(1632 S. K. m. 30, 47, 132, Ek m. 10) (5237 S. K. m. 50, 52, 62, 141) (ANY. MAH. 17.01.2013 T. 2012/80 E. 2013/16 K.)
Askeri Mahkemece; sanığın, 21.07.2008 tarihinde, astının bir şeyini çalmak suçunu işlediği kabul edilerek, eylemine uyan ASCKnın 132, TCKnın 62, 50 ve 52nci maddeleri gereğince 3.000 TL adli para cezasıyla cezalandırılmasına, ASCKnın 30/1-B maddesi gereğince sanığın Türk Silahlı Kuvvetlerinden çıkarılmasına, karar verilmiştir.
Hüküm; müdafi tarafından, sübut ve noksan soruşturmaya ilişkin sebepler ileri sürülerek temyiz edilmiştir.
Tebliğnamede; hükmün, Anayasa Mahkemesi kararı uyarınca uygulama yönünden bozulması gerektiği hususunda görüş bildirilmiştir.
Yapılan incelemede; sanık ile katılan Mu.Astsb.Çvş. R. A.nın, olay tarihinde
Orduevinde aynı odada kaldıkları, katılanın, 21.07.2008 tarihinde askeri kimlik kartı ile ehliyetinin kaybolduğunu fark ederek, 23.07.2008 tarihinde askeri kimlik kartının kayıp/çalıntı olduğuna dair kurumuna bildirimde bulunduğu, 26.07.2008 tarihli Gazetede de ehliyetini ve askeri kimlik kartını kaybettiğine dair ilan verdiği, daha sonra Ziraat Bankasınca 07.10.2008 tarihinde kendisine çekilen ihtarla 23.07.2008 tarihli sözleşmeye dayanılarak 7.250 TL tutarındaki tüketici kredisinin, 04.12.2008 tarihinde de İş Bankası yetkililerince telefonla aranarak, 25.07.2008 tarihli sözleşmeye dayanılarak 14.000 TL tutarındaki tüketici kredisinin kendisinden yasal faizi ile birlikte talep edilmesi üzerine, bu bankalardan kredi çekmediğini belirterek karşı ihtarname çektiği, daha sonra İş Bankası Ankara/Yenişehir Şubesinde kredi verme işlemi sırasında krediyi alan kişinin çekilen fotoğrafını gördüğünde, kendisi adına kredi çeken kişinin sanık olduğunu teşhis ettiği, ilgili bankalardan kredi verme işlemi sırasında, sanık tarafından ibraz edilen ehliyet ve askeri kimlik kartının katılana ait olduğunun belirlendiği, dosya kapsamındaki kanıtlardan anlaşılmakta olup, Askeri Mahkemenin kabulü de bu yöndedir.
ASCKnın Üstünün, astının veya arkadaşının bir şeyini çalanlar başlıklı 132nci maddesinde; Bir üstünün, arkadaşının veya astının bir şeyini çalan asker kişiler, altı aydan beş seneye kadar hapis cezası ile cezalandırılırlar. denilmektedir.
Bu suçun maddi konusu herhangi bir şeydir. Çalmak suçunun kanuni ve maddi unsurlarının düzenlendiği, TCKnın hırsızlık suçunu yaptırıma bağlayan 141inci maddesinde ise, hırsızlık Zilyedinin rızası olmadan başkasına ait taşınabilir bir malı kendisine veya başkasına bir yarar sağlama kastı ile bulunduğu yerden almak şeklinde tanımlanmıştır. Suçun maddi konusu taşınabilir bir maldır.
Somut olayda, orduevi kayıtları (Dz.330), İş Bankası Yenişehir Şubesinde yapılan işlemler sırasında çekilen sanığa ait fotoğraf (Dz.640, 643), İş Bankası Yenişehir Şubesinde görev yapan Ü. T. (Dz.608), S. C. (Dz.609), H. K. A. (Dz.610) ve F. U.nun (Dz.655), kredi işlemleri sırasında ilgili kişinin fotoğrafının çekildiğine ve fotoğrafın çekildiği yerin Yenişehir İş Bankası Şubesine ait olduğuna ilişkin oluşa uygun ve birbiriyle örtüşen yeminli ifadeleri; Ziraat Bankası
Şubesinde görevli Y. A.nın, sanığın tedirgin davranışlarda bulunduğuna ilişkin yeminli beyanı (Dz.712), tanıkların, sanık aleyhine ifade vermesini gerektirecek somut bir neden bulunmayışı, katılanın oluşa uygun düşen anlatımları (Dz. 108, 368), yeminli bilirkişi mütalaaları (Dz.604, 684), sanığın dolandırıcılık suçundan dolayı yargılanmakta olduğu Ankara 5inci Ağır Ceza Mahkemesinden temin edilen grafolojik incelemeye ilişkin rapor ile diğer belgelerden (Dz.719), sanığın, katılana ait ekonomik değeri olan askeri kimlik kartı ile ehliyetini, kendisine yarar sağlamak amacıyla alarak, astı durumundaki katılanın zilyetliğine son verip, kendi hüküm ve tasarrufu alanına soktuğu, sanığın bu eylemiyle astının bir şeyini çalmak suçunu işlediği hususunda tereddüt bulunmamaktadır. (Askeri Yargıtay Daireler Kurulunun 15.03.2012 tarih ve 2012/35-35; 2nci Dairesinin 27.10.2010 tarih ve 2010/2298-2290; 3üncü Dairesinin 08.03.2011 tarih ve 2011/173-168; 4üncü Dairesinin 15.09.2009 tarih ve 2009/1892-1917 Esas ve Karar sayılı kararları da aynı doğrultudadır.)
Sanığın, bu eylemini gerçekleştirdikten sonra, katılana ait belgeleri kullanarak usulsüz olarak kredi çektiği ve bu eylemleri nedeniyle Ankara 5'inci Ağır Ceza Mahkemesinde yargılandığı anlaşılmaktadır. Ancak, sanığın bu aşamadan sonra gerçekleştirdiği usulsüz kredi çekme eylemleri, ayrı bir dava konusunu oluşturmakta olup, atılı suçun oluşumuna engel teşkil etmemektedir.
Bu itibarla, Askeri Mahkemece; sanık hakkında, karar yerinde gösterilen hukuka uygun, haklı ve inandırıcı gerekçelerle, atılı suçun sübuta erdiği kabul edilerek, yazılı olduğu şekilde mahkûmiyet hükmü kurulmasında; usul, sübut, vasıf ve takdir yönlerinden esas itibarıyla herhangi bir isabetsizlik bulunmadığından, müdafiin temyiz nedenleri kabule değer görülmemekle birlikte;
Anayasa Mahkemesinin 17.01.2013 tarihli, 2012/80 Esas ve 2013/16 Karar sayılı kararı ile, ASCKnın 47nci maddesinin birinci fıkrasının 4551 sayılı Kanunun 12nci maddesi ile değiştirilen (A) bendinin birinci ve ikinci cümlelerinin ve ASCKnın Ek 10uncu maddesinin ikinci fıkrasının, Anayasaya aykırı olduğuna ve iptaline karar verilmiş olması karşısında; uygulamaya yönelik bu konularda, yeniden değerlendirme yapılması gerekliliği bulunması nedeniyle, mahkûmiyet hükmünün uygulama yönünden bozulmasına karar verilmiştir. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy