(1632 S. K. m. 65, 66, 73) (5237 S. K. m. 62)
Sanığın, 25.10.2009-02.11.2009 tarihleri arasında firar suçunu işlediği kabul edilerek, ASCKnın 66/1-a, 73 ve TCKnın 62nci maddeleri uygulanmak suretiyle beş ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, yasal imkânsızlık nedeniyle sonuç cezanın seçenek yaptırımlara çevrilmesine, ertelenmesine ve hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına karar verilmiştir.
Hüküm; sanık tarafından, geçirdiği trafik kazası nedeniyle geçici hafıza kaybına uğradığı, bilinçli olarak firar etmediği, tekrar göreve dönmek istediği ileri sürülerek temyiz edilmiştir.
Tebliğnamede; hükmün uygulama yönünden bozulmasına karar verilmesi gerektiği yönünde görüş bildirilmiştir.
Yapılan incelemede; Gnkur.ÖZKUV.7nci ÖZKUV Tb.K.lığında görevli olan sanığın, Eylül 2009 atamaları ile 1inci Zh.Tug.1inci Tnk.Tb.K.lığına atamasının yapılması nedeniyle, yeni görev yerine katılmak üzere 25.09.2009 tarihinde ilişiğini keserek birliğinden ayrıldığı, Uzman Erbaş Yönetmeliğinin 22nci maddesine göre, ilişiğinin kesildiği tarihten itibaren on beş gün içinde yeni birliğine katılması gerekirken, trafik kazası geçirmesi nedeniyle katılamadığı, 14.10.2009 tarihinde müracaat ettiği Isparta Senirkent Büyükkabaca Sağlık Ocağında yapılan muayenesinde on gün istirahatinin uygun görüldüğü, istirahatinin bitiminde memleketi Afyon ile birliğinin bulunduğu İstanbul arası bir günlük yol süresi sonunda 25.10.2009 tarihinde birliğine katılması gerekirken katılmadığı, 02.11.2009 tarihi itibariyle sözleşmesinin feshedilerek ilişiğinin kesildiği tüm dosya kapsamından anlaşılmıştır.
Askeri Yargıtay İçtihatları Birleştirme Kurulunun 14.06.2002 tarihli, 2002/2-2 sayılı ilke kararında; uzman erbaş ve uzman jandarmaların atandıkları birliklere süresi içinde katılmamaları eylemi her ne kadar vazife ve memuriyete gitmeyenlerin cezalandırılmasıyla ilgili olan ASCKnun 65nci maddesinde tanımlanan tipe uymakta ise de; aynı maddede bu suçu kimlerin işleyebileceği sınırlı olarak sayılmış olup bunlar arasında uzman erbaş ve uzman jandarmalar bulunmadığından, uzman erbaş ve uzman jandarmaların bu eylemlerinin ASCKnın 65nci maddesi kapsamında değerlendirilmesinin mümkün olmadığı, atama gören uzman erbaş ve uzman jandarmaların eski birliklerinden ilişik keserek ayrılmaları, kıta komutanı veya kurum amirlerinin bilgisi ve rızası ile olduğundan, bu gibilerin izinli sayılması gerektiği, bu durum karşısında, uzman erbaş ve uzman jandarmaların atandıkları birliklere zamanında katılmamaları şeklinde gerçekleşen eylemlerinin, ASCKnın 66/1-b maddesinde izin tecavüzü olarak tanımlanan suçu oluşturduğu karara bağlanmış ve içtihat aykırılıkları bu şekilde giderilmiştir.
Bu itibarla, atandığı yeni görev yerine katılmak üzere 25.09.2009 tarihinde ilişiğini keserek birliğinden ayrılan ve zamanında katılmayan sanığın eyleminin izin tecavüzü suçunu oluşturması nedeniyle, hükmün suç vasfı yönünden bozulmasına karar verilmiş, bozma nedeni karşısında diğer yönlerden inceleme yapılmamıştır. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy