(211 S. K. m. 34) (1632 S. K. m. 87) (353 S. K. m. 221) (Türk Silahlı Kuvvetleri İç Hizmet Yönetmeliği m. 71, 74, 78)
Sanık hakkında, 2.8.2015 tarihinde, emre itaatsizlikte ısrar suçunu işlediği iddiasıyla açılan kamu davasında yapılan yargılama sonucunda, Askeri Mahkemece; yüklenen suçun unsurları itibari ile oluşmadığı kabul edilerek, sanığın beraatine karar verilmiştir.
Hüküm; Askeri Savcı tarafından, suçun unsurları itibariyle oluştuğu ileri sürülerek, sanık aleyhine temyiz edilmiştir.
Tebliğnamede; hükmün, esas yönünden bozulmasına karar verilmesi gerektiği hususunda görüş bildirilmiştir.
Yapılan incelemede; Kışla Nöb.Asb.P.Asb.Üçvş. H.G. tarafından, 2.8.2015 tarihinde saat 9:00’da yapılan sabah içtimaında sivil kıyafetli olduğu tespit edilen sanığa, eğitim elbisesini giymesi yönünde emir verildiği; Nöb.Asb.P.Asb.Üçvş. H.G.'nin, aynı gün saat 12:10 sıralarında yaptığı kontrol sırasında Karargâh Takımı Koğuşunda sanığın eğitim elbisesini giymediğini tespit ettiği, böylece sanığın, Nöbetçi Astsubay tarafından, eğitim elbisesini giymesi yönünde verilen hizmete ilişkin emre uymamak suretiyle, emre itaatsizlikte ısrar suçunu işlediği iddiasıyla açılan kamu davasının yargılaması sonucunda; Askeri Mahkemece, kılık ve kıyafetin şekli ve kapsamının TSK İç Hizmet Yönetmeliğinin 72-82’nci maddelerinde düzenlenmiş olması karşısında, sanığa yöneltilen eğitim kıyafetini giymesine ilişkin emir, TSK İç Hizmet Yönetmeliğinin 74’üncü maddesi gereğince düzenlenen tasarrufun muhatabına hatırlatılması anlamına geldiğinden, sanık için malum ve muayyen hale getirilmiş, yani bireyselleştirilmiş bir hizmet emri bulunmadığı belirtilerek, suçun unsurları itibariyle oluşmadığı gerekçesiyle sanığın beraatine karar verildiği, anlaşılmaktadır.
Türk Silahlı Kuvvetleri İç Hizmet Kanunu’nun 34’üncü ve Yönetmeliğinin 71, 74 ve 78’inci maddelerinde erbaş ve erlerin; ancak yıllık izinde, hava değişiminde, adli yargı makam ve mercileri ile tutuklu veya hükümlü olarak askeri yargı makam ve mercilerine çağrıldıklarında veya tutuklu veya hükümlü olarak hastanelere sevk edildiklerinde sivil elbise giyebilecekleri, bu durumların haricinde, vazife dışında dahi sivil elbise giyemeyecekleri düzenlenmiştir.
Mevcut bu düzenlemelere nazaran, olay tarihinde kışlada vazife başında bulunan sanığın üniformasını giymesi zorunlu olduğundan, kendisine verilen emre rağmen, üniformayı giymemesinin suçun diğer unsurlarının da gerçekleşmesi hâlinde emre itaatsizlikte ısrar suçunu oluşturacağı izahtan vareste olduğundan, Askeri Mahkemenin beraat hükmünün esas yönünden hukuka aykırı olduğu anlaşılmaktadır.
ASCK’nın 87’nci maddesinde düzenlenen emre itaatsizlikte ısrar suçunun sırf askeri suç olması karşısında, suçun maddi unsurları arasında yer alan asker kişi sıfatının ve suçluluğun hukuki sonuçları bakımından kusur yeteneğine etki edebilecek bir ruhsal rahatsızlığı olup olmadığının, keza, amir tarafından verilmiş askeri hizmete ilişkin bir emrin varlığının yargılama sonucunda her türlü şüpheden arındırılmış bir şekilde ortaya konması gerekmektedir.
Somut olayda; sanığa eğitim elbisesini giymesi yönünde emri veren P.Asb.Üçvş. H.G.'nin amir sıfatının ortaya konması bakımından, olay günü nöbetçi olduğuna dair nöbet listesi ve nöbet talimatının Birliğinden istenilip dosyaya getirilmesi, zorunluluk arz etmektedir.
Diğer taraftan, iki ayrı kısa süreli kaçma disiplinsizliği nedeniyle hakkında işlem yapılan, sözleşerek firar, emre itaatsizlikte ısrar ve üç ayrı firar suçundan yargılandığına dair dava dosyasında kayıt bulunan ve uyuşturucu bulundurma suçundan mahkumiyeti ile üç ayrı suçtan hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilen sanığın, yargılandığı suçlara ilişkin gerekçeli karar, infaz evrakı ile psikiyatrik yönden gördüğü tedavi belgeleri, Birliğince düzenlenen kıta anket formu, RDM kayıtları getirtildikten sonra cezai ehliyetinin ve askerliğe elverişlilik durumunun psikiyatri uzmanı bilirkişi marifetiyle tespit edilmesi, gerek görülmesi hâlinde bu hususların tespiti için adli gözlem altına aldırılarak asker kişi sıfatı ve cezai ehliyeti ile ilgili şüphelerin giderilmesi gerekmektedir.
Bu nedenlerle; eksik olan bu hususların ikmalini müteakip, yüklenen suçun oluşup oluşmadığının, tartışılması gerektiği gözetilmeden hükme varılması yasaya aykırı görülmüş ve beraat hükmünün noksan soruşturma yönünden de bozulmasına karar verilmiştir.
Tebliğnamede; kovuşturma aşamasında tanık olarak yeminli beyanı tespit edilen ve olay günü Kışla Nöbetçi Astsubayı olan P.Asb.Üçvş. H.G.’nin beyanında geçen, Tugay Komutanlığının hafta sonu dahil kamuflaj elbise giyileceğine dair emrin varlığının araştırılmamasına işaret edilmiş ise de; yukarıda açıklandığı üzere, erbaş ve erlerin Türk Silahlı Kuvvetleri İç Hizmet Kanunu’nun 34’üncü ve Yönetmeliğinin 71, 74 ve 78’inci maddelerinde sayılan yer ve hâller dışında sivil elbise giyemeyecekleri açıkça düzenlendiğinden, bu hususta olaydan önce bir emir yayınlanmış olsa bile bu emrin mevzuat hükümlerinin hatırlatılması anlamında olabileceği ve suçun sübutuna etkisi olmayacağından, bu husus noksan soruşturma olarak kabul edilmemiştir.
Sonuç Ve Karar: Açıklanan nedenlerle;
Sanığın temyizine atfen ve resen mahkûmiyet hükmünün, 353 sayılı Kanun’un 221/1’inci maddesi gereğince sübut ve noksan soruşturma yönlerinden BOZULMASINA;
17.2.2016 tarihinde, tebliğnamedeki görüşe uygun olarak, oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy