(5237 S. K. m. 334, 336) (5271 S. K. m. 231, 223) (353 S. K. m. 217)
Askeri Mahkemece; sanığın, 2006 yılı içerisinde zincirleme yasaklanan bilgileri açıklamak suçunu işlediği iddiasıyla açılan kamu davasının yapılan yargılaması sonucu; atılı suçun unsurları itibariyle oluşmadığı kabul edilerek, CMK’nun 223/2-e maddesi uyarınca beraatine karar verilmiştir.
Hüküm; Askeri Savcı tarafından, sanığın üzerine atılı suçun yasal unsurları itibariyle oluştuğu belirtilerek, sanık aleyhine temyiz edilmiştir.
Askeri Savcının temyiz layihasının tebliği sonrası, müdafi tarafından gönderilen yazılı dilekçede özetle; atılı suçun yasal unsurlarının oluşmadığı, beraat hükmünün onanmasına karar verilmesi gerektiği belirtilmiştir.
Tebliğnamede; beraat hükmünün onanması gerektiği yönünde görüş bildirilmiştir.
Aynı olay kapsamında, sanık hakkında zincirleme devletin güvenliği ile ilgili belgeleri elinde bulundurmak ve zincirleme emre itaatsizlikte ısrar suçlarından dolayı kurulan mahkûmiyet hükümlerinin, CMK’nın 231'nci maddesi uyarınca açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiğinden, itiraza tabi olan bu hükümlerle ilgili inceleme yapılmamıştır.
Yapılan incelemede; Kara Kuvvetleri Komutanlığına ait "Gizli" gizlilik dereceli 2.3.2005 ve 1.7.2005 tarihli proje tanımlama dokümanlarının Kara Kuvvetleri Karargâhından çıkartılarak tercüme ettirilmek üzere bir tercüme bürosuna teslim edilmesi olayına ilişkin olarak Kara Kuvvetleri Komutanlığınca yapılan soruşturma kapsamında, … firmasının sahibi olan sivil şahıs (Emekli Binbaşı) C.E.’ın ev ve işyerinde yapılan aramalar neticesinde elde edilen belge ve bilgilerden bir kısmının …. Komutanlığına ait olduğunun belirlenmesi üzerine, …. Askeri Savcılığınca, … Komutanlığına ait olduğu tespit edilen evrak ve belgeler hakkında ….. Komutanlığına suç duyurusunda bulunulduğu, …. Komutanlığı tarafından bu evraklarla ilgili olarak 15.8.2008 tarihinde soruşturma emri verilmesi üzerine ....Komutanlığı Askeri Savcılığınca soruşturmaya başlanıldığı;
....Komutanlığı Askeri Savcılığınca yürütülen soruşturma sırasında, yaptırılan bilirkişi incelemesi sonucu 84 nolu CD içerisindeki Ek-A, Ek-B, Ek-C, Ek-Ç, Ek-D, Ek-E, Ek-F, Ek-G, Ek-Ğ, Ek-H, Ek-I, Ek-İ, Ek-J, Ek-K, Ek-L, Ek-M, Ek-N, Ek-O, Ek-Ö, Ek-P, Ek-R, Ek-S, Ek-Ş, Ek-T, Ek-U, Ek-Ü olarak isimlendirilen 26 adet belgenin (Kls. 13, Dz. 5-218) yetkili makamların Kanun ve düzenleyici işlemlere göre açıklanmasını yasakladığı ve niteliği bakımından gizli kalması gereken belge niteliğinde olduklarının mütalaa edildiği, ayrıca C.E.'ın sahibi olduğu .... firmasında yapılan aramalarda ele geçen ve …. Komutanlığını ilgilendirdiği belirtilen belgelerin bir kısmının hazırlanmasında sanığın da görev yaptığının, ayrıca çalışan bazı emekli personelin sanık ile tanışıklığının bulunduğunun belirlendiği, tanık olarak ifadelerine başvurulan C.E., S.Ö. ile K.A.Ş.'nin beyanlarından, sanığın bu belgeleri C.E.'nin kendisine veya orada çalışan K.A.Ş. ile S.Ö.'e teslim ettiğinin kabul edildiği, böylece sanığın yasaklanan bilgileri açıklamak suçunu işlediği iddiasıyla TCK’nın 336/1’nci maddesi uyarınca cezalandırılması istemiyle kamu davası açıldığı;
Yapılan yargılama sonunda, Askeri Mahkemece; bu belgelerden 11 adet belgenin, sanığa ait veri kaydedici cihazlarda birebir aynısı tespit edildiği, bilirkişilerce içerik olarak yapılan değerlendirmede ise Ek-E, Ek-F ve Ek-P’deki belgelerin, niteliği itibariyle "yetkili makamların açıklanmasını yasakladığı ve niteliği bakımından gizli kalması gereken" belgelerden oldukları, bu belgeleri de sanığın C.E.'a veya işyerinde çalışanlara verdiğine ilişkin kesin delillere ulaşılamadığı değerlendirilerek, CMK'nın 223/2-e maddesi uyarınca sanığın beraatine karar verildiği anlaşılmaktadır.
5237 sayılı Türk Ceza Kanunun “Devlet güvenliğine karşı suçlar ve casusluk” bölümünde yer alan “Yasaklanan bilgileri açıklama” başlıklı 336’ncı maddesi;
“(1) Yetkili makamların kanun ve düzenleyici işlemlere göre açıklanmasını yasakladığı ve niteliği bakımından gizli kalması gereken bilgileri açıklayan kimseye üç yıldan beş yıla kadar hapis cezası verilir.
(2) Fiil, savaş zamanında işlenmiş veya Devletin savaş hazırlıklarını veya savaş etkinliğini veya askeri hareketlerini tehlikeye sokmuş ise faile on yıldan onbeş yıla kadar hapis cezası verilir.
(3) Fiil, failin taksiri sonucu meydana gelmiş ise, birinci fıkrada yazılı olan hâlde faile altı aydan iki yıla, ikinci fıkrada yazılı hâlde üç yıldan sekiz yıla kadar hapis cezası verilir.” hükmünü içermektedir.
Maddenin gerekçesinde, maddede geçen kavramlar hakkında, maddenin de içinde yer aldığı “Devlet güvenliğine karşı suçlar ve casusluk” bölümündeki önceki maddelerin gerekçelerine bakılması gerektiği belirtilmiştir.
Bu suç ile benzerlik gösteren ve aynı bölümde yer alan “Yasaklanan bilgileri temin” başlıklı TCK’nın 334’ncü maddesinin gerekçesinde; bu suçun oluşabilmesi için kanun ve düzenleyici işlemlerin yetkili makamlara o konudaki bilgilerin açıklanmasını yasaklamak yetkisini vermiş bulunmasının gerektiği ve bu bilgilerin niteliği bakımından gizli kalmasının zorunlu olduğu, yoksa resmi makamların her istediği bilginin açıklanmasını yasaklamak yetkisi bulunduğunun demokratik bir düzende kabul olunamayacağı, vatandaşın haber almak hak ve hürriyetinin ancak Anayasanın olanaklı kıldığı hallerde kabul edilebileceği, hangi yetkili makamların hangi bilgileri yasaklayabileceği hususunun ise mevzuat tarafından belirleneceği belirtilmiştir.
Somut olayda, soruşturma aşamasında sanığın ev ve işyerinde arama yapılarak, kullandığı bilgisayar ve veri depolama aygıtlarına el konulmuştur. C.E.niın işyerindeki bilgisayarlarda tespit edilen dokümanlardan 26 tanesinin ....Komutanlığına ait olduğu belirlenmiş olmakla birlikte, kovuşturma aşamasında görevlendirilen bilirkişilerce C.E.'nin işyeri bilgisayarında elde edilen bilgi ve belgelerden hangilerinin sanığa ait bilgisayar, harici bellek ve USB belleklerde yer alıp almadığı incelettirilmiş, bu belgelerden EK-G'de bulunan ve yazının Ek-B'si olan evrakın, sanığın çalışma ofisinde kullandığı … marka bilgisayarında bulunan evrakla aynı olduğu, Ek-C, Ek-D, Ek-E, Ek-F, Ek-H, Ek-I, Ek-İ, Ek-J ve Ek-M ve Ek-P'deki dokümanların ise sanığın harici hard diskinde (172-2 DVD 2/4) bulunan evraklarla aynı olduğu, sonuçta 11 adet dokümanın, sanığa ait veri kaydedici cihazlardaki belgelerle birebir aynı olduğu tespit edilmiştir.
Bu 11 doküman ile ilgili olarak bilirkişilerce içerik olarak yapılan değerlendirmede, Ek-E ve Ek-F de bulunan belgenin, ....Lojistik Başkanlığı tarafından hazırlanmış "ATEC-6 Test Teçhizatı" konulu faks gönderme formu olduğu, ATEC 6 test cihazının amacı, kullanım alanı, proje kapsamında tedarik durumu ve ....Komutanlığınca talep edilmesi halinde, Komutanlığın kazanacağı yeteneklerin sıralandığı ve son olarak ....Komutanlığınca 2 adet temin edilmesine yönelik "gizli ve ticari gizli" bilgileri içerdiği;
Ek-P'de bulunan belgelerin ise, TEU (Temel Eğitim Uçağı) tedarik projesi kapsamında, "Gizli" gizlilik derecesi ile hazırlanmış tedarik edilecek aday uçaklara ait teknik bilgiler ile ....Harekât Başkanlığı ve ....Lojistik Başkanlığının konu hakkındaki değerlendirmelerini içeren brifinge ait yazıların olduğu;
Bu üç belgedeki bilgilerin yetkili makamların açıklanmasını yasakladığı ve niteliği bakımından gizli kalması gereken bilgilerden olduğu, gizli bilgi içerdiği, sanığın görev alanı kapsamında olduğu yönünde değerlendirme yapıldığı, dolayısıyla C.E.'nin işyerinde ele geçen ve sanığa ait veri kaydedici cihazlarda birebir aynı olduğu tespit edilen üç dokümandaki bilgilerin yetkili makamların açıklanmasını yasakladığı ve niteliği bakımından gizli kalması gereken bilgilerden olduğunun tespit edildiği anlaşılmaktadır.
Dosya kapsamındaki belgelerden sanığın, C.E.’nin yanında çalışan emekli askeri personel olan K.A.Ş.’yi emekli olmadan önce amiri olması, S.Y.’yi emekli olmadan önce aynı şubede görev yapması, S.Ö.’yü ise geçmişte birlikte görev yapmış olmaları nedeniyle tanıdığı, bu kişileri ziyaret etmek amacıyla birkaç kez .... firmasına geldiği anlaşılmaktadır.
Belgelerin sanık tarafından verilmiş olup olamayacağı hususunda bu kişilerin soruşturma ve kovuşturma aşamasında tespit edilen ifadeleri incelendiğinde;
Soruşturma aşamasında, şüpheli sıfatıyla ifadesi tespit edilen C.E.’nin, 26.8.2008 ve 3.11.2008 tarihli ifadelerinde, söz konusu belgelerin sanık tarafından şirketinde çalışan S.Ö. veya S.Y.’ye verildiğini tahmin ettiğini, 3.3.2010 tarihli ifadesinde ise S.Ö. veya K.A.Ş.’ye verildiğini tahmin ettiğini beyan ettiği, bu konuda kesin bir ifadede bulunmadığı; 24.8.2008, 26.8.2008, 22.9.2008 ve 23.9.2008 tarihli şüpheli sıfatıyla ifadesi tespit edilen ifadelerinde, bu belgelerle ilgili olarak sanık hakkında herhangi bir beyanda bulunmadığı; kovuşturma aşamasında 13.2.2012 tanık sıfatıyla tespit edilen ifadesinde, söz konusu belgelerin sanık tarafından kendisine veya şirketindeki çalışanlara verilmediğini, bu konudaki beyanlarının tahminlerden ibaret olduğunu ve baskı altında verdiğini beyan ettiği (2.Kls.Dz.193-200, 46.Kls.Dz.124);
Soruşturma aşamasında, şüpheli sıfatıyla ifadesi tespit edilen K.A.Ş.’nin, 26.8.2008 tarihli ifadesinde, söz konusu belgelerin sanık tarafından verildiğini tahmin ettiğini, 1.3.2010 tarihli ifadesinde ise şirkette çalışan S.Ö.’ye verildiğini tahmin ettiğini beyan ettiği, bu konuda kesin bir ifadede bulunmadığı; 23.8.2008 ve 25.8.2008 tarihli şüpheli sıfatıyla tespit edilen ifadelerinde, bu belgelerle ilgili olarak sanık hakkında herhangi bir beyanda bulunmadığı; kovuşturma aşamasında 13.2.2012 tanık sıfatıyla tespit edilen ifadesinde, söz konusu belgelerin sanık tarafından verildiğine ilişkin beyanlarının tahminlerden ibaret olduğunu ve baskı altında verdiğini beyan ettiği (2.Kls.Dz.73-83, 46.Kls.Dz.127);
Belgelerin sanık tarafından kendilerine verildiği ileri sürülen kişilerden S.Y. ve S.Ö.’nün ise, kendilerinin ve şirkette çalışanların sanık ile herhangi bir ilişki içinde bulunmadıklarını beyan ederek, sanık aleyhine değerlendirilebilecek herhangi bir beyanda bulunmadıkları, görülmektedir (2.Kls.Dz.14-19, 205, 54-62, 46.Kls.Dz.131, 256).
Emekli olmadan önce sanık ile aynı şubede çalışan S.Y. ile olay tarihlerinde sanığın amiri olan Alb. N.T.’nin beyanlarından, sanığın görev yaptığı şubede görev yoğunluğunun fazla olduğu, bu yoğunluk nedeniyle görevin devamlılığı için bu birimde kullanılan bilgisayarların şifrelerinin klavyelerin altında bulunduğu ve diğer personel tarafından da bilindiği, dolayısıyla sanığın kullandığı bilgisayarın şifresinin başka personel tarafından da bilinmekte olduğu; ayrıca K.A.Ş. ile S.Y.’nin aynı şubeden emekli olmaları nedeniyle ortak alanda yer alan ve herkesin ulaşabileceği projelere vakıf oldukları anlaşılmaktadır (1.Kls.60, 46.Kls.Dz.3, 205).
Keza, ... Komutanlığının 3.4.2014 tarihli yazısında, görev yaptığı dönemde proje koordinatörü olması nedeniyle bazı belgelerin K.A.Ş.’ye verildiğinin, ancak hangi belgelerin verildiğinin tespit edilemediğinin bildirildiği; K.A.Ş.’nin kovuşturma aşamasında 13.2.2012 tanık sıfatıyla tespit edilen ifadesinde de, Hava Lojistik Komutanlığından istediği bazı belgelerin ... firmasında ortaya çıktığını beyan ettiği görülmektedir (46.Kls.Dz.127, 47.Kls.Dz.304).
Askeri Mahkemece atanan bilirkişiler tarafından ... firması ile sanığın ev ve işyerinde yapılan inceleme sonucu, ... firmasında bulunan dijital belgelerden, sanıkta ele geçen 11 dijital belgenin sayısal imzalarının aynı olduğu, ancak dijtal belgelerin kaynağını oluşturan bilgisayardan herhangi bir veri değiştirilmeden yapılan tüm kopyaların sayısal imzalarının aynı olacağı, yani bir verinin 3’ncü kişi tarafından yeniden kopyalanması durumunda sayısal imzalarda bir değişiklik olmayacağı ve bilgisayara ulaşan herkes tarafından bilgi yüklemesi yapılabileceği belirtilmiştir (47.Kls.Dz.234 ve 275).
Bu durumda, sanığın işyerinde kullandığı bilgisayarın başka personel tarafından da kullanılabildiği ve ... firmasında bulunan 26 dokümandan tamamının olmayıp, sadece 11 tanesinin sanığın kullandığı ve farklı veri depolama aygıtları içerisinde tespit edilmiş olması göz önüne alındığında, ... Komutanlığında bu bilgilerin tutulduğu bilgisayarların tespit edilerek karşılaştırma yapılması suretiyle, sanığın bu bilgileri kopyalayarak ... firmasına verdiğine ilişkin kesin bir delile ulaşmanın mümkün olmadığı görülmektedir.
Bu nedenlerle Askeri Savcının ... bünyesindeki tüm bilgisayarlarda inceleme yapılmamasının noksan soruşturma teşkil ettiği yönündeki temyiz sebepleri yerinde görülmemiştir.
Gerek soruşturma, gerekse kovuşturma aşamasında dinlenilen diğer tanıkların da, sanığın bu bilgileri ... firmasına vermiş olabileceğine ilişkin beyanlarda bulunmadıkları görülmektedir.
Bu deliller kapsamında, ... firmasında bulunan 26 dijital belgeden, 11 tanesi sanığa ait veri depolama aygıtlarında tespit edilmiş olmakla birlikte, sanığın bu belgeleri ... firması sahibi C.E.’ye veya onun yanında çalışan kişilere verdiği yönünde sadece firma sahibi C.E. ile yanında çalışan K.A.Ş.’nin, kesin olmayıp, tahminlere dayalı olan ifadelerinin bulunduğu, ancak adı geçen kişilerinin bu ifadelerinin şüpheli sıfatıyla, dolayısıyla suç tehdidi altına girme endişesi altında tespit edilmiş olduğu, ayrıca şüpheli sıfatıyla tespit edilen diğer ifadeleri ile karşılaştırıldığında çelişkiler içerdiği ve kovuşturma aşamasında tanık sıfatıyla tespit edilen ifadesinde bu ifadelerini kabul etmedikleri göz önüne alındığında, bu kişilerin beyanlarına itibar edilerek, sanığın atılı suçu işlediğini, yani temyiz konusu belgeleri C.E.’nin kendisine veya işyerinde çalışan kişilere verdiğini her türlü şüpheden uzak bir şekilde söylemek mümkün görülmemektedir.
Bu nedenlerle, Askeri Mahkemece, yapılan yargılama sonunda toplanan delillere ve edinilen vicdani kanaate göre, karar yerinde gösterilen ve dosya içeriğine uygun düşen, atılı suçu sanığın işlediğine dair şüpheden uzak delil elde edilemediği gerekçesiyle, sanık hakkında beraat hükmü tesis edilmesinde isabetsizlik görülmediğinden, Askeri Savcının temyiz sebeplerinin reddi ile beraat hükmünün onanmasına karar verilmiştir.
Sonuç Ve Karar: Açıklanan nedenlerle;
Askeri Savcının temyiz sebeplerinin, 353 sayılı Kanun’un 217/2’nci maddesi gereğince REDDİNE,
Usûl ve esas yönünden hukuka uygun olan beraat hükmünün ONANMASINA,
23.3.2016 tarihinde, tebliğnamedeki görüşe uygun olarak, oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy