimi tarafından olayla ilgili uyarılmalarını müteakip istenen hususların gereğini derhal yerine getirmeleri nedeniyle suç kastı ile hareket etmedikleri kabul edilip, ihmal suretiyle görevi kötüye kullanma suç kastı taşımadıkları sonucuna varılarak, beraat hükümleri tesis edilmiştir.
Oluş biçimi yukarıda özetlenen olayda; 26.08.2008 tarihinde yazları müzekkerenin 19.09.2008 tarihinde, 14.11.2008 tarihli tekit yazısının 02.02.2008 tarihinde doküman yönetim sistemine girmesine karşın hiçbir işleme tabi tutulmaması, her iki müzekkerenin 08.01.2009 tarihinde sanık Hv. P. Astsb. Çvş. A.G. tarafından okunarak, Hizmet bölük Komutanlığı havuzuna aktarıldığı halde, hiçbir işleme yapılmaması, üstelik, 10.01.2009 tarihinde cevaplandı şekilde kayıt düşülerek işlemlerin sistem üzerinden tamamlanmış gösterilmesi, sanıkların Askeri Mahkemece ikaz edildikleri 27.01.2009 tarihine kadar da hiçbir işlem gerçekleştirmemeleri, 26.08.2008 tarihli müzekkerenin doküman yönetim sistemine girdiği 19.09.2008 tarihinde sanık Hv. P. Astsb. Çvş. A.G.'nin kurstan dönmüş olması ve biriken evrakın bulunması sebebiyle, bir an, bu tarihte müzekkerenin atlanmış olmasının beşeri bir hata halinden kaynaklanmış olabileceği akla gelse bile; bu tarihte bu görevi yapan iki yazıcı Er ile sanık Hv. P. Ütğm. H.T.S.'nin görevde olması, Bölük Komutanı'nın idarenin sürekliliği gereği, gerekli tedbirleri almasının Komutanlık sorumluluğu kapsamında bulunması ve evrak kısmında görevli iki yazıcı askeri denetleme imkanının bulunması, keza sanık Hv. P. Kd. Çvş. A.G.'nin kurstan döndükten sonra biriken işlerin denetlenmesi ve kontrolü için daha fazla dikkat gösterilmesi gerektiğini bilebilecek rütbe ve tecrübede bulunması, 02.12.2008 tarihinde sisteme giren 14.11.2008 tarihli tekit yazısında, yazıya cevap verilmemesi halinde ilgiler hakkında adli işlem yapılacağının açıkça belirtilmesi nedeniyle, bu durumda görevlerinin başında bulunan her iki sanığın daha dikkatli davranmaları gerektiğini bilmelerine rağmen, bu yazının 08.01.2009 tarihine kadar sistemden Hizmet bölük Komutanlığı havuzuna alınmaması, 08.01.2009 tarihinde havuza alman yazıların içeriğinden haberdar olunmasına ve düşülen şerh okunmasına rağmen, müzekkerelere cevap verilmemesi ve bu halde, verilmiş gibi sisteme kayıt düşülmesi suretiyle, sanıkların eylemleri ile makul bir sebep olmaksızın ve mantıken açıklanması güç bir şekilde müzekkerelerin cevapsız bırakılmasına sebep olmaları karşısında; sanıkların, Askeri Mahkemenin işine sekte vermeksuçuna vücut veren fiillerinin mevcut ve sabit olduğu sonucuna varılmıştır.
Askeri Ceza Kanunu'nun 138'nci maddesinde unsurları Askeri Mahkemelerin vazifelerini ve muamelelerini makbul sebep olmaksızın geciktiren altı aya kadar hapsolunur. şeklinde düzenlenen Askeri Mahkeme işlerine sekte verme suçu, Askeri Mahkemelerin fonksiyonlarını yerine getirmesine engel olacak nitelikte fiiller icra edilmesi, bu fiillerin askeri yargı biriminin fonksiyonlarını yerine getirmesine engel olma kastıyla (Askeri Yargıtay 25.06.2003 tarih ve 2003/609/618 Esas ve Karar sayılı ilamında bu görüş benimsenmiştir) ya da adli işlemleri makbul bir sebep olmaksızın geciktirmek suretiyle işlenebilen bir suçtur.
Bilindiği gibi; kanuni unsur failin yaptığı hareketin kanundaki tanıma (tipe) uygun olması demektir. Kanundaki tanımlamaya uygun fiil, her şeyden evvel icrai veya ihmali bir fiilin yapılmış olmasını gerekli kılmaktadır. Bu fiil hareket, hareket sonucu dış alemde oluşan değişiklikte netice adını alır. Hareket ve neticenin bir illiyet bağı (nedensellik bağı/sebep-sonuç ilişkisi) ile birbirine bağlandığı durumlarda oluşan şey suçun maddi unsurunu oluşturmaktadır. Maddi unsur bir şeyi yapmak şeklinde belirirse icrai, yapmamak şeklinde belirirse ihmali bir hareketten bahsetmek gerekmektedir. Mevzuatın kişiden yapılmasını beklediği hareketin yapılmamış olması, hareketsiz kalınması ya da suç tipinde belirlenmiş olan hareketin yapılmaması ihmali suçu oluşturur. Netice suçun kanuni tanımında gösterildiği takdirde önem taşır ve fiilin bir alt unsuru değil, suçun maddi unsurları arasındadır. Tamamlanmaları bakımından neticenin gerçekleşmesi gerekli olan suçlar, neticeli suç tipi (zarar suçlan) olarak kabul edilir. Kamu görevlisi gibi özel yükümlülük altında bulunan kişiler tarafından işlenebilen suçlara özgü suçlar denilmektedir.
Bu ceza hukuku tanımlan birlikte değerlendirildiğinde Askeri Mahkeme işlerine sekte verme suçunun ihmali veya icrai bir fiille işlenebileceği, netice ve zarar suçu olduğu, özgü suç niteliği taşıdığı anlaşılmaktadır. Bu nedenlerle; bu suçu oluşturan fiillerin salt, askeri yargı biriminin fonksiyonlarını yerine getirmesine engel olma özel kastıyla yapılması gerektiğini kabul etmek mümkün değildir. Mevzuatın kamu görevlisi olan kişiden yapılmasını beklediği askeri yargı birimine ait vazife ve işlemlerin Makbul bir sebebe dayalı olmaksızın geciktirilmesi halinde bu suçun unsurları itibarıyla oluşacağını kabul etmek gerekmektedir.
Toplanan delillere göre; sanıkların, Memurun yapmakla yükümlü olduğu adli işleri makbul bir sebep olmaksızın yapmama şuur ve iradesinden ibaret olan Askeri Mahkeme işlerine sekte verme suç kastını taşıdıkları, bu konuda Askeri Mahkemece aksi yönde oluşturulan kanaatin yeterli hukuki gerekçeyi taşımadığı, sanıkların gerekçeli hükümde belirtildiği gibi kaçınılamaz bir hukuki hata hali içinde bulunmadıkları, müzekkere gereklerinin atılı suçun oluşmasından sonra yerine getirilmiş olmasının, makul süreyi aşan bir süre gecikme sonucu oluşan bu suçlara ve suçların unsurlarına bir etkisi bulunmadığı sonucuna ulaşılarak, beraat hükümlerinin esas yönünden bozulmalarına karar verilmiştir. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy