(2709 S. K. m. 145, 149) (5237 S. K. m. 204) (353 S. K. m. 9, 17, 221) (5271 S. K. m. 4, 5) (ANY. MAH. 15.03.2012 T. 2011/30 E. 2012/36 K.)
Askeri Mahkemece; sanıkların, 10.4.2013 tarihinde resmi belgede sahtecilik suçunu işlediklerinden bahisle TCK’nın 204/1’inci maddesi uyarınca cezalandırılmaları ve ASCK’nın 30’uncu maddesi gereğince TSK'dan çıkarılmalarına karar verilmeleri istemiyle açılan kamu davası üzerine yapılan yargılama sonucunda; sanıklara isnat edilen suçun askeri bir suç olmaması ve sanıkların görevine ilişkin olmaması nedeniyle yargılama görevinin adliye mahkemelerine ait olduğu kabul edilerek, Anayasanın 145, 353 sayılı Kanun’un 9, 17 ile CMK’nın 4 ve 5’inci maddeleri gereğince ayrı ayrı Askeri Mahkemenin görevsizliğine, kararın kesinleşmesini müteakip dava dosyasının … Asliye Ceza Mahkemesine gönderilmesine, karar verilmiştir.
Hükümler; Komutan tarafından, sanıkların görevinin “sicil belgelerinin doğru ve tam bir şekilde tanzim edilerek, bunların Kara Kuvvetleri Komutanlığına eksiksiz bir biçimde ulaştırılması” olduğu, isnat olunan fiillerin sanıkların bu görevi kapsamında askerlik hizmet ve görevlerine ilişkin olması nedeniyle, yargılamanın Askeri Mahkemede görülmesi gerektiği ileri sürülerek temyiz edilmiştir.
Tebliğnamede; sanık Per.Bnb. D.Ş. hakkındaki hükmün göreve yönelik noksan soruşturma, sanık Per.Ütğm. M.A. hakkındaki hükmün ise görev yönünden bozulması gerektiği yönünde görüş bildirilmiştir.
Yapılan incelemede; olay tarihlerinde sanıklardan Per.Bnb. D.Ş.'nin … Komutanlığında Merkez Şube Müdürü, Per.Ütğm. M.A.'nın ise Merkez Şube Sicil ve Kıdem Subayı olarak görevli oldukları, komutanlık bünyesindeki rütbeli personele ait 2013 yılı sicillerinin tamamlanmasını müteakip sicil belgeleri kendisine 10.4.2013 tarihinde teslim edilen sanık Per.Ütğm. M.A.'nın Merkez Şube Müdürlüğü personeline ait sicil belgelerini ayrı bir zarfa koyarak Komutanlığa imzaya çıkardığı, sicil belgelerini sıraya koyarken diğer sanık Per.Bnb. D.Ş., Merkez Şube Müdürlüğü personeli olan Per. Bçvş. E.S. ve kendisine ait sicil belgelerini bulamadığı, durumu sanık Per.Bnb. D.Ş.'ye söylediği ve beraber aramalarına rağmen sicil belgelerini bulamadıkları, daha sonra sanıkların kaybolan sicil belgeleri yerine sahte sicil belgeleri hazırladıkları ve sicil belgelerinde bulunan tüm imzaları kendileri atarak diğer sicil belgeleriyle birlikte KKK'na teslim ettikleri,
Birkaç gün sonra sanıkların kaybolan sicil belgelerini odada bulmaları üzerine …Sicil Kıdem Şubede görevli Per.Yzb. H.İ. ile telefonla görüştükleri ve orijinal sicil belgelerinin sahte sicil belgeleriyle değiştirilmesi konusunda anlaştıkları, 16.4.2013 tarihinde Tnk.Uzm.Çvş. V.A. vasıtasıyla orijinal sicil belgelerini KKK'lığına gönderdikleri, sicil belgelerinin değiştirilmesi aşamasında olayın ortaya çıkmasıyla sanıklar hakkında soruşturma başlatıldığı ve sanıkların suçlarını itiraf ettikleri,
Sanıkların sahte sicil belgeleri düzenlemek suretiyle resmi belgede sahtecilik suçunu işlediklerinden bahisle eylemlerine uyan TCK'nın 204/1’inci maddesi uyarınca cezalandırılmaları istemiyle kamu davası açıldığı,
Yapılan yargılama sonucu, sanıklara atılı suçun askeri bir suç veya askeri bir suça bağlı suç olmadığı ve asker kişilere karşı işlenmediği, sanıkların sicil belgesi düzenlemek gibi bir görevlerinin bulunmadığı, sadece sicil belgelerini sicil üstleri olan personele dağıtmak, bu personel tarafından doldurulmasını sağlamak, sonrasında bu belgeleri toplayarak ve kontrol ederek zamanında Kara Kuvvetleri Komutanlığı’nda hazır etmek görevlerinin bulunduğu, sanık Per.Bnb. D.Ş.'nin emrinde görev yapan diğer sanık ve Per. Bçvş. E.S. hakkında sicil düzenleme yetkisi bulunmakla birlikte, bu yetkinin tek başına kullanılabilecek bir yetki olmadığı, sonuç olarak eylemin askeri hizmet kapsamı dışında kaldığı ve yargılama görevinin Askeri Mahkemeye ait olmadığı değerlendirilerek her iki sanık hakkında görevsizlik kararı verildiği anlaşılmaktadır.
5982 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının Bazı Maddelerinde Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun'un 15’inci maddesiyle, Askeri Mahkemelerin görevlerini belirleyen Anayasanın 145’inci maddesi; “..Bu mahkemeler, asker kişiler tarafından işlenen askeri suçlar ile bunların asker kişiler aleyhine veya askerlik hizmet ve görevleri ile ilgili olarak işledikleri suçlara ait davalara bakmakla görevlidir...” şeklinde değiştirilerek, asker kişilerin askeri mahallerde işledikleri suçlarla ilgili olarak Askeri Mahkemelerin görevinde sınırlamaya gitmiştir.
353 sayılı Kanun’un “Genel görev” başlıklı 9’uncu maddesi de “Askeri mahkemeler kanunlarda aksi yazılı olmadıkça, asker kişilerin askeri olan suçları ile bunların asker kişiler aleyhine veya askeri mahallerde yahut askerlik hizmet ve görevleri ile ilgili olarak işledikleri suçlara ait davalara bakmakla görevlidirler.” hükmünü içermekte iken, Anayasa Mahkemesinin 26.6.2012 tarihli ve 28335 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 15.3.2012 tarihli, 2011/30 ve 2012/36 E.K. sayılı kararıyla; “Askeri mahallerde” ibaresinin Anayasa’ya aykırı olduğuna ve iptaline karar verilmiştir.
Bu değişiklik sonrasında, artık askeri kişiler tarafından, askeri mahalde işlenen, fakat; askeri suç olmayan, asker kişiye karşı işlenmemiş olan suçlarla ilgili yargılamanın Askeri Mahkemelerde görülme olanağı kalmamıştır. Ancak “Askerlik hizmet ve görevleriyle ilgili” olarak işlenmiş olan suçların halen Askeri Mahkemelerde görülmesi gerekmektedir.
Sanıkların üzerlerine atılı olan “resmi belgede sahtecilik" suçunun, Askeri Ceza Kanunu’nda yer alan suçlardan olmadığı gibi, Askeri Ceza Kanunu’nun atıfta bulunmak suretiyle cezalandırdığı suçlar arasında da bulunmadığı, unsur ve yaptırımlarının tamamen Türk Ceza Kanunu’nda düzenlendiği, dolayısıyla “Askeri suç” niteliğinde olmadığı hususunda duraksama bulunmamaktadır.
Ancak, olay tarihlerinde sanıklardan Per.Bnb. D.Ş.’nin Merkez Şube Müdürü, Per.Ütğm. M.A.’nın ise Merkez Şube Sicil ve Kıdem Subayı olarak görevli oldukları, bu görevleri kapsamında sicil belgelerinin personel tarafından doldurulmasını sağlayıp, sonrasında bu belgeleri toplayıp kontrol ederek zamanında Kara Kuvvetleri Komutanlığı’nda hazır bulundurmalarının gerektiği, iddia konusu olayında askeri hizmet niteliğinde bulunduğu kuşkusuz olan söz konusu görevlerin icrası sırasında gerçekleştiği görülmektedir.
Eylemleri her iki sanığın birlikte ve görevlerinin icrası sırasında gerçekleştirmiş olmaları nedeniyle, sanık Per.Ütğm. M.A.’nın kadro görevi itibarıyla sicil belgesi düzenlemek gibi bir görevinin bulunmaması, hukuki durumunun değerlendirilmesinde bir farklılık yaratmamaktadır.
Dolayısıyla, sanıklarla ilgili yargılamanın 353 sayılı Kanun’un 9’uncu maddesinde yer alan “asker kişilerin askerlik hizmet ve görevleri ile ilgili olarak işledikleri suçlar” ibaresi kapsamında bulunduğu konusunda tereddüt bulunmamaktadır.
Bununla birlikte, gerekçeli hükmün tebliği aşamasında Birliği Komutanlığınca sanık Per.Bnb. D.Ş.’nin görevinden istifa ettiğinin bildirildiği görüldüğünden (Dz. 334), bu durumunun araştırılarak tespit edilmesi ve buna göre 353 sayılı Kanun'un 17'nci maddesi kapsamında hukuki durumunun değerlendirilmesi gerekmektedir.
Netice itibarıyla, sanıkların üzerine atılı olan resmi belgede sahtecilik suçunun, askerlik hizmet ve göreviyle ilgili olarak işlenen suç kapsamında değerlendirilmesi gerektiğinden ve buna göre hâlen asker kişi statüsünde bulunan sanık Per.Ütğm. M.A. hakkındaki davaya bakma görevi askeri mahkemeye ait olduğundan, bu sanık hakkındaki görevsizlik kararının bozulmasına,
Diğer sanık Per.Bnb. D.Ş. hakkında verilen görevsizlik kararının ise, hâlen asker kişi olup olmadığının tespit edilerek, hukuki durumunun buna göre değerlendirilmesi gerektiğinden, göreve yönelik noksan soruşturma yönünden bozulmasına karar verilmiştir.
Sonuç Ve Karar: Açıklanan nedenlerle;
1) Komutanın temyiz istemine atfen ve resen, sanık Per.Bnb. D.Ş. hakkındaki görevsizlik kararının, 353 sayılı Kanun’un 221/1’inci maddesi uyarınca göreve yönelik noksan soruşturma yönünden BOZULMASINA;
2) Komutanın temyiz istemine atfen ve resen, sanık Per.Ütğm. M.A. hakkındaki görevsizlik kararının, 353 sayılı Kanun’un 221/1’inci maddesi uyarınca görev yönünden BOZULMASINA;
2.3.2016 tarihinde, tebliğnamedeki görüşe uygun olarak, oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy