(1632 S. K. m. 47, 68, Ek 8, Ek 10) (5237 S. K. m. 50, 52, 62) (353 S. K. m. 221) (ANY. MAH. 17.1.2013 T. 2012/80 E. 2013/16 K.)
… Askeri Mahkemesinin 8.9.2009 tarihli, 2009/321-473 Esas ve Karar sayılı mahkûmiyet hükmü ile; hükümlünün (sanığın), 9.5.2008-10.5.2008 tarihleri arasında yakalanmakla sona eren mehil içi firar suçunu işlediği kabul edilerek, ASCK’nın 68/1 ve TCK’nın 62’nci maddeleri gereğince bir ay yirmi gün hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, bu hükmün taraflarca yasal süre içerisinde temyiz edilmediğinden bahisle 27.1.2010 tarihi itibarı ile kesinleştirildiği;
İnfaz aşamasında, Anayasa Mahkemesinin, 17.1.2013 tarihli kararıyla, ASCK’nın 47/1-A madde, fıkra ve bendinin birinci ve ikinci cümleleri ile Ek 8’inci maddesinin ikinci fıkrasının “… kısa süreli hapis cezasına seçenek yaptırımlar ile …” bölümünün ve Ek 10’uncu maddesinin ikinci fıkrasının, Anayasa’ya aykırı olduğuna ve iptaline karar verilmiş olması karşısında; Askeri Mahkemece lehe kanun değerlendirmesi yapılabilmesi amacıyla duruşma açılıp, taraf teşkil edilerek yapılan uyarlama yargılaması sonucunda, (…Askeri Mahkemesinin 1.7.2013 tarihinde kapanması nedeniyle, adli yetki itibariyle yargılamaya devam eden) … Askeri Mahkemesinin 26.3.2014 tarihli, 2013/1231 Esas ve 2014/273 Karar sayılı uyarlamaya ilişkin mahkûmiyet hükmü ile hükümlünün (sanığın), 9.5.2008-10.5.2008 tarihleri arasında yakalanmakla sona eren mehil içi firar suçunu işlediği kabul edilerek, ASCK’nın 68, TCK’nın 62, 50/1-a ve 52/2’nci maddeleri gereğince 1.000 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, dosya kapsamından anlaşılmaktadır.
Hüküm; hükümlü (sanık) tarafından, esasa ilişkin sebepler ileri sürülerek, temyiz edilmiştir.
Tebliğnamede; yok hükmünde olan uyarlamaya ilişkin mahkûmiyet hükmünün bozulmasına; ilk mahkûmiyet hükmünün ise uygulama yönünden bozulmasına karar verilmesi gerektiği yönünde görüş bildirilmiştir.
Yapılan incelemede; … Askeri Mahkemesinin 8.9.2009 tarihli, 2009/321-473 Esas ve Karar sayılı mahkûmiyet hükmü taraflarca yasal süre içerisinde temyiz edilmediğinden bahisle kesinleştirilmiş ise de;
Hükümlünün (sanığın) yokluğunda verilen söz konusu hükme ait gerekçeli hükmün, hükümlüye (sanığa) tebliği için “…” adresine gönderildiği ve tebligatın 19.1.2010 tarihinde hükümlü (sanık) ile aynı konutta oturduğu belirtilen kardeşi …’a yapıldığı görülmekle birlikte (Dz. 93), Dairemizin 11.3.2015 tarihli, 2015/161-9 Esas ve Karar sayılı ara kararı üzerine yapılan araştırmada; söz konusu tebligatın yapıldığı 19.1.2010 tarihinde hükümlünün (sanığın) … Kapalı Ceza ve İnfaz Kurumunda tutuklu/hükümlü olarak bulunduğu anlaşıldığından, tebligatın yapıldığı tarihte cezaevinde tutuklu olarak bulunan hükümlüye (sanığa) Tebligat Kanununun 19’ncu maddesine göre yapılması gereken gerekçeli hükmün tebliği işleminin, usulüne uygun yapılmamış olması nedeniyle, ortada geçerli bir kazai tebligat bulunmadığından, bu tebligata dayalı olarak yapılan … Askeri Mahkemesinin 8.9.2009 tarihli, 2009/321-473 Esas ve Karar sayılı mahkûmiyet hükmü ile ilgili kesinleştirme işleminin hatalı olduğu kabul edilmiştir.
Bu nedenle, ortada kesinleşmiş ve infazı zorunlu bir hüküm bulunmadığı için, uyarlama yargılaması neticesinde verilmiş olan … Askeri Mahkemesinin 26.3.2014 tarihli, 2013/1231 Esas ve 2014/273 Karar sayılı mahkûmiyet hükmü de, hukuki dayanaktan yoksun olması nedeniyle, yok hükmünde kabul edilmiştir. Sanığın söz konusu mahkûmiyet (uyarlama) hükmüne yönelik temyiz isteminin, … Askeri Mahkemesinin 8.9.2009 tarihli, 2009/321-473 Esas ve Karar sayılı mahkûmiyet hükmüne karşı yasal süresi içerisinde yapılmış temyiz başvurusu niteliğinde olduğu kabul edilmiş ve bu hüküm ile ilgili olarak temyiz incelemesi yapılmıştır.
Sanığın, 9.5.2008 tarihinde saat 13.20 sıralarında firar ettiği, 10.5.2008 tarihinde saat 23.45 sıralarında yakalandığı, böylece 9.5.2008-10.5.2008 tarihleri arasında yakalanmakla sona eren mehil içi firar suçunu işlediği, dosya kapsamındaki kanıtlardan anlaşılmaktadır.
Askeri Mahkemece; sanığın, tüm unsurları ile oluşan atılı suçtan, yasal ve inandırıcı gerekçelerle alt sınırdan ceza tayin edilip, takdiri indirim yapılarak yazılı olduğu şekilde cezalandırılmasında usul, sübut, vasıf ve takdir yönlerinden hukuka aykırılık bulunmamakla birlikte;
Anayasa Mahkemesinin 17.1.2013 tarihli, 2012/80 Esas ve 2013/16 Karar sayılı kararı ile ASCK’nın 47’nci maddesinin birinci fıkrasının 4551 sayılı Kanun’un 12’nci maddesi ile değiştirilen (A) bendinin birinci ve ikinci cümlelerinin, ASCK’nın Ek 8’inci maddesinin ikinci fıkrasında yer alan “...kısa süreli hapis cezasına seçenek yaptırımlar ile...” ibaresinin ve ASCK’nın Ek 10’uncu maddesinin ikinci fıkrasının Anayasa’ya aykırı olduğuna ve iptaline karar verilmiş olması karşısında; uygulamaya yönelik bu konularda, yeniden değerlendirme yapılması gerekliliği bulunması nedeniyle, mahkûmiyet hükmünün uygulama yönünden bozulmasına karar verilmiştir.
Sonuç Ve Karar: Açıklanan nedenlerle;
Sanığın temyizine atfen ve resen, … Askeri Mahkemesinin 26.3.2014 tarihli, 2013/1231 Esas ve 2014/273 Karar sayılı mahkûmiyet (uyarlama) hükmünün, YOK HÜKMÜNDE SAYILMASINA;
Sanığın temyizine atfen ve resen, … Askeri Mahkemesinin 8.9.2009 tarihli, 2009/321-473 Esas ve Karar sayılı mahkûmiyet hükmünün 353 sayılı Kanun’un 221/1’inci maddesi gereğince, uygulama yönünden BOZULMASINA;
3.2.2016 tarihinde, tebliğnamedeki görüşe uygun olarak, oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy