(2709 S. K. m. 40) (1632 S. K. m. 66) (5237 S. K. m. 50, 52, 62) (5271 S. K. m. 34, 147, 231, 232, 263) (353 S. K. m. 195, 197, 204, 209, 214, 221, 256)
Askeri Mahkemenin 20.8.2014 tarihli, 2013/1301 Esas ve 2014/321 Karar sayılı hükmü ile; sanığın (hükümlünün), 31.3.2013-8.4.2013 tarihleri arasında, izin tecavüzü suçunu işlediği kabul edilerek, ASCK’nın 66/1-b, TCK’nın 62, 50 ve 52’nci maddeleri uygulanmak suretiyle altı bin Türk Lirası adli para cezası ile cezalandırılmasına, cezanın aylık taksitler hâlinde ve yirmi dört eşit taksitte tahsiline, taksitlerden birinin zamanında ödenmemesi hâlinde geri kalan kısmın tamamının tahsiline, ödenmeyen adli para cezasının hapse çevrilmesine, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ve cezanın ertelenmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
Sanık (hükümlü) tarafından, yokluğunda verilen hüküm, … A Tipi Kapalı Ceza ve İnfaz Kurumu Müdürlüğü kayıtlarına 21.10.2014 tarihinde geçen, aynı tarihli dilekçe ile temyiz edilmiştir.
Askeri Mahkemece; itiraza konu 30.4.2015 tarihli, 2014/1301 Esas ve 2015/165 Müt. Karar sayılı duruşmasız işlere ait karar ile, sanığın (hükümlünün) temyiz isteminin süre yönünden reddine karar verilmiş, kararın 27.5.2015 tarihinde tebliğini müteakip sanık (hükümlü) tarafından, … A Tipi Kapalı Ceza ve İnfaz Kurumu Müdürlüğü kayıtlarına 29.5.2015 tarihinde geçen, aynı tarihli dilekçe ile temyiz isteminin süre yönünden reddine ilişkin karara süresinde itiraz edilmiştir.
Tebliğnamede; sanığın (hükümlünün) itirazının kabulü ile temyiz isteminin süre yönünden reddine dair duruşmasız işlere ait kararın kaldırılmasına, mahkûmiyet hükmünün usul ve noksan soruşturma yönünden bozulmasına karar verilmesi gerektiği yönünde görüş bildirilmiştir.
A) Temyiz isteminin süresinde olup olmadığı yönünden yapılan inceleme:
Yokluğunda verilen hükmün, başka suçtan … A Tipi Kapalı Ceza ve İnfaz Kurumu’nda hükümlü olarak bulunan sanığa (hükümlüye) 10.10.2014 tarihinde tebliğ edilmesine rağmen, sanığın (hükümlünün), kanunda öngörülen bir haftalık temyiz süresinin 17.10.2014 tarihinde bitmesinden sonra, 21.10.2014 tarihinde kayda giren dilekçesi ile temyiz isteminde bulunduğu anlaşılmaktadır.
T.C. Anayasası’nın 40/2’nci maddesi, CMK’nın 34/2, 231/2 ve 232/6’ncı maddeleri ile 353 sayılı Kanun’un 195, 197 ve 209/1’inci maddelerindeki hükümler göz önüne alınarak, ilgililerin yüzlerine karşı verilen kararların tefhiminden sonra, duruşmayı yöneten Askeri Hâkim tarafından hazır bulunanlara varsa hangi kanun yoluna, hangi mercilere, hangi sürede ve ne şekilde başvurabileceklerinin anlatılması, ilgililerin yokluğunda verilen kararlarda ise, kanun yolu, mercii, şekli ve sürelerine ilişkin haklarının ne olduğunun bu konuda yapılacak tebligat işlemine esas olmak üzere karara (hükümlerde hüküm fıkrasına) açık ve anlaşılır biçimde yazılması, kararda bu konuda bir açıklama yapılmamış ise, bir sureti (parçası) tarih ve imza karşılığı ilgiliye verilecek olan tebliğ mazbatasında veya tebligat için yazılan yazıda kanun yolu, merci, şekli ve sürelerine ilişkin haklarının ne olduğunun belirtilmesi gerekmektedir.
Kanun yolu incelemesi, yargılamanın devamı ve kanun yollarına başvurma da savunmanın bir parçası olup, sanığın savunma hakkını bu aşamada da kullanabileceği dikkate alındığında, “Adil yargılanma hakkının” bir gereği olarak, sanığa kanun yolu, mercii, şekli ve sürelerinin ne olduğunun açıkça bildirilmesi zorunlu bulunmaktadır. Aksi takdirde sanığın “Haklarını öğrenme hakkı” ihlal edilmiş olacaktır. Haklarını bilmeyen bir kimsenin de, bundan feragat ettiğinin veya kanun yoluna başvuru süresini geçirdiğinin kabul edilmesi hukuka uygun olmayacaktır.
Tüm bu açıklamalardan sonra inceleme konusu olaya bakıldığında; gerekçeli hükmün sonunda, kanun yolunun temyiz olduğu, hükmün tefhim ve tebliğ tarihinden itibaren yedi gün içerisinde kanun yoluna başvurulabileceği, bu başvurunun dilekçe ile müracaat etmek veya Askeri Mahkeme ve Askeri Savcılık tutanak katibine bu hususta tutanak düzenlenmesi için müracaatta bulunmak ya da en yakın adli yargı mahkemesine dilekçe ile müracaatta bulunmak suretiyle yapılabileceğinin belirtildiği, ancak sanığın (hükümlünün) cezaevinde olması karşısında, CMK’nın 263’üncü maddesinde yer verilen, “tutuklu bulunan sanığın, zabıt kâtibine veya tutuklu bulunduğu ceza infaz kurumu ve tutukevi müdürüne beyanda bulunmak suretiyle veya bu hususta bir dilekçe vermek” suretiyle de kanun yoluna başvurabileceğinin belirtilmediği, hükmün tebliği için yazılan müzekkerede de sanığa (hükümlüye) bu konuda bilgi verilmesine dair herhangi bir kaydın yer almadığı anlaşılmakla; kanunun emrettiği şekilde yeterince bilgilendirilmeyen sanığın (hükümlünün) temyiz kanun yoluna başvurma hakkını tam olarak kullanması beklenemeyeceğinden, ortada geçerli bir kazai tebligatın bulunduğundan ve sanığın (hükümlünün) kanun yoluna ilişkin haklarını bildiği hâlde bundan feragat ettiğinden, dolayısıyla süresi içinde temyiz isteminde bulunmadığından bahsedilemeyeceği için, temyiz isteminin süresinde olduğunun kabulü ile temyiz isteminin süre yönünden reddine ilişkin duruşmasız işlere ait karar kaldırılıp, mahkûmiyet hükmünün temyiz incelemesine geçilmiştir.
Üyeler … ve …; kanun yollarına başvuru şekillerinin mutlak surette bildirilmesinin zorunlu olmadığı, inceleme konusu olayda, sanığın bu hususta yanıltıldığına ve hakkını kullanamadığına yönelik bir iddia ve talebi bulunmadığı, dolayısıyla yapılan bildirimin kanun yoluna müracaat hakkının kullanımı açısından yeterli olduğu görüşüyle; çoğunluğun kararına katılmamışlardır.
B) Temyiz incelemesi:
Yapılan incelemede; sanığın, dört gün yol süresi verilerek on gün memleket iznine gönderildiği, bu amaçla … Kabul ve Toplanma Merkezinden (KTM) 11.3.2013 tarihinde saat 14:00’de ayrıldığı, talebi üzerine izninin altı gün uzatıldığı, izin ve yol süresi sonunda 31.3.2013 tarihinde saat 14:00’e kadar Birliğine katılması gerekirken katılmadığı, 8.4.2013 tarihinde yakalanarak başka bir suçtan verilip kesinleşen hapis cezasının infazı için cezaevine kapatıldığı, bu suretle atılı suçu işlediği kabul edilerek cezalandırılmasına karar verildiği anlaşılmaktadır.
1) İstinabe suretiyle sorgusu tespit edilen sanığa, CMK’nın 147’nci maddesinde düzenlenen hakları anlatılırken; “… görevlendirilecek müdafie yapılacak ödemelerin yargılama giderlerinden sayılacağı ve mahkûmiyeti hâlinde kendisinden tahsil edileceği …” hususlarının bildirilmiş olması, askeri mahkemelerde görülecek davaların giderlerinin Milli Savunma Bakanlığı bütçesinden ödeneceğine ilişkin 353 sayılı Kanun’un 256’ncı maddesine aykırı, sanığın müdafi yardımından yararlanma iradesini olumsuz yönde etkileyen ve savunma hakkının kısıtlanması sonucunu doğuran bir hukuka aykırılık teşkil etmektedir.
2) Askeri Mahkemece, sanığın … KTM’den 11.3.2013 tarihinde saat 14:00’de ayrıldığı kabul edilmiş ise de; soruşturma aşamasında … KTM’den temin edilen çizelgenin katılış tarihi bölümünde 11.3.2013, saat bölümünde 14:00, sevk tarihi bölümünde 0,483715278 ve saat bölümünde 13:00 ibarelerinin bulunması karşısında, sanığın 11.3.2013 tarihinde izin nedeniyle katılış yaptığı … KTM’den hangi tarih ve saatte ayrıldığının araştırılması gerekmektedir.
3) Dosyada; sanığın 8.4.2013 tarihinde yakalandığına dair yakalama tutanağının bulunmaması karşısında; yakalama tutanağının veya sanığın yakalandığına dair belgelerin aslı veya onaylı suretlerinin temin edilmesi gerekmektedir.
4) Diğer taraftan; hüküm ve suç tarihlerinde yürürlükte bulunan ve 16.7.2008 tarihli ve 26938 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe konulan, TSK Sağlık Yeteneği Yönetmeliğinin eki Hastalık ve Arızalar Listesi’nin 17/D-2’nci maddesinin;
“2. Alkol ya da madde bağımlılığı.
AÇIKLAMA: Bu fıkraya gireceklerin; madde bağımlılığının süreklilik kazandığının gözlem, kimyasal analizler ve adli belgelerle ortaya konulması, askeri hastanede müşahede sonucu yoksunluk bulgularının saptanması gereklidir.” şeklinde düzenlenmesi,
Madde bağımlısı olması nedeniyle tedavi olmak amacıyla izin talebinde bulunan sanığın savunmasında da madde bağımlısı olduğunu, tedavi olmaya çalıştığını beyan etmesi, hakkında uyuşturucu madde kullanmak suçundan tedavi ve denetimli serbestlik tedbirine, ayrıca uyuşturucu madde ticareti yapmak suçundan dört yıl iki ay hapis cezasına hükmolunması, askerlik hizmeti esnasında da uyuşturucu madde kullanmak suçundan hakkında iki defa suç dosyası düzenlenmesi, Erbaş ve Er Sağlık Sicil ve Muayene Fişi, Personel Bilgi Formu, Psikososyal Risk Faktörü Tarama Anketi, Danışmanlık Kartı ve Erbaş ve Er Anket Formunda uyuşturucu kullandığı ve bağımlı olduğu yönünde bilgiler bulunması, bu yönde …. Eğitim Hastanesinde madde kötüye kullanım tanısıyla muayenesinin yapılmış olması karşısında; sanığın askerliğe elverişsizliğini gerektirecek objektif şartlara sahip olup olmadığı ve cezai ehliyetinin bulunup bulunmadığı ve suç tarihlerinde Birliğine dönmesini engelleyecek şekilde rahatsız olup olmadığı hususunun, adli gözlem altına alınarak, bu suretle şüpheden uzak bir şekilde tespit edilmesi gerekmektedir.
Belirtilen nedenlerle, mahkûmiyet hükmünün usul ve noksan soruşturma yönünden bozulmasına karar verilmiştir.
Sonuç Ve Karar: Açıklanan nedenlerle;
1) Sanığın itirazının KABULÜ ile … Askeri Mahkemesince verilen 30.4.2015 tarihli, 2014/1301 Esas ve 2015/165 Müt. Karar sayılı duruşmasız işlere ait kararın 353 sayılı Kanunun 204 ve 214’üncü maddeleri gereğince KALDIRILMASINA, Üyeler … ve …’nin karşı oyları ve oy çokluğu ile;
2) Sanığın temyizine atfen ve resen, mahkûmiyet hükmünün, 353 sayılı Kanun’un 221/1’inci maddesi gereğince usul ve noksan soruşturma yönünden BOZULMASINA, oybirliği ile,
16.3.2016 tarihinde, tebliğnamedeki görüşe uygun olarak, karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy