(1632 S. K. m. 12)
Somut olayda sanığın, Bölük Komutanı tarafından bölüğün bulaşıklarını yıkamakla görevlendirildiği hususundaki sözlü emrin ne maksatla verildiği, gelişigüzel görevlendirilip görevlendirilmediği, bulaşık yıkama görevinin bölükteki erler arasında bir sıra dahilinde yerine getirilmesi esasına riayet edilip edilmediği, bu görev sanığa ceza olarak verilmiş ise sanığın genel anlamda disiplinsiz bir personel olduğu düşüncesine dayalı olarak cezalandırma amacı ile mi bulaşıkhanede görevlendirildiği, yoksa disiplin cezası niteliği taşıyan sıra harici hizmet cezası niteliğinde mi verildiği, disiplin cezası niteliğinde verilmiş ise usulüne uygun olarak yazılı savunması alınmak suretiyle mi verildiği hususlarının araştırılması gerekir.
Sanığın, bölüğün bulaşıklarını yıkamakla görevli olduğu halde bu görevi yerine getirmediği, J.Onb. E.T.nin koğuşa giderek bulaşıkları yıkaması konusunda verilen emri tekrarlamasına rağmen yataktan kalkmadığı, verilen emri yapmayı sözle reddettiği ve bulaşıkları yıkamadığı, bu suretle hizmete ilişkin emri söz ve fiili ile hiç yerine getirmeyerek emre itaatsizlikte ısrar suçunu işlediği kabul edilerek, yukarıda yazılı olduğu şekilde mahkumiyetine karar verilmiş ise de;
As.Yrg.Drl.Krl.nun 02.04.1965 tarihli, 1965/28-53 Esas ve Karar sayılı kararında da belirtildiği gibi; amirlik sıfatından doğan emir verme yetkisinin uygulanmasında, karavana taşıma, mutfakta görevlendirilme, nöbet ve bulaşık yıkama gibi düzenli askeri hizmetlerin, nöbet hizmeti gibi sıraya konulup bir cetvele bağlanmak suretiyle malum ve muayyen hale getirilmemeleri halinde hizmet emri niteliği taşımalarının mümkün olmadığı; er ve erbaşların, düzenli faaliyetlerde kendiliklerinden ve gelişigüzel görevlendirilmesinin, Askeri Ceza Kanununun 12nci maddesinde ....Bir amir tarafından emredilen bir askeri vazifenin madun tarafından yapılması halidir şeklinde tarif edilen, hizmet emri niteliğinde kabul edilemeyeceği; askerlik hizmetinde düzenli olarak yürütülen faaliyetlerin bir sıraya ve cetvele bağlanmadan bu şekilde belirlenmesinin, bu emrin hizmete ilişkin emir olma niteliğini ortadan kaldıracağı açıktır.
Dosya kapsamında mevcut delillerden; sanığın Bölük Komutanı J.Ütğm. F.K. tarafından sözlü olarak bölük bulaşıklarını yıkamakla görevlendirildiği hususunda tutanak tutulduğu, yeminli beyanları tespit edilen tanıklardan A.Y.nin, sanığın bulaşıkları yıkamak üzere Bölük Komutanı tarafından bir hafta süreyle görevlendirildiğini beyan ettiği, diğer tanık E.T.nin ise; sanığa bulaşık yıkama görevinin Bölük Komutanı tarafından bir hafta süreyle ceza olarak verildiğini belirttiği görülmektedir. Bu durum karşısında; sanığın Bölük Komutanı tarafından sözlü olarak bölük bulaşıklarını yıkamakla görevlendirildiği hususundaki sözlü emrin ne maksatla verildiği, gelişigüzel görevlendirilip görevlendirilmediği, bulaşık yıkama görevinin bölükteki erler arasında bir sıra dahilinde yerine getirilmesi esasına riayet edilip edilmediği, bu görev sanığa ceza olarak verilmiş ise sanığın genel anlamda disiplinsiz bir personel olduğu düşüncesine dayalı olarak, cezalandırma amacı ile mi bulaşıkhanede görevlendirildiği, yoksa disiplin cezası niteliği taşıyan sıra harici hizmet cezası niteliğinde mi verildiği, disiplin cezası niteliğinde verilmiş ise usulüne uygun olarak yazılı savunması alınmak suretiyle mi verildiği hususlarının araştırılması ve özellikle bu hususlara ilişkin olarak Bölük Komutanı Ütğm. F.K. ile soruşturma aşamasında ifadesi tespit edilen; ancak, kovuşturma aşamasında dinlenilmeyen olay günü Nöbetçi Subayı olan J.Üçvş. E.A.E.nin yeminli beyanlarının tespitinden sonra elde edilecek sonuca göre sanığın hukuki durumunun değerlendirilmesi gerektiğinden, mahkumiyet hükmünün noksan soruşturma yönünden bozulmasına karar verilmiştir. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy