(1632 S. K. m. 130) (5237 S. K. m. 50, 51, 58, 62) (5275 S. K. m. 108)
Askeri Mahkemece; sanığın, askeri eşyayı kasten tahrip suçunu işlediği sabit görülerek, ASCKnın 130/1, TCKnın 62, 50/a ve 52nci maddeleri uyarınca 1500 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, ASCKnın 130/3üncü maddesi gereğince olay sebebiyle meydana gelen yirmi beş TL tutarındaki Hazine zararının sanığa ödettirilmesine, TCKnın 58/6ncı maddesi gereğince sanığın cezasının mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine, karar verilmiştir.
Hüküm; sanık tarafından, sebep gösterilmeksizin, temyiz edilmiştir.
Tebliğnamede; hükmün onanması gerektiği yönünde görüş bildirilmiştir.
Yapılan incelemede; sanığın, olay tarihinde saat 09.30 sıralarında koğuşta diğer erbaş ve erlerle ile aralarında yaşanan tartışma ve arbede nedeniyle hazır kıta personeli tarafından, koğuştan alınıp hazır kıta binasına doğru götürülürken, hazır kıta binasının girişinde bulunan kapının camına yumruk atarak kırdığı, olay sebebiyle yirmi beş TL Hazine zararının meydana geldiği, tüm dosya kapsamından anlaşılmıştır.
Askeri Mahkemece; sanığın, suçu sabit görülerek karar yerinde gösterilen yasal, haklı ve inandırıcı gerekçelerle, alt sınırdan ceza tayin edilip, takdiri indirim yapılarak, verilen kısa süreli hürriyeti bağlayıcı cezanın adli para cezasına çevrilmesi, TCKnın 50/5 ve 51inci ve ASCKnın Ek 10uncu maddeleri uyarınca tertip edilen cezanın yasal imkansızlık nedeni ile ertelenmemesi ve hükmün açıklanmasının geribırakılmaması suretiyle cezalandırılmasında, herhangi bir isabetsizlik bulunmamakla birlikte;
TCKnın 50/5inci maddesinde; Uygulamada asıl mahkumiyet, bu madde hükümlerine göre çevrilen para cezası veya tedbirdir hükmü yer almaktadır. TCKnın 58inci maddesinde ise tekerrür hükmünün uygulanması koşulları açıklanmıştır. Söz konusu maddenin düzenleniş biçiminde hapis ve adli para cezası ayrımı yapılmamış olmakla birlikte, 6ncı fıkra uyarınca cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine ilişkin hükmün infaz biçimini düzenleyen 5275 sayılı Kanunun 108inci maddesinde, bu infaz şeklinin yalnızca hapis cezalarına ilişkin bulunduğunun anlaşılması ve aynı Kanunun adli para cezalarının infaz yöntemini gösteren 106ncı maddesi ile kısa süreli hapis cezasına seçenek yaptırımların infazında uygulanacak rejimin tüzükte gösterileceğine ilişkin 109uncu maddesi ve bu madde uyarınca düzenlenen Ceza İnfaz Kurumlarının Yönetimi ile Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Tüzükün 51inci maddesinin 1inci fıkrasında mükerrirlikle ilgili bir düzenlemeye yer verilmediği görülmektedir. Doktrinde (Yaşar Osman, Türk Ceza Kanunu II. Cilt, s.1962-1963; Üzülmez, Suçta tekerrür ve özel Tehlikeli Suçlar, s.218) ve yargı kararlarında da (Yargıtay 4üncü Ceza Dairesinin 27.02.2008 tarihli, 2007/11641 Esas, 2008/1924 Karar, Yargıtay 8inci Ceza Dairesinin 08.05.2008 tarihli, 2007/607 Esas, 2008/5241 Karar sayılı kararları) aynı görüş kabul edilmektedir. Bu açıklamalardan sonra; Askeri Mahkemece, hükmolunan adli para cezası nedeniyle sanık hakkında mükerrirlere özgü infaz rejiminin ve cezanın infazından sonra denetimli serbestlik tedbirinin uygulanmasına karar verilmesinin hatalı olduğu sonucuna varıldığından, bu hukuka aykırılık bozmayı gerektirmiş, ancak, söz konusu bozma yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, hukuka aykırı olan bu bölüm çıkartılmak suretiyle hükmün düzeltilerek onanmasına karar verilmiştir. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy