(1632 S. K. m. 87) (5237 S. K. m. 50, 52, 62) (5271 S. K. m. 193, 225) (353 S. K. m. 81)
Önceki mahkumiyet hükmünün, usul yönünden bozulmasına ilişkin Dairemizin 20.03.2013 tarihli, 2013/623-616 Esas ve Karar sayılı ilamına uyan Askeri Mahkemece, sanığın, 18.06.2010 tarihinde, emre itaatsizlikte ısrar suçunu işlediği kabul edilerek, ASCKnın 87/1 (Birinci cümle), TCKnın 50, 52 ve 62nci maddeleri uygulanmak suretiyle bin iki yüz elli Türk Lirası adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
Hüküm; müdafi tarafından, hükme esas alınan emrin tavsiye niteliğinde olduğu, sanığın duruşma zaptına yansıyan olumsuz bir tavrının bulunmadığı, mahkemenin sanığa tarafsız gözle bakmayıp yargılamayı kişiselleştirdiği, bu durumun mahkemenin tarafsız olmadığı ve sanığın adil, tarafsız bir mahkemede yargılanmadığının göstergesi olduğu, gerekçesiz ve kişiselleştirilmiş olumsuz kanaatlerle hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair hükümlerin uygulanmamış olmasının hukuka aykırı olduğu ileri sürülerek temyiz edilmiştir.
Tebliğnamede; hükmün usul yönünden bozulmasına karar verilmesi gerektiği yönünde görüş bildirilmiştir.
Yapılan incelemede
Komutanlığında görevli olan sanığın, 18.06.2010 tarihinde, Harekat Eğitim ve Uçuş Emniyet Subayı Kr.Plt.Bnb. S. Ş.nin bilgi ve izni olmaksızın, odasına girerek Uçuş Kayıt Defterini aldığı, yan tarafta bulunan Personel ve İkmal Subaylığı odasında defterin fotokopisini çekmeye başladığı, fotokopi makinesinin kullanımından sorumlu olan Hrt.Tekns.Astsb.Kd.Çvş. E. D.nin sanığı izinsiz fotokopi çekmemesi konusunda uyardığı, sanığın uyarılara aldırış etmeksizin fotokopi çekmeye devam ettiği, Uçuş Kayıt Defterinin fotokopisini aldıktan sonra defteri tekrar Uçuş Emniyet Subayının odasına bıraktığı, Hrt.Tekns.Astsb.Kd.Çvş E.D. tarafından, sanığın izinsiz fotokopi çektiğinin Kr.Plt.Bnb. S. Ş.ye haber verildiği, Kr.Plt.Bnb. S. Ş.nin sanığın odasına giderek, izinsiz olarak aldığı ve fotokopisini çektiği belgelerin ne olduğunu sorduğu, sanığın, garnizon mal defterinin fotokopisini çektiğini ve Harekat Eğitim ve Uçuş Emniyet Subayının odasından herhangi bir şey almadığını söylediği, Kr.Plt.Bnb. S. Ş.nin çektiği fotokopileri vermesi konusunda ısrar etmesi üzerine sanığın, fotokopileri Birlik binasının arkasındaki çöpe attığını söylediği, bir süre sonra ise; fotokopi çektiğini inkar ederek Ben fotokopi falan çekmedim dediği, bunun üzerine yüzleştirme için Hrt.Tekns.Astsb.Kd.Çvş. E.D. çağrılarak sanığın fotokopi çekip çekmediğinin sorulduğu, Hrt.Tekns.Astsb.Kd.Çvş. E. D.nin sanığın Uçuş Kayıt Defterinin fotokopisini çektiğini söylediği, bunun üzerine karargahta en kıdemli subay olarak bulunan Kr.Plt.Bnb. A. E.ye haber verildiği, Kr.Plt.Bnb. A. E.nin, sanıktan çektiği fotokopileri vermesini istediği, sanığın ise; Ne fotokopisi komutanım. Onlar şahsi belgelerdi, ben fotokopi çekmedim, o çektiğim fotokopiler Uçuş Kayıt Defterinin fotokopileri değildi, garnizon mal defterinin fotokopileri dediği, sanığın çektiği fotokopileri vermeye yanaşmaması üzerine Kr.Plt.Bnb. A. E. tarafından bir heyet marifeti ile sanığın odasında arama yapılmasına karar verildiği, birlik arkasındaki çöp dökme alanının yapılan kontrolünde herhangi bir belgeye rastlanılmadığı, odada yapılan arama sırasında sanığın kilitli bulunan karteks dolabın içerisinde Harita Genel Komutanlığına yaptırılan işler ve alınan malzemelerle ilgili teklif belgesi ve faturalar ile değişik tarihlere ait yoklama durum çizelgelerinin ve Kr.Plt.Bnb. S. Ş.nin çocuğunun doğum belgesinin bulunduğu, sanığın masasının altındaki çöp kutusu kontrol edildiğinde ise; küçük parçalara ayrılarak yırtılmış uçuş kayıt defteri fotokopilerinin olduğu, bu esnada sanığın uçuş tulumunun cebine bazı fotokopi kağıtları saklamaya çalıştığını gören Kr.Plt.Bnb. A. E. tarafından elindeki kağıtların alındığı, bu kağıtların da Uçuş Kayıt Defterine ait fotokopi şeklindeki sayfalar olduğunun görüldüğü, olayla ilgili tutanak tutulduğu, kendisine olaydan önce tebliğ edilen Bilgi, belge, doküman ve malzemeler ile evrakın, izinsiz olarak alınmayacağı, aktarılmayacağı, çoğaltılmayacağı, kışla ve karargah dışına çıkartılmayacağı, haberleşme araçlarında açıklanmayacağı ve kişisel ticari amaçlarla kullanılmayacağı yolundaki emirlere uymayıp izinsiz olarak Uçuş Kayıt Defterinin fotokopisini çeken sanığın emre itaatsizlikte ısrar suçunu işlediği kabul edilerek cezalandırılmasına karar verildiği anlaşılmaktadır.
Sanık hakkında düzenlenen 30.12.2010 tarihli, 2010/344-250 sayılı iddianamede; Kr.Plt.Yb. S. K. ile Kr.Plt.Bnb. S. Ş. tarafından sözlü olarak verilen Karargahta bulunan diğer personelin odasına izinsiz girmemesi yolundaki ve dosya dizi 103de mevcut Harita Hava Grup Komutanlığı Tasnif Dışı ve Hizmete Özel Evrak Fotokopi Kayıt Defteri Talimatı ile dosya dizi 107-120de mevcut MEBS Güvenliği 47/17 Nu.lı Devamlı Emrinde belirtilen Birlik içerisinde çekilen fotokopilerin sadece sorumlusu tarafından çekileceği ve deftere kayıt edileceği, fotokopi alan personelin rütbesinin, ad ve soyadının yazılacağı, fotokopiyi alan personelin imza atacağı şeklindeki emirlere aykırı olarak, 18.06.2010 tarihinde, hiç kimsenin bulunmadığı bir esnada, izinsiz olarak Harekat Eğitim ve Uçuş Emniyet Subayının odasına girmek, buradan Uçuş Kayıt Defterini almak ve izinsiz olarak Personel ve İkmal Subaylığı odasında bu defterin fotokopisini çekip, bunu da deftere kaydetmemek suretiyle emre itaatsizlikte ısrar suçunu işlediği iddia edilerek kamu davası açıldığı,
Askeri Mahkemenin 11.08.2011 tarihli, 2011/99-130 Esas ve Karar sayılı hükmü ile; Harita Genel Komutanlığının, dosya dizi 105te mevcut 10.03.2010 tarihli ve dosya dizi 106da mevcut 26.01.2010 tarihli emirlerinde belirtilen Bilgi, belge, doküman ve malzemeler ile evrakın, izinsiz olarak alınmayacağı, aktarılmayacağı, çoğaltılmayacağı, kışla ve karargah dışına çıkartılmayacağı, haberleşme araçlarında açıklanmayacağı ve kişisel ticari amaçlarla kullanılmayacağı yolundaki emirlere rağmen, sanığın izinsiz olarak Uçuş Kayıt Defterinin fotokopisini çekmek suretiyle atılı suçu işlediği kabul edilerek mahkumiyet kararı tesis edildiği,
Hükmün, sanık ve müdafi tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairemizin 20.03.2013 tarihli, 2013/623-616 Esas ve Karar sayılı ilamı ile iddianamede sanığa isnat edilen eylemler arasında Bilgi, belge, doküman ve malzemeler ile evrakın izinsiz olarak alınmayacağı, aktarılmayacağı ve çoğaltılmayacağı yolundaki emre aykırı hareket etmek şeklinde bir eyleme yer verilmemesi sebebiyle bu eylem dava konusu edilmemesine rağmen; Askeri Mahkemenin bu eylem hakkında dava açıldığını kabul ederek sanık hakkında mahkumiyet hükmü tesis etmesi, CMKnın 225inci maddesine aykırı olmasının yanı sıra ceza yargılaması hukukunun temel ilkelerinden olan Davasız yargılama olmaz ilkesini zedelemesi nedeniyle usule aykırı bulunarak bozulmasına karar verildiği,
Dairemizin bozma ilamına uyulmasına karar verildikten sonra, Askeri Savcılık tarafından tanzim edilen 23.06.2013 tarihli, 2010/344-250 sayılı ek iddianame ile; sanığın, 18.06.2010 tarihinde, dosya dizi 105 ve 106da mevcut, Bilgi, belge, doküman ve malzemeler ile evrakın, izinsiz olarak alınmayacağı, aktarılmayacağı, çoğaltılmayacağı, kışla ve karargah dışına çıkartılmayacağı, haberleşme araçlarında açıklanmayacağı ve kişisel ticari amaçlarla kullanılmayacağı yolundaki emirler hilafına hareket ederek hizmet emirlerinin gereğini hiç yapmamak suretiyle emre itaatsizlikte ısrar suçunu işlediğinin iddia edildiği,
Ek iddianame kapsamında sanığın sorgusunun tespit edildiği, duruşmalardan bağışık tutulma yönünde bir talebi bulunmayan ve asker kişi olması nedeniyle, ancak amirinin emri ve izni doğrultusunda duruşmalara gelebilecek olan sanığın duruşmaya celp edilmediği ve yokluğunda hüküm kurularak, Bilgi, belge, doküman ve malzemeler ile evrakın, izinsiz olarak alınmayacağı, aktarılmayacağı, çoğaltılmayacağı, kışla ve karargah dışına çıkartılmayacağı, haberleşme araçlarında açıklanmayacağı ve kişisel ticari amaçlarla kullanılmayacağı yolundaki emirlere rağmen, sanığın izinsiz olarak Uçuş Kayıt Defterinin fotokopisini çekmek suretiyle atılı suçu işlediği kabul edilerek mahkumiyet kararı tesis edildiği anlaşılmaktadır.
1) Her ne kadar bozma ilamından önceki yargılamada, müdafiin talebi doğrultusunda, sanığın duruşmalardan bağışık tutulmasına karar verilmiş ise de, bozma ilamına uyulmasından sonra, özellikle sanık hakkında ek iddianame düzenlenmesi, sorgusunun tespit edilerek ek iddianamede belirtilen fiilden hüküm kurulması karşısında, duruşmalardan bağışık tutulma istemi bulunmayan sanığın 353 sayılı Kanunun 81inci maddesi gereğince Birlik Komutanlığı aracılığı ile duruşmaya çağrılması gerekirken çağrılmaması ve yokluğunda hüküm kurulması, sanığın savunma hakkını kısıtlayıcı nitelikte olduğu gibi CMKnın 193üncü maddesine ve dolayısıyla da duruşmaların vicahiliği ilkesine de aykırılık oluşturmaktadır.
2) Ayrıca CMKnın 225inci maddesindeki; Hüküm, ancak iddianamede unsurları gösterilen suça ilişkin fiil ve faili hakkında verilir düzenlemesine aykırı olarak hüküm kurulması ve bu hükmün de usul yönünden Dairemizce bozulması üzerine, Askeri Mahkemece, 30.12.2010 tarihli iddianamede belirtilen fiil hakkında hüküm kurulması gerekirken, önceki mahkumiyet hükmünde belirtilen fiile yönelik yeni bir iddianame tanzim edilmesi yoluna gidilip aynı hükmün yeniden tesis edilmesi, başka bir deyişle, bozma ilamından sonra hükmün iddianameye uygun hile getirilmesi yerine, iddianamenin hükme uygun hile getirilmesi ve 30.12.2010 tarihli iddianamede belirtilen fiil ile ilgili olarak hiçbir değerlendirme yapılmaması da usule aykırılık oluşturmaktadır.
Belirtilen nedenlerle, mahkumiyet hükmünün usul yönünden bozulmasına karar verilmiş, bozma sebebi karşısında diğer yönlerden inceleme yapılmamıştır. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy