(1632 S. K. m. 47, Ek. m. 8, 10) (5237 S. K. m. 61)
Birliğinde askerlik hizmetini sürdüren sanık P.Onb.M.K.nin; el bombası ve mayınlara ait fünyelerle, bunlara ait parçalarla oynanmasının yasak olduğuna ilişkin askeri hizmete yönelik emirden usulüne uygun biçimde evvelce haberdar edilmesine karşın, 07.03.2008 tarihinde emre aykırı hareket ederek, mühimmat sandıklarının nakli sırasında el bombası fünyelerinin bulunduğu sandıktan bir adet fünyeyi gizlice çıkartıp, oynadığı ve bunun sonucu olarak da fünyenin patlamasına sebebiyet verdiği, böylelikle, atılı emre itaatsizlikte ısrar suçunu işlediği dosya kapsamından anlaşıldığından, sanığın sübuta yönelik temyiz sebeplerinde isabet görülmemiştir.
Askeri Mahkemece; sanığın eylemini cephanelik gibi birçok mühimmatın bulunduğu bir yerde işlemesi sebebiyle, kendisinin ve birçok askeri arkadaşının hayatını tehlikeye koyduğu kabul edilerek, alt hadden uzaklaşılarak ceza tayin etmiştir.
Gerekçede gösterilen eylemin işleniş biçimine ilişkin bu detaylar, emre itaatsizlikte ısrar suçunun unsur veya ağırlatıcı sebebini oluşturmamaktadır. Olay anında cephanelikte el bombası ve mayın olmak üzere patlama ve yangına sebebiyet verebilecek nitelikte çok sayıda mühimmat bulunması, ortaya çıkabilecek risk ve sakıncaların makul sınırlar dışında olduğunu ortaya koymaktadır.
Diğer yandan, emre itaatsizlikte ısrar eyleminden dolayı bizzat sanığın kendisi hayati bir tehlike yaşamış ve müteaddit defa hava değişimi olmak suretiyle askerlik hizmetinden ayrı kalmıştır.
Eylemin işlediği yer, zaman ve işleniş biçimi ile meydana gelen tehlike ve zararın özelliği sebebiyle, cezanın alt hadden uzaklaşılarak belirlenmesine ilişkin gösterilen gerekçelerin dosya içeriğine ve TCKnın 61/1inci maddesine uygun düştüğü sonucuna varılmıştır.
Bu itibarla, Askeri Mahkemece; sanığın, tüm unsurları ile oluşan atılı suçtan, yasal ve inandırıcı gerekçelerle, alt sınırdan uzaklaşılarak ceza tayin edilip, takdiri indirim yapılarak, ASCKnın Ek 8, 47/A ve Ek- 10uncu maddeleri gereğince yasal imkansızlık nedeniyle hapis cezasının seçenek yaptırımlardan birine çevrilmemesi ve hükmün açıklanmasının geri bırakılmaması suretiyle yazılı olduğu şekilde cezalandırılmasında; usul, sübut, vasıf, takdir ve uygulama yönlerinden hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmış ve sanığın temyiz sebeplerinin reddiyle, mahkûmiyet hükmünün oyçokluğuyla onanmasına karar verilmiştir. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy