(2918 S. K. m. 38, 43) (1632 S. K. m. 12) (Er ve Erbaş Sınıfından Askeri Araç Sürücülerinin özel Sınavları ve Belge Verme İşlemlerinin Usulü ve Bu Belgelerle Hangi Cins Taşıtların Nerelerde Kullanılacağına Dair Yönetmelik m. 5, 6, 8)
Askeri Mahkemece; ambulans şoförü P.Er M.K.'nin cumartesi günü çarşı iznine çıkacak olması nedeniyle, garaj çavuşu P.Er O.C.S. tarafından sanığa görev yazıldığı, sanık P.Er Y.H.nin göreve gitmeyeceğini söylemesi üzerine, P.Er O.C.S.'ninUlş.Ütğm. E.K.'ye haber verdiği, Ulş.Ütğm. E.K.'nin bu aşamada görevlendirmeden ve sanık P.Er Y.H.'nin itirazından haberdar olup, bu sanığa emri bizzat kendisinin verdiği, sanık P.Er Y.H.nin, UIş.Ütğm. E.K.'ye bazı mazeretler ileri sürdüğü, ancak UIş.Ütğm. E.K. tarafından mazeretlerinin kabul edilmediği, ertesi gün de sanık P.Er Y.H.'nin emrin gereğini yerine getirmediği, telefonda UIş.Ütğm. E.K.'ye göreve gitmeyeceğini söylediği ve göreve gitmediği sabit görülerek, atılı suçun sübut bulduğu kabul edilmişse de;
ASCKnın 12nci maddesindeki malum ve muayyen olan askeri vazife; kanunlarda yapılması veya yapılmaması açıkça gösterilmiş olan hususları; bir amir tarafından emredilen vazife ise; kanunlarda ve nizamlarda açıkça gösterilmeyip yetkililerin takdirlerine bırakılan hususları ifade etmektedir. Amir, konusu suç teşkil etmeyen, kanun ve diğer nizamlarla da düzenlenmemiş konularda askeri hizmetin düzgün ve sağlıklı bir biçimde yürütülmesine yönelik düzenleme ve işlemleri yapabilme yetkisine sahiptir. Ancak, bu tür düzenleme ve işlemlerin askeri hizmete yönelik olmadığı durumlarda, emre itaatsizlikte ısrarsuçunun oluştuğu söylenemez. Böyle bir durumda amirin emrine aykırı davranışın emre itaatsizlikte ısrar suçunu oluşturabilmesi için, verilen emrin mutlak suretle ve doğrudan askeri hizmete yönelik bir nitelik taşıması gerekmektedir.
Askeri Mahkemece; B sınıfı sürücü ehliyeti bulunan sanık P.Er Y.H.nin, kullanmasına yetki verilen araçlar arasında 48 kişi kapasiteli Mitsubishi Prenses aracın da bulunduğu ve Belde marka 57 yolcu kapasiteli aracı olay tarihinden önce kullandığı, Karayolları Trafik Kanununun 38inci maddesine göre, B sınıfı sürücü ehliyeti bulunan sanık P.Er Y.H.nin ambulans aracını (Ford Transit) kullanabileceği, Karayolları Trafik Kanununun 43üncü maddesi gereğince yayımlanan, Erbaş ve Er Sınıfından Askeri Araç Sürücülerinin Özel Sınavları ve Belge Verme İşlemlerinin Usûlü ve Bu Belgelerle Hangi Cins Taşıtların Nerelerde Kullanılacağına Dair Yönetmelikin 8inci maddesi göz önüne alındığında; Ulş.Ütğm. E.K. tarafından verilen transit aracı kullanması yönündeki emrin kanuna aykırı olmadığı, olay günü ambulans olarak kullanılan Ford Transit aracı kullanabilecek başka personelin olmaması nedeniyle sanığa bu emrin verildiği kabul edilmişse de;
Söz konusu Yönetmeliğin, 5, 6 ve 8inci maddelerinde; temel şoför eğitimini bitirip kıtasına sevkedilen askeri sürücü belgeli personelin, sürücü belgelerinde yazılı araçlardan başka tekerlekli araçları kullanacaklarsa, birliklerince kullanacakları araçlar üzerinde iki haftalık intibak eğitimine ve eğitimi bitiren sürücülerin en yakın şoför eğitim merkezlerine veya ulaştırma oto birliklerine sevk edilerek sınava tabi tutulacağı, başarı gösterenlerin belgeleri kullanacakları araç tipi yazılarak onaylanıp sürücü evsaf kartlarına işleneceği, askeri sürücü belgesine sahip personelin, sadece belgesinde yazılı olan askeri araçları kullanabileceği, vize edilen askeri sürücü belgelerinin, trafik sürücü belgesi vasfına sahip olup, kişinin askerliği süresince ve münhasıran sürücü belgesinde yazılı askeri taşıtları kullanmak için geçerli olduğu, intibak eğitimi ve sınavın kullanılacak değişik her tip araç için tekrar edileceğinin hükme bağlanmış olduğu görülmektedir.
Bu itibarla, B sınıfı sürücü belgesine sahip olan sanık P.Er Y.H.nin aynı zamanda askeri sürücü belgesine de sahip olduğu, söz konusu belgede sanığın kullanacağı araç tipleri arasında ambulans tipi aracın yer almadığı, bu sebeple, sanığın ambulans şoförü olarak görevlendirilmesinin mümkün olmadığı anlaşılmaktadır. Geçici olsa bile, bu şekilde bir görevlendirme emrinin yerine getirilmesinin herhangi bir askeri vazifenin yerine getirilmesiyle ilgili olmaması ve yasal düzenlemeler dışına çıkılarak verilen emrin askeri hizmete ilişkin biremir niteliğini taşımaması sebebiyle, sanık hakkında atılı suçtan beraat kararı verilmesi gerekirken, mahkûmiyet kararı verilmesi hukuka aykırı görülmüş, hükmün bu nedenle bozulmasına karar verilmiştir. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy