(1632 S. K. m. 81) (5237 S. K. m. 62)
Askeri Mahkemece; sanığın, 10.04.2011 tarihinde askerlikten kurtulmak için hile yapmak suçunu işlediği kabul edilerek, eylemine uyan ASCKnın 81/1inci maddesinin kıtaya intisap ettikten sonra kendisinin yapmaya mecbur oluğu hizmetten büsbütün veya kısmen kurtulmak kastı ile hile yapanlar ve az vahim hal cümleleri ile TCKnın 62nci maddesi gereğince beş ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
Hüküm; sanık tarafından, askerlikten kurtulmak kastının bulunmadığı, ailevi ve psikolojik sorunları nedeniyle kendisini jiletlediği ileri sürülerek, temyiz edilmiştir.
Tebliğnamede; mahkûmiyet hükmünün bozulması gerektiği yönünde görüş bildirilmiştir.
Yapılan incelemede;
Komutanlığı emrinde acemi eğitimi görmekte olan sanığın, 10.04.2011 tarihinde saat 19.00 sıralarında ailesi ile yapmış olduğu telefon görüşmesi sonrasında, kantinden temin ettiği bir adet permatik jilet ile koğuşlar bölgesindeki tuvalete girip sol el bilek kısmında 6 cm.lik kesi meydana getirdiği, tuvaletten çıktığında kendisini gören J.Er C. D.nin sanığı revire götürdüğü ve Bölük Nöbetçi Astsubayına durumu bildirdiği, Birlik Revirinde yapılan ilk müdahalesini müteakip Safranbolu Devlet Hastanesine sevk edildiği ve burada yapılan muayenesi sonucu düzenlenen genel adli muayene raporunda, sol ön
koldaki 6 cm.lik kesiye sütur atıldığının, on gün boyunca kola dayalı işlerde istirahatının uygun olduğunun belirtildiği, bu olaydan önce
Eğitim Bölük Komutanlığı emrinde teşkil edilecek Özel Asayiş Timi elemanı olarak görevlendirilmesi düşünülen sanığın, arkadaşlarına Time girmemek için böyle bir eylem gerçekleştirdiğini beyan etmesi nedeniyle, Psikolojik Sorunlu Er statüsüne alınarak Özel Asayiş Timine alınmadığı, tüm dosya kapsamındaki kanıtlardan anlaşılmaktadır.
Sabit bulunan olayla ilgili olarak, Askeri Mahkemece; sanığın, teşkil edilecek Özel Asayiş Timine seçilmeyerek bu timde görev almamak maksadıyla, kendisini jilet ile sol kolundan yüzeysel kesi oluşturacak şekilde yaralayarak, Birlik Komutanlığınca söz konusu Timde görevlendirilmesinden vazgeçilmesini temin etmek suretiyle ASCKnın 81inci maddesinde düzenlenen Askerlikten kurtulmak için hile yapmak suçunu oluşturduğu kabul edilerek mahkûmiyet hükmü tesis edilmiş ise de;
Askerlikten kurtulmak için hile yapmak suçu, askerlikten tamamen veya kısmen kurtulmak amacına yönelik olarak hile yapılması ve bu hilenin kast olunan amacı gerçekleştirmeye elverişli olması halinde oluşur. Bu suç netice suçu olmadığından, kast olunan amacı gerçekleştirmeye elverişli hilenin yapılması ile tamamlanır.
Bu suçun failleri, Askerlikten tümüyle veya kısmen kurtulmak kastı içerisinde, her türlü hile, sahtekarlık ve iğfal içeren faaliyet ve eylemler gerçekleştirmektedirler.
Bu açıklamalar ışığında temyize konu olay incelendiğinde;
Sanık savunmalarında, uyuşturucuyu bırakmak için ilaç kullandığını, ilaçlarının zamanında verilmemesi üzerine, ailesiyle yaptığı telefon görüşmesi sonrasında kendisini jiletle kestiğini, Özel Asayiş Timine seçilmemek için bu hareketi yapmadığını ve kimseye bu yönde bir beyanda bulunmadığını beyan etmiştir (Dz.6, 166).
Sanığa ilk müdahaleyi yapan tanık J.Er. C. D., sanığın hangi amaçla kendisini kestiğini bilmediğini (Dz.67),
Sanığı revire götüren revir sorumlusu J.Er M. K. Z., sanığın, ailevi problemleri nedeniyle eylemi gerçekleştirdiğini söylediğini, sadece başka askerlerden sanığın asayiş timine seçilmemek için böyle bir eylemi gerçekleştirdiğini söylediklerini duyduğunu (Dz.176), beyan etmiştir.
Dolayısıyla, sanık savunmaları ve bu tanıkların beyanları göz önüne alındığında, olay anında sanığın Özel Asayiş Timine seçilmemek amacıyla bu hareketi gerçekleştirdiğini söylemek mümkün görülmemektedir.
Tanık J.Er Ö. K.'nin, olaydan 3-4 gün sonra, sanığın Asayiş Timine seçilmemek için bu eylemi gerçekleştirdiğini arkadaşlarına anlattığı (Dz.62); olaydan 8 gün sonra Birliğe katılan tanık J.Er F.G.'nin ise, sanığın Asayiş Timine seçilmemek için bu eylemi gerçekleştirdiğini söylediği (Dz.62), yönündeki beyanlarının, sanığın olay sırasındaki niyet ve kastını kesin bir şekilde belirlemek için yeterli olmadığı açıktır.
Askeri Mahkemece; adli gözlem altına aldırılan sanık hakkındaki Adli Raporun ikmal edilmediği ve sanığın yaralanmasının, tamamen veya kısmen askerlikten kurtulmasına veya kendisini askerliğe yaramayacak hile gelmesine elverişli olup, olmadığı hususunda bir araştırma yapılmadığı görülmekle birlikte;
Adli gözlem sonucu düzenlenen Sağlık Kurulu Raporunda, sanık hakkında Disosyal kişilik bozukluğu (Antisosyal kişilik bozukluğu) tanısı konularak, önceden madde kötüye kullanımı tanısı konulduğundan ve otomutilasyon bozulma olduğundan bahsedildiği (Dz.237),
Birlik Komutanlığınca düzenlenen Uzman Erbaş, Erbaş ve Er Kıt'a Anket Formunda, sanığın uyuşturucu madde bağımlısı olduğu, kasten yaralama suçundan mahkemeye çıktığı, samimi davranışlarının olmadığı, asabi bir duruşunun olduğu ve sol el üst kısmında sigara söndürdüğüne dair izler olduğunun belirtildiği (Dz.16),
Sanığın, olay sonrası ilk tedavisinin yapıldığı Safranbolu Devlet Hastanesinde yapılan muayenesi sonucu, sol koluna dikiş atılarak, sadece sol kola dayalı işlerde istirahat etmesinin uygun görüldüğü (Dz.13),
Erzurum Adli Tıp Şube Müdürlüğü tarafından düzenlenen 29.09.2011 tarihli kati raporda, sanıktaki yaralanmanın hayatını tehlikeye sokan bir duruma neden olmadığının ve basit tıbbi müdahale ile giderilebilecek mahiyette olduğunun belirtildiği (Dz.96),
Olay sonrası, temel askerlik hizmetini tamamladığında, sorunlu er statüsüne alınarak 07.05.2011 tarihinde
Komutanlığı emrine tertip edildiği ve burada askerlik hizmetini tamamladığı (Dz.27),
Görülmektedir.
Bu durumda, olay anında Özel Asayiş Timine seçilmemek amacıyla hareket etmiş olduğu kesin bir şekilde söylenemeyecek olan sanığın, olay öncesinde psikiyatrik sorunlarının bulunduğuna dair delillerin bulunması, Özel Asayiş Timine seçilecek erlere ilişkin somut kriterler olmayıp, bu konudaki değerlendirmenin Komutanlığın takdirinde bulunması, sanığın, sadece kendisini jiletlemesi nedeniyle değil, yapılacak objektif bir değerlendirme sonucunda da bu time seçilmemesi ihtimalinin bulunması, ayrıca olay nedeniyle askerlik hizmetinden muaf tutulmayıp, askerlik hizmetine devam etmiş olması karşısında, yaşamış olduğu ruhsal sıkıntıları nedeniyle gerçekleştirmiş olduğu eyleminin, askerlikten kurtulmak için yapılan bir hile hareketi olarak değerlendirilmesi mümkün görülmemektedir.
Sanığın eyleminin Kendisini askerliğe yaramayacak hile getirmek suçunu oluşturabileceği düşünülebilir ise de; ailevi ve ruhsal sıkıntıları nedeniyle kendisini jiletlediğini beyan eden sanığın, kendisini yaraladığı vücut nahiyesi, saplı bir permatik ile bu suçun oluşumuna neden olabilecek bir şekilde yaralamasının güç olması, olay sonrası sadece sol kolunu kullanmasını gerektiren işlerde istirahat etmesinin uygun görülmüş olması dikkate alındığında, gerçekleştirilen eylem sonuç doğurmaya elverişli bulunmadığından, kendini askerliğe yaramayacak hile getirmek suçunun unsurlarının da oluşmadığı anlaşılmaktadır.
Bu nedenlerle, sanık hakkındaki mahkûmiyet hükmünün sübut yönünden bozulmasına karar verilmiştir. Benzer olaylara ilişkin Askeri Yargıtay 3'üncü Dairesinin 26.11.2013 tarih ve 2013/1291-1279; 2'nci Dairesinin 30.11.2011 tarih ve 2011/973-960 Esas ve Karar sayılı ilamları da aynı doğrultudadır.) (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy