(1111 S. K. m. 39) (1632 S. K. m. 39) (AYDK 13.12.2001 T. 2001/120 E. 2001/119 K.) (AYDK 30.09.2004 T. 2004/68 E. 2004/120 K.)
Birliği tarafından sevk edildiği asker hastanesinde muayene ve tedavisi 02.03.2006 tarihinde tamamlanan sanığın, bir günlük yol süresi sonunda, 03.03.2006 günü saat 24:00e kadar kıtasına katılması gerekirken katılmadığı, hırsızlık ve hırsızlık malı satın almak suçlarından hakkında verilen bir yıl iki ay hapis cezasının infazı için 24.03.2006 tarihinde cezaevine kapatıldığı, bu cezasının ve başka bir suçtan aldığı beş aylık hapis cezasının infazının tamamlanmasından sonra, 29.09.2006 tarihinde tahliye edilerek askeri makamlara teslim edilmeden serbest bırakıldığı, 05.10.2006 tarihinde kendiliğinden birliğine katıldığı anlaşılmaktadır.
1111 sayılı Askerlik Kanununun 39/son maddesi: Bir seneden fazla hürriyeti bağlayıcı bir ceza ile mahkûmiyeti bildirilecek olanlar cezaları çektirilmek ve tahliye edildikten sonra geri kalan askerlikleri tamamlattırılmak üzere ikametgahlar ıCumhuriyet Müddei umumiliklerine teslim olunurlar.,
ASCKnın 39uncu maddesinin 5 ve 6ncı fıkraları: Hürriyeti bağlayıcı diğer cezalar, genel cezaevlerinde çektirilir. İnfaz sırasında hükümlülerin üzerinden askerlik kıyafeti ve işaretleri kaldırılır.
Genel cezaevlerinde ceza sürelerini tamamlayan askerlik yükümlüleri, geri kalan askerlik hizmetlerini tamamlamak üzere askeri makamlara teslim edilirler. hükümlerini içermektedir.
Askeri Yargıtay Daireler Kurulunun 13.12.2001 tarihli, 2001/120-119; 06.11.2003 tarihli, 2003/100-92; 30.09.2004 tarihli, 2004/68-120 Esas ve Karar sayılı kararlarında ayrıntılı olarak belirtildiği gibi, 1111 sayılı Askerlik Kanununun 78inci maddesine göre, üç ay ve daha fazla hava değişimi alanlar gibi, ASCKnın 39 ve 1111 sayılı Askerlik Kanununun 39uncu maddeleri gereğince hürriyeti bağlayıcı cezalarının infazı için genel cezaevlerine kapatılmak üzere Cumhuriyet Savcılıklarına teslim olunanların da kıtaları ile ilişiklerinin kesildiği, infaz sonrası askeri makamlara teslim edildiklerinde askerlik hizmetlerinin tekrar başladığı, infaz sonrası sevk edilenlerin kıtalarına katılmamaları halinde firar suçunu işleyebilecekleri, askeri makama teslim edilmeden serbest bırakılanların veya birliklerine sevk edilmeyenlerin; kanunda öngörüldüğü şekilde infaz için Cumhuriyet Savcılığına teslim edilme ile askerlik hizmetleri kesildiğinden, önceden işledikleri suçta temadinin cezaevine girmekle sona ereceği ve eylemlerinin bu tarihte tamamlanmış kabul edileceği, izinsiz olarak kıta dışında bulunan asker kişinin ele geçtiği sırada asker olduğunun infaz makamı tarafından öğrenilmesiyle de, işlediği suçun temadisinin kesileceği, yine izinsiz olarak kıta dışında bulunan asker kişinin yakalandığında veya başvurduğu sırada asker olduğunu açıklamasıyla firar ya da izin tecavüzü iradesi ve eyleminin sona erdiği, ancak yakalandığı sırada veya infaz esnasında asker olduğunu söylemeyen veya bu durumu resen anlaşılamayanların, ilk firar ya da izin tecavüzü eylemlerinin son bulmayacağı, bu nedenle infaz makamı sanığı askeri makama teslim etmemiş ise tahliyesi sonrası birliğine dönmemek şeklindeki eyleminin bir başka firar ya da izin tecavüzü suçunu oluşturmayacağı, eyleminin önceki firar ya da izin tecavüzü suçunun devamı niteliği taşıyacağı kabul edilmektedir.
Yakalanması, cezaevine kapatılması veya cezaevinde bulunduğu sırada tutuklu veya hükümlülerin bu yönde bir beyanının olmaması veya askerlik şubesi, askeri yargı mercileri, kıtası gibi birimlerce bu yönde bir talebin cezaevi yönetimine iletilmemesi durumunda, cezaevinin asker kişi olduğundan habersiz olduğu tutuklu veya hükümlüyü tahliyesinde serbest bırakmayarak askeri makamlara teslimi beklenemez. Bu durumda tahliye edilen yani asker kişi olduğunu cezaevi yönetiminden gizleyerek tahliye edilen firarilerin temadi kastının devam edeceği açıktır.
Temyize konu olayda, cezasının infazı için kendiliğinden Cumhuriyet Savcılığına müracaat ettiğini beyan eden sanığın, cezaevi yönetimine asker kişi olduğu yönünde bir bildiriminin olup olmadığı ya da yukarıda sayılan birimlerce cezaevi yönetiminin, sanığın asker kişiolduğundan haberdar edilip edilmediğinin, sanığın kendisinden sorulması, cezaevinde ve askerlik şubesinde tutulan kayıtlardan araştırılması suretiyle hüküm kurulması gerekirken sadece sanığın cezaevinden tahliyesinden sonra askeri mercilere teslim edilmemesi gerekçesine dayanılarak, temadinin sanığın birliğine katılış yaptığı05.10.2006tarihinde sona erdiğinin kabulüyle, yazılı olduğu şekilde mahkûmiyetine karar verilmesinin hukuka aykırı olduğu sonucuna varıldığından, hükmün bozulmasına karar verilmesi gerekmiştir. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy