(477 S. K. m. 47) (353 S. K. m. 9, 217, 220, 221) (5271 S. K. m. 4, 176, 223) (5237 S. K. m. 50, 52, 61, 62, 257) (1632 S. K. m. 131) (6413 S. K. m. 17) (AYDK 21.4.2011 T. 2011/36 E. 2011/35 K.)
TSK Disiplin Kanunu’nun, Disiplin Mahkemeleri Kuruluşu Yargılama Usulü ve Disiplin Suç ve Cezaları Hakkında Kanunu, Askeri Mahkemeler Kuruluşu ve Yargılama Usulü Kanunu ve Ceza Muhakemesi Kanunu
Mad. TSK Disiplin Kanunu’nun 17’nci, Disiplin Mahkemeleri Kuruluşu Yargılama Usulü ve Disiplin Suç ve Cezaları Hakkında Kanun'un 47’inci maddeleri, Askeri Mahkemeler Kuruluşu ve Yargılama Usulü Kanunu'nun 220’nci maddesinin ikinci fıkrasının (J) bendi ve Ceza Muhakemesi Kanunu 23/2-a maddesi
Sanık hakkında daha önce memuriyet görevini kötüye kullanmak suçundan verilen mahkumiyet hükmünün, Askeri Yargıtay Daireler Kurulunun 21.4.2011 tarihli, 2011/36-35 Esas ve Karar sayılı ilamı ile usul yönünden, amire hakaret suçundan verilen mahkumiyet hükmünün suç vasfı ve askeri eşyayı gizlemek suçundan verilen mahkumiyet hükmünün uygulamaya ilişkin gerekçesizlik yönünden Dairemizin 9.3.2011 tarihli, 2011/193-192 Esas ve Karar sayılı ilamı bozulmasından sonra yapılan yargılama neticesinde; Askeri Mahkemece; sanığın;
1) 8.9.2006 tarihinde İs.Ütğm. M.A.'ya yönelik amire hakaret suçunu işlediği iddia edilerek cezalandırılması talebiyle kamu davası açılmış ise de; eylemin 477 sayılı Kanun’un 47’nci maddesinde düzenlenen üste saygısızlık suçuna vücut verdiği anlaşıldığından, 353 sayılı Kanun’un 9, 176 ve CMK’nın 4’üncü maddeleri gereğince Mahkemenin görevsizliğine;
2) Mart 2006 - Ağustos 2006 tarihleri arasında İs.Er C.İ.'nin teslim ettiği cep telefonu ile ilgili eylemi nedeniyle, görevi kötüye kullanmak suçunu işlediği kabul edilerek, ASCK’nın 144’üncü maddesi delaletiyle, TCK’nın 257/1, 61, 62/1, 50/1-a ve 52/2’nci maddeleri gereğince 3.000 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına;
3) 2.10.2006 tarihinde askeri eşyayı gizlemek suçunu işlediği kabul edilerek, ASCK’nın 131/1 (az vahim hal cümlesi), 131/2 ve 50’nci maddeleri ile TCK’nın 62/1, 50/1-a ve 52/2’nci maddeleri uyarınca neticeten 3.000 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına;
Karar verilmiştir.
Hükümler; müdafi tarafından, esasa ve uygulamaya ilişkin sebepler ileri sürülerek, temyiz edilmiştir.
Tebliğnamede; görevsizlik kararının bozulması, mahkûmiyet hükümlerinin ise ayrı ayrı onanması gerektiği yönünde görüş bildirilmiştir.
1) Sanığın mağdur İs.Ütğm. M.A.'ya yönelik eylemi nedeniyle verilen görevsizlik kararı yönünden yapılan inceleme:
Askeri Mahkemece; sanığın, 8.9.2006 tarihinde, kendisini uyaran mağdur İs.Ütğm. M.A.’yı kastederek “Çoluk-çocuk Üsteğmen, Yüzbaşı olursa, Ordunun böyle olması normal, bu saatten sonra çoluk-çocukla uğraşamam, onlar on beş senede Yarbay oluyorlar, ben Başçavuş oldum” şeklinde sözler sarf ettiği, bu sözlerinin 477 sayılı Kanun’un 47’nci maddesinde düzenlenen üste saygısızlık suçuna vücut verdiği kabul edilerek, görevsizlik kararı verildiği anlaşılmaktadır.
Askeri Mahkemece maddi vakıanın belirtildiği şekliyle kabulünde ve sanığın dava konusu eyleminin, (Mülga) 477 sayılı Kanun’un 47’nci maddesinde düzenlenen “üste saygısızlık” disiplin suçunu oluşturduğundan bahisle görevsizlik kararı verilmesinde karar tarihi itibarıyla hukuka aykırılık bulunmamaktadır.
Ancak, 16.2.2013 tarihli ve 28561 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 6413 sayılı Türk Silahlı Kuvvetleri Disiplin Kanunu ile, üste saygısızlık eylemleri, barış zamanına münhasır olarak, Kanun’un 17’nci maddesinde aylıktan kesme cezası verilmesini gerektiren disiplinsizlik hâli olarak yeniden düzenlenmiştir.
Yine aynı Kanun ile, hâlen kurulu bulunan Disiplin Mahkemeleri Disiplin Kurullarına dönüştürülmüş ve bu mahkemelerin savaş zamanında kurulacakları hüküm altına alınarak, 477 sayılı Kanun’a diğer mevzuatta yapılan atıfların bu Kanun’a yapılmış sayılacağı belirtilmek suretiyle, barış zamanında (Karasuları dışındaki gemilerde işlenen disiplinsizler hariç) 477 sayılı Kanun’un uygulanma imkânı kalmamıştır.
Bu durumda, Askeri Mahkemece görevsizlik kararı verildiği tarihte yürürlükte bulunan 477 sayılı Disiplin Mahkemeleri Kanunu’nun 47’nci maddesinde düzenlenen “üste saygısızlık” disiplinsizliğini oluşturan sanığın eylemi ile ilgili olarak, Disiplin Mahkemesince barış zamanında yargılama yapılmasının mümkün olmadığı ve sanığın derhal beraat etmesini gerektiren bir durumun ortaya çıktığı görülmektedir.
Bu nedenlerle; sanık hakkında verilen görevsizlik kararının 6413 sayılı Kanun’un yürürlüğe girmesinin ardından, suç olmaktan çıkartılarak disiplinsizlik olarak nitelendirilmesi nedeniyle bozulmasına, bozma sebebi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 353 sayılı Kanun'un 220’nci maddesinin ikinci fıkrasının (J) bendi ve CMK’nın 223/2-a maddesi gereğince, sanığın beraatine karar verilmiştir.
2) Mağdur İs.Er C.İ.'ye yönelik eylemiyle işlediği kabul edilen memuriyet görevini kötüye kullanmak suçu yönünden yapılan inceleme:
Bölük Astsubayı olan sanığın, kendisine teslim edilen cep telefonlarını muhafaza etme görevi esnasında, İs.Er C.İ.’ye ait cep telefonunu, görevinin dışına çıkarak, Mart 2006-Ağustos 2006 tarihleri arasında, kendisine ait sim kartı takarak kullandığı anlaşılmaktadır.
Söz konusu cep telefonunun sanığa saklaması için teslim edilmesinin, verilen emirler ve kışlalarda uygulanması zorunlu olan emniyet-istihbarata karşı koyma tedbirleri nedeniyle bir zorunluluk olması ve kendisine bu şekilde teslim olunan cep telefonunu muhafaza ederek iade şartları oluştuğunda da sahibine aldığı şekilde iade etmenin, sanığın bölük astsubaylığı görevinin bir parçası bulunması karşısında, sanığın kendisine bu şekilde teslim olunmuş cep telefonunu sahibinin izni bulunmaksızın kullanması eyleminin memuriyet görevini kötüye kullanmak suçunu oluşturduğunun kabul edilmesinde bir isabetsizlik bulunmamaktadır.
Askeri Mahkemece; sanığın, tüm unsurları ile oluşan atılı suçtan yasal ve inandırıcı gerekçelerle, alt sınırdan ceza tayin edilmesinde ve takdiri indirim uygulanmasında, suç tarihinden önce hakkında verilmiş ve kesinleşmiş mahkumiyet hükmü bulunması ve yasal imkansızlık nedeniyle hükmün açıklanmasının geri bırakılmamasında, kısa süreli hapis cezasının adli para cezasına çevrilmesinde hukuka aykırılık bulunmadığından, mahkumiyet hükmünün onanmasına karar verilmiştir.
3) Askeri eşyayı gizlemek suçu yönünden yapılan inceleme:
2.10.2006 tarihinde sanığın evinde yapılan arama esnasında, 40 adet dolu G-3 Piyade Tüfeği fişeği, 1 adet Saber el telsizi bataryası, 1 adet G-3 Piyade Tüfeği şarjörü, 1 adet Klizometre (eğim ölçer) bulunduğu anlaşılmaktadır.
Askeri Ceza Kanunu’nun 131’inci maddesinin 1’inci fıkrasında “... kendisine tevdi veya emanet edilmiş olmasa bile her türlü askeri erzak, eşya ve hayvanları çalanlar veya zimmetine geçirenler, yahut ihtilâs edenler veya satanlar, yahut rehine verenler ve bunları bilerek satın alanlar veya rehin kabul edenler veya gizleyenler ... cezalandırılır” denilerek aralarında askeri eşyayı çalmak ve askeri eşyayı gizlemek suçlarının bulunduğu bir takım suçlar düzenlenmiştir.
Birlik komutanlığınca sanığın evinde yapılan aramada bulunan … el telsizi (bataryası) ve klizometrenin birlik envanterinde bulunmadığı, 40 adet … … tüfeği fişeği ile şarjöründe ise eksiklik bulunmadığının bildirildiği (Dz.1041,1042) ancak malzemelerin TSK malzemesi olduğu dikkate alındığında, sanığın askeri eşyayı gizlemek suçunu işlediği anlaşılmıştır.
Askeri Mahkemece; sanığın, tüm unsurları ile oluşan atılı suçtan yasal ve inandırıcı gerekçelerle, alt sınırdan ceza tayin edilmesinde, cezasında ASCK’nın 131/2 ve 50’nci maddeleri uyarınca artırım ve takdiri indirim uygulanmasında, suç tarihinden önce hakkında verilmiş ve kesinleşmiş mahkumiyet hükmü bulunması ve yasal imkansızlık nedeniyle hükmün açıklanmasının geri bırakılmamasında, kısa süreli hapis cezasının adli para cezasına çevrilmesinde hukuka aykırılık bulunmadığından, mahkumiyet hükmünün onanmasına karar verilmiştir.
Sonuç Ve Karar: Açıklanan nedenlerle;
1) Müdafinin temyizine atfen ve resen, 353 sayılı Kanun’un 221/1’inci maddesi uyarınca, sanık hakkında mağdur İs.Ütğm. M.A.'ya yönelik eylemi nedeniyle verilen görevsizlik kararının BOZULMASINA;
Bozma sebebi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 353 sayılı Kanun’un 220/2-J maddesi ve CMK’nın 223/2-a maddesi uyarınca sanığın BERAATİNE;
2) Müdafinin kabule değer görülmeyen temyiz sebeplerinin, 353 sayılı Kanun’un 217/2’nci maddesi gereğince REDDİNE;
Usul ve esas yönlerinden hukuka uygun bulunan sanık hakkındaki görevini kötüye kullanmak ve askeri eşyayı gizlemek suçlarına ilişkin mahkûmiyet hükümlerinin ayrı ayrı ONANMASINA;
2.3.2016 tarihinde, tebliğnamedeki görüşe uygun olarak, oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy