(1632 S. K. m. 137) (5237 S. K. m. 50, 52, 62) (818 S. K. m. 44) (353 S. K. m. 16)
İlk mahkûmiyet hükmünün, Dairemizin 17.02.2010 tarihli, 2010/459-450 Esas ve Karar sayılı ilamı ile noksan soruşturma yönünden bozulması üzerine tesis edilen ikinci mahkûmiyet hükmünün usul ve noksan soruşturma yönünden bozulmasına dair Dairemizin 06.07.2011 tarihli, 2011/575-566 Esas ve Karar sayılı ilamına uyan Askeri Mahkemece; sanığın, 07.11.2008 tarihinde hizmette tekasül ile harp malzemesinin mühimce hasarına sebebiyet vermek suçunu işlediği kabul edilerek, ASCKnın 137, TCKnın 50, 52 ve 62nci maddeleri uygulanmak suretiyle beş yüz Türk Lirası adli para cezası ile cezalandırılmasına, cezanın aylık taksitler halinde on eşit taksitte tahsiline, taksitlerden birinin zamanında ödenmemesi halinde geri kalan kısmın tamamının tahsiline, ödenmeyen adli para cezasının hapse çevrilmesine, yasal imkansızlık nedeniyle sonuç cezanın ertelenmesine yer olmadığına, meydana gelen 2751,60 TL tutarındaki Hazine zararının Borçlar Kanunun 44üncü maddesi gereğince tenkis edilerek 2000 TL tutarının sanıktan 353 sayılı Kanunun 16ncı maddesi gereğince tahsiline, 118 TL tutarındaki nispi harcın sanıktan alınmasına karar verilmiştir.
Hüküm; müdafi tarafından, usul ve yasaya aykırı olduğu ileri sürülerek temyiz edilmiştir.
Tebliğnamede; hükmün noksan soruşturma yönünden bozulmasına karar verilmesi gerektiği yönünde görüş bildirilmiştir.
Yapılan incelemede; sanığın,
İz.Krk.Bl.K.lığı emrinde askerlik hizmetini yerine getirirken, hizmet gereği kendisine teslim edilmiş olup, ehliyetli sürücüsü bulunduğu 098464 askeri plaka numaralı Land-Rover marka araçla, 07.11.2008 günü, saat 03.45 sıralarında nöbetçi erbaş ve erleri göreve götürdüğü, Eşref Bitlis Caddesinden, İvedik Caddesi istikametine seyir esnasında, Bergama Sokak kavşağına girerken, araç hakimiyetini kaybettiği ve yaya kaldırımı üzerinde bulunan demir elektrik direğine çarparak, trafik sigortası tarafından karşılanan 2375,39 TL kafesli direk hasarına ve düzenlenen kuruşlandırılmış hasar ve durum tespit raporuna göre araçta 2751,60 TL değerinde Hazine zararına sebebiyet verdiği, kaza sonucu araç içerisinde bulunan personelden, E.T. ile A.Y.de hayat fonksiyonunu orta (2) derecede etkileyen Klavikula kemiği kırığı, P.Er S.Ç.nde 6 ay sonra sabit iz niteliği taşıyıp, taşımadığına karar verilmek üzere sağ göz ve sağ kaş dış kenarında lezyon meydana geldiği, diğer personelin yaralanmadığı, araçta bulunan tüm mağdur personelin sanıktan şikayetçi olmadıkları, kazadan sonra olay yerinde yapılan inceleme sonucu düzenlenen Trafik Kazası Tespit Tutanağı ile soruşturma ve kovuşturma aşamalarında dinlenen bilirkişi raporlarına göre sanığın tam kusurlu bulunduğu, askeri araçta meydana gelen hasarın mühimce olduğu, sanık hakkında Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından soruşturma yapılmadığı, bu suretle sanığın, hizmet gereği kendisine teslim edilmiş olan askeri aracın sevk ve idaresinde göstermesi gereken dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırı hareket ederek, ASCKnın 137nci maddesinde düzenlenen, hizmette tekasül ile harp malzemesinin mühimce hasarına sebebiyet vermek suçunu işlediği dosya kapsamındaki kanıtlardan anlaşılmıştır.
353 sayılı Kanunun 16ncı maddesine nazaran, suçlardan doğan istirdat ve tazminat davalarına kamu davaları ile birlikte Askeri Mahkemelerde bakılmakta olup, madde metninde yer alan İstirdat ve tazminat ibaresinin Devlet malı aleyhine ika edilen zararlardan doğan istirdat ve tazminat taleplerini kapsadığı hususunda şüphe bulunmamaktadır.
Yerleşik Askeri Yargıtay içtihatlarında, Hazine zararının tespitinde iddianamede yazılı miktar ile bağlı olunmadığı, tazmine ilişkin hususların kazanılmış hak kapsamına girmediği ve mahkemelerin gerçek zarar miktarını araştırma görevleri bulunduğu kabul edilmektedir.
Temyiz konusu olayda meydana gelen ve tazmini gereken hazine zararının, işçilik ve malzeme giderleri toplamından hurda bedelleri (Değişen parça sayısı 11 kalem olmasına rağmen sadece 4 kalem malzeme yönünden) düşülerek hesaplandığı görülmektedir. Bu hesaplama esas itibariyle doğru olmakla birlikte eksik bir hesaplamadır. Değişen araç parçalarından aracın yaşına göre eskime payı (Amortisman bedeli) bedeli düşülmeden, değişen parçalar ile ilgili olarak miatlı, miatsız ayrımına gidilmeden, miatlı malzemeler var ve süreleri dolmuş ise bu bedeller zarara dahil edilmeden ve boyama hariç, değişen tüm malzemeler yönünden hurda ve amortisman bedelleri düşülerek belirlenmesi gereken Hazine zararının, bu şekilde hatalı (Fazla) belirlenmesi neticesi; tazminin Devletin malvarlığında değişen parçaların hurda ve amortisman bedelleri ve miatlı olan ve miadı dolan parçaların ederi miktarında sebepsiz bir zenginleşmeye yol açtığında tereddüt bulunmamaktadır.
Her ne kadar, hasara uğrayan 098464 plaka numaralı Land Rover marka aracın onarımını yapan 45inci Bakım Merkezi Komutanlığınca KKY 23-3 Fabrika/Firma Seviyesi Bakım Yönergesine atıf yapılarak, amortisman bedeli düşülmeden Hazine zararının hesaplanması gerektiği belirtilmiş ise de; KKY 23-3 Fabrika/Firma Seviyesi Bakım Yönergesinde belirtilen Askeri Yargıtay 1inci Dairesinin 14.10.1968 tarihli, 1968/628-631 Esas ve Karar sayılı kararında Hasara uğrayan malzemelerin amortisman bedelinden değil, Onarımı yapan fabrikanın işletme, idare ve amortisman masraflarından bahsedilmektedir.
Yine, onarımını yapan 45inci Bakım Merkezi Komutanlığınca son olarak, Maliye Bakanlığı Muhasebat Genel Müdürlüğünün 14.04.2011 tarihli, 04641 sayılı yazısındaki; Genel Yönetim Muhasebe Yönetmeliği ile Merkezi Yönetim Muhasebe Yönetmeliği hükümleri çerçevesinde, kullanıcı hatası nedeniyle hasarlı hale gelen kara araçlarının ödetmeye esas değerinin rayiç değer üzerinden hesaplanması ve söz konusu hasarlı aracın varsa hurda değerinin de rayiç değerden düşülmesi gerektiği, rayiç değerin yıpranma payını içermesi nedeniyle ayrıca amortismana tabi tutulmasına gerek olmadığı yönündeki görüşü dikkate alınarak amortisman bedelinin düşülmesine gerek olmadığı belirtilmiş ise de, belirtilen yönetmelik hükümlerinin, kişisel kusurlar nedeniyle tamamen hasara uğrayan, bu nedenle kullanılamayacak veya tüketilemeyecek durumda olan Devlet malı ile ilgili olduğu, ancak temyiz konusu olayda, aracın kullanılamayacak hale gelmediği, parçaların yenisi ile değiştirilerek onarımının yapıldığı nazara alındığında, değişen her bir parçanın yenisinin fiyatlarından yıpranma paylarının ve hurda bedellerinin düşülmesi gerektiği açıktır.
Ayrıca, tazminat davasında gerçek Hazine zararının tespit edilmesinin zorunlu olması nedeniyle yönergenin veya Bakanlık görüşünün temyiz konusu hukuk davası yönünden bağlayıcı bir mevzuat olarak görülmesi imkanı da bulunmamaktadır.
Açıklanan nedenlerle, olayda meydana gelen ve tazmini gereken Hazine zararının; hasara uğrayan 098464 plaka numaralı Land Rover marka aracın onarımında harcanan işçilik ve malzeme giderleri toplamı hesaplanarak, bundan, değişen araç parçalarından aracın yaşına göre eskime payı (Amortisman bedeli) ve hurda bedelleri (Tüm parçalardan eksiksiz olarak) düşülerek, değişen parçalar ile ilgili olarak miatlı, miatsız ayrımına gidilip, miatlı malzemeler var ve süreleri dolmuş ise bu bedeller zarara dahil edilmeden düzenlenmesi gereken hasar ve durum tespit raporuna göre belirlenmesinin gerekli olması nedeniyle, dosyada yer alan Hasar ve Durum Tespit raporuna itibar edilemeyeceğinden, mahkûmiyet hükmünün Hazine zararının tespitine yönelik noksan soruşturma yönünden bozulmasına karar verilmiştir. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy