(5271 S. K. m. 150, 156, 223) (353 S. K. m. 207, 208)
Askeri Mahkemece; sanığın, 07.08.2012 tarihinde, katılan P.Bnb. M. A.ya yönelik olarak işlediği iddia olunan üste hakaret suçunun şüpheli kalması nedeniyle CMKnın 223üncü maddesi uyarınca beraatına verilmiştir.
Hüküm; Adli Müşavir tarafından, atılı suçun oluştuğu ileri sürülerek temyiz edilmiştir.
Tebliğnamede; hükmün esas yönünden bozulmasına karar verilmesi gerektiği yönünde görüş bildirilmiştir.
Aynı hüküm ile, sanık hakkında emre itaatsizlikte ısrar suçundan tesis edilen beraat hükmü temyiz edilmemiştir.
Yapılan incelemede; Katılan P.Bnb. M. A.nın, 07.08.2012 tarihinde, Tabur Karargah binası ile LYM Amirliği binası arasındaki yolda P.Onb. B. K. ile konuşurken, yaklaşık beş metre ilerisinden geçen sanığın yere tükürdüğünü görünce, Niye tükürüyorsun diye seslendiği, sanığın, katılana dönüp baktığı ve tekrar yürümeye devam ettiği, katılanın Buraya gel diyerek sanığı yanına çağırdığı, sanığın dönüp baktığı, ancak tekrar yürümeye devam etmesi üzerine, katılanın sanığın yanına yaklaşarak niye yere tükürdüğünü sorduğu, sanığın Nereye tükürmüşüm göster dediği, katılanın tükürülen yeri göstermesi üzerine de, Hani nerede, nereye tükürmüşüm göster dediği, devamında bir elini kaldırarak Sen kimsin lan, sen ne karışıyorsun diyerek katılana yaklaştığı, katılanın sanığı uzaklaşması için geriye doğru ittirmesi üzerine, sanığın tekrar yaklaştığı ve elini yumruk yapıp dirseğinden yukarı kaldırarak Göreceksiniz, sizi bunun üstüne oturtacağım dediği, katılanın sanığı Karşımda düzgün dur diye ikaz etmesi üzerine, sanığın Durmazsam ne yaparsın diyerek tekrar katılana doğru yaklaştığı, katılanın birkaç kez Oğlum git buradan diyerek sanığın uzaklaşmasını istediği, ancak sanık uzaklaşmayınca, P.Onb. B. K.nın sanığı tutarak olay yerinden uzaklaştırdığı, böylece sanığın, katılana Sen kimsin lan ve Göreceksiniz, sizi bunun üstüne oturtacağım diyerek üste hakaret suçunu işlediği iddiasıyla açılan kamu davasında Askeri Mahkemece, sanığın, atılı suçu işleyip işlemediğine ilişkin şüpheden uzak, kesin, inandırıcı bir delil elde edilememesi, bu kapsamda atılı suçu işleyip işlemediği hususunun şüpheli kalması nedeniyle şüpheden sanık yararlanır ilkesi gereğince beraatına karar verilmiş ise de;
İstinabe mahkemesinde yapılan duruşmada, baro tarafından görevlendirilecek müdafiin yardımından faydalanmak istediğini beyan eden sanığa, istinabe mahkemesinde müdafi görevlendirilip sorgusunun tespit edildiği, sorgusunun tespitinden sonra söz alan sanığın ayrıca esas mahkemesinde de davanın takip edilmesi için avukat atanmasını talep ettiği, bu şekilde ikmal edilen istinabe duruşma tutanağının kendisine ulaşmasını takiben Askeri Mahkemece, CMKnın 150/1 ve 156/2nci maddeleri gereğince kovuşturmanın yapıldığı yer barosundan müdafi görevlendirilmesinin zorunlu olmasına rağmen, istinabe mahkemesinde müdafi atandığından yeniden müdafi atanması yolundaki talebin reddine karar verip müdafi görevlendirilmediği görülmüştür.
353 sayılı Kanunun 208inci maddesinde yer alan: Sanığın lehine olan hukuki kurallara aykırılık sanığın aleyhine hükmün bozulması için askeri savcıya ve nezdinde askeri mahkeme kurulan kıta komutanı veya askeri kurum amirine bir hak vermez. hükmü gereğince, Adli Müşavir tarafından beraat hükmünün temyiz edilmiş olması dikkate alındığında, beraat hükmü verilmeden önce sanığa müdafi atanmamış olmasının hükmün bozulmasını gerektirmeyeceği düşüncesi akla gelebilir ise de; CMKnın 150/1inci maddesinin savunma hakkının önceliğiyle ilgili emredici bir kural olması ve sanık aleyhine temyiz istemi sonucu beraat hükmünün sanık aleyhine sonuç doğurabilecek şekilde bozulmasının mümkün bulunması karşısında, sanığın istemi halinde müdafi görevlendirileceği kuralının ihlalinin, anılan madde kapsamında değerlendirilmesi mümkün bulunmamaktadır.
Bu şekilde, müdafi tayin edilmeksizin duruşmaya devam edilerek hüküm kurulması, CMKnın 150/1 ve 156/2nci maddelerine aykırı bulunduğundan ve aynı zamanda savunma hakkının kısıtlanması mahiyetinde olan bu durumun, 353 sayılı Kanunun 207/3-H madde, fıkra ve bendi kapsamında hukuka kesin aykırılık teşkil ettiği sonucuna varıldığından, hükmün usul yönünden bozulmasına karar verilmiş, diğer yönlerden inceleme yapılmamıştır. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy