(1632 S. K. m. 87) (5271 S. K. m. 48, 85, 124, 147, 191, 223) (5237 S. K. m. 281) (6413 S. K. m. 19)
Askeri Mahkemece; sanığın, 25.03.2013 tarihinde, işlediği iddia olunan emre itaatsizlikte ısrar suçunun unsurları itibariyle oluşmadığı kabul edilerek, CMKnın 223üncü maddesi uyarınca beraatine karar verilmiştir.
Hüküm; Adli Müşavir tarafından, atılı suçun oluştuğu ileri sürülerek temyiz edilmiştir.
Tebliğnamede; hükmün onanmasına karar verilmesi gerektiği yönünde görüş bildirilmiştir.
Yapılan incelemede; 25.03.2013 tarihinde saat 14.00 sularında icra edilen içtima esnasında yapılan aramada, sanığın üzerinde cep telefonuna ait bataryanın bulunduğu, P.Kd.Bçvş. N.T.nin cep telefonunun nerede olduğunu sorması üzerine, sanığın da cep telefonunun koğuşta olduğunu söylediği, N. T.nin sanığa cep telefonunu getirip teslim etmesini emrettiği, içtimanın sona ermesini müteakip koğuşa çıkan sanığın cep telefonunu almakla birlikte tel örgülerden dışarıya atarak N. T.ye teslim etmediği dosya kapsamından anlaşılmaktadır.
Ceza Muhakemesi Kanununun;
48inci maddesinde, tanığın kendisini ceza kovuşturmasına uğratabilecek nitelikteki sorulara cevap vermekten çekinebileceği,
85inci maddesinde, Cumhuriyet savcısının, kendisine yüklenen suç hakkında açıklamada bulunmuş olan şüpheliye yer gösterme işlemi yaptırabileceği,
124üncü maddesinde, ispat aracı olarak yararlı görülen eşyayı yanında bulunduran kişinin istem üzerine bu şeyi göstermek ve teslim etmekle yükümlü olduğu, kaçınma halinde bu kişiler hakkında disiplin hapsine ilişkin hükümlerin uygulanacağı, ancak, şüpheli veya sanık ya da tanıklıktan çekinebilecekler hakkında bu hükmün uygulanmayacağı,
147/1-e ve 191/3-c maddelerinde, şüpheli veya sanığa yüklenen suç hakkında açıklamada bulunmamasının kanuni hakkı olduğunun bildirileceği;
Türk Ceza Kanununun 281inci maddesinde, bir suçun delillerini yok eden, silen, gizleyen, değiştiren veya bozan kişi hakkında altı aydan beş yıla kadar hapis cezası verileceği, ancak kendi işlediği veya işlenişine iştirak ettiği suçla ilgili olarak kişiye bu fıkra hükmüne göre ceza verilmeyeceği,
Hüküm altına alınmıştır. Tüm bu hükümler birlikte değerlendirildiğinde, kişinin kendi işlediği suçla ilgili olarak, soruşturma veya kovuşturma makamlarına ispat delili göstermesi tamamen kendi rızasına bağlı olup, bu konuda zorlanması mümkün değildir. Ayrıca kendi işlediği suçun delillerini ilgili makamlara teslim etmeyen veya TCKnın 281inci maddesinde belirtilen şekilde yok eden kişi hakkında da disiplin hapsi uygulanması veya ceza verilmesi mümkün değildir.
Suç tarihi itibariyle kışla içerisinde cep telefonu bulundurma eylemi 6413 sayılı Kanunun 19/1-j maddesine göre disiplin cezasını gerektiren disiplinsizlik teşkil etmektedir. Bu fiilin en önemli delili de cep telefonudur.
Kendi işlediği suçla ilgili olarak delili teslim etmeyen, yok eden, silen, gizleyen, değiştiren veya bozan kişiler hakkında ceza tayini yoluna gidilmezken, daha hafif nitelikteki disiplinsizlik eyleminin delilini teslim etmeyen, yok eden, silen, gizleyen, değiştiren veya bozan kişiler hakkında eylemin emre itaatsizlikte ısrar suçunu oluşturduğunun kabulü ile cezalandırılması hakkaniyete uygun değildir.
Belirtilen nedenlerle, kendisi aleyhinde delil teslim etme yükümlülüğü bulunmayan sanığa işlediği disiplinsizlik eyleminin delili olan cep telefonunu getirip teslim etmesi yönünde verilen emir hizmete ilişkin olmadığı gibi, delili teslim etmeyerek kışla dışına atan sanığın eyleminde emre itaatsizlikte ısrar suçunun unsurları da bulunmamaktadır.
Bu itibarla, Askeri Mahkemece sanık hakkında tesis edilen beraat kararında isabetsizlik bulunmadığından, Adli Müşavirin temyiz sebeplerinin reddi ile beraat hükmünün onanmasına karar verilmiştir. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy