(1632 S. K. m. 66) (5237 S. K. m. 50, 62) (5271 S. K. m. 219, 221, 222)
Sanık hakkında daha önce verilen mahkûmiyet hükmünün, Dairemizin 28.11.2012 tarihli, 2012/1403-1224 Esas ve Karar sayılı ilamı ile noksan soruşturma yönünden bozulması üzerine yeniden yapılan yargılama sonucunda Askeri Mahkemece; sanığın, 12.3.2011-21.3.2011 tarihleri arasında firar suçunu işlediği sabit görülerek, ASCK’nın 66/1-a ve TCK’nın 62’nci maddeleri uyarınca on ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, bu cezasının TCK’nın 50/1-f maddesi uyarınca beş ay süreyle kamuya yararlı bir işte çalıştırma yaptırımına çevrilmesine karar verilmiştir.
Hüküm; müdafi tarafından, esasa ilişkin sebepler ileri sürülerek, temyiz edilmiştir.
Tebliğnamede; hükmün, usul yönünden bozulması gerektiği yönünde görüş bildirilmiştir.
Yapılan incelemede; sanığın, 9.2.2011 tarihinde bir ay süre ile hava değişimine gönderildiği, hava değişimi süresinin sonunda 9.3.2011 tarihinde … Askerlik Şubesi Başkanlığına müracaat ettiği, Askerlik Şubesince bir günlük yol süresi verilerek Birliğine sevk edildiği, yol süresi sonunda Birliğine katılmayan sanığın, 21.3.2011 tarihinde girdiği bunalım üzerine kendisini jiletlemesi nedeniyle ailesi tarafından götürüldüğü … Asker Hastanesinde yetkililerce hava değişimi süresinin bittiğinin anlaşıldığı, tedavisi sonrasında ifadesi alınarak sevk amacıyla … Askerlik Şubesine teslim edildiği, böylece 12.3.2011-21.3.2011 tarihleri arasında firar suçunu işlediği kabul edilerek, yazılı olduğu şekilde mahkûmiyetine karar verilmiş ise de;
CMK’nın “Duruşma Tutanağı” başlıklı 219’uncu maddesi, “Duruşma için tutanak tutulur. Tutanak, mahkeme başkanı veya hâkim ile zabıt kâtibi tarafından imzalanır...” hükmünü içermektedir.
Yine, CMK’nın 221 ve 222’nci maddelerine göre, duruşmanın seyrini ve sonuçlarını yansıtan ve yargılamanın; usulün bütün temel kurallarına uyularak yapılıp, yapılmadığını gösteren duruşma tutanaklarının; bu esaslara uygunluğun belirlenmesi açısından ispat gücü ve önemine sahip bulunması nedeniyle, duruşma tutanaklarının yasaya uygun şekilde düzenlenmiş ve imzalanmış olması gerekmektedir.
Yargılamanın nasıl gerçekleştiğini gösteren tek ispat aracı olması nedeniyle, duruşma tutanağının düzenlenmesine ilişkin usul kuralları emredici nitelikte usul kuralları arasında bulunmaktadır.
Bu açıklamalardan sonra somut olaya dönüldüğünde; sanığın 9.4.2013 tarihinde istinabe suretiyle sorgu ve savunmasının tespit edildiği duruşmaya ait, üç sayfadan ibaret olduğu anlaşılan dizi 215’deki duruşma tutanaklarının ilk sayfasının mevcut olmadığı, dizi 237’deki duruşma tutanağının ise fotokopi olduğu anlaşıldığından, mahkûmiyet hükmünün usul yönünden bozulmasına karar verilmiştir.
Sonuç Ve Karar: Açıklanan nedenlerle;
Müdafiin temyizine atfen ve resen hukuka aykırı bulunan mahkûmiyet hükmünün, 353 sayılı Kanun’un 221/1’inci maddesi gereğince usul yönünden BOZULMASINA;
23.3.2016 tarihinde, tebliğnamedeki görüşe uygun olarak, oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy