(5271 S. K. m. 231) (1632 S. K. m. 47, 62, 66) (353 S. K. m. 243)
Askeri Mahkemenin 30.12.2010 tarihli ve 2010/898-1067 Esas ve Karar sayılı mahkûmiyet hükmü ile; hükümlünün, 13.5.1994-22.1.2009 tarihleri arasında firar suçunu işlediği kabul edilerek, ASCK'nın 66/1-a ve TCK'nın 62'nci maddeleri uyarınca on ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, bu hükmün temyiz edilmeksizin 2.3.2012 tarihinde kesinleştiği;
İnfaz aşamasında, Anayasa Mahkemesinin 17.1.2013 tarihli, 2012/80 Esas ve 2013/16 Karar sayılı kararıyla, ASCK’nın 47/1-A madde, fıkra ve bendinin birinci ve ikinci cümleleri ile Ek 8’inci maddesinin ikinci fıkrasının “… kısa süreli hapis cezasına seçenek yaptırımlar ile …” bölümünün ve Ek 10’uncu maddesinin ikinci fıkrasının, Anayasa’ya aykırı olduğuna ve iptaline karar verilmiş olması karşısında; duruşma açılmadan yapılan lehe kanun değerlendirmesi sonucunda, Askeri Mahkemenin 6.3.2013 tarihli, 2013/1329-51 Esas ve Karar sayılı kararı ile; hükümlünün, 13.5.1994-22.1.2009 tarihleri arasında firar suçunu işlediği kabul edilerek, ASCK'nın 66/1-a ve TCK'nun 62/1'inci maddeleri uyarınca on ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve CMK'nın 231'inci maddesi uyarınca bu hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği, bu kararın taraflarca itiraz edilmeksizin 18.7.2015 tarihinde kesinleştiği, dosya kapsamından anlaşılmaktadır.
Milli Savunma Bakanı’nın 16.12.2015 tarihli, MAİY: 51393309-9010-3435-15/As.Adlt.İşl. Rap.Tet.ve İşl.Ş.(26.B-31-15) sayılı yazısıyla; “…Dosyanın incelenmesinde, … Komutanlığı Askeri Mahkemesinin 30.11.1993 tarihinde kesinleşen 2.11.1993 tarihli, 1993/792-443 Esas ve Karar sayılı kararı ile, hükümlünün 12.10.1992-6.9.1993 tarihleri arasında işlediği firar suçu nedeniyle mahkûmiyetine karar verildiği, hükmün infaz edilerek 18.1.1994 tarihinde şartla tahliye edildiği ve bihakkın tahliye tarihinin 20.7.1994 olarak belirlendiği anlaşılmakla birlikte, bihakkın tahliye tarihinden itibaren öngörülen beş yıllık sürenin 20.7.1999 tarihinde dolmasından önce hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına konu suçun 13.5.1994 tarihinde işlenmeye başlanmış olması karşısında, hükümlü hakkında müsnet suçtan kurulan hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmesinin CMK'nın 231/6-a maddesinde öngörülen sanığın daha önce kasıtlı bir suçtan mahkûm olmamış bulunması şeklindeki objektif koşulun somut olayda gerçekleşmemesi nedeniyle, kanuna aykırılık oluşturduğu değerlendirilmiştir. Bu nedenle, … Askeri Mahkemesinin 6.3.2013 tarihli, 2013/1329-51 Esas ve Karar sayılı kararının birinci bendinin bozulması için, 353 sayılı Kanun’un 243’üncü maddesi gereğince Askeri Yargıtay Başkanlığına başvurulması...” amacıyla Askeri Yargıtay Başsavcılığından istemde bulunulduğu ve Başsavcılıkça bu istemin aynen iletildiği anlaşılmıştır.
Yapılan incelemede;
Kanun yararına bozma, Askeri Yargıtay denetiminden geçmeksizin kesinleşen karar veya hükümlerin, hukuka aykırılık yönünden Askeri Yargıtay’ca denetlenmesi için, kural olarak Milli Savunma Bakanınca ve istisnaen Askeri Yargıtay Başsavcısınca başvurulan olağanüstü bir kanun yoludur.
353 sayılı Kanun’un 243’üncü maddesinin açık düzenlemesi karşısında; Milli Savunma Bakanı’nın kanun yararına bozma istemini, Askeri Yargıtay’da incelenmeksizin kesinleşen tüm hüküm veya kararlara karşı kullanılabileceğinin, hükmün veya kararın hukuki niteliğinin bu müessesesinin tatbiki açısından herhangi bir önem taşımadığının kabulü gerekir.
Bu itibarla; … Askeri Mahkemesince verilen 6.3.2013 tarihli, 2013/1329-51 Esas ve Karar sayılı hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair karara karşı, Milli Savunma Bakanı’nın kanun yararına bozma isteminde bulunma hakkının mevcut olduğu sonucuna varılarak, söz konusu kararın incelenmesine geçilmiştir.
5271 sayılı CMK’nın 231’inci maddesinin 5560 sayılı Kanun ile eklenen 6’ncı fıkrasına göre, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilebilmesi için,
a. Sanığın (hükümlünün) daha önce kasıtlı bir suçtan mahkûm olmamış bulunması,
b. Mahkemece, sanığın (hükümlünün) kişilik özellikleri ile duruşmadaki tutum ve davranışları göz önünde bulundurularak yeniden suç işlemeyeceği hususunda kanaate varılması,
c. Suçun işlenmesiyle mağdurun veya kamunun uğradığı zararın, aynen iade, suçtan önceki hâle getirme veya tazmin suretiyle tamamen giderilmesi, gerekmektedir.
Bu şartlardan, (a) ve (c) bentlerinde sayılanların takdir ve değerlendirmeye bağlı olmayan “objektif”, (b) bendindekinin ise, tamamen takdir ve değerlendirmeye bağlı olan “subjektif” nitelikteki şartlar olduğu açıktır.
Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 3.2.2009 tarihli, 2009/11-250 Esas ve 2009/13 Karar sayılı ilamında işaret edildiği üzere, 1.6.2005 tarihinden önce işlenen suçlar yönünden, önceki mahkûmiyetin 765 sayılı TCK'nın 95/2'nci maddesi uyarınca esasen vaki olmamış sayılacağı hâller veya mülga 3682 sayılı Adli Sicil Kanunu'nun 8'inci ve 5352 sayılı Adli Sicil Kanunu'nun Geçici 2'nci maddeleri uyarınca silinme koşulları oluşan önceki mahkûmiyetler, adli sicilden silinmiş olup olmadığına bakılmaksızın, hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilmesine engel değildir. Ancak bu koşulların oluşmadığı hâllerde, CMK'nın 231/6-a maddesi gereğince hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilemeyecektir.
Dava dosyası incelendiğinde; …. Askeri Mahkemesinin 2.11.1993 tarihli, 1993/792-443 Esas ve Karar sayılı mahkûmiyet hükümleri ile; hükümlünün, 12.10.1992-6.9.1993 tarihleri arasında işlediği firar suçundan on ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve 13.9.1993-20.9.1993 tarihleri arasında işlediği yakalanmakla son bulan mehil içi firar suçundan beş gün hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği ve bu hükümlerin taraflarca temyiz edilmeyerek 30.11.1993 tarihinde kesinleştiği (Dz. 42-43), 18.1.1994 tarihli şartla tahliye kararına göre (Dz. 40); bu hükümlerin infazı için cezaevine kapatılan hükümlünün 18.1.1994 tarihinden geçerli olmak üzere şartla salıverilmesine karar verildiği, bihakkın tahliye tarihi 20.7.1994 olan (Dz. 8) hükümlünün, mülga 3682 sayılı Adli Sicil Kanunu’nun 8’inci maddesi uyarınca, hükümlerin infaz edildiği tarihten itibaren öngörülen beş yıllık sürenin 20.7.1999 tarihlerinde dolmasından önce, 13.5.1994 tarihinden itibaren firar suçunu işlemeye başlamış olması dikkate alındığında, daha önce kasıtlı suçlardan mahkûmiyeti bulunan hükümlünün, CMK’nın 231/6-a madde ve fıkrası uyarınca ‘Hükmün açıklanmasının geri bırakılması’ kurumundan faydalanmasına yasal imkân bulunmamaktadır.
Bu nedenle; CMK'nın 231/6-a maddesinde öngörülen sanığın (hükümlünün) daha önce kasıtlı bir suçtan mahkûm olmamış bulunması şeklindeki objektif koşulun somut olayda gerçekleşmemesi nedeniyle, hükümlü hakkında, 13.5.1994-22.1.2009 tarihleri arasında işlediği firar suçundan dolayı hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmesi hukuka aykırı olduğundan, Milli Savunma Bakanı’nın istemi yerinde ve kabule değer görülmekle, …. Askeri Mahkemesince verilen 6.3.2013 tarihli, 2013/1329-51 Esas ve Karar sayılı hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair kararın (hükümlünün 13.5.1994-22.1.2009 tarihleri arasında işlediği firar suçu yönünden) kanun yararına bozulmasına karar verilmiştir.
Sonuç Ve Karar: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1) Milli Savunma Bakanı’nın 16.12.2015 tarihli, MAİY: 51393309-9010-3435-15/As.Adlt.İşl. Rap.Tet.ve İşl.Ş.(26.B-31-15) sayılı kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE;
2) … Askeri Mahkemesince verilen 6.3.2013 tarihli, 2013/1329-51 Esas ve Karar sayılı hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair kararın, (hükümlünün 13.5.1994-22.1.2009 tarihleri arasında işlediği firar suçu yönünden) 353 sayılı Kanun’un 243/3’üncü maddesi gereğince kanun yararına BOZULMASINA;
3) 353 sayılı Kanun’un 243/4-A madde ve bendi gereğince, bu konuda yeniden bir karar vermek üzere, dava dosyasının … Askeri Mahkemesine gönderilebilmesinin temini için Milli Savunma Bakanlığına GÖNDERİLMESİNE;
24.2.2016 tarihinde, oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy