(5271 S. K. m. 231) (353 S. K. m. 221)
CMK'nın 231/11'inci maddesinde, "Denetim süresi içinde kasten yeni bir suç işlemesi veya denetimli serbestlik tedbirine ilişkin yükümlülüklere aykırı davranması halinde, mahkeme hükmü açıklar
" hükmü yer almaktadır.
Görüldüğü üzere, açıklanması geri bırakılan hükmün açıklanması için, öncelikle, kasten yeni bir suç işlenmesi veya denetimli serbestlik tedbirine ilişkin yükümlülüklere aykırı davranılması hâlinin denetim süresi içinde gerçekleşmesi gerekmektedir.
Doktrinde ve yargı kararlarında kabul edildiği üzere, denetim süresinin başlangıcı, hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının kesinleşme tarihidir.
Hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin, Askeri Mahkemenin 29.11.2013 tarihli, 2013/529-408 Esas ve Karar sayılı kararının taraflarca itiraz edilmemekle 24.12.2013 tarihinden geçerli olmak üzere kesinleştirildiği anlaşılmaktadır.
Dolayısıyla, sanık hakkındaki denetim süresi 24.12.2013 tarihinde başlamıştır. Bu bağlamda, açıklanması geri bırakılan hükmün açıklanması için, Askeri Mahkemece esas alınan suçun, 24.12.2013 tarihinden sonra işlenmiş olması gerekmektedir.
Askeri Mahkemece hükümlerin açıklanmasına esas alınan gerekçeli karardaki hükümler ve 31.3.2015 tarihli adli sicil kaydında yer alan kayıtlar incelendiğinde; söz konusu hükümlerdeki suçların tamamının 24.12.2013 tarihinden önce işlediği işlendiği anlaşılmaktadır.
Böylece, Askeri Mahkemece hükmün açıklanmasına esas alınan yukarıda belirtilen suçların CMKnın 231inci maddesinde öngörülen beş yıllık denetim süresi başlamadan önce işlenmiş olduğu ve adli sicil kaydına göre, sanığın 24.12.2013 tarihinde veya sonrasında işlediği başkaca herhangi bir suçun bulunmadığı da dikkate alındığında, sanığın CMKnın 231/11inci maddesi kapsamında denetim süresi içinde kasten yeni bir suç işlediğinden bahsetmenin mümkün olmadığı sonucuna varılmıştır.
Bu nedenle, Askeri Mahkemece verilen ve açıklanması geri bırakılan hükmün, CMKnın 231/11inci maddesi uyarınca açıklanması için gerekli yasal şartların gerçekleşmediği anlaşılmaktadır.
353 sayılı Kanunda, temyiz incelemesi sonucunda, Askeri Mahkemece verilen hükümlerin bozulmasına veya onanmasına karar verileceği hüküm altına alınmakla birlikte, incelemeye konu hüküm hakkında bozma kararı verilmesi hâlinde, Askeri Mahkemece yeniden bir hüküm kurulmasının mümkün olmayacağı, bir başka ifadeyle Askeri Mahkemece "bir karar verilmesine yer olmadığına dair karar" verilmesi gibi bir durumun söz konusu olacağı anlaşıldığından, Anayasanın 141/Son ve İnsan Hakları Avrupa Sözleşmesinin 6/1inci maddesinde yer alan hükümler gözetilerek, söz konusu mahkûmiyet hükümlerinin yok hükmünde sayılmasına, karar verilmiştir (Dairemizin 16.12.2015 tarihli, 2015/588-603; Askeri Yargıtay 4'üncü Dairesinin 27.10.2015 tarihli, 2015/629-642; Askeri Yargıtay 1'inci Dairesinin 5.3.2014 tarihli, 2014/262-263 ve 12.6.2013 tarihli, 2013/885-873 Esas ve Karar sayılı ilamları da benzer niteliktedir).
Sonuç Ve Karar: Açıklanan nedenlerle;
Sanığın temyizine atfen ve resen, sanık hakkında 1inci Ordu Komutanlığı Askeri Mahkemesince verilen 24.12.2015 tarihli, 2015/233-472 Esas ve Karar sayılı mahkûmiyet hükümlerinin, 353 sayılı Kanunun 221/1inci maddesi kıyasen uygulanmak suretiyle, hukuka aykırılık nedeniyle, yok hükmünde sayılmasına;
20.4.2016 tarihinde, tebliğnamedeki görüşe sonuçta uygun olarak, oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy