(5237 S. K. m. 51, 62, 105) (353 S. K. m. 202, 214, 244, 254) (5275 S. K. m. 98, 99, 100)
Askeri Mahkemece; 21.08.2006 tarihli, 2006/1216-668 Esas ve Karar sayılı kararla, hükümlünün; 20.02.2006-01.03.2006 tarihleri arasında cinsel taciz suçunu işlediği kabul edilerek, TCKnın 105/1 (teşdiden) ve 62nci maddeleri gereğince bir yıl üç ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, TCKnın 51/1inci maddesi gereğince tertip edilen hapis cezasının ertelenmesine, TCKnın 51/3üncü maddesi gereğince bir yıl üç ay denetim altında tutulmasına, TCKnın 51/4-b maddesi gereğince hükümlünün bir eğitim programına devam etmesine karar verilmiş, taraflarca temyiz edilmeyen bu hüküm 13.09.2006 tarihi itibariyle kesinleşmiştir.
İnfaz aşamasında, Iğdır Cumhuriyet Başsavcılığı Denetimli Serbestlik ve Yardım Merkezi Şube Müdürlüğünce 10.04.2007 tarihinde düzenlenen denetim planı ile; denetimin 10.04.2007-10.07.2008 tarihleri arasında yapılması kararlaştırılmış ve bu plan hükümlüye tebliğ edilmiştir.
Ertelemeli mahkumiyet hükmünün infazında tereddüt olması üzerine, Askeri Mahkemenin 22.06.2007 tarihli, 2006/1216 Esas ve 2007/385 Müt. Karar sayılı duruşmasız işlere ait kararı ile denetim süresi içerisinde bir meslek veya sanat sahibi olan hükümlünün TCKnın 51/4-b maddesi gereğince bir kamu kurumunda veya özel olarak aynı meslek veya sanatı icra eden bir başkasının gözetimi altında ücret karşılığı çalıştırılmasına karar verilmiş, taraflarca itiraz edilmeyen bu karar 27.07.2007 tarihi itibariyle kesinleşmiştir.
Ertelemeli mahkumiyet hükmünün infazında yine tereddüt olması üzerine, bu defa Askeri Mahkemenin 20.09.2007 tarihli, 2006/1216 Esas ve 2007/677 Müt. Karar sayılı duruşmasız işlere ait kararı ile denetim altında tutulması sırasında, hükümlünün ikametgahının bulunduğu yerde TCKnın 51/4-b maddesine uygun bir kamu kurumu veya özel teşebbüs olmadığı belirtildiğinden, TCKnın 51/5inci maddesi gereğince kendisine rehberlik edecek bir uzman kişinin görevlendirilmesine karar verilmiş, taraflarca itiraz edilmeyen bu karar 18.10.2007 tarihi itibariyle kesinleşmiştir.
Ancak, infazda tereddüt olması ve verilen iki duruşmasız işlere ait kararın ardından, Iğdır Cumhuriyet Başsavcılığı Denetimli Serbestlik ve Yardım Merkezi Şube Müdürlüğünce 10.10.2007 tarihinde yeniden düzenlenen denetim planı gereğince, denetimin bu sefer 10.10.2007-10.01.2009 tarihleri arasında yapılması kararlaştırılmış ve plan hükümlüye tebliğ edilmiş, ayrıca 20.10.2007 tarihinde değerlendirme formu düzenlenmiştir.
Denetim planı çerçevesinde, denetime tabi tutulduğu 18.01.2008, 22.04.2008, 22.7.2008, 13.11.2008 ve 09.01.2009 tarihli denetim raporlarında, hükümlünün yükümlülüklerini yerine getirdiği belirtilip, Hükümlünün denetim sürecinde suçtan ve kendisini suça itebilecek zararlı alışkanlıklardan uzak durduğu gözlemlenmiş olup, denetim süresinin bitmesinden sonraki dönemlerde de suçtan uzak duracağı düşünülerek sosyal açıdan şifa bulduğu kanaatine varılmıştır. denilerek, hükümlü hakkındaki infazın yerine getirildiği belirtilip, infaz dosyası kapatılmış ve Askeri Savcılığa gönderilmiştir.
Diğer yandan, Iğdır Sulh Ceza Mahkemesinin 14.03.2008 tarihli, 2007/375 Dosya ve 2008/184 Karar sayılı kararıyla, hükümlünün 15.03.2007 tarihinde bir başka cinsel taciz suçunu işlemesi sebebiyle, TCKnın 105/1 ve 62nci maddeleri gereğince iki ay on beş gün hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiş, hüküm Yargıtay 4üncü Ceza Dairesinin 27.12.2012 tarihli, 2012/25847-32472 Esas ve Karar sayılı ilamıyla onanmak suretiyle kesinleşmiştir.
Bunun üzerine, Askeri Mahkemenin 22.07.2013 tarihli, 2006/1216 Esas ve 2013/435 Müt. Karar sayılı duruşmasız işlere ait kararı ile, Askeri Mahkemece hükümlü hakkında verilen ertelemeli bir yıl üç ay hapis cezasının, denetim süresi içinde kasıtlı bir suç işlemesi sebebiyle, takdiren tamamen infaz kurumunda çektirilmesine karar verildiği görülmektedir.
Karara, hükümlü tarafından, mağdur olduğu ileri sürülerek, itiraz edilmiştir.
Tebliğnamede; TCKnın 51/7nci maddesine aykırı şekilde, hükümlünün cezasının kısmen veya tamamen infaz kurumunda çektirilmesine karar verilmesi hukuka aykırı olduğundan, itirazın kabul edilerek, duruşmasız işlere ait kararın kaldırılmasına karar verilmesi gerektiği yönünde görüş bildirilmiştir.
Uyuşmazlık konusu; TCKnın 51inci maddesi gereğince hapis cezası ertelenen hükümlünün, yeniden suç işlemesi nedeniyle, TCKnın 51/7nci maddesi gereğince, hapis cezasının ceza infaz kurumunda çektirilmesine ilişkin duruşmasız işlere ait karara yapılan itiraz olduğundan, Kurulumuzca öncelikle itirazı incelemeye hangi yargı merciinin görevli olduğu hususu incelenmiştir.
Bilindiği üzere, 353 sayılı Kanunun 195inci maddesinde kanun yollarının itiraz ve temyiz olduğu, 202/1inci maddesinde itirazın Kanun'da açıkça gösterilen hallerde kararlara veya mahkeme kararlarına karşı yapılabileceği belirtilmiş; 5530 sayılı Kanunla 202nci maddeye eklenen ikinci fıkra ile, Bu Kanunda aksine hüküm bulunmayan hallerde yapılacak itirazları en yakın askeri mahkeme inceler. düzenlemesi getirilmiştir. Bu durumda, 353 sayılı Kanun kapsamında, Askeri Yargıtayın itiraz merci olarak bakacağı işlerin, sadece temyiz isteminin reddine ilişkin 214üncü madde ile cezaların yerine getirilmesi sırasında alınması gereken kararlara ilişkin 254üncü maddeyi ilgilendiren kararlara ilişkin olduğu anlaşılmaktadır.
353 sayılı Kanunun, 5530 sayılı Kanunun 59uncu maddesiyle değişik, Cezaların yerine getirilmesi sırasında alınması gereken kararlar ve bu kararlara itiraz başlığını taşıyan 254üncü maddesi;
Cezaların yerine getirilmesi sırasında, hüküm kesinleşmeden önce gerçekleşen şahsi hürriyeti sınırlama sonucunu doğuran haller nedeniyle geçirilmiş süreler ile hastanede geçen sürenin cezadan indirilmesine, değişik hükümlerdeki cezaların toplanmasına ve mahkumiyet hükmünün yorumunda veya çektirilecek cezanın hesabında duraksamaya ilişkin bir karar alınması gerekirse, hükmü veren askeri mahkemeden karar istenir. Bu kararlar duruşma yapılmaksızın verilir.
Karar verilmeden önce askeri savcı ve hükümlünün görüşlerini yazılı olarak bildirmeleri istenebilir.
Hükmü veren askeri mahkeme kaldırılmış ise ona en yakın askeri mahkeme karar verir.
Yukarıdaki fıkralar uyarınca yapılan başvurular cezanın infazını ertelemez. Ancak, mahkeme olayın özelliğine göre infazın ertelenmesine veya durdurulmasına karar verebilir.
Bu kararların askeri mahkemelerden verilmesi hallerinde, askeri savcı ve teşkilatında askeri mahkeme kurulan kıta komutanı ve askeri kurum amiri ile hükümlü ve varsa müdafi bir hafta içinde itiraz edebilirler.
İtiraz üzerine Askeri Yargıtay karar verir. şeklinde düzenlenmiştir.
353 sayılı Kanunun 254/1inci maddesi, bir usul hükmü olarak, 5275 sayılı Kanunun 98, 99 ve 100üncü maddeleri dikkate alınmak suretiyle yeniden düzenlenirken; söz konusu maddelerin içerikleri tekrarlanmadan, 98inci maddenin madde başlığı aynen alınıp, 99uncu maddenin madde başlığı farklı bir ifade tarzıyla yazılarak, bu iki maddede düzenlenen hususlarla ilgili olarak askeri mahkemeden karar istenebileceği görüşü benimsenmiştir. 100üncü maddenin madde başlığında ve içeriğinde sadece hastanede geçen sürenin cezadan indirilmesi düzenlendiği halde, bununla yetinilmeyip, şahsi hürriyeti sınırlama sonucunu doğuran haller nedeniyle geçirilmiş sürelerin cezadan indirilmesi de 254/1inci maddeye dahil edilmiştir. Bu nedenle, 353 sayılı Kanunun 254/1inci maddesinde, Mahkumiyet hükmünün yorumunda ve çektirilecek cezanın hesabında duraksama şeklinde yer alan cümlenin, 5275 sayılı Kanunun aynı başlık altında düzenlenen 98inci maddenin 1 ve 2nci fıkralarındaki durumların tamamını kapsadığının kabulü gerekir. Nitekim 353 sayılı Kanunun 244/1inci maddesinde yer alan, Bu Kanunda ve Askeri Ceza Kanununda aksine hüküm bulunmadığı takdirde cezalar ve güvenlik tedbirlerinin yerine getirilmesinde, 13.12.2004 tarihli ve 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanunun ilgili hükümleri uygulanır. hükmü de, bu kabul tarzının doğru olduğunu göstermektedir.
Bu nedenle, infaz aşamasında, infaza ilişkin konular ile sınırlı olarak ve bu konular hakkında karar verilmesi yönündeki istemler üzerine, Askeri Mahkemelerce; Mahkumiyet hükmünün yorumunda ve çektirilecek cezanın hesabında duraksama bulunduğunda verilen kararların, 353 sayılı Kanun'un 5530 sayılı Kanunun 59uncu maddesiyle değişik 254üncü maddesi kapsamına giren ve cezanın yerine getirilmesi sırasında, çektirilecek cezaya ilişkin duraksamayı gidermeye yönelik kararlar niteliğinde bulunduğu, belirtilen maddenin son fıkrası gereğince bu tür kararlara karşı yapılan itirazları incelemeye, 5530 sayılı Kanunun 41inci maddesiyle değişik 353 sayılı Kanunun genel itirazı düzenleyen 202nci maddesinin 2nci fıkrasına göre, Askeri Yargıtayın görevli olduğu sonucuna varılmıştır (Benzer bir olayla ilgili olarak verilen, Askeri Yargıtay Daireler Kurulunun 07.03.2008 tarihli, 2008/45-38 Esas ve Karar sayılı ilamı da aynı doğrultudadır).
353 sayılı Kanunun 254üncü maddesi gereğince, mahkumiyet hükmünün yorumunda veya çektirilecek cezanın hesabında duraksama olması durumunda verilen kararlar, mahkumiyet hükmünde belirtilmiş olan cezanın miktarı itibarıyla duyulan kuşkuları gidermeye yöneliktir (Benzer olaylarla ilgili olarak verilen, Askeri Yargıtay Daireler Kurulunun 22.09.2011 tarihli, 2011/90-87 Esas ve Karar sayılı; Dairemizin 19.09.2012 tarihli, 2012/1042-1022 Esas ve Karar sayılı ilamları da bu yöndedir.). Bu itibarla; bir infaz rejimi olan Hapis Cezasının Ertelenmesi kurumunun, TCK'nın 51inci maddesinde düzenlenmiş olması dolayısıyla, 353 sayılı Kanunun 254üncü maddesinde düzenlenen, Hüküm kesinleşmeden önce gerçekleşen şahsi hürriyeti sınırlama sonucunu doğuran haller nedeniyle geçirilmiş süreler ile hastanede geçen sürenin cezadan indirilmesi, değişik hükümlerdeki cezaların toplanması ve mahkumiyet hükmünün yorumunda veya çektirilecek cezanın hesabında duraksama halleri ile bir ilgisinin bulunmaması karşısında; denetim süresi içerisinde olsun veya olmasın, kasıtlı bir suç işlenmesi veya yüklenen yükümlülüklere, hakimin uyarısına rağmen, uyulmaması hallerinde, hükümlü hakkında TCKnın 51/7nci maddesinde belirtilen kararlara karşı yapılan itirazların, 353 sayılı Kanunun 254üncü maddesinin kapsamı dışında kaldığı, itiraz konusu olaydaki kararın, çektirilecek cezanın hesabında duraksama niteliğini taşımadığı anlaşılmaktadır.
Bu nedenle, 353 sayılı Kanunun 254üncü maddesi kapsamına girmeyen duruşmasız işlere ait karara yönelik itirazları inceleme merci olarak Askeri Yargıtayın görevli olmadığı, aynı Kanunun 202/2nci maddesinde, söz konusu itirazları inceleme mercii olarak en yakın askeri mahkemenin belirlendiği sonucuna varıldığından, hükümlünün itiraz istemi hakkında Dairemizce bir karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy