(1632 S. K. m. 87) (5237 S. K. m. 50, 52, 62) (353 S. K. m. 217) (Türk Silahlı Kuvvetleri Sağlık Yeteneği Yönetmeliği m. 16)
Askeri Mahkemece; sanığın, 30.11.2013, 1.12.2013 ve 21.12.2013 tarihlerinde üç ayrı emre itaatsizlikte ısrar suçu işlediği sabit görülerek, ASCK’nın 87/1 (birinci cümle) ile TCK’nın 62/1, 50/3 ve 52/2’nci maddelerinin üç ayrı kez uygulanması suretiyle ayrı ayrı 500 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, adli para cezalarının taksitlendirilmesine, taksitlerin birinin süresinde ödenmemesi hâlinde geri kalan miktarın tamamının tahsiline, ödenmeyen adli para cezalarının hapse çevrilmesine, karar verilmiştir.
Hükümler; sanık tarafından, sebep gösterilmeksizin temyiz edilmiştir.
Tebliğnamede; hükümlerin, noksan soruşturma yönünden ayrı ayrı bozulması gerektiği hususunda görüş bildirilmiştir.
Yapılan incelemede; …/…. Okulu ve Eğitim Merkezi Lojistik Destek Hizmet Bölük Komutanlığı emrinde görev yapan sanığa, Birlik Komutanlığının 30.11.2013 tarihli nöbet çizelgesi ile, 30.11.2013 tarihinde 8.00-10.00 saatleri arasında beş numaralı kule nöbeti yazıldığı, nöbet saatinden önce Nöbetçi Onbaşı İkm.Çvş. M.E.O. tarafından nöbete gitmesi için uyandırılmasına ve nöbeti olduğu tebliğ edilmesine rağmen sanığın, hasta olduğunu beyan ettiği, nöbete kalkmaması hâlinde tutanağının tutulacağı bildirildiğinde de "tutarsan tut" diyerek nöbetine hiç gitmediği;
Yine kendisine 1.12.2013 tarihinde 2.00-04.00 saatleri arasında beş numaralı kule nöbeti yazılan sanığın, Nöbetçi Onbaşı İkm.Onb. O.T. tarafından nöbete gitmesi için uyandırılmasına ve nöbeti olduğu tebliğ edilmesine rağmen sanığın, hasta olduğunu beyan ettiği, Nöbetçi Onbaşının tekrar uyarısınada uymayarak nöbetine hiç gitmediği;
Bu olaydan sonra 21.12.2013 tarihinde 2.00-04.00 saatleri arasında beş numaralı kule nöbeti yazılan sanığın, Nöbetçi Onbaşı İkm.Onb. O.T. tarafından nöbete gitmesi için uyandırılmasına ve nöbeti olduğu tebliğ edilmesine rağmen hasta olduğunu beyan ettiği, Nöbetçi Onbaşının tekrar yaptığı çağrıya da uymayarak nöbetine hiç gitmediği;
Böylece, 30.11.2013, 1.12.2013 ve 21.12.2013 tarihlerinde üç ayrı emre itaatsizlikte ısrar suçunu işlediği, dosya kapsamındaki tüm kanıtlardan anlaşılmaktadır.
Tebliğnamede; …/… Eğitim Hastanesi Sağlık Kurulunun, sanığın askerliğe elverişsizlik hâlinin suç tarihlerini kapsamama nedeni ile ilgili bir açıklama içermeyen ve psikiyatri uzmanı bulunmayan, 9.3.2015 gün ve 112 nolu Ek Raporuna itibar edilerek hükme varılmasının, keza, sorgu ve savunmalarında rahatsızlığı sebebiyle nöbetlere gidemediğini beyan eden, 8.12.2013, 4.12.2013, 9.12.2013 ve 18.12.2013 tarihlerinde acil servise ve viziteye çıkan, yine değişik zamanlarda değişik rahatsızlıklarla hastaneye giden sanığın, bütün sağlık belgelerinin temin edilerek suç tarihlerinde nöbet tutmasına engel bir rahatsızlığının olup olmadığının bilirkişiye tespit ettirilmemesinin noksan soruşturma teşkil ettiği ileri sürülmüştür.
…/… Eğitim Hastanesi Sağlık Kurulunun üç tabip imzalı 12.2.2014 tarihli, 1000 sayılı Sağlık Kurulu Raporu ile, uyum bozukluğu tanısı konarak bir ay hava değişimi kararı verilen sanığın, hava değişimi bitiminde .../... Eğitim Hastanesi Psikiyatri Servisine sevk edildiği, yapılan muayenesi sonucu aynı Hastane Sağlık Kurulunun 20.3.2014 tarihli ve 3604 sayılı Sağlık Kurulu Raporu ile, uyum bozukluğu tanısı konarak sanık hakkında "TSK SYY F43.2 16/B/1, Askerliğe Elverişli değildir." kararı verildiği; Askeri Mahkemenin istemi üzerine, düzenlenen .../... Eğitim Hastanesi Sağlık Kurulunun 9.3.2015 tarihli, 112 sayılı Ek Sağlık Kurulu Raporunun Karar Bölümünde; "....Sanığın heyete çıktığı tarih olan 24.3.2014 tarihinden itibaren askerliğe olmadığı, askerliğe elverişsizlik hâlinin suç tarihlerini kapsamadığı...." belirtildikten sonra kararın altına Psikiyatri Uzmanının kaşesini basıp imzasını attığı, Sağlık kurulu Başkanı ve Üyelerinin isim ve imzalarının bulunduğu bölümde psikiyatri uzmanının isim ve imzasının bulunmadığı görülmekte ise de;
Suç tarihinde yürürlükte olan TSK Sağlık Yeteneği Yönetmeliğinin 16/B-1 maddesinin anksiyete, somatoform, dissosiyatif, depresif bozukluklar, uyum bozuklukları ve bunların alt tipleri başlığı altındaki düzenlemesinin açıklama bölümündeki "bu fıkraya gireceklerin uygun tedavilere rağmen hastalıklarının işlevselliği bozacak derecede sık tekrarlaması, bunun epikriz, kıta anketi gibi resmi belgelerle tespiti gerekmektedir." şeklindeki açık hükmü ile sanığın askerliğe elverişsiz olduğunun tespit edildiği 20.3.2014 tarihli ve 3604 sayılı Sağlık Kurulu Raporundaki açıklamalar ve sanık hakkında daha önce uyum bozukluğu tanısı ile bir ay hava değişimi kararı verilmesi birlikte değerlendirildiğinde, sanığın askerliğe elverişsizlik halinin heyete girdiği tarihten itibaren başlatılmasının mevzuattan kaynaklandığı, dolayısıyla söz konusu Ek Sağlık Kurulu Raporunda bu hususta bir açıklama yer almamasının noksanlık teşkil etmediği, keza, Ek Sağlık Kurulu Raporunun kurul üyeleri bölümünde olmamakla birlikte karar bölümü altında Psikiyatri Uzmanının kaşe ve imzasının yer aldığında şüphe bulunmadığından, rapordaki böyle bir düzenlemenin raporun sıhhatine bir etkisinin bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Diğer taraftan, sanığın, suç tarihlerinde nöbet tutmasına engel bir rahatsızlığının olup olmadığının tespiti bakımından, tüm sağlık belgelerinin temin edilmesinden sonra bilirkişi dinlemesi gerekip gerekmediği hususunda dava dosyasında bulunan sanığın tedavi belgeleri incelendiğinde;
.../... Eğitim Hastanesi Komutanlığının 14.8.2013, 11.9.2013, 13.9.2013 tarihli hasta tedavi kararlarından sanığın, atipik göğüs ağrısı şikayeti üzerine muayene olduğu, EKG çekildiği ve muayene sonucunda tedavi ve işlem gerektirir kardiyolojik patoloji düşünülmediği yönünde karar verildiği;
.../... Eğitim Hastanesi Komutanlığının 8.12.2013 tarihli hasta tedavi kararından, sanığa nazal septum deviasyonu tanısı konduğu ve nazal dorsumda kreitasyon alındığı, ilaç tedavisi uygulandığı, soğuk uygulama yapması ve gözlük kullanmamasının tavsiye edildiği;
Personel Koordine ve Personel Sevk Formunda sivilde uyuşturucu kullandığı, sivil hayatında hırsızlık, yaralama, gasp suçlarına karıştığı, madde kullanma yakınmaları ve intihar teşebbüsü bulunduğu yönünde bilgiler içeren sanığın, psikiyatrik rahatsızlıkları yönünden 14.5.2013 …. Hastanesinde, 12.8.2013 ve 4.2.2014 tarihlerinde .../... Eğitim Hastanesinde muayene olduğu ve "Disosyal Kişilik" tanısı konduğu, 14.5.2013 tarihinde yapılan muayenesinde ilaç tedavisi uygulanıp istirahat verildiği, ilaçlar uyku yapabileceğinden tedavi süresince gece nöbeti hizmetlerinden muafiyetinin önerildiği,
Yine, 4.12.2013 tarihinde akut faranjit tanısıyla bir gün istirahat verildiği, 9.12.2013 ve 18.12.2013 tarihlerinde de viziteye çıktığı;
Görülmektedir.
Askeri Mahkemenin gerekçesinde de isabetle belirtildiği üzere, yukarıda özetlenen sanığın dava dosyasına yansıyan sağlık safahatinden sık sık çeşitli sağlık şikâyetleri nedeniyle sağlık kuruluşuna sevkinde her türlü imkan tanınan sanığın, suç tarihlerinde veya suç tarihleri öncesinde yahut suç tarihleri sonrasında revire, doktora veya bir sağlık kuruluşuna müracaat etmemesi karşısında Askeri Mahkemenin sanığın nöbetini tutmasına engel olabilecek bir rahatsızlığının olmadığına dair kabulünde isabetsizlik bulunmadığı sonucuna varılarak, tebliğnamedeki görüşe itibar edilmemiştir
Bu itibarla, kovuşturma aşamasında dinlenen psikiyatri uzmanı bilirkişi mütalaası ve Ek Sağlık Kurulu Raporu ile, askerliğe elverişli olduğu, adli gözlem altına alınmasını gerektirecek bir ruhsal rahatsızlığı ve madde bağımlılığı bulunmadığı tespit edilen sanık hakkında, yapılan yargılama sonunda, toplanan delillere ve oluşan vicdani kanaate göre yasal ve yeterli gerekçeler gösterilmek suretiyle; yüklenen suçların sübutunun kabulüyle, alt sınırdan temel cezalar tayin edilip, takdiri indirimler uygulanmak suretiyle mahkûmiyet kararları verilmesinde, hükmün açıklanmasının geri bırakılması hükümlerinin ve erteleme hükümlerinin uygulanmamasında, tayin edilen hapis cezalarının adli para cezasına çevrilmesinde; usul, sübut, vasıf, takdir ve uygulama yönlerinden hukuka aykırılık bulunmadığından, sanığın temyiz isteminin reddiyle, mahkûmiyet hükümlerinin ayrı ayrı onanmasına karar verilmiştir.
Ancak; her üç eylemin gerçekleşme şekli dikkate alındığında (nöbet için uyandırıldıktan sonra hasta olduğunu beyan eden sanığa Nöbetçi Onbaşılar tarafından ikaz ve uyarılarda bulunulduğu, ancak buna rağmen sanığın nöbetlerini ifa etmediği) sübut bulan eylemlerin; ASCK’nın 87/1 maddesinin ikinci cümlesinde düzenlenen emre itaatsizlikte ısrar suçlarını oluşturduğu kabul edilerek buna göre ceza tayin edilmesi gerekirken, aynı maddenin ilk cümlesinde düzenlenen emre itaatsizlikte ısrar suçundan mahkûmiyet hükümleri kurulması hukuka aykırı ise de, sanık aleyhine temyize gelinmemesi karşısında, Askeri Yargıtay İçtihatları Birleştirme Kurulunun 5.3.2004 tarihli, 2004/1-1 Esas ve Karar sayılı ilke kararı dikkate alınarak bozma sebebi yapılmayan bu hususa işaretle yetinilmiştir.
Öte yandan; gerekçeli hükmün değerlendirme ve kabul kısmında verilen otuz günden az hapis cezasının TCK'nın 50/1-a maddesi gereğince adli para cezasına çevrildiği belirtilmiş iken, hüküm fıkrasında TCK'nın 50/3 maddesi gereğince adli para cezasına çevrildiği belirtildiği, bunun da gerekçenin kendi içerisinde ve kısa karar ile çeliştiği, böylelikle teşevvüş oluştuğu düşünülebilir ise de, bu hatanın sonuca etkili olmadığı değerlendirildiğinden bozma sebebi yapılmamıştır.
Sonuç Ve Karar: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
Sanığın kabule değer görülmeyen temyiz isteminin, 353 sayılı Kanun’un 217/2’nci maddesi gereğince REDDİNE;
Usul ve esas yönlerinden hukuka uygun bulunan mahkûmiyet hükümlerinin ayrı ayrı ONANMASINA;
17.2.2016 tarihinde, tebliğnamedeki görüşe aykırı olarak, oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy